Seamus Coleman
Bu fotografın çekildiği vakitlerde Everton takımı Amerika'daydı, sezon öncesi seyahatinde bir 'maç sonrası yemeği'nde görülüyorlar. Sağdakilerden obejktife yakın olan Seamus Coleman, bir hafta evvel oynanan Tottenham maçında 15. dakikada sakatlanan Yobo'nun yerine oyuna girdi ve maçın adamı seçildi. 21 yaşındaki İrlandalı sağ bek, geçtiğimiz yıl başında Sligo Rovers'tan yalnızca £65K karşılığında Merseyside'a getirilmişti. Giovanni Trapattoni'nin markajına giremeyen Coleman'ın Everton A takımı formasını Premier League dahilinde ilk kez giydiği karşılaşmada ''maçın adamı'' seçilmesi bir David Moyes güzellemesi olarak karşımıza çıkar. Distin'den sonra Yobo'nun da sakatlanması, Spurs karşısında Hibbert-Neill ikilisinin savunma tandeminde pozisyon almasını zorunlu kılmıştı. Coleman bir asist yaptı, çok kez Tottenham solunu deldi ve beraberlik golüne ortalığı karıştıran adam oldu. Özel bir oyuncu, oldukça heyecan verici bir kanat savunmacısı geliyor sanki.Bu hafta sonu ise stoperde Neill-Heitinga ikilisi vardı. Gösterdiği harika performansa rağmen Coleman kulübede, Hibbert sağ bekteydi. Geçen yılki Lescott-Jagielka'dan Yobo ve Distin'in de sakatlanmasıyla 5. ve 6. tercihlere kadar indi Everton. Savaştılar ve Stamford Bridge'den 1 puan çıkarmayı başardılar. Chelsea bu sezon sahasında yalnızca 1 gol yemişti ve Ağustos ayındaki Hull City maçından bu yana Cech'in kalesi gole kapalıydı. Bugünü bir sonuç olarak göreceksek eğer, Arsenal'e 3 attıktan sonra 4 maç oynayıp bunların tamamında en az 2 gol yemiş olmalarını dikkate almak gerek. Everton maçı özelinde bakarsak, geçmişten gelen iki önemli argüman düşer önümüze. İlki, geçen sezon şu zamandan yalnızca 1 ay sonra Scolari'nin isyan ettiği durumdur. Ancelotti de tam bu Scolari açıklamasının 11 ay sonrasında ''Ceza sahasında kendimize daha iyi yerler bulmalıyız ve çalışmaya devam etmeliyiz'' dedi. Bu sezon kaybedilen Aston Villa karşılaşmasında da benzer bir sorun vardı. Everton'ın attığı 3 golün de duran toplardan gelmiş olması, bir de şu postta anlatılanlara yaslanır. İlkinde Petr Cech bir kaleci için en talihsiz durumu yaşıyor, ama bunun evvelinde ve sonrasında çaprazdan kale içine gönderilen her duran topa kafayı siyah formalılar vurdu. İkinci gol taçtan geliyor ve ceza sahanında 10 adet Chelsea'li var. Terry-Carvalho üst üste hatalar ile bir şekilde topu Yakubu'nun ayağına düşürmeyi başarıyorlar. Üçüncü golde ise bu kez Drogba'dan esktra bir çaba görüyoruz ama o da Saha'nın sırtını duvar olarak kullanıyor. Tamamında Cech çaresiz, yine de ıslıklanıyor. İlkinde ortayı yapan, ikincisinde Terry'nin yanında topa ayak sokan, üçüncüsünde faul alan adam Leighton Baines maçın kahramanı. Geçen haftaki üstün sağ bek performansından sonra bu kez de geçen sezonun en değerli oyuncularından sol bek Baines'in ekstra çabası Everton'a bu çok zor maçtan 1 puanı getirdi.
Chelsea yine kötü oynamadı, hücumda bu sezonki ortalamasını sahaya koydu. Man City karşısında da Lampard'ın yıllar sonra penaltı kaçırmasının karşılığı mağlubiyet oldu, yine fena oynamadılar. ''90 puanı aşabiliriz'' diyor Terry ama şu kazanamama serisi sezonun Chelsea adına en kötü bölümü sayılır. Hala form durumlarının iyi olması telaşa mahal vermese de sakatlanan Essien'in ancak Şubat ayında takıma dönebilecek olması ve yeni yıl ile birlikte Essien'e ek olarak Drogba, Obi Mikel ve Kalou'nun Angola yolcusu olmaları birkaç soru işaretini de beraberinde getiriyor. Haftada 3 maç ile geçecek Ocak ayı sonundaki sırlama, ortaya net bir tablo koyacaktır.Everton'ın durumu ise önceki hafta Spurs karşısında atılan beraberlik golünde Goodison Park'ın reaksiyonunda saklı. Muhteşem bir gol sevinci yaşadılar. Defoe epey kötü vurdu, Howard'ın kurtardığı penaltıyla 1 puana ulaştılar. Öncesinde AEK deplasmanında alınan galibiyeti de eklersek, bundan evvel oynadıkların son 11 resmi maçta yalnızca 1 kez kazanabilen takım, son 3 maçtır kaybetmiyor. AEK karşısında alınan galibiyet hayati önemdeydi, Spurs çok formdaydı ve Chelsea sahasında gol yemiyordu; şeklinde şu son 3 maçı sıralarsak, David Moyes'un ilk yarısı 0-3 geride bitirilen Hull City karşılaşmasında söylediği ''gördüğüm en aciz takım ve oyun'' sözlerinden bugüne bir geri dönüş olduğu açıkça ortaya çıkar. Bu sezon Everton için kayıp bir sezon oldu, önce kümede kalmayı garanti altına almaya çalışacaklar. Umarım başka kaza yaşamazlar. Daha çok Seamus Coleman'lar gösterecek, Coleman'ın karşısında oturan Jack Rodwell'i Big Four'a satacak David Moyes...
Chelsea 3-3 Everton
Noat Samisa15.12.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Aralık
(27)
- Fernando Torres #16
- Kaleci
- Modric, Defoe ve Jose
- Christopher Smalling
- İhtiyaç Halinde Fabregas
- Boxing Day 2009
- Son Sözü Hoca Söyledi
- Roberto Mancini Şampiyon Yap Bizi
- Beşiktaş 2-3 Bursaspor
- CL 2010 Top 16
- Kranjcar ve Borini
- Söylesene Bize Hocam
- McLeish'in Generalleri
- Doğum Günü Pozları
- Seamus Coleman
- Manisaspor 1-1 Beşiktaş
- Tuncay'dan Sezon Açılışı
- Premier League 09/10 #16
- Dean Ashton'a Veda
- Beşiktaş 1-2 CSKA Moskova
- Peruzzi ve Negro
- Kasımpaşa 2-2 Sivasspor
- Premier League 09/10 #15
- Beşiktaş 0-0 Diyarbakırspor
- Kewell Görünümlü Bowyer
- Downing Muradına Erdi
- Pulis'zede Mağdur
-
▼
Aralık
(27)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
6 Fikir, Tenkit, Yorum:
Liverpool maçıyla birlikte Everton'da gözle görülür bir toparlanma var; bu kesin. Ama yine de Chelsea maçında şans fazlasıyla Everton'un yanındaydı. Bunu bir Everton taraftarı olarak söylüyorum. :]
Bu arada diğer stoperleri bilmem ama Yobo'nun olmayışı bence Everton için kayıp değil, her maç takımı yakabilecek potansiyele sahip bir oyuncu Yobo. Zaten Liverpool maçında da beni haksız çıkarmadı. O bölgenin toparlanması için Jagielka'nın bir an önce iyileşmesi lazım; yoksa Hibbert'la yürümez bu iş.Geçen yılki savunma hattının Baines hariç değişmesi de bu yıl takımın gösterdiği kötü performansta önemli bir yere sahip diye düşünüyorum. Takımın toparlanması için Mersiseyde derbisine kadar uyuyan Tim Cahill'in de uyanması önemliydi bu arada. Takımın en isyankar adamının bu kadar sakin oynaması bile çok şey anlatıyordu aslında Everton'un oyunu hakkında. Takım savunmasını harika yapan takım bir anda yumuşak bir takım haline geliverdi. İlginç gerçekten...
Şimdi ayrıca Landon Donovan transferi var. Geçen yıl hücum bölgesinde altenatifsiz oynamaya alışmış Moyes için bu transfer fazlalık gibi sanki ama yine de o en iyisini bilir diyelim. :]
MErak ettiğim bir şey de, Manchester United, Liverpool, Tottenham, Chelsea maçlarından sadece 2 puan çıkaran bu takımın yerine geçen sezonki takım olsa kaç puan çıkarırdı acaba?
Turgay Keskin,
Her duran topta kafayı Everton oyuncuları vurdu, gollerde şans pekala Everton'dan yana olsa da pek çok kez gole yakın pozisyonlar buldular ki Chelsea'ye karşı bu hiç de kolay değildir. Jagielka-Lescott'tan sonra Yobo tabii ki tatmin etmez ama genel performans olarak Heitinga'dan iyi stoperdir. Şu duruma sakatlıkların bariz etkisi var, bununla ilişkili olarak istikrarlı takım tertibi oluşturamamanın da etkisi büyük.
Donavan transferi resmileşirse bilahare değinmek üzere bu postta pas geçtim. Geçen sezonun ilk devresi bahsettiğiniz seriden 4 puan çıkarmıştı Everton, geçen sezon başlangıçları da pek iyi değildi ama standartlaır belli bir futbol oynuyorlardı. Geçen sene Everton'ın vites artırdığı bölüm sıkışık yeni yıl fikstürüdür. Ama ben bu sezon böyle bir yükseliş beklemiyorum.
Bonservis paralari nereye gidiyor onu sorgulamak lazim. Lescott gibi ederinden fazlasina teklif gelirse satarsiniz, ama yerine cuzi fiyattan gelisime acik genc birini alirsiniz. Takoz Hibbert'in stoper olmak durumuna dusmesi Everton gibi disli bir EPL takimi icin kaldirilacak bir durum degil. Bu sene en buyuk kazanclari genc oyuncu tecrubesi olabilir bu saatten sonra. Altlarinda kelek takimlar oldugu icin kume duseceklerini sanmiyorum.
Rodwell, Coleman ve turevleri umut vaadediyor. Yavas yavas yerlerine oturacaklar. Ancak bu tip adamlari para ettikleri anda satinca tekrar basa donuluyor.
Kademe atlamak icin 3-4 sene adam satmamayi goze almak lazim. Ornegin Adebayor Arsenal'de olsa su an cok farkederdi, o paraya da ihtiyaclari yoktu. Ya da sattin diyelim, yerine apaci bir forvet alirsin Afrika'nin bagrindan.
Sampi,
Everton halen yerel sermaye kulübü olmayı sürdürüyor. Lescott'ın yerine Distin'e aldılar, iyi transfer. Elde Yobo ve Jagielka var ama bu ikisi sakat. Yetmedi, stoper oynayabilecek Neill'ı bonservissiz aldılar. Tottenham maçında bir başka stoper oynayabilecek adam Heitinga da kadroda yoktu. Etti 5. Bunların tamamı sakatsa eğer, Hibbert'ın stoper olması gayet doğal.
Bu sezon £20 milonu aşkın borç vardı, bu bile kısa vadeli borçlanma olduğundan patron Bill Kenwright'ı zorluyor. Paranın büyük kısmını harcadılar, lakin eldeki çok değerli oyuncuların sakatlıklarına çözüm bulabilmiş değiller. Mesela Arteta. Lescott ''gitmek istiyorum'' diye tutturdu, bir şey yapamadılar. David Moyes bence saha dışını da içini de epey iyi yönetiyor.
Jagielka'nin sakatligini biliyorlardi, Lescott'un gitmesiyle paranin cogu bence saglam bir stopere aktarilmaliydi. Sonucta free transfer'la alacaginiz adamlarla ilk 6'ya girmeniz zor. Lescott'u satmalari bence mantikliydi zaten, ona lafim yok, yerinin ucuz etle doldurulmasina var. Nitekim yahni dandik oluyor. Ornegin Bilyaletdinov'a harcanan para stopere kullanilabilirdi. 32'lik Distin'e 5 m Pound bana tuzlu gelmisti, tartisilir.
Dolu tribunlere oynayan basalti takiminin sezona o kadar borcla girmesini yadirgadim, ozellikle patron parayi akilli kullanan Moyes oldugu icin. Chang delikanli olsun maddi manevi destek versin madem oyle.
Arteta'nin Delgado'ya ozenmesi kotu oldu. Moyes'e Tabata'yi onersek ustune ne kadar para ister acaba? Gerci work permit alamaz buyuk ihtimal.
Sezonda 35 maclik Arteta, Jagielka, Saha ve Yakubu kombinasyonu gormek icin en az bir sene daha beklemek gerekecek malesef. Neyse ki Rodwell gibi kazanimlar var.
david moyes'i ferguson sonrası manchester united'da görür müyüz acaba, jack rodwell'i jose baxter'ı al da gel moyes.
Yorum Gönder