Modric, Defoe ve Jose

Şu fotografların altını dolduralım. Modric'in Ağustos ayında ligin en formda oyuncularından biriyken sakatlanmasının üzerinden yaklaşık 4 ay geçti. En başta 6 hafta olarak açıklanan iyileşme süreci, Niko Kranjcar'ın da son haftalarda form tutmasıyla Modric'in sıfır risk ile geri dönüşünü sağlamak amacıyla sürekli ertelendi. Bugün Tottenham ilk 11'inde Luka Modric vardı, sezon başındaki takım sahadaydı. Yine sağdan Lennon getirdi, topu Modric'in koşu doğrultusuna doğru arka direğe gönderdi ve Modric'in golü geldi. Tıpkı sezon başında olduğu gibi... Modric döndüğüne göre artık Kranjcar'ın yeri kulübedir. Ben bu iki Hırvat'ı da izlemek istiyorum; ikisinin de aynı takımın aynı mevkisinde başarılı olmasını, harika maçlar oynamasını yeterli bulmuyorum. Bu iki özel yetenek, böylesi bir futbolsever şımarıklığını hakediyor. Modric'i orta sahada oynatma işini Juande Ramos yapmıştı, pek iyi bir fikir değil. Harry Redknapp'ın öyle özel formül derdi yoktur, hazır çalışır bir düzeni var iken radikal değişimler peşinde koşan bir hoca değildir. Bir Martin O'neill değildir mesela. Olur da Lennon sakatlanır ise elinin altında iki oyun kurucu var, ancak bu şekilde Modric-Kranjcar ikilisini bir arada izleyebiliriz. Yan yana oynamazlar(!) yani, Lennon olmaz ise birer kanadı paylaşırlar. David Bentley de umarım devre arası Blackburn Rovers'a geri döner.
Scott Parker'ın da sakatlanmasıyla kadro acziyeti katlanan West Ham'e karşı epey rahat bir oyunla kazanan Tottenham'ın ikinci golünde Defoe'nin kaleci Robert Green'i kaleye sokma teşebbüsü golün önüne geçmiştir. Gavura vurur gibi, şeklinde bir deyim vardır bizim buralarda; bilen bilir. Yine Lennon getiriyor, Defoe kısa bir slalomun ardından topu çivilemeye çalışıyor. Olmuyor, bu kez Green'in canına kast ediyor! Green'i sıyıran top ağları buluyor ve sonrası şu fotograftır. Taraftar her zaman takımının yanında olsun tamam da bazen futbolcunun da taraftarın yanında olması iyidir! Takım içinde golü atanın arkadaşları yerine taraftara veya hocaya koşması bende her daim antipati yaratmıştır, bilirim ki takım arkadaşları arasında da gerçek budur. Bazen duygu patlaması kontrol edilemez, Sergen'in Stamford Bridge'de attığı 2. golün ardından Okan Koç'u yanından kovması için ne denilse boştur. Aynı Okan Koç şimdi de Altay'dan kovulmuş. Aklımıza gelmişken not düşelim, Okan Koç hakkında bilinmeyenler (biraz gizem katalım bu sefer) yakında blogda olacak. Neyse, konumuz bu değildi. Dışarıdan bakınca güzel fotograf ama içi seni, dışı beni yakar. Belki de Spurs oyuncuları bizim kadar dedikoducu değildir, Defoe'nin takım içindeki konumu değişmemiştir.
Eski dost Stamford Bridge'e geldi, yerel derbide CL Top 16'sındaki rakibini izledi. Girişte imza dağıttı, notlar aldı. Olur da Essien Angola'dan sağlık dönmez ise Obi Mikel'in şu oyununu gördükten sonra iştahı kabarmıştır. Mourinho'nun Chelsea'si mi, Ancelotti'nin arasında Hiddink eklemeleri olan Chelsea'si mi? Henüz Ancelotti 6 ayı yeni bitirmişken bile kararı vermek zor, lakin Mourinho'nun mirası üzerinden şekillenen bir takım var ortada. Sağ bek Essien tercihiyle Mourinho'nun futbol aklına hayran olduk, umuyoruz şu Chelsea-Inter serisinde Ancelotti ile birlikte bizi kendilerine hayran bırakmaya devam etsinler.

Muhteşem 3 gün geride kaldı, önümüzdeki iki gün 2'şer maç daha oynandıktan sonra Christmas fikstürü kapanacak. Premier League önümüzdeki hafta sonunu boş geçiyor, tabii fikstür boş durmuyor. FA Cup'tan devam...

Tottenham 2-0 West Ham
Noat Samisa

28.12.09

0 Fikir, Tenkit, Yorum:

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana