Kasımpaşa 2-2 Sivasspor
Ligimizde her maç böyle olsa, her maçın kendince bir hikayesi olsa yanıbaşımızda olan-biten futbolu Avrupa ve Dünya'dan muadilleriyle aldatmayız, en azından bunu kendim için söyleyebilirim. Futbolcu hikayeleri var, hoca müdahaleleri var, olduğu kadar tribün var ve bir de hakem var. Kasımpaşa bugün kazansa düşme hattına 8 puan fark atıyordu, şu görüntüsüyle 35'i aşması mümkün olmayan düşme barajına ulaşma işini epey kolaylamış olacaktı. Bir süredir istikrar oluşturan kadronun Kasım ayında oynadığı futbol, bu ligde kendine ilk 10'da yer bulabilir. Sivasspor ise yeni bir düzene adapte olmaya çalışırken kaybettiği kazanma hissiyatını yeniden elde etmek zorunda. Bugün 1 puana razı değillerdi, ama maçın ilginç gelişiminde son bölümü mahkum oynamak zorunda kaldılar.
Fenerbahçe'ye 3 gol atan, en az 3 tane daha atabileceği pozisyonlar bulan takım Sedat-Emre Toraman değişikliği hariç aynen sahadaydı. Cenk-Gökhan, iki gol vuruşu becerisi yüksek santraforun arkasında 10 numara Moritz; onun arkasındaki baklava orta saha düzeninde geride Emre, sağ içte Yekta ve sol içte Murat Erdoğan şeklinde diziliyorlar. İleride top tutamadıkça öne çıkmak zorunda kalan Fenerbahçe savunma hattının arkasını çok iyi kullandılar, esas düzenleri ile çıktıkları deplasmandan 3 puan aldılar. Sedat-Alex eşleşmesinde Yılmaz Vural'ın istedikleri oldu. Bugün bir farklılık düşünülmemişti. Karşı tarafta ise artık savunmada pas yapan, iki orta saha önünde üçlü bir hat kullanan ve merkez forveti olan takıma geçiliyordu. İbrahim-Sezer ortada; öndeki üçlüde solda Cihan, sağda Musa ve ikinci forvet rolünde Erman Kılıç. Maç boyu sınırlı sayıda uzun top kullandılar. Muhsin Ertuğral farklı bir takım olabilmenin peşinde, ama bu nedenle Mehmet Yıldız'ın dönüşü belki de beklenilen etkiyi yapamayacak.
Karşılıklı birkaç cılız atağın ardından Sivasspor bir korner kazandı. Bir beyaz formalı kafayla topu uzaklaştırdı. Yekta düzeltti, 4 kişiyi oyundan düşüren enfes bir pas attı. Ergün doğru pası çıkardı ve Cenk nefis bitirdi. 3 pasla rakip kaleye indiler, 15. dakikada oyun 1-0 oldu. Bu dakikadan sonra Sivas rakip kale önünde pek görünmedi. Kasımpaşa'nın yakaladığı pozisyonlar oldu, 2. gole yaklaştılar. 25. dakikada garip bir pozisyon oldu. Kasımpaşa ceza sahası epey kalabalıktı, Barış ve Yekta'nın arasındaki Ersen yerde kaldı. Ben ayaklarda müdahale görmedim. Çok itiraz oldu, tribünden ilk izlenime göre bir müdahale varsa bile ucuz karardı. Penaltıyı kullanan Erman Kılıç kaleciyi ters köşeye yatırdı, durum 1-1 oldu. 35 gibi yine Yekta güzel bir pasla Cenk'i gol pozisyonuna soktu, Petkovic kurtardı. Bir de arada Ersen'in faul gerekçesiyle sayılmayan golü var, net fauldü. Bu dakikadan sonra hakem Cüneyt Çakır sahne almaya başladı. Yekta'nın ilk sarısına diyecek bir şey yok ama ikinci sarı epey muğlak pozisyon. İlk yarının son 5 ve ikinci devrenin ilk 5 dakikası Sivasspor istediği pas oyunlarını yapmaya başladı. Pozisyona da girdiler. Sezona iyi başlayan ama bugün epey etkisiz olan Cihan boş pozisyonda topu ıskalayınca bir golden oldular. 50'de Cenk biraz kendinden de bir şeyler katarak daha evvel itirazdan sarı kartı olan İbrahim'i soyunma odasına gönderdi. Oyunun devamında oyuncular açıkça hakem üzerine oynadılar, kartlar kolay çıktıkça faullerin sayısı arttı.
Kırmızı kart sonrası güzel bir üçgen kuruldu sol kenarda, önünü açık gören Gökhan Güleç harika vurdu. Maçın 10-10'a gelmesinin hemen akabinde hemen öne geçti Paşa. Bu dakikadan sonra oyunun temposu düştü. Yılmaz Vural oyundan düşen Moritz ve Murat'ı oyundan aldı. Muhsin Hoca ise Ersen'in yerine Kadir'i ve öncesinde Agbetu'yu oyuna sokarak son 20 dakikayı forvetsiz oynadı. Oyunun gidişatı açıkça Kasımpaşa kontrolünde ilerliyor görünse de bir serseri top skoru değiştirdi. Solda Özgür topu kaptırdı, top en uzaktaki Agbetu'yu buldu. Dengesi bozuk rakip savunmaya karşı kötü bir tercih yapmıştı Agbetu ama bu kötü ortası, Barış-Tolga iletişimsizliği nedeniyle Kasımpaşa kalesine gol oldu. Sezon sonunda transfer pazarında adının yüksek sesle anılmasına kesin gözle baktığım 1990 doğumlu savunması Barış Başdaş, iyi götürdüğü maçı kendi kalesine gol atarak epey zora soktu. Golden sonrası tamamen koş-koş oyunu oldu, iki takım da orta sahayı çok çabuk geçti. Kasımpaşa'ya 2 kez fırsat geldi. Birinde Keller, diğerinde Şahin çerçeveyi bulamadılar.
Kasımpaşa takımı, Moritz'in etkisiz olduğu bir günde skor için yeterli oyunu oynadı. Penaltı, kart ve faul uygulamalarındaki hakem sorunu maçı farklı yerlere itmiş olsa da uzatmalarda bile skoru elde edecek imkanı buldular. Eksik oynadıkları bölüm hariç sahanın hakimiydiler. Yekta Kurtuluş ve Murat Erdoğan isimleri bu çıkıştaki en önemli iki isim bana göre, son iki maç itibariyle Moritz'in de önündeler. Sivasspor ise kısa zaman içinde ikinci kez bir değişim yaşama niyetinde. Sonu pek parlak görünmüyor. Neticede İstanbul deplasmanı, bugün 1 puan sevinmiş olmalılar. İyi maç oldu, epey eğlenceli 2 saat geçirdik. Yılmaz Vural yoluna yakın iletişim kurabildiği oyuncularla devam ediyor. Bu kolajda 35'lik Cenk İşler de var, kadife ayak Moritz de var, henüz 19 yaşında bir stoperi de var.
Noat Samisa
05.12.09
Fenerbahçe'ye 3 gol atan, en az 3 tane daha atabileceği pozisyonlar bulan takım Sedat-Emre Toraman değişikliği hariç aynen sahadaydı. Cenk-Gökhan, iki gol vuruşu becerisi yüksek santraforun arkasında 10 numara Moritz; onun arkasındaki baklava orta saha düzeninde geride Emre, sağ içte Yekta ve sol içte Murat Erdoğan şeklinde diziliyorlar. İleride top tutamadıkça öne çıkmak zorunda kalan Fenerbahçe savunma hattının arkasını çok iyi kullandılar, esas düzenleri ile çıktıkları deplasmandan 3 puan aldılar. Sedat-Alex eşleşmesinde Yılmaz Vural'ın istedikleri oldu. Bugün bir farklılık düşünülmemişti. Karşı tarafta ise artık savunmada pas yapan, iki orta saha önünde üçlü bir hat kullanan ve merkez forveti olan takıma geçiliyordu. İbrahim-Sezer ortada; öndeki üçlüde solda Cihan, sağda Musa ve ikinci forvet rolünde Erman Kılıç. Maç boyu sınırlı sayıda uzun top kullandılar. Muhsin Ertuğral farklı bir takım olabilmenin peşinde, ama bu nedenle Mehmet Yıldız'ın dönüşü belki de beklenilen etkiyi yapamayacak.Karşılıklı birkaç cılız atağın ardından Sivasspor bir korner kazandı. Bir beyaz formalı kafayla topu uzaklaştırdı. Yekta düzeltti, 4 kişiyi oyundan düşüren enfes bir pas attı. Ergün doğru pası çıkardı ve Cenk nefis bitirdi. 3 pasla rakip kaleye indiler, 15. dakikada oyun 1-0 oldu. Bu dakikadan sonra Sivas rakip kale önünde pek görünmedi. Kasımpaşa'nın yakaladığı pozisyonlar oldu, 2. gole yaklaştılar. 25. dakikada garip bir pozisyon oldu. Kasımpaşa ceza sahası epey kalabalıktı, Barış ve Yekta'nın arasındaki Ersen yerde kaldı. Ben ayaklarda müdahale görmedim. Çok itiraz oldu, tribünden ilk izlenime göre bir müdahale varsa bile ucuz karardı. Penaltıyı kullanan Erman Kılıç kaleciyi ters köşeye yatırdı, durum 1-1 oldu. 35 gibi yine Yekta güzel bir pasla Cenk'i gol pozisyonuna soktu, Petkovic kurtardı. Bir de arada Ersen'in faul gerekçesiyle sayılmayan golü var, net fauldü. Bu dakikadan sonra hakem Cüneyt Çakır sahne almaya başladı. Yekta'nın ilk sarısına diyecek bir şey yok ama ikinci sarı epey muğlak pozisyon. İlk yarının son 5 ve ikinci devrenin ilk 5 dakikası Sivasspor istediği pas oyunlarını yapmaya başladı. Pozisyona da girdiler. Sezona iyi başlayan ama bugün epey etkisiz olan Cihan boş pozisyonda topu ıskalayınca bir golden oldular. 50'de Cenk biraz kendinden de bir şeyler katarak daha evvel itirazdan sarı kartı olan İbrahim'i soyunma odasına gönderdi. Oyunun devamında oyuncular açıkça hakem üzerine oynadılar, kartlar kolay çıktıkça faullerin sayısı arttı.
Kırmızı kart sonrası güzel bir üçgen kuruldu sol kenarda, önünü açık gören Gökhan Güleç harika vurdu. Maçın 10-10'a gelmesinin hemen akabinde hemen öne geçti Paşa. Bu dakikadan sonra oyunun temposu düştü. Yılmaz Vural oyundan düşen Moritz ve Murat'ı oyundan aldı. Muhsin Hoca ise Ersen'in yerine Kadir'i ve öncesinde Agbetu'yu oyuna sokarak son 20 dakikayı forvetsiz oynadı. Oyunun gidişatı açıkça Kasımpaşa kontrolünde ilerliyor görünse de bir serseri top skoru değiştirdi. Solda Özgür topu kaptırdı, top en uzaktaki Agbetu'yu buldu. Dengesi bozuk rakip savunmaya karşı kötü bir tercih yapmıştı Agbetu ama bu kötü ortası, Barış-Tolga iletişimsizliği nedeniyle Kasımpaşa kalesine gol oldu. Sezon sonunda transfer pazarında adının yüksek sesle anılmasına kesin gözle baktığım 1990 doğumlu savunması Barış Başdaş, iyi götürdüğü maçı kendi kalesine gol atarak epey zora soktu. Golden sonrası tamamen koş-koş oyunu oldu, iki takım da orta sahayı çok çabuk geçti. Kasımpaşa'ya 2 kez fırsat geldi. Birinde Keller, diğerinde Şahin çerçeveyi bulamadılar.
Kasımpaşa takımı, Moritz'in etkisiz olduğu bir günde skor için yeterli oyunu oynadı. Penaltı, kart ve faul uygulamalarındaki hakem sorunu maçı farklı yerlere itmiş olsa da uzatmalarda bile skoru elde edecek imkanı buldular. Eksik oynadıkları bölüm hariç sahanın hakimiydiler. Yekta Kurtuluş ve Murat Erdoğan isimleri bu çıkıştaki en önemli iki isim bana göre, son iki maç itibariyle Moritz'in de önündeler. Sivasspor ise kısa zaman içinde ikinci kez bir değişim yaşama niyetinde. Sonu pek parlak görünmüyor. Neticede İstanbul deplasmanı, bugün 1 puan sevinmiş olmalılar. İyi maç oldu, epey eğlenceli 2 saat geçirdik. Yılmaz Vural yoluna yakın iletişim kurabildiği oyuncularla devam ediyor. Bu kolajda 35'lik Cenk İşler de var, kadife ayak Moritz de var, henüz 19 yaşında bir stoperi de var.
Noat Samisa
05.12.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Aralık
(27)
- Fernando Torres #16
- Kaleci
- Modric, Defoe ve Jose
- Christopher Smalling
- İhtiyaç Halinde Fabregas
- Boxing Day 2009
- Son Sözü Hoca Söyledi
- Roberto Mancini Şampiyon Yap Bizi
- Beşiktaş 2-3 Bursaspor
- CL 2010 Top 16
- Kranjcar ve Borini
- Söylesene Bize Hocam
- McLeish'in Generalleri
- Doğum Günü Pozları
- Seamus Coleman
- Manisaspor 1-1 Beşiktaş
- Tuncay'dan Sezon Açılışı
- Premier League 09/10 #16
- Dean Ashton'a Veda
- Beşiktaş 1-2 CSKA Moskova
- Peruzzi ve Negro
- Kasımpaşa 2-2 Sivasspor
- Premier League 09/10 #15
- Beşiktaş 0-0 Diyarbakırspor
- Kewell Görünümlü Bowyer
- Downing Muradına Erdi
- Pulis'zede Mağdur
-
▼
Aralık
(27)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
8 Fikir, Tenkit, Yorum:
Şu Cüneyt Çakır'ın kart çıkarma aşkı sürekli maçın önüne geçmesi ve buna rağmen ligin en kaliteli hakemi sıfatına sahip olması...
Bunun hakkında söyleyebilecek birşeylerin var mı hocam?
ben daha bu cüneyt çakır'ın olaysız, temiz bir maç yönettiğini görmedim. eğer o maçta cüneyt çakır ismi varsa futboldan futbolcudan çok kendisi konuşuluyor, sanırım hoşuna da gidiyor.
Kendisi İstanbul bölgesi hakemidir, kolay kart çıkarması haricinde belirgin bir farklılığı olduğunu düşünmüyorum. Değerlendirmeyi UEFA ve FIFA yapıyor bir noktadan sonra, eğer pozitif şeyler görmeseler klasman atlatmazlardı.
Benim bu maç ile ilgili dikkatimi en çok çeken şey Muhsin Ertuğral' ın rakibi Kasımpaşaspor hakkında kullandığı "Dengimiz bir takım ile oynuyoruz" ibaresiydi..
Yani bunu Sivas' ın şu sezonki performansı ve puan tablosundaki konumu açısından gerçekçi bir yaklaşım olarak da kabul edebiliriz belki ancak son iki sezonun en çok puan toplayan, şampiyonlukları kıl payı kaçıran bir takımın teknik direktörü olarak bunu ifade etmiş olması, Türk futbolundaki yükselme ve düşüşlerin ne derece bıçak sırtında geliştiğinin bir göstergesi olsa gerek..
Barış Başdaş hakkında ben de bir iki söz edeyim.
Kendisi Köln altyapısından yetişmiş,disiplinli,boyu uzun,özverili bir arkadaş izlediğim kadarıyla.
Fakat gördüğüm eksileri yeterince kuvvetlenmemiş vücudu ve bir stopere göre çok "yumuşak" oynaması.Yumustaktan kastım rakip forvetlere karşı biraz çekingen müdahalelerde bulunması.Tabi ki bu kardeşimiz daha 19 yaşında ve eksiklerini kapatmaya müsait.
Maç gerçekten eğlenceliydi. Zaten sıkılma gibi bir imkan yok oyun durgunlaştığında kulübeye bakmak yeterli. Kasımpaşa çok rahat alabileceği bir maçı beraberlikle bitirdi. Özellikle penaltı gerçekten çok ucuzdu. Yenilen ikinci gol ise tamamen şanssızlıktı. Cüneyt Çakır için diyeceğim bu kadar yakınındaki bir pozisyonda penaltı veren ve kartına çok davranıp kart dengesini kuramayan bir hakem nasıl bu kadar üst düzey addedilir bilemiyorum.
Ekleyeceğim bir şey de iki takım on kişi kaldıktan sonra Yılmaz Vural'ın teknik hamleleri biraz sorun yarattı çünkü birazcık eforla üçüncü golü bulmamak elden değildi. Maç eşitlendikten sonra Barış'ın ileriye çıkıp Pivot Santrfor rolüne soyundurulması ve uzun top atılması komedi idi Sedat Yeşilkaya'nın başlamadan bitirdiği onca kanat atağı varken...
Sivas için birkaç şey söyleycek olursak geçen sezondan farklı olarak ilk onbirde devamlı oynayan Mehmet Yıldız, Bilica ve Kanfory yok. Balili genelde sonradan katkı yapan bir adamdı. Sadece dört oyuncunun eksikliği ile açıklanabilecek birşey değil bu galiba en büyük sorunları mental. Sezon başı kötü başlamak takımı çok büyük baskı altında tutuyor ve her deplasmanda duyulan "Sivas Kümeye" tezahüratı altında da top oynamak zor olsa gerek...
Son not sana Noat Samisa. Sana geç ulaştığım için özür dilerim. Maç içinde seni aramayı düşündüm ama utandım. Sezon başında beraber gidecektik maçlara sözde ama haftasonları çalıştığım için sözümde durmadım. Bir dahaki Cumartesi maçına önceden söleşip beraber izleyelim...
Minero,
Keşke tereddüt etmeseydin. Her daim Yılmaz Vural'ın şov yaptığı kulübenin arkasında oluyorum, bir dahakine görüşmek üzere.
Yılmaz Vural lige renk katan değişik karakterlerden biri şu ülkede. Fakat Kasımpaşa gibi transfer hovardası olabilen bir takımda da olsa Nourdin Boukhari ve Azar Karadas gibi yurtdışında ciddi saygınlıkları olan adamları birazda olsa sahada görmek istiyor gözler.
Yorum Gönder