Üç İbrahim'ler

Beşiktaş'ın 0-1 kazandığı Eskişehirspor maçına dair yazacak bir şeyler vardı aslında, eğer tvden izleseydim Rıza Çalımbay'ın ilginç takım tertibi ve adam markajları üzerine maç bitimi bir şeyler yazmak isterdim. Lakin üzerinden vakit geçen bir maçı yazarken tekrardan yaşamak mümkün değil, yazarken zevk almak kolay değil. Onun yerine rötarlı da olsa bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Ben bu konudaki merakımı giderdim, başka merak edenler vardır elbet.

Cumartesi akşamı, yaklaşık 1.5 yıl sonra Beşiktaş savunmasında üç adet İbrahim oynadı. 07/08 sezonunda bu üçlüye bazen Serdar Kurtuluş, bazen Ali Tandoğan, bazen Baki Mercimek, bazen Gökhan Zan; sezon başı Lamine Diatta, ikinci devre Gordon Schildenfeld katılmıştır. Sezon boyunca ideal bir savunma dörtlüsü oluşturulamamış, fakat geçen zaman içinde Beşiktaş savunma hattının kalitesi, o günlerin çok çok üzerinde bir seviyeye yükseltilmiştir. İbrahim'lerden Toraman olanının sakatlık nedeniyle sezona geç başlaması da göz önünde bulundurursak, Kaş'ın da katılımıyla yeniden ''trio'' oluşturan İbrahim'ler artık birer rol oyuncusu konumuna düşmüşlerdir. Cumartesi günü cezalalılar etkeniyle bu üçlü bir arada sahada yer aldı, Ekrem Dağ ile birlikte savunma dörtlüsünü oluşturdular. Ben de dahil olmak üzere -sanıyorum- her Beşiktaşlı, bu sezon izlediği diğer maçlardan çok daha az güveniyordu takımın savunma hattına. Ama bir garip tablo var geçmişte ve Cumartesi bu tablo yalanlanmadı.
07/08 sezonunda İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez ve İbrahim Kaş'ın bir arada ilk 11'de yer aldığı 12 lig maçı var. (Sırasıyla; Denizlispor, Sivasspor, Ankaragücü, Manisaspor(D), Konyaspor(D), Kasımpaşa, Galatasaray, Sivasspor(D), Rizespor (D), Bursaspor, Ankaragücü(D), Manisaspor) Bu maçların 11'inde bu üç oyuncu savunma dörtlüsünde pozisyon alır iken, yalnızca İnönü'de 1-0 kazanılan Galatasaray maçında Toraman orta sahada görev aldı. (Kasımpaşa maçının da ilk 15 dakikası üçlü savunmadır, oyunun devamında sağ bekte Serdar Özkan oynadı.) Bu maçlarda o dönem ve sonrasında çokça tartışılan adamlardan Gökhan Zan yalnızca 2 tanesinde bu üçlüye eşlik ederken, 2 maçta da bir diğer tartışılan adam Baki Mercimek dörtlüyü tamamlayan adam oldu. Gökhan Zan'ın stoperde görev aldığı maçlardan biri, Toraman'ın zorunluluktan orta saha oynadığı Galatasaray maçı ve ikincisi, sondan bir önceki hafta 0-2 kazanılan Ankaragücü maçı. Baki de 17. haftada oynanan Manisaspor maçı ve İnönü'deki Galatasaray derbisinde bu üçlüye eşlik etti. Buraya kadar istatistik, pek de fazla bir anlam ifade etmiyor. Ama burası önemli: Beşiktaş, bu bahsi geçen 12 maçın (edit) 11'inden 3 puanla ayrıldı. Yani 73 puanla biten sezonda 33 puan bu maçlardan geldi, yaklaşık yarısı. Toplamda 32 gol yenen sezonda, bahsi geçen 12 maçta 12 gol yenildi. Cumartesi günkü galibiyet ile birlikte bu seri 13 maça çıktı, bu üçlü üçüncü kez bir maçı gol yemeden tamamladılar.

Bu seri bir sonuca bağlanır mı? Bu 13 maça tesadüf demek fazlasıyla absürd, lakin bu tabloya ilişkin rasyonel düşünce üretmek de kolay değil. Gün geldi, ''Beşiktaş'ta hiçbir İbrahim oynamasın artık'' durumuna gelindi, Kaş'ın gidişi ve terlik olayıyla birlikte tüm İbrahim'lerin kulüpten uzaklaştırılması ihtimali vardı ama tablo bize başka şey söylüyor. Bireysel olarak pek çok kez kahretseler de bir araya geldiklerinde bir tılsım mı oluşturuyorlar acaba?(!) Üç İbrahim'lerin arasına girenin dileği kabul oluyormuş, Denizli bir tane daha Ekrem Dağ dilemiş...

Noat Samisa

27.10.09

14 Fikir, Tenkit, Yorum:

gökhan dedi ki...

ilginçmiş gerçektende. ama şöylede birşey var; gökhan zan sadece 2 maçta aralarında! genelde sorunlar toraman-zan tandeminde çıkardı çünkü.

ama iboların kaş ve toramanı olanları iyi kesiciler olsada topla felaketler. mesela sivok'un takımın hücumuna yaptığı katkıları görünce uzak dursunlar diyorum.

birde holosko-bobo ikisilinin araştırmasını bekliyoruz :)

SirEvo dedi ki...

Vay be...
Ciddi ciddi adamlar totem yapmış, 12 maçta da kazanmak kolay değil. 13 oldu şimdi ama aldanmayalım.
Karşımızda forvet namına Burak Yılmaz denen vasıfsız bir adam vardı. Youla ve Ü. Karan olsaydı farklı bir skor çıkabilirdi haftasonundaki maçta.
Yine de 12 maçlık seride hiç beraberlik bile olmaması düşündürücü..

D.A dedi ki...

diğerlerini bilmem ama toroman'ın "takım ruhu" olayına müthiş katkı yaptığına eminim...

Eser Gokulu dedi ki...

Artık söz konusu Üzibo olduğu vakit hiçbir istatistik beni sakinleştirmeye yetmiyor. Hatta aynı sezon (07-08) Baki'nin forma giydiği 11 lig maçında 28 puan toplamamıza rağmen (ki bunların 6'sı deplasman ve 18 puanla kayıpsız geçilmiştir) adamı kovmaktan beter ettiğimizi hatırlayınca bu 12 maçlık seriden Üzibo’nun nemalanmasına gönlüm el vermiyor. Bu biraz da ‘’yıllardır hiçbir hocanın vazgeçemediği bek’’ efsanesini andırıyor bana. Yoksa o sezon için Üzibo’ya dair bir istatistik söyle deseler, 34 maçın 31’inde 11 başlaması ve hiçbir somut katkı sağlayamamasından dem vururum. Zaten o sezon başını yaktığı stoperler ve alıp götürdüklerini hesaba katarsak bu 12 maçın esamisi okunmaz.

Üzibo cezalı ve sakat olmadığı 31 maçta sahaya ilk 11 çıkmıştır; İbrahim Kaş’ta 13’ü 90 dakika olmak üzere toplam 15 maçta görev almış; fakat bu 15 maçtan 2 tanesinde toplam 6 dakika görev aldığı için bunların herhangi bir geçerliliği olmayacağı gerekçesiyle 13 maç üzerinden değerlendirme yapmak daha sağlıklı olacaktır (merak edenler için o 2 maçı da kazandığımızı belirteyim, yani Kaş ile 15’te 14 galibiyet de söz konusu diyebiliriz)

Noat’ın belirttiği 12 maçlık seride Kasımpaşa ile G.saray maçları arasında Kaş’ın 90 dakika görev aldığı bir de (sözünü ettiğim 13.) Kayseri maçı var, lâkin o maçta Serdar Özkan ve Rico’dan kurulu orta alan savunması daha İstiklal Marşı okunurken tadımızı kaçırdığı için toplamında 6 dakika görev yaptığı Ankara ve Denizli maçları gibi Kayseri maçını da pek fazla ciddiye almıyorum, yani yukarıda yazmış olduğum 15’te 14 galibiyet, esasında 13’te 13’tür; bu yüzdendir ki tüm eleştirilere rağmen göğsümü gere gere Kaş’ın görev aldığı hiçbir maçı kaybetmedik demekten yanayım.

Diğer yandan söz konusu 12 maçlık seride 1.maç Denizli , 2 maçta Sivas olarak göze çarpıyor, fakat bu maçlar arasında 6 lig – 3 de şampiyonlar ligi maçı İbrahim Kaş’sız geçildi. 6 hafta aradan sonra görev aldığı Sivas maçı da Avrupa Şampiyonası’na gitme yolunda kaderimizi belirleyecek Norveç maçı öncesine tekabül etmekteydi, ve Terim’in o maç Gökhan Gönül’ü kesip, Kaş’la başladığını hatırlayınca Ertuğrul’un neden Kaş’a görev verdiğini daha iyi anlıyorum. Milli Takım hocalarının vardır böyle ufak tefek ricaları; ‘’Norveç maçı için Kaş’ı düşünüyorum, mümkünse bu hafta forma ver de son durumunu göreyim’’ … Yoksa adam 9 maçtır klubede çürümeye yüz tutmuştu.

Zaten Ertuğrul’un, Kaş’ın kıymetini bilmek ve ondan yararlanmak gibi bir düşüncesi olsa Denizli maçının ilk yarısında 0-2 mağlup durumdayken devre tamamlanmadan Kaş’ı oyundan alıp, taraftarın önüne atmazdı; beyefendi ancak Üzülmez’in Kasımpaşa maçında göze hoş gelen 1-2 hareketini fırsat bilip 89.dakikada Bülent Uzun’u oyuna sokup, Üzülmez’i alkışlatmak ve bu sayede tercihlerinin doğruluğunu herkese kanıtlamanın peşinde koşardı, neyse sinirlendim bak yine. 2 tane İbo, diğeri faso fiso.

Gökhan dedi ki...

İçerdeki Sivas maçını kaybetmiştik ama,yine de tabi 13te 12de olsa çok iyi gözüküyor,ama bence tesadüf.
Sivok-Ferrari varken stoperde Toraman-Kaş'a hiç gerek yok,Üzülmez'e zaten herhangi bir futbol takımında gerek yok.
Sadece öncelikli olarak Toraman o yoksa Kaş zor maçlarda sağbek olarak oynamalı bence.

Eser Gokulu dedi ki...

Gökhan'ın Sivas maçı düzeltmesi iyi olmuş, en azından o maçta da Üzülmez kaynaklı bir golle geriye düştüğümüzü tekrardan hatırlamış olduk. Yok yani gol yedirmesi bir kenara, bir de garibim Diatta'yı yerinden etmesi yok mu gel de isyan etme.

Hatırlamak isteyenler için,

http://www.youtube.com/watch?v=01O2ACKXvIQ

Noat Samisa dedi ki...

Düzeltme için çok teşekkür ediyorum Gökhan, fahiş bir hata olarak ıskalamışım. Malum Sivas maçını hatırlamak dahi istemediğimden olabilir, aklımda buz gibi bir hava, 8 gollük hezimet dönüşü, PAF takım ve berbat bir maç olarak kalmış olduğundan bilinçaltının oyununa geldik.

Benim vardığım veya işaret etmeye çalıştığım nokta esasen Gökhan Zan'ın yokluğudur. Hem bugün Sivok-Ferrari var iken hem de bu söz konusu seride Gökhan Zan'ın yokluğuna dikkat çekilebilir.

matiasemilio dedi ki...

ben hala Kaş'a olan tepkileri anlamıyorum ya da algılayamıyo beynim bi problem var ortada..

SirEvo dedi ki...

3ünden hangisinin bu takıma katkısı var dersen, kalıbımı basarım ki sadece İbrahim Toraman.
İbrahim üzülmez daha orta açmayı bilmeyen bir sol bek, ibrahim kaş ise ne defans yapmayı biliyor ne top kontrolünü.
Son maçta Burak yılmaz gibi topu karpuz sanan adam yerine, Ü. Karan ve Youla gibi defansı zorlayacak iki adamla oynasaydı Es-Es, eminim bu 3lü patlardı.
13 maç 12 galibiyet çok iyi olabilir ama bence de tesadüf yav. :)

apaç dedi ki...

toraman'ın topla arası, en son 2007'nin mayısında kötü oldu.

o günden beri topla ilişkisi sanılandan çok daha iyi.

geçen seneki topla çıkışlarını, antep maçında yaptığı slalomu, sezon gelinde-özellikle de son 9 haftada-yaptığı muazzam işleri, benim diyen stoper yapamaz.

antep'teyken bize gelmesi için dua ettiğim bir adamdı.

olmadı.

hala da istiyorum.

sezon sonunda sözleşmesi bitiyor.

gökhan zan olayındaki gibi bir haldun operasyonu olsa..

sonra gökhan iade edilse..

bir taşla 4 kuş olur.

(gökhan'ı 3 aldım)

apaç dedi ki...

ayhan'la, aşık'ın her röportajda bahsettiği ''florya havası'' var ya..

işte toraman'ın dünya sathında bir stoper olamamasının sebebi biraz bu havadan mahrum kalmaksa,

biraz da gökhan zan'dır.

ben yıllardır bunu bilir, bunu söylerim.

tanju dedi ki...

SirEvo'ya katılıyorum. benim için de tek ibrahim var. o da ibrahim toraman.

kaş'la ilgili victor munoz'un bir sözü vardı. tekniği çok zayıf diye. ben bunun ibrahim kaş hakkında yapılacak en iyimser yorum olduğunu düşünüyorum. keşke sadece tekniği zayıf olsa. ibrahim kaş futbolun en basit, en temal kurallarından dahi bihaber, vedat abi'nin deyimiyle, tam bir deli mayın. kendisiyle en yakın zamanda vedalaşılmalı.

üzibo bahsini açmak dahi istemiyorum. zira o derece kudretsizim. artık o yokmuş gibi davranıyorum. şimdiye kadar denediğim en etkili sistemde bu. herkeşe benden tavsiye.

Şekerli dedi ki...

Yazıyı bilmemde şu sağda Tigana'yı gördüm ya içim gitti.

emireri dedi ki...

üçü bir arada olunca tribo oluyor ama toraman dışındakiler bende gaz yapıyor..

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana