Premier League 09/10 #14

Futbol tarihinin en köklü rekabetlerinden biri, ama belki de ateşine oranla en sevimli olanı Merseyside Derby bu hafta sonu bir kez daha sahne alıyor. Akşamına yılın sondan bir önceki Big Four kapışması olsa da günün maçı Goodison Park'ta oynanacak. Aşağıdaki fotograflardan üçü de 1989 yılından. İlki Hillsbrough Faciası'nın hemen ardından Anfield'da yapılan törenden, ikincisi ve üçüncüsü ise iki takımın Hillsbrough sonrası karşılaştıkları ilk resmi maçta Goodison Park'tan. Böyle bir yakın geçmişe sahip bir rekabettir bu, mazisi de benzerdir. Daha da yakına gelindiğinde 2 yıl evvel öldürülen 12 yaşındaki bir Everton taraftarının ailesi Anfield'da ağırlanmış, maç öncesi Anfield'da Everton marşları çalınmıştır. İki kulüp, yılan hikzyesine dönen yeni stad hayallerini gerçekleştirmek adına ortak stadyum projesini de masada tutuyorlar. Sık sık mavi formalı topluluğun içerisinde bir kırmızı formalının veya kızıllar arasında bir mavinin oturduğu tribün sahneleri vardır, sahada futbolcular her daim didişirken tribün yalnızca sahada olan-biten üzerinden bir rekabet kurmuştur. Bu iki takım geçtiğimiz sezon bizlere lig-kupa serisinde harika maçlar izlettiler, bu sezon ise durum pek iç açıcı değil.
David Moyes benim çok beğendiğim bir hocadır. Bugün sayıları 15'i geçmeyecek zirve kulüpler haricinde herhangi bir kulüpte kimi görmek istersin, sorusuna ''her birinde birer David Moyes'' diyebilirim. Aklında pek çok farklı futbol fikri bulunan bu adamın bir klonu bir diğerini tutmayacağından birbirinden çok farklı takımlar izleriz, her takım bizde dönem dönem apayrı zevkler verir. Bu oyunda tek doğru yoktur, önermesinin projeksiyonudur İskoç teknik adam; hep bir başka farklılığın peşinden koşarak ideali arayan bir özel planlamacıdır. Onun oyuncuları da başkadır, belirli bir süreç sonrası ortaya çıkaracağı aykırı takım da başkadır. Ama bir süredir Everton tepetaklak gidiyor, en son hafta içi Hull City deplasmanında 28. dakikayı 3-0 geride bitirdiler. Moyes maç sonu ''Burada olduğumdan beri birkaç kez aciz performans görmüştüm, ama bu seferki en kötüsüydü.'' dedi. Düşme hattına yalnızca 4 puan uzaklıkta olan takımı için ''tüm sorumluluk bendedir'' diyerek 7.5 yıldır başında olduğu Everton'ın dönemindeki en kötü günlerinden birinde yine mazeret aramadı. Daha iyiye gitmezsek düşme hattında olacağız, diyerek açıkça durumun vehametini ortaya koydu. Başkan Bill Kenwright ile her daim uyumlu çalışmışlardır, eğer bir gün gerekirse bu ikiliyi ayıracak kararı Kenwright değil Moyes verir. Moyes yokluktan Heitinga'yı orta saha oynatıyor, geçen sezon takımı yukarıya taşıyan düzen sakatlıklar nedeniyle tamamen yerle bir olmuş durumda. Arteta, Jagielka, Neville, Vaughan ve Anichebe tamamı diz sakatlığı nedeniyle takımdan uzak olan uzun süreli eksikler. Hafta içi Bilyaletdinov cezalı, Osman sakattı. Formu yerlerde olan oyuncular var, bunlardan biri de Fellaini. Moyes'in bir süredir çektiği sıkıntılara ilişkin bir geniş yazı yakında yazılacak, ama öncelikle bu haftasonu yine işi hiç kolay değil.

Diğer tarafta yıllardan sonra CL'nin dışında kalan, 2001'de kazanılan ikinci şampiyona günlerine geri dönen Liverpool var. Pazar günü sahada olacak Liverpool ile CL'den elenen takım aynı takım değil, buna defalarca değindik. Torres de dönüyor, kesin olmamakla birlikte sakatlığı büyük ölçüde atlattı. Riera yok, Babel ve Benayoun ise oynayabilecek durumda. Gerrard hazır, hatta Aquilani bile(!) görev için bekliyor. Derbide sahaya Liverpool'un ideali çıkacak, Everton'ın mevcut formuna bakarak favori tarafın Kızıllar olduğunu söyleyebiliriz. Liverpool için bir süredir her maç kritik olsa da bu kez bir gün önce Tottenham-Aston Villa oynuyorken deplasmanda bir derbi kazanmak sezon seyri için çok çok önemli.
Cumartesiye dönelim. Blackburn menajeri Sam Allardyce kalbinden ameliyat oldu, göğsündeki ağrıları dindirmesi beklenen stent ile birlikte iki hafta sonra takımının başına geri dönebilecek. Takımın geçici patronu yardımcı hoca Neil McDonald oldu. Geçen hafta Bolton deplasmanında sezonun en değerli oyuncularından David Dunn önderliğinden 3 puan aldılar, hafta içi ise Fulham deplasmanında mağlup oldular. Geçtiğimiz hafta, son 6 maçında yalnızca 1 kez mağlup olan Stoke City'yi taraftarı devre arası ıslıklayarak soyunma odasına göndermişti. Takım maçı Fuller'in golüyle kazandı, sonrasında Pulis'in tepkisi geldi. Liverpool'da yalnızca 1 puan geride olan ve 9. sırada bulunan takımından beklenilenlerin gerçekçi olmasını istedi. Orta sırada üstü mucizedir, Tony Pulis aykırı futbol aklıyla şimdiden muhteşem bir iş başarıyor. Ewood Park'ta karşılaşacak iki takımın da kaydadeğer eksiği yok. Tuncay Şanlı yine yedek başlayacaktır, kısa zamanda kiralık giden oyuncular ve yönetimle yapılan toplantı sonrası Tuncay'ın durumuna ilişkin hafta içi bir yazı yazarız.

Sezona iyi başlamayan Fulham, Ekim ayında oyadığı 6 resmi maçı da kaybetmeyerek durumu düzeltti. Geçtiğimiz haftasonu Birmingham'a kaybettikten sonra hafta içi alınan 3-0'lık galibiyet iile yeniden ilk 10 sıra içerisine girdiler. Brede Hangeland ile sözleşme uzattılar, Norveçli kule ligin en değerli savunmacılarından biri. Roy Hodgson ile de sözleşme yenileyecekler, ligin demirbaşı olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Geçen sezonun flaş oyuncusu Clint Dempsey yeniden form tutmaya başladı, Duff transferi ile mevkii sıkıntısı yaşıyordu. Artık sağ kenarda, esasen tam da belli bir pozisyonu yok. Çok hareketli, golü sürekli kovalıyor. Amerikalı oyuncunun bu yaz daha yüksek bedelli bir kontratı hakedeceğini düşünüyorum, transfer yapabilir. Bolton maçı öncesi forvetlerin hafif sakatlıkları var, Andrew Johnson ise uzun süre sonra oynayabilecek durumda. Danny Murphy'nin dönüşüyle daha istikrarlı bir orta saha oluşacak. Bolton'da ise işler gün geçtikçe kötüleşiyor. Sezonun Bolton adına Lee ile birlikte en önemli transferi Sean Davis, dizindeki sakatlık nedeniyle sezonun geri kalanını kaçırma riskiyle karşı karşıya. Everton'ı mağlup ettikten sonra art arda oynadıkları 3 maçta toplam 13 gol yediler. Geçen hafta sonu Sam Ricketts'ın kendi kalesine attığı gol bir yakın çekim fotograf sayılır: İletişimsizlik. Bolton'ın da sakatlık derdi var ve Gary Megson eğer kısa sürede düşme hattında kurtulamaz ise işsiz kalabilir.
Man City, en son 28 Eylül'de West Ham United'ı 3-1 mağlup ettiği maçtan bu yana oynadığı 6 Premier League maçında da sahadan beraberlikle ile ayrıldı. Bu bir EPL rekoru, 6 maç üst üste beraberlik büyük meziyet! Öne geçtikleri maçlarda gol yemeseler en kötü 3. sıraya oturacaklardı. Bu durumun aniden hallolması mümkün değil, ama Hull City karşısında da benzer bir sonucun ortaya çıkması kötü sonuçlar doğrabilir. Devre Arası Phil Brown demiştik, geçen sene City of Manchester'da iki takım arasında oynanan maç sonrası. Arada pek çok badireler atlattılar, yakın zaman Jimmy Bullard'ın dönüşüyle bir ivme kazandılar. Stoke City galibiyeti ve Upton Park beraberliklerinde Bullard'ın varlığı hayli belirgin bir fark yarattı. Hafta içi Everton galibiyetinde Bullard kronik diz problemi nedeniyle dinleniyordu, ama yarın sahada olacak. Robinho iyileşti, Toure şüpheli. Martin Petrov'da olduğu gibi zaman zaman hayırlı sakatlıklara ihtiyaçları var.

Başaltı iki takımın kapışması, haftanın üç numaralı maçı: Aston Villa-Tottenham. Bol gollü, harika bir maç bekliyorum. Villa'nın efsunlu Burnley deplasmanı performansını saymazsak iki takım da formda, her iki takımda da özel oyuncular yüksek viteste futbol oynuyorlar. Lennon, Young, Defoe, Petrov, Palacios... İki Ada'lı menajer, iki farklı hücum düzeni sahibi klasik orta saha takımı... Modric iyileşti ama maç kondisyonu yeterli değil. İki takım da olabilecek en ideal halleriyle, bildiklerini oynamak üzere sahada olacaklar. Tottenham kazanırsa eğer Big Four iddiası perçinlenir, yeni yıla sıralamadıki yerlerini koruyarak girebilmeleri için hayati bir karşılaşma.

Lig sonuncusu Portsmouth, yeni menajeri ile birlikte Man Utd'ı konuk ediyor. Avram Grant kaldığı yerden başlıyor, sakatı bol United savunmasına karşı serseri top kovalayacaklar. United için zirveye yaklaşma maçı. Burnley yoluna fedakarlıklarla devam ediyor, 5 maçtır sahaya çıkan takım aynı. Bu hafta da Coyle'ın fazla şansı yok, karşısında düşme hattı civarından kurtulmak isteyen West Ham olacak. 9 gollü mağlup Wigan, taraftarındna özür dileme merasimi sonrası Arsenal muzafferi Sunderland'i ağırlayacak. Darren Bent çok formda, Tyne-Wear ekibi ağır favori.

Pazar gününün öncü maçı West Midlands takımları arasında. Biraz rengi açık da olsa bu maç da bir derbi sayılır. Oynadığı futbolla küme düşme adaylarından biri olan Wolves ile oynadığı oyunla ligde tutunabileceğini gösteren Birmingham karşılaşacak. Ardından Merseyside Derby ve Arsenal-Chelsea maçı ile kapanış...

Fabianski, Diaby, Bendtner, Clichy, Van Persie, Gibbs, Djourou... şeklinde sıralanan sakat listesine rağmen Wenger iddialı. Lider Chelsea menajeri Ancelotti ise Bosingwa ve Drogba hariç sakatlık derdi yaşamıyor. Geçen haftayı pas geçen Drogba, hafta içi Porto deplasmanına ilk 11 başlasa da pazar günü sahada olup-olmayacağı net değil. Geçen sezon formda Chelsea'yi deplasmanda mağlup etmişti Arsenal, bu kez ise çok daha dominant bir Chelsea var. Geçen hafta Essien hariç farklı bir orta saha kurgusuyla Wolves'i ezip geçtiler. Arsenal ise bir süredir süren formunu Sunderland deplasmanında negatif ivmelerdirdi. Zirvede tutunmak için kazanmak zorundalar. İlk golü atanın kazanacağını düşünüyorum. İyi bayramlar, bol futbollu haftasonları...

Cumartesi, 28 Kasım 2009
Blackburn v Stoke, 17:00
Fulham v Bolton, 17:00
Man City v Hull, 17:00
Portsmouth v Man Utd, 17:00 - Spormax
West Ham v Burnley, 17:00
Wigan v Sunderland, 17:00
Aston Villa v Tottenham, 19:30 - Spormax

Pazar, 29 Kasım 2009
Wolves v Birmingham, 14:00
Everton v Liverpool, 15:30 - Spormax
Arsenal v Chelsea, 18:00 - Spormax

Noat Samisa

28.11.09

1 Fikir, Tenkit, Yorum:

guner dedi ki...

Aston Villa'nın Martin O'Neill'ı tamamlayacak bir teknik kadro elemanına ihtiyacı var. Bu ihtiyaç giderilirse ilk 4 hedefi çok daha gerçekçi olacak.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana