Pulis'zede Mağdur

Futbolda tek doğru yoktur, çok yanlış vardır. Bu yanlışları bir arada yapmadığınız müddetçe önceki doğrularınız ile belli bir noktaya ulaşabilirsiniz... Şu önermeyi bir teze dayandıracak olsam, bugünkü Stoke City çok iyi bir örnektir. İngiltere, hatta dünya futbol tarihini araştırdığınızda karşınızda Stoke City adını mutlaka göreceksiniz. Yaşayan en eski ikinci futbol kulübü olan The Potters, İngiltere futbol liginin 12 kurucu üyesinden biridir. Sanayi devrimi merkezleri West Midlans ve Grater Manchester etrafındaki kulüplerin katılımıyla dönemin Aston Villa yöneticisi İskoç William McGregor'un önayak olması sayesinde ilk ulusal lig oluşturulmuştur. Bu kulüp, eski patron Peter Coates'in yeniden kontrolü ele almasıyla yaptığı ''ikinci Pulis dönemi'' hamlesinin sonucunda 23 yıl sonra zirve lige dönüş yaptı. 45 puanla 12. sırada tamamlanan sezonda lige tutundular, yeni sezon hedefini ligde kalmak olarak belirlediler. Yeni sezonun başlangıcında 2 hafta sonra takıma Tuncay Şanlı da katıldı ve Stoke şehri, bizler için bir cazibe merkezi haline geldi.

Geçen ay başı KC Stadium'da yaşananlar malum hadise; hem Ada'da, hem de ülkemizde uzun süre gündemde kaldı. Kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse; Tuncay, -sıklıkla olduğu üzere- oyundan düşen Fuller'in yerine 81. dakikada oyuna dahil olmuştu. İki isabetsiz pas girişiminin sonrasında takım kaptanı Abdoulaye Faye'nin 86. dakikada oyundan atılması sonrasında 87. dakikada kalkan tabelada 20 numara yazıyordu. 6 dakika oyunda kalan Tuncay, yerini sağ bek Andy Wilkinson'a bırakarak sahayı hışımla terketti. Tuncay'ın Stoke City kariyerine bakıldığında Premier League'de henüz ilk 11'de sahada yer almadığı, ama 8 maçta oyuna sonradan dahil olduğu görülüyor. Bu 8 maçın 5'inde Fuller'in, 2 kez Kitson'ın ve 1 kez Beattie'nin yerine oyuna dahil olmuş. Bu maçların yalnızca 2'sinde Stoke City'nin önceliği gol bulmak; diğer 6'sında ya takım galip ya da deplasmanda oyun berabere gidiyor. Tony Pulis, sezon başından bu yana 1 kez dahi Tuncay'ı forvet rotasyonu dışında düşünmedi. Ona takımda belirlediği rol, takımın formda santraforu Ricardo Fuller'in maçın son bölümlerinde oyunda düşmesinin takıma ekstra yük getirmesini engelleyici işi yapması olarak görünüyor. Bir çeşit ''garbage time'' durumu, meselenin bu kısmı can sıkıcı. Ben Tuncay'ın bir şekilde formayı alacağını düşünüyordum, hala ''Etherington'dan formayı alabilir'' diyorum ama Pulis'in aklındaki futbol ideali, belli ki Tuncay'ı forvet olarak görüyor. Sezon uzun bir yol, elbet Tuncay'a önemli bir şans gelecektir ama şu gelinen nokta pek çok açıdan hem Tuncay, hem bizler, hem de Pulis için üzücüdür.Pulis'in uzatılan mikrofonlara Tuncay ile ilgili söylediği yegane negatif sayılabilecek cümle ''...kararımı ona açıklamak zorunda olduğumu düşünmüyorum.'' şeklinde olmuştu. Hull City karşılaşmasında uzatmalarda gelen Vennegoor of Hesselink golü, bu tip bir hadiseye rağmen kaybedilen maç sonrası okları Pulis'in üzerine çevirmişti. Pulis uzun süredir pek çok ilginç iş yapıyor, ama ''kazanan haklıdır'' kontenjanına dahil olduğunda tercihleri pek tartışılmıyordu. Bu kez kaybetmişti, hem de çok şey beklenen yeni transferi kaybetmeyi göze alma pahasına istediği puana ulaşamayarak. Dünyanın bir diğer değişmez kuralıdır, 2-1 kaybedilen Hull City maçında yaşananlar sonrası ihale menajerin üzerine kalır. Oyundan Etherington da çıkabilirdi, Hull'ın galibiyet golündeki atağında Stoke solundan geliştiğini de hatırlatalım. Sonrasında Tuncay ile görüşüldü, taraflar ortam yumuşatıcı şeyler söylediler. Ama Tuncay'ın takımdaki rolü değişmedi. Son iki karşılaşmada yine 80' sonrası Fuller'in yerine oyuna dahil oldu. Arada takımın 3. santraforu rolündeki Dave Kitson, Tuncay ve Huth transferleri sürecinde yaşanan iyi ilişkiler neticesinde Middlesbrough'ya kiralandı. Bu role Tuncay'ın çıkması beklenirken geçen sezon ağır bir sakatlık geçiren bir diğer santrafor Mamady Sidibe, Blackburn Rovers deplasmanına ilk 11 başladı. James Beattie'nin geçtiğimiz yıl başı Premier League'e dönüşünün sebebi Sidibe'nin sakatlığıdır. Pulis'in Afrikalı oyunculara düşkünlüğü bakidir, Kitson sonrası takımın 3 numaralı santraforu belli oldu. Eğer Tuncay'da asla gözardı edilemez bir performans patlaması veya santraforların art arda sakatlığı olmaz ise, Tuncay'ın takımdaki rolü sezon boyu bu şekilde sürecektir. Bunun referansı da Tony Pulis, en azından bizim çıkarımlarımız bu yönde.

Biraz da Pulis'in diğer ilgi çekici tercihlerine değinelim. Robert Huth, 2 metreden 8 cm az boyuyla değerli bir stoperdir. Hull City karşısındaki Pulis, kalecisinin her maç ortalama 25 uzun top oynadığı takımının savunma dörtlüsünün sağ kenarını Huth'a emanet etti. Sol bek görevini ise yılların stoperi Danny Collins'e yükledi. Stoper bek kullanımı pek çok takımda görülen ve farklılık yaratan bir uygulama, ama çift tarafta stoper bek kullanımı; hele ki bu oyuncuların heybetli fiziğe sahip iki stoper oluşu ancak Pulis'e özgü bir durum. Kaptan Faye ve Man Utd çıkışlı Ryan Shawcross savunma tandeminde yükseliyorlar. Böylelikle boy ortalaması 1.90 olan bir savunma dörtlüsüne sahip oluyorlar. Tüm kadrolar baz alınarak bakıldığında ligin boy ortalaması en yüksek takımı yine onlar. Orta saha tandeminde Whelan ve Whitehead, zaman zaman Delap. Takımdaki bir diğer İrlandalı Liam Lawrance ise sağ kenarda birinci tercih. Pulis'in futbol idealinin, alt kümesi olduğu Giovanni Trapattoni'nin futbol aklı, Whelan-Lawrance ikilisini Stoke City'deki benzer yapının ulusal takımdaki düzene tam uyum sağlayan elemanları olarak az kalsın Güney Afrika'ya götüyordu. Bir başka İrlandalı Rory Delap'ın omzu sakatlanmadan ve hocalar henüz durumun vehametinin farkına varamadan geçen sezon başı yaptıkları futbol tarihine geçen sahneler izletti bize. Bilinçli paslaşmalar üzerine sayısız güzelleme yapılıyorken, fazlasıyla defansif bir mentaliteye yaslanan ''sırtı dönük santrafor'' oyunu Stoke City'yi EPL'de 9. sıraya taşımış durumda. Deplasmanda Tottenham'ı mağlup ettiler, sezon flaş takımı Sunderland'i puansız gönderdiler, zor deplasmanlardan puan çıkardılar. Beklentileri o denli yükselttiler ki, geçtiğimiz hafta sonu Portsmouth karşısında devre arası soyunma odasına 0-0 ile giderken taraftarlarınca ıslıklandılar. Fuller attı, kazanılar; Pulis maç sonu herkesi rasyonel düşünceye davet etti.Hafta sonu Arsenal deplasmanında olacaklar. Wenger'in ekibi art arda 2 ağır 3-0'lık mağlubiyet aldı, bir hafta öncesinden Sunderland yenilgisini de sayarsak bu maç haftası kredileri kalmadı. Fuller, ''sürprizimiz var'' demiş. Bu sürprizin içerisinde Tuncay'ın rolünün geçmişten fazla olması esas büyük sürpriz olur. Ligin sarı kart rekortmeni takımı, ligin en yüksek boy ortalamasına sahip kadrosu ve bunların arasında vücut vücuda mücadele veya yüksek top fizik üstünlüğünde değil, devamlılık ve oyun temposu hususlarında fiziki ve teknik üstünlüğü olan Tuncay Şanlı nispeten ''narin'' haliyle farkını gösterebilmiş değil. Devre arası transfer dönemi yaklaşıyor, bir ihtimal kiralık formülü masaya gelebilir. Tuncay en baştan tercihini İngiltere olarak yaptı, ama sezon başı Championship'in tadına baktıktan sonra Türkiye alternatifini öne almış olabilir. Marlon Harewood'un içerisinde yer alacağı bir takasla Aston Villa transferi yazıldı, bence uzak ihtimal. Gideceği takım da Tuncay'ın forvet rotasyonuna kilitler ise sonuç pek farklı olmayacaktır. Stoke City dahi M'Boro değil; kariyer yükselişinden bahsederken kulübe ihtimalini de düşünmek gerek. Şu görüntüde Stoke City ilk 10 içerisinde yer almaya devam ettikçe Tuncay bizim için mağdur, Pulis için Fuller'in yedeği olmaya devam edecek.

Noat Samisa

03.12.09

7 Fikir, Tenkit, Yorum:

şambalici dedi ki...

mevzuya tarafsız bakmaya çalışıyorum ama her halukarda tuncay'a yapılan muameleyi haklı göremiyorum. stoke city'nin kısıtlı imkanla çok iş yapma başarısı ortada ama elinde tuncay gibi çok yönlü bir adam varsa ondan yararlanmayı bir kere bile denememek bence ya salaklıkla, ya kötü niyetle açıklanır. hani tuncay'ı bedavaya da almadılar, gittiler o kadar parayı bastırıp aldılar, nasıl bir mantık kafam almıyor.

bence tuncay devre arası direkt uzamalı klüpten, devre arasında transfer olacak bu kalibrede fazla adam olmadığından bu sefer elle tutulur talipleri daha çok olacaktir diye tahmin ediyorum. yoksa sezonu böyle son 10 dakika oyuncusu olarak bitirirse çok feci olur.

can yaman dedi ki...

Stoke City, çok sert oynuyor. Hakemler de nedense buna izin veriyor. Diao, Huth, Faye 3'lüsü başta olmak üzere, her maç sarı kartlık birçok müdaheleyle oyunu gerginleştiriyor.

Tottenham deplasmanındaki galibiyette Whelan, önce Lennon'ı sakatlayarak oyuncu değiştirmek hakkı kalmayan Tottenham'ı 10 kişi bırakı, ardından da galibiyet golünü attı. Futbolu çirkinleştirerek kazanmak bu olsa gerek...

QuaresmA dedi ki...

tuncay türkiye'ye dönemez sanırım askerlik mevzusu yüzünden.

Pusat dedi ki...

evet bencede Tuncay askerliği cebe koymadan gelmez gelmesinde zaten...

Stoka maclarında 80e kadar bekliyorum Tuncay girsin diye tam girmeden de uyuya kaşmış oluyorum maçın temposuzlugundan...

Pulis e ne olursa olsun kızıyorum. niye aldın yani. inter okan ı yedek oturtuyordu ama okan zaten belesten gelmisti. ne zorun vardı da gittin 5M saydın sonra bizi aptal takımını izlemeye mecbur bıraktın be adam... Turkiye stoke u konusmak zorunda mıydı yani...

Fuller a saygım var ama gecen hafta Beattie yedek sahada Sidibe yi gorunce dedim bu Pulis ten ne koy olur ne kasaba... Beattie yedekken kanatlarda dusunulmeyen bir Tuncay ın allah yardımcısı olsun...

devre arasında Notts a gitsin, golleri sıralasın tribunlerin sevgilisi olsun yine tercihimdir su haline gore. Tuncay tribunlerin sevgilisi olmak icin yaratılmış, bench te cürüsün diye yaratılmamış...

insana boyle hakaret edilir mi her mac 80de oyuna alınmak. oynatmıyorsan oynatma ama bir mac 60ta bir mac 90 da al bari oyuna, yok olmaz her mac 80-83 arasında alacagım. sende sahada deli dana gibi gezineceksen, hevesin kursagında kalarak soyunma odasına gideceksin.

fullerin enerjisinin o ara bitiyor olması ile acıklanması cok acı. hersey rasyonellik hersey mantık degilki pulis gitsin isvecte takım calıstırsın o zaman. duyguları olan adamları yonetmeyi bilmedigi gun gibi ortada...

Noat Samisa dedi ki...

Pusat,

Stoke taraftarı da bu durumdan memnun değil, açıkça ''sıralamadaki yer sıkıntıların üzerini kapatıyor'' diyorlar. Pulis'in Tuncay'a karşı olan tutumunu ancak iki veri bize negatif anlatıyor, onlardan da yazıda bahsettim. Bu kanıya varabilmek için daha fazla veri yok elimizde. Onun yerine Fuller'in formda oluşu, Beattie'nin çok iyi bir yerli santrafor oluşu, Pulis'in oyun aklı, Stoke'un kadro yapısı gibi argümanlar var. Bana kalırsa bunlar daha kuvvetli. Sonuçta Tuncay idmanlarda nasıldır bilemiyoruz. Stoke City taraftarı PL'in en gürültücü taraftarıdır, onlar da Tuncay'ı istiyorlar ve bunun için Pulis'i eleştiriyorlar. Mantıksal bir sebebi de var, o da Pulis'in Tuncay'ı yalnızca forvet olarak görmesi, diyorum ben özetle.

Minero dedi ki...

Hemem hemen aynı şeyleri düşünüyoruz seninle Noat Samisa. Tek diyebileceğimiz Pulis denen adamın gerçekten Tuncay'ı tanımadığı ve nasıl kullanacağını bilmediğidir. Oyundan bir oyuncu atıldıysa keisnlikle Tuncay oyunda kalmalı. Bu sadece bizce değil herkesin ortak yorumu olur çünkü Tuncay her zaman çok koşan, mücadele eden bir oyuncu. Tuncay enerjisi ile o bir kişilik boşluğu doldurabilecek yegane ileri oyuncusudur...

Pusat dedi ki...

Noat Samisa,
Patron yanlış anlaşılma olmasın Fuller ın enerjisi ile açıklanması cok acı derken isyanım sana değil Pulis e. Sen muthis bir gözlemle durumu tespit etmiş ve bize aktarmışsın, eline saglık...

Dediğin gibi bugün Arsenal karşısında sürprizin Tuncayın 11 çıkması olması dileğiyle...

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana