Kranjcar ve Borini
Bu akşam Premier League'de 4 maç vardı, tamamını dönüşümlü yayınla takip ettik. Benim tercihim Spurs-MCity olurdu ama Manchester City hiçbir şey oynamayınca Stamford Bridge merkezli dönüşümlü yayının iyi bir fikir olduğuna kanaat getirdim. Gecenin kahramanları başlıktaki iki isimdir, özellikle Niko Kranjcar bizim izleyebildiğimiz her bölümde mutlaka güzel bir şeyler yapmaya çalıştı. Neticede 2 gol attı, maçı aldı. İlk goldeki oyun kuruculuğu muazzam, dizilişte ''sol kenar'' olarak görünen pozisyonunu top ayağında olduğunda umursamıyor. Kademeleri perişan ediyor, Lennon'ı parlatıyor. Modric'in kaldığı yerden direksiyonu devralması biraz zaman aldı, bu süreçte Tottenham biraz olsun yoldan saptı. Bu akşam Micah Richards karşısındaki oyunu sezon başındaki Modric'i kıskandırabilir. Peter Crouch'un da 2 asist katkısı var, o da harika oynadı. Defoe'nin golünde pivot görevini yaptı, gerektiğinde top taşıdı, şut attı. Lescott'ı da ıskartaya çıkaran Bridge'in yokluğunda iki maçtır emektar Slyvinho oynuyor, yine olmuyor. Hughes üçüncü orta saha elemanı ile başlıyor, formda Tevez'i ilk 11'e koyuyor, Bellamy'nin yokluğunda Robinho'ya forma veriyor; fakat yine olmuyor. Arada destansı Chelsea galibiyeti var, öncesi ve sonrası gollü beraberliklerle doluydu. Bugün kaybettiler ve hafta sonuna 8. sırada giriyorlar.
Lider Chelsea yine bozuk ritmde oynadı, bir ara oyun üstünlüğünü Portsmouth'a verdikleri bir bölüm dahi yaşandı. Boateng'in ayağı aynı saniye içerisinde iki kez kaymasa belki de skorda geri düşeceklerdi. Portsmouth son bölümde 8 kişiyle kendi ceza sahasına sıkıştı, bir hamle hatasından rakibe penaltı fırsatı verdiler. Chelsea deplasmanında mağlup durumdan maçı çevirebilecek noktaya geldikten sonra 2-1 ile kaybetmeleri fazlasıyla umut kırıcı olsa gerek. Chelsea'de Essien'in yokluğuna bugün Drogba da eklenmişti, bir çeşit Afrika Kupası dönemi sınavı verdiler. Baskın oldukları bölümde bile tempo yapamadılar, içeri düşen toplarda da Begovic başarılı olunca özellikle 60-70 arası pasif göründüler. Son bölümde skoru alınca rahatlayıp kontrol oyununa döndüler, Portsmouth'un rakip kaleye gitmeye mecali olmadığından sıkıntı olmadı. Chelsea yine garip bir gol yedi, ligin dibindeki Portsmouth'a karşı zorlandı ama 3 puanı almayı başardı. 1 ay önceki form durumlarından olmadıkları kesin; keza sakatların ve Afrika Kupası'nın takıma mutlak etki yapacağını söylemek de kehanet değil. Son iki maçtır Terry iyi değil, Arsenal'i bitiren ACole'ün kademe hataları aldı başını yürüdü, 10 numara rolündekiler de iş yapmayınca yaklaşık 20 gündür hızları kesildi. Ancelotti ile edindiği rolünü çok seven Anelka, takımın ruhu Frank Lampard oldukça ve diğer parçalar da vasatın altına düşmedikçe Chelsea yolundan sapmayacaktır.
Bu akşam Chelsea adına geçmişe göre en olumlu hadise, birkaç maçtır Ancelotti'den şans bulan 91 doğumlu İtalyan forvet Fabio Borini'nin performansıydı. Frank Arnesen'in ''bu sezon meyveleri toplayacağız'' dediği meyvelerden biri olan Borini, 2007 yılında dahil olduğu Chelsea'de A takıma bu sezon yükseldi. Belki biraz da İtalyan olmasının etkisiyle Ancelotti'nin korumasına girdi ve forma bulmaya başladı. Bugün Kalou çıkıp yerine Borini girdiğinde oyun 1-1 idi, bu önemli bir detaydır. Henüz fiziği korakor mücadele için yeterli olmasa da koşularıyla rakip stoperlere kan kusturacak cinsten bir forvet izlenimi veriyor. Londra'ya getiriliş nedeni gol vuruşu yetisi imiş, ileride 40 yaşına gelip göbek de bağlasa bu yetenek körelmeyeceğinden fiziğini ve oyun bilgisini geliştirdiği takdirde hızı ve çabukluğuyla etkileyici bir oyuncuya dönüşebilir. Oyunda kaldığı 20 dakikada çok olumlu işler yaptı. Boş kaleye gol kaçırmış olsa da bizden tam not aldı. Kaçırdığı gol sonrası yakalandığı poz, yılın kareleri arasındaki yerini alabilir.
Arsenal nasıl bir takım? sorusuna en kısa yoldan cevap vermek istiyorsanız, 3 gün arayla oynanan Liverpool ve Burnley maçlarını örneklemek yeterli. Arsenal, bu gece Turf Moor'dan ancak 1 puanla dönebiliyor. Yayının Burnley'e döndüğü anlarda pek çok kalabalık Arsenal atağı izledik ama esas net gollük pozisyonlar Burnley'den geldi. Chris Eagles üstün formunu sürdürüyor, bu gece Silvestre'yi çok zorladı. İkinci devre iki kişi arasından geçip direğe vurduğu pozisyon harikaydı. Bikey'in getirip Fletcher'ın havaya diktiği pozisyon da kritikti. Cesc Fabregas sakatlandı, Arsenal adına puan kaybından önemlisi İspanyol maestronun durumudur. Arshavin santrafor rolünde veya dizilişte en ilerideki adam rolünde yine Liverpool'u bitirdi ama Fabregas başta olmak üzere ''santrafor'' diye ağlaşan pek çok insan var. Bugün Gomes 70 metre ötedeki Crouch'a uzun oynadı, 2 pasa Defoe golü attı. Bazen, hatta sıklıkla buna da ihtiyacınız olur; futbol nasıl yalnızca uzun top değilse yalnızca pas da değil. Wenger bunu elbet bizden iyi biliyor, hesapta olmayan van Persie sakatlığına Bendtner'ın yokluğunda kadro içinden ancak böyle bir çözüm bulabiliyor ama eminim o da strateji hatasını kabul ediyordur. Şimdi olmasa da devre arası yapılacak santrafor transferi sonrası ben bir itiraf bekliyorum. Burnley düşme hattına yaklaşmıştı, şu 1 puan onlar için büyük moral olacaktır.
Gerrard-Torres ikilisi bir arada iken Arsenal'e kaybeden Liverpool, ligin en dengesiz takımı Wigan'ı bir şekilde mağlup etmeyi başardı. Oyun 1-0 iken kuru sıkı tabanca James Scotland'ın boş kaleye kaçırdığı pozisyon maçın kırılma anıdır. Kısa süre sonra Torres işi bir gol ile oyun 2-0'a geldi. Bugün itibariyle Anfield'da oynadığı 37 lig maçında 35 gol atan El Nino'nun şu istatistiğine ne denebilir ki? Torres hep hazır olsun, biz de onun sahada olduğu her maçtan keyif alalım. Benitez, ilk 4 için garanti verse de geçtiğimiz hafta sonu tam kadro olmalarına rağmen oynadıkları kişiliksiz oyun ilerisi için yeterince kötümser olma sebebidir. Bildiklerini unutmuş olabilirler mi?
17.12.09
Lider Chelsea yine bozuk ritmde oynadı, bir ara oyun üstünlüğünü Portsmouth'a verdikleri bir bölüm dahi yaşandı. Boateng'in ayağı aynı saniye içerisinde iki kez kaymasa belki de skorda geri düşeceklerdi. Portsmouth son bölümde 8 kişiyle kendi ceza sahasına sıkıştı, bir hamle hatasından rakibe penaltı fırsatı verdiler. Chelsea deplasmanında mağlup durumdan maçı çevirebilecek noktaya geldikten sonra 2-1 ile kaybetmeleri fazlasıyla umut kırıcı olsa gerek. Chelsea'de Essien'in yokluğuna bugün Drogba da eklenmişti, bir çeşit Afrika Kupası dönemi sınavı verdiler. Baskın oldukları bölümde bile tempo yapamadılar, içeri düşen toplarda da Begovic başarılı olunca özellikle 60-70 arası pasif göründüler. Son bölümde skoru alınca rahatlayıp kontrol oyununa döndüler, Portsmouth'un rakip kaleye gitmeye mecali olmadığından sıkıntı olmadı. Chelsea yine garip bir gol yedi, ligin dibindeki Portsmouth'a karşı zorlandı ama 3 puanı almayı başardı. 1 ay önceki form durumlarından olmadıkları kesin; keza sakatların ve Afrika Kupası'nın takıma mutlak etki yapacağını söylemek de kehanet değil. Son iki maçtır Terry iyi değil, Arsenal'i bitiren ACole'ün kademe hataları aldı başını yürüdü, 10 numara rolündekiler de iş yapmayınca yaklaşık 20 gündür hızları kesildi. Ancelotti ile edindiği rolünü çok seven Anelka, takımın ruhu Frank Lampard oldukça ve diğer parçalar da vasatın altına düşmedikçe Chelsea yolundan sapmayacaktır.Bu akşam Chelsea adına geçmişe göre en olumlu hadise, birkaç maçtır Ancelotti'den şans bulan 91 doğumlu İtalyan forvet Fabio Borini'nin performansıydı. Frank Arnesen'in ''bu sezon meyveleri toplayacağız'' dediği meyvelerden biri olan Borini, 2007 yılında dahil olduğu Chelsea'de A takıma bu sezon yükseldi. Belki biraz da İtalyan olmasının etkisiyle Ancelotti'nin korumasına girdi ve forma bulmaya başladı. Bugün Kalou çıkıp yerine Borini girdiğinde oyun 1-1 idi, bu önemli bir detaydır. Henüz fiziği korakor mücadele için yeterli olmasa da koşularıyla rakip stoperlere kan kusturacak cinsten bir forvet izlenimi veriyor. Londra'ya getiriliş nedeni gol vuruşu yetisi imiş, ileride 40 yaşına gelip göbek de bağlasa bu yetenek körelmeyeceğinden fiziğini ve oyun bilgisini geliştirdiği takdirde hızı ve çabukluğuyla etkileyici bir oyuncuya dönüşebilir. Oyunda kaldığı 20 dakikada çok olumlu işler yaptı. Boş kaleye gol kaçırmış olsa da bizden tam not aldı. Kaçırdığı gol sonrası yakalandığı poz, yılın kareleri arasındaki yerini alabilir.
Arsenal nasıl bir takım? sorusuna en kısa yoldan cevap vermek istiyorsanız, 3 gün arayla oynanan Liverpool ve Burnley maçlarını örneklemek yeterli. Arsenal, bu gece Turf Moor'dan ancak 1 puanla dönebiliyor. Yayının Burnley'e döndüğü anlarda pek çok kalabalık Arsenal atağı izledik ama esas net gollük pozisyonlar Burnley'den geldi. Chris Eagles üstün formunu sürdürüyor, bu gece Silvestre'yi çok zorladı. İkinci devre iki kişi arasından geçip direğe vurduğu pozisyon harikaydı. Bikey'in getirip Fletcher'ın havaya diktiği pozisyon da kritikti. Cesc Fabregas sakatlandı, Arsenal adına puan kaybından önemlisi İspanyol maestronun durumudur. Arshavin santrafor rolünde veya dizilişte en ilerideki adam rolünde yine Liverpool'u bitirdi ama Fabregas başta olmak üzere ''santrafor'' diye ağlaşan pek çok insan var. Bugün Gomes 70 metre ötedeki Crouch'a uzun oynadı, 2 pasa Defoe golü attı. Bazen, hatta sıklıkla buna da ihtiyacınız olur; futbol nasıl yalnızca uzun top değilse yalnızca pas da değil. Wenger bunu elbet bizden iyi biliyor, hesapta olmayan van Persie sakatlığına Bendtner'ın yokluğunda kadro içinden ancak böyle bir çözüm bulabiliyor ama eminim o da strateji hatasını kabul ediyordur. Şimdi olmasa da devre arası yapılacak santrafor transferi sonrası ben bir itiraf bekliyorum. Burnley düşme hattına yaklaşmıştı, şu 1 puan onlar için büyük moral olacaktır.Gerrard-Torres ikilisi bir arada iken Arsenal'e kaybeden Liverpool, ligin en dengesiz takımı Wigan'ı bir şekilde mağlup etmeyi başardı. Oyun 1-0 iken kuru sıkı tabanca James Scotland'ın boş kaleye kaçırdığı pozisyon maçın kırılma anıdır. Kısa süre sonra Torres işi bir gol ile oyun 2-0'a geldi. Bugün itibariyle Anfield'da oynadığı 37 lig maçında 35 gol atan El Nino'nun şu istatistiğine ne denebilir ki? Torres hep hazır olsun, biz de onun sahada olduğu her maçtan keyif alalım. Benitez, ilk 4 için garanti verse de geçtiğimiz hafta sonu tam kadro olmalarına rağmen oynadıkları kişiliksiz oyun ilerisi için yeterince kötümser olma sebebidir. Bildiklerini unutmuş olabilirler mi?
Tottenham 3-0 Man City
Chelsea 2-1 Portsmouth
Burnley 1-1 Arsenal
Liverpool 2-1 Wigan
Noat SamisaChelsea 2-1 Portsmouth
Burnley 1-1 Arsenal
Liverpool 2-1 Wigan
17.12.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Aralık
(27)
- Fernando Torres #16
- Kaleci
- Modric, Defoe ve Jose
- Christopher Smalling
- İhtiyaç Halinde Fabregas
- Boxing Day 2009
- Son Sözü Hoca Söyledi
- Roberto Mancini Şampiyon Yap Bizi
- Beşiktaş 2-3 Bursaspor
- CL 2010 Top 16
- Kranjcar ve Borini
- Söylesene Bize Hocam
- McLeish'in Generalleri
- Doğum Günü Pozları
- Seamus Coleman
- Manisaspor 1-1 Beşiktaş
- Tuncay'dan Sezon Açılışı
- Premier League 09/10 #16
- Dean Ashton'a Veda
- Beşiktaş 1-2 CSKA Moskova
- Peruzzi ve Negro
- Kasımpaşa 2-2 Sivasspor
- Premier League 09/10 #15
- Beşiktaş 0-0 Diyarbakırspor
- Kewell Görünümlü Bowyer
- Downing Muradına Erdi
- Pulis'zede Mağdur
-
▼
Aralık
(27)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1046)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
5 Fikir, Tenkit, Yorum:
Çok severim bu Kranjcar'ı ama Dinamo Zagreb'i bırakıp Hajduk Split'e imza atması futbol tarihinin en büyük ihanetlerinden biridir.
Misroslav Stoch ta bir meyve olabilcek mi acaba ?
aks111,
Stoch'un geçen sene bu zamanlar tıpkı Borini gibi şans bulduğu dönemler vardı ama Borini gibi bir çıkış yapamamıştı. Twente'de sürekli forma buldukça Chelsea günlerinin üzerine koymuş görünüyor. Ben yine de Chelsea dışında kariyerine devam edeceğini düşünüyorum.
Kranjcar ı her gördüğümde aklıma ilk önce senin Kranjcar yazın ardından Tabata geliyor. Sergen'i futbola döndürsek vallaha daha iyiydi.
ne borinisi? kewell lan bu:D
Yorum Gönder