Transferde tempo düştü, gündem pazar akşamına kayıyor.Son günler mutlaka hareketli geçecektir.Roque Santa Cruz için yaptığı yeni teklif de geri çevrilen Man City, Robinho'da olduğu gibi son saatlerde dahi iş bitirebilir.Man Utd-Everton maçı sezon başı pazartesi olarak açıklanmıştı, Everton'ın FA Cup'ta Liverpool ile oynayacağı tekrar maçı nedeniyle iki gün geriye alındı.Nemanja Vidic, Japonya'dan kalma kırmızı kartı cezasıyla ilk İnter maçında muhatap olacak.FİFA'dan karar çıktı, Top 16 ilk maçında bu sezon Man Utd'ın açık ara en özverili oyuncusu Nemanja Vidic oynamayacak.Man Utd'da sakatların sayısı yine fazla, Everton'da ise Cahill ve Fellaini'nin durumu şüpheli.İkisinin de hafif sakatlıkları var, art arda oynanan Liverpool-Liverpool-Arsenal maçları sonrasında sırada Man Utd ve tekrar Liverpool var, iki haftalık bu fikstürden hasarsız çıkmak imkansız.Ya puan, ya da sakatlık?Arsenal'de Micheal Silvestre üç hafta yok.5 maçtır kaybetmeyen West Ham, 9 maçtır kaybetmeyen Arsenal ile Emirates'te karşılacak.Aston Villa kazandığı takdirde en kötü ihtimalle haftayı bir basamak atlayarak kapatacak, ikinci sıra ihtimali de hiç az değil.6 maçtır kaybeden Hull City, eğer birkaç hafta daha kazanmaz ise direkt olarak küme düşme tehditi ile muhatap olacak.
Bu hafta bizim ligde özel maçlar var, tercih yapmak gerekirse -Pazar akşamı hariç- yerel olan daha cazip.Pazar günü önce Tyne-Wear Derby, ardından Big Four kapışması.İkisini de yarın değerlendirmek üzere herkese iyi seyirler.Cumartesi, 31 Ocak 2009
Stoke v Man City, 14:45 - Spormax
Arsenal v West Ham, 17:00
Aston Villa v Wigan, 17:00
Bolton v Tottenham, 17:00
Fulham v Portsmouth, 17:00
Hull v West Brom, 17:00
Middlesbrough v Blackburn, 17:00 - Spormax
Man Utd v Everton, 19:30
Pazar, 1 Şubat 2009
Newcastle v Sunderland, 15:30 - Spormax
Liverpool v Chelsea, 18:00 - Spormax
Noat Samisa
30.01.09
(...) Sahada uçarak bile oynarım. Yusuf'la beraber Beşiktaş'ı sırtlarız diye düşünüyorum. Eğer iyi bir futbolcuysanız yaş önemli değildir. Teddy Sheringham'a bakın, 41 yaşına kadar İngiltere Premier Lig'de oynadı. Tugay Kerimoğlu, 38 yaşında hâlâ mücadele ediyor.Pascal Nouma, 30.01.2009
Zaman gazetesine röportaj vermiş Pascal, en son Marsilya maçları sürecinde adını duymuş; kendisini İnönü'de görmüştük.Yusuf transferiyle heveslenmiş.2 ay idman, sonra futbol diyor.Futbolcu Pascal'ın yeri başkaydı, Efsane Pascal'ın yeri başkadır.Birinde geçmiş zaman var, öbürü sonsuza kadar devam edecek.
Noat Samisa
30.01.09
Sinema filmlerinin hem öznel beğeni kıstasları yoluyla, hem de sanatsal yönden değerlendirilmesinde pek çok kriter vardır.''Siyonizm propagandası yapıyor bu film, beğenmedim.'' cümlesinin ülkemizde sık işitildiği filmler vardır örneğin.Hikayeyi, senaryoyu beğenmiyor olabilirsiniz; ama bir filmi yalnızca tek yönden değerlendirmek benim için anlamsızdır.Oldboy'un senaryosu nedeniyle tüm dünyada magazinselleşmesi bu konuda bir başka örnektir.Bu filmi yücelten yalnızca aykırı senaryosu değildir ki.Ne senaryolar, ne cin fikirler vardır manga dünyasında; ama hiçbiri bu denli estetik, bu denli vurucu anlatılamamıştır.Chan-wook Park'ın bir sinema dahisi olduğunu, anlatımdaki özgünlüğü ve oyunculukları nasıl yok sayabiliriz?Uzakdoğu Sineması'nın da son dönemde yaptığı sıçrayış böyle değerlendirmelidir.Önceki bin yıla ait filmler ile yeni yüzyılın filmleri karşılaştırılıdığında konuları işleyişte, karekterlerlendirmede, anlatımda varolan pek çok bozukluk senaryoları da oyunculukları da çöpe atar.Avrupa görmüş yönetmenler ile birkaç dahi insan bir yol açmış, buna dahil olan diğerleri ile birlikte dünya geneli için bir sinema alt kültürü oluşmuş; manga-anime bilenler, kültüre ilgi duyanlar ile oraların insanlarına ait kültürün sinemada yükseliş trendi doğmuştur.
Yıllar yılı Çin hakimiyeti ile Japon hükümranlığı arasına sıkışan Kore yarımadası, İkinci Dünya Savaşı öncesi 30 yıllık Japon işgali altındaydı.Japonya'nın II. Dünya Savaşı sonucunda bitap düşmesiyle doğan otorite boşluğunu, uzunca bir dönem dünyanın baş aktörlüğü için soğuk savaş sürdürecek olan ikili değerlendirdi.Savaş sonrası Kuzey'deki Japon askerleri Sovyet'lerce teslim alınırken, Güney'deki Japon askerlerini müttefikler teslim alıyordu.Kısa sürede yarımada, güç odaklarının öncülüğünde siyasi düzeyde Kuzey-Güney olarak ayrıldı.Yıl 1950 olduğunda Kore Savaşı başlıyor, Soğuk Savaş'ın ilk halkası böylece sahneleniyordu.Savaş hikayesi anlatmıyoruz, bu krolonolojik öykülemeyi burada bitirdik.Savaşın devamı için yüzeysel bilgilendirmeyi bahsedeceğimiz iki film yapacak, eğer doğru ve ayrıntılı bilgi isteniyorsa Türkiye'de de yayımlanmakta olan pek çok kaynak eser mevcut.Tarih, filmlerden de bloglardan da öğrenilmez zaten.Konumuza dönersek; savaşın beyaz perdeye aktarılması iki ana konu başlığı altında değerlendirilebilir: İlki savaşın kendisi, ikincisi daha önce blogda yer verdiğimiz Swiri ve Silmido filmlerinde görüldüğü üzere savaş sonrası yaşananlar.Tarihteki her savaşın olduğu gibi bu savaşın da bir paradigması vardır.Kore Savaşı'nın ülkemizin yakın geçmişindeki sol-sağ çatışmalarına dair yapılan ''kardeş kavgası'' nitelendirmesinin bir benzeri olarak, aynı dili konuşan ve yıllar yılı aynı topraklarda yaşamış insanların kısa sürede birbirlerine düşman olmaları ve bunun insani boyutunun anlamsızlığının kısa zaman içinde anlaşılması üzerine temellendirilmiş bir kabulü vardır.''Dışarının ayırdığı insanların iç savaşı''dır bir diğer deyişle.
Taegukgi Hwinalrimyeo (The Brotherhood of War) 2004 Güney Kore yapımı bir savaş filmi.Başlangıçta anlattığımız ''sinemada tüme varım'' metodolojisini bu filme uyarlarsak, bir savaş filminden ne beklendiğini sorarak başlayabiliriz.Hemen Saving Private Ryan ve The Thin Red Line kıyası gelir önümüze ki, gayet normaldir.Cevaben; gerçekçi bir senaryo, gerçekçi savaş öyküleri, savaşın psikolojik yönünün iyi yansıtılmasının gerekliliği ve etkileyici savaş sahneleri denilebilir.Hepsi var bu filmde, karekter oyuncularının baş karekterleri oyunculukta alt ettiği sahneler de ekstrası.II. Dünya ve Vietnam Savaşı filmlerinden farklı olarak anlatılan bir iç savaş olunca yaşanan/anlatılan trajedinin boyutları da daha vurucu, daha farklı olabilmiştir.Yukarıda bahsettiğimiz paradigma hikayeye oturtulmuş; kardeşlerin hikayesi üzerinden taraf tutmadan ''biz zamanında milletçe bir halt yedik, hiç bir faydasını da göremedik'' denilmeye çalışılmış ve başarılı olunmuş.Yakın savaş sahneleri apayrı bir etkileyiciğe sahiptir; kopan bacaklar, eller-kollar...Köşeye sıkışan Güneyli'lerin karargahında yaşananlar, ardından güç dengeleri değiştiğinde el değiştiren ama aynen devam eden vahşet...Yazan ve yöneten Je-gyu Kang, daha önce Swiri'ye ayırdığımız postta da adı geçmişti.Filmin bayan oyuncusu Eun-ju Lee, Taegukgi sonrası ilk filmi olan Juhong Geulshi'deki rolü nedeniyle aldığı ağır eleştriler sonucu bunalıma girmiş ve henüz 25 yaşındayken 2005 yılında intihar etmiştir.Min-sik Choi ise Kuzeyli komutan rolündedir, oldukça kısa süre de olsa bu filmde de görünmektedir.
Welcome to Dongmakgol, 2005 yılı mahsülü, bir diğer 1950 yılında geçen Güney Kore yapımı film.Dongmakgol köyü dağın başında, kimsenin varlığından haberdar olmadığı bir yerleşim birimidir.Tarımla uğraşan, kendi içinde eğlenceli bir hayat süren köylülerin dünyadan haberleri olmadığı gibi savaştan da haberleri yoktur.Güneyli askerler, bir grup Kuzeyli'yi bir vadide kıstırır; Kuzeyli askerler gez-dolaş-gel bu köyü bulurlar.Cepheden kaçan birkaç Güneyli askerin de yolunun bu köye düşmesiyle ortalık karışır.Bir de Amerikalı asker vardır köyde, uçağı yakınlara düşmüş, köylüler bu adama yardım etmişlerdir.Sonrası ''eğlenceli bir savaş filmi''dir.Evet, komik bir savaş filmi.Köyün bir bilgesi, bir de hocası vardır, hemen burada akıllara Yeşilçam'dan Tarık Akan-Filiz Akın ve Tatlı Dillim gelir akla.Bilge adam ne derse itaat edilir.Hoca da her şeyi bilir, en kültürlüsü odur.Filmden bir sahne: Amerikan askeri uyanmış, nerede olduğundan bihaber biçimde durumun farkına varmaya çalışmaktadır.Meraklı köylüler de silueti farklı görünen bu adamla iletişim kurmak isterler.Öğretmenin eline nasıl geçtiği belli olmayan dandik bir ''Kolay İngilizce'' benzeri kitabı vardır.Bu yolla Amerikalı ile iletişim kurmaya çalışırlar.Karşılıklı saçmalamalardan sonra bilge dede öğretmene sorar:
- Ne oldu, iyi gitmiyor mu?
- Efendim, kitaba göre ben ''How are you?'' dersem onun, ''Fine, thanks.And you?'' demesi gerek.
- Neden söylemesi gerekeni söylemiyor?
- !!!???
Buna benzer pek çok yaratıcı güldürü ögesini içinde barındıran film, aynı zamanda fantastik bir görselliğe sahip.Yağmur her zaman güzeldir, keza kar da öyle.Peki ya gökten patlamış mısır ve bomba yağarsa, bunlar nasıl bir manzara oluşturabilir?Mükemmel oluyormuş, bu filmde bunu görüyoruz.Anime tadındaki domuz kovalamacası, tarlalar, korkuluklar, yeşil Kore coğrafyası hepsi ayrı ayrı birer dikkat unsuru.Yönetmen Kwang-Hyun Park, bu ismi bu filmden önce de sonra da duyamadık.Ha-kyun Shin ve Jae-yeong Jeong, yaş kategorilerinin en iyi aktörlerinden ikisi başrolde.Oldboy'un Mi-do'su Hye-jeong Kang, bilge-öğretmen ikilisinin olduğu yerde olmazsa olmaz olan ''köyün delisi'' rolünde.Hikaye yine savaşın genel kabulüne parelel, birbirinden farklı olmayan insanların oluşturduğu bir ulusun belirsiz bir kaygı içerisinde yaptığı savaşın anlamsızlığı, bunun savaş yaşanırken dahi idrak edilebilmesi üzerinden ilerliyor.Bir de Amerikalı giriyor bu grubun içine ve hikaye evrensele yaklaşıyor.Son sahnede yağan bombalar pekala bir savaş suçunu temsil etse de, filmin büyük bölümünde olduğu gibi gülümsetebiliyor.Filmin soundtrack albümü bir Joe Hisaishi seçkisidir, 2002'deki Dolls'tan sonra Takeshi Kitano ile bir daha bir araya gelmemelerinin ardından Miyazaki eserleri haricinde elinin değdiği bir albümü dinleyebiliyor olmak dahi sevindiricidir, bu filmin de tamamlayıcısı olmuştur.
Bu haftanın önerileri bunlar.Son da bir not ekleyelim: Ki-duk Kim külliyatında yol katetmiş olanlar için, ustanın geçmiş filmlerinin bir derlemesi niteliğindeki 2007 yapımı filmi Soom/Breath/Nefes bu akşam 22'de cnbc-e'de.2009 İstanbul Film Festivali ve 3. Asya Film Ödülleri'ne de önümüzdeki hafta bir parantez açarız.
Noat Samisa
30.01.09


Üç fotograf, üç farklı hikaye...İlkinde farklı çalışan futbol aklına hayran olduğum fırlama kanguru Tim Cahill, geçtiğimiz sezonun Mart ayında oynanan Portsmouth maçında attığı gol sonrası kısa zaman önce hapse giren kardeşi Sean Cahill'e mesaj yolluyordu.Kardeş Sean, Londra civarında bir adamı dövdükten sonra kafasına iki kez tekme atarak öldürme teşebbüsünde bulunmuş, neyse ki adam yalnızca kısa süreli bilinç kaybı ile kurtulduğundan Sean da 6 yıl ile kurtarmıştı.Cahill, sonradan bu hareketi için özür diledi.Destek niteliği taşımadığını, yalnızca o an yaşadığı duyguların bir yansıması olarak böyle bir şey yaptığını söyledi.İkincisinde geçtiğimiz Kasım ayında İpswich Town'ın oyuncusu David Norris attığı gol sonrası, bir süre önce ''alkollü araba kullanarak iki çocuğun ölümüne sebep olmak'' suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırılan eski takım arkadaşı, Plymouth Argyle kalecisi Luke McCormick'e mesaj göndermeye çalıştı.Bu kez suç sabit ve kasıtlı görüldü, Norris cezasız kurtulamadı.Üçüncüsü ise çarşamba gününden.Salomon Kalou, Middlesbrough karşısında attığı iki golden sonra da benzer hareketi yaparak gol sevinci yaşadı.Buna Drogba da ortak oldu ve daha önceki tecrübelerden yararlanılarak bunun bir ''kelepçe'' mizanseni olduğu speküle edildi.Destek verilen isim ise gazetedeki köşesinde yazdığı hükümet karşıtı yazılar nedeniyle hapiste geçirdiği bir yılın sonunda geçtiğimiz ay salıverilen Fildişi Sahili düşünce suçlusu Antoine Assale Tiemoko.Kalou, bu ismi tanımadığını, yaptığı hareketin kelepçe anlamına gelmediğini söylemiş, iddiaları reddetmiş.''It was crossed arms, not wrists.It was about my strength.'' diyerek de bitirmiş.İddiaların çıkış noktası bu sevinci vatandaşı Drogba'nın da aynen sahnelemesi, aksi halde pek de takılınacak bir durum yoktu.
Noat Samisa
30.01.09
Serinin son postundan bu yana önemli transfer hamleleri oldu; fakat en önemli ikisinde beklenen gelişmeler gecikince bizim de yapacağımız değerlendirmeler ertelendi.Halhazırda biten transferler var ve bekleyen iki önemli transfer var.Bu önemli hamlelerin ilki bir süredir gündemi yoğun olarak meşgul ettiği üzere Arsenal'in Andrei Arshavin ilgisi, ikincisi ise Bolton'ın ve birkaç kulübün daha yarışa dahil olduğu Miguel Veloso'nun Ada'ya geliş ihtimali.Bu ikiliden Veloso'yu bir yılı aşkın zaman önce, Arshavin'i de Rusya forması ile Hollanda'yı sahaya gömdüğü Euro 2008 Çeyrek Finali'nde Premier League'de görmek adına varolan istediğimi bu sayfada dile getirmiştim.İki oyuncu da hem transfer olacakları takımlar için, hem de ligin seyri açısından benim heyecanla beklediğim transferler.Eğer nihai açıklamalar yapılır ise, bu ikiliye ayrıca parantez açarız.
# Newcastle United, Luka Modric'i St. James' Park'a getirdiğinden bu sezonun Kevin Keegan önderliğinde son yılların Newcastle United'ından farklı olabileceğini düşünmüştük.Newcastle orta sahasına yapılacak takviye, pek çok arızanın üzerini örtebilirdi.Olmadı; Butt, Guthrie, Geremi ve hapisten çıktıktan sonra Barton ile devam edildi.Bu dörtlünün yer aldığı kadrosunda yer aldığı Newcatle'ın orta saha transferi gerekliliği ile sıklıkla bahsettiğimiz ve şu sıralar 15. sıra civarına demirlemiş takımların, ortak sorunu olan ''genel kadro kalitesi ile uyuşmayan orta saha zaafiyeti'' başlığının pek bir parelelliği yok.Bu takımlar ile (Blackburn, Portsmouth, Middlesbrough) Newcastle orta saha elemanlarının kıyasının sonucu açıktır.Geremi sızlanıyor, Beşiktaş'a gelmesi olası iken garip şeyler oldu ve güya istenmedi.Guthrie pek tuttuğum bir oyuncu değil, alternatif sayılır.Butt-Barton ikilisi yeterliydi; fakat dün akşam Micheal Owen ile birlikte bir süre Joey Barton'ı da uzun süre kaybetti Joe Kinnear.Sıcak gündem Miguel Veloso yarışına dahil oldukları iddia edilse de çözümü lig içinden buldular; Bolton Wanderers'ın bayrak adamı, kulüpte geçirdiği 10 yılın son dönemini kaptan olarak geçiren, ligin en değerli yerli orta saha oyuncularından biri sayılan Kevin Nolan £4 milyon karşılığında Newcastle United'da.Bolton, Ariza Makukula ile birlikte bu transfer döneminde Zenit'in Fransız savunmacısı Sebastien Puygrenier'yi de sezon sonuna kadar kiralamıştı.Wolverhampton'ın sezonun ilk yarısının bir aylık bölümünü Leicester City'de geçiren 88 doğumlu orta saha oyuncusu Mark Davies, £2 milyon karşılığında Bolton ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.Ayırca Bolton'ın Veloso ilgisi biliniyor, Nolan'ın gidişiyle birlikte eğer Man City devreye girmez ise bu transferde ibre Manchester temsilcisinden yana.
Haftaiçi fikstüründe Blackburn deplasmanına konuktu Bolton, 2-0 öne geçmelerine rağmen 1 puana razı oldular.Gary Megson maçtan sonra ''Tugay ve Santa Cruz girince oyunun seyri değişti.'' demiş.Bir süredir Bolton taraftarının takıma ve Gary Megson'a yönelik tepkileri var; bu durum dün akşam deplasmanda da ortaya çıkmış.Nolan'ın da bu tepkilerden nasibini aldığı biliniyor, futbola başladığı ve geçen zaman içinde kaptanlığa yükseldiği Bolton'dan ayrılışını başka hiçbir sebep açıklayamıyor.
Paul Scholes örnektir bu konuda, zaman zaman performans dalgalanmaları yaşasa da adının transfer gündeminde geçtiğini ben hatırlamıyorum.Bayrak adam olmak budur.Geçen sezon Sammy Lee döneminde kulübeye çekilmişti Nolan, Gary Megson ile birlikte yeniden formasına ve formuna kavuştu.Daha önceler Nolan'a transfer teklifi yapan Bolton'da uzun yıllar beraber çalıştığı Sam Allardyce olmuş, Nolan'ı Newcastle'a getirmek istemişti.Şimdi ise Guardian'a göre iş bitti; Nolan sağlık kontrolünden geçerek imza atmayı bekliyor.Bolton için önemli bir kayıp elbette, Kasım ayında art arda aldığı galibiyetlerle çok iyi bir çıkış yakalayan Bolton şu sıralar düşme hattına yalnızca 3 puan uzakta.Bolton'ın en önemli oyuncusunu gönderdiği takım ise yalnızca 1 puan gerisinde.Shay Given'ın Man City hayali ise beklemede.# Portsmouth'ta sezon başından bu yana varolan, bizim de sık sık bahsettiğimiz ve Lassana Diarra'nın da gidişiyle iyice belirginleşen orta saha arızasına sonunda bir takviye yapıldı.West Ham orta sahasında Scott Parker, Mark Noble, James Collison ve Luis Boa Morte dörtlüsü yeterli; bunlara ek olarak bir de Hayden Mullins'i kadrosunda barındırıyordu Zola.£2 milyon ödendi West Ham'a ve 30 yaşındaki orta saha oyuncusu Hayden Mullins, dünkü Aston Villa karşılaşmasında Sean Davis ile birlikte Portsmouth orta sahasında yer aldı.Gidenin yerini dolduracak bir hamle olmasa da problemin tespiti ve arızanın giderilmesi yönünde bir hamle önünde olduğundan önemli.
Transfer sezonu başlangıcında sezon başı Lens'tan kiralanan Cezayirli kenar oyuncusu Nadir Belhadj'ın bonservisini resmi açıklamaya göre 4.5 milyon avroya almıştı Portsmouth, şimdi de benzer bir hamleyi Porto'dan Pele için yaptılar.Quaresma'nın transferinde İnter'in takasta kullandığı isimdi Pele, ülkesine dönüşü bir kariyer düşüşü olarak görülse de 1987 doğumlu Portekizli'ye yeni bir yolun kapısını açtı.Portsmouth, Pele'den sezon sonuna kadar faydalanmaya çalışacak; Belhadj'da izlenen yolun tekrar uygulanması pek tabii mümkün.Geçen yıl Sulley Muntari'nin yaptığı skora yönelik katkıyı Pennant, Belhadj, Pele üçlüsünden bekliyor Tony Adams.Bunun yanında bozulan takım savunması yapısının -13 averaj ile bu kulvarda ligin en kötülerinden olunması yönünde tezahür etmesi, Fratton Park'ta alınan son lig galibiyetinin 30 Kasım 2008 tarihli olması ve FA Cup'ta da yine iç sahada alınan Swansea mağlubiyeti tüm bu gerilemenin, giderilemeyen arızaların ve eksiklerin yerinin doldurulamayışının sonucu olduğu gerçeği kenarda bekliyor.# Ramos'un Adamı demiştik bir süre önce ve Harry Redknapp'ın ''Ramos kadrolaşmasını'' lağvedişini anlatmıştık.Arada pek çok olay oldu, Tottenham kazandı-kaybetti.7 maçtır kazanamayan Tottenham, 23. maç haftası fikstüründe Stoke City'i 3-1 mağlup etti.Yeni transfer Carlo Cudicini, Gomes'in sakatlığında kaledeydi.Bir süre önce yer vermiştik; Assou-Ekotto'nun cezası sürecinde ''Gareth Bale'a bir şey olsa, sol bekte oynatacak adamım yok'' diyordu.Premier League'de dahi kadrosunda 3 yüksek profilli sol bek barındıran takım yok.Galli genç oyuncular Bale ve Gunter'i pek tutmadığını biliyoruz Redknapp'ın; bu son transfer de üzerine sos oldu adeta.Pascal Chimbonda, £6 milyon olduğu rivayet edilen bir ücret karşılığında sezon başı Ramos tarafından gönderildiği Sunderland'den Tottenham'a geri döndü.Sezon öncesi bir Tottenham'dan Sunderland'e yazısı yazmıştık.Redknapp'ın görüşmeleri tıkanan Kenwyne Jones ilgisi de biliniyor, bu transfer de gerçekleşseydi bu kez hikaye tersten yazılacaktı!Chimbonda transferi her yönden saçma bir transfer bana göre, Redknapp'ın bir takıntısının sonucu.Savunmanın iki tarafında da oynayabilen Chimbonda, benim çok değer verdiğim iki kenar savunmacısı Bale ve Gunter'den dakika çalacak; hatta bu genç adamlar sürekli tribüne çıkacak.
# Gianfranco Zola'ya aylar önce ''alabilmek için satmak zorundasın'' demişlerdi.Geçen zamanda West Ham'ın satışı gerçekleşmeyince aylar önce belirlenen bu politika üzerinden ara transfer dönemi geçildi.Craig Bellamy-Matthew Etherington ikislinden gelen paranın yarısına, £9 milyona Brescia'dan 1989 doğumlu forvet oyuncusu Savio Nsereko transfer edildi.Referans Zola'nın üstü Gianluca Nani; Uganda doğumlu Alman oyuncu İtalya'dan İngiltere'ye geçti.2-0 kazanılan Hull City maçında da ilk kez West Ham United'ın 10 numaralı formasını giydi.Bitmek üzere olan bir diğer transfer de Çek savunması Radoslav Kovac, (edit) Spartak Moskova'dan sezon sonuna kadar kiralık.# Blackburn Rovers'ın ''şehrin çocuğu'' tanımlı 1986 doğumlu İngiliz forvet oyuncusu Matt Derbyshire, sezon sonuna kadar Olympiyakos'ta.Yunanistan Süper Ligi'nde Olympiyakos aldı başını yürüdü.''Büyük'' takımlarımızla Yunan ''büyüklerini'' aynı kalibrede değerlendiriyor isek, ''doğru takviye'' etikeki bu transferin üzerine yapışır.Sam Allardyce, City'nin Santa Cruz trenini kaçırdığından bahsetmiş; bir süredir Roberts ve McCarthy ikilisi ile Santa Cruz'suz da devam edebileceklerini de gösterdiler.
# Wigan, Wilson Palacios'un kaybı sonrası orta sahasına takviye yaptı.Middlesbrough ile girilen yarışın sonucunda Crystal Palace'ın 1985 doğumlu İngiliz orta saha oyuncusu Ben Watson, £2 milyon karşılığında Londra'dan Manchester'a yol aldı.
Transfer sezonun kapanışı 2 Şubat Pazartesi günü.Ay sonunun haftasonuna denk gelmesi nedeniyle süreç iki gün daha uzatıldı, fakat bu kez gece değil mesai saati bitiminde (TSi 19:00) transfer sezonu kapanacak.
Noat Samisa
29.01.09
Son Lottomatica Roma maçından önce dönen ''10 sayı'' muhabbetleri pek işe yaramadı, sonradan bu ısrarın pek bir anlamsız olduğunu anlayınca oyun berabere iken maçı bitirmeye çalışan Ömer Onan'a söylediklerimi geri alma ihtiyacı hissettim.Arkadaşlar haber ettiler, G bloktan biletimiz var; senin favori adam sahada olacak.Yalanmış tabii, Matjaz Smodis'i görmek nasip olmadı.Ronaldo yok, Rooney ve diğerleri ile idare et der gibiydi coach Messina; başka gezegenin adamlarından Siskauskas'ı izledik.5 yıl önce idollerim kimse, bugün Abdi İpekçi'de idiler.Sonradan bizden bir halt olmayacağını anlamamız uzun sürmedi ama hala bu isimler idol olarak kaldılar.Bir önceki Abdi İpekçi ziyaretim spor amaçlı olsa bu seferki gerçekten ''devotion'' amaçlıydı.
Millet caddesi trafiğine takılınca geç kaldık; maça girdiğimizde 2-5'ti skor.Salonda da iyi bir kalabalık var, CSKA Moskova'nın şu basketbol ortamında ifade ettiği anlamı bilen olacaklardan haberdar gibi ama ''maç varmış gidelim'' diyenlerin de azınlıkta olmadığını görüyoruz.Olsun, salonlar dolsun; insanlar bu ortamlarda vakit geçirmenin zevkine varsınlar.Bu akşam tarafgir olmadığımdan bunu söylüyorum belki ama CSKA işte.Denklem de basit aslında; Solomon sonrası Green, karşı tarafta ise Siskauskas çıkınca yerine giren adam Planinic, onun yerine giren adam da Zisis.Hadi Smodis yok, ama sorun yok Terence Morris var.J. R. Holden pek takılmadı, sürelere bakmadım ama Morris ve Siskauskas dışında 25 dakika süren olan sanıyorum yoktu.Fenerbahçe için iyi şeyler yok mu, elbette var.Rakibin gücü ve oynadığı basketbol açık ara Fenerbahçe'nin üzerinde.Ama 3. periyotta Ömer Onan önderliğinde üstün bir savunma gayreti hasıl oldu.Ben 4 tane top çalma saydım tribünde, tamamı Ömer Onan hanesine yazıldı.Guard sorunu fena sırıttı bu bölümde, 7 dakikada CSKA'ya yalnızca 2 sayı şansı veren bir takımın bu enerjisini rakip pota önünde gösterememiş olması, Giricek'in yanına fazladan bir skorer çıkaramamış olması bügun için üzücü.Son 2 dakika Ömer Onan'ı kenara aldı Tanjeviç, biz tam da son periyota Ömer ile başlayacak derken Ömer kenarda kaldı.Gordan Giricek'i izlemek büyük keyif; ''10 gün sonra'' etiketli, 2 ay süren sakatlığı sonrası henüz hazır olmadığı bariz belli olsa da bugün önemli katkı yaptı.Devre arası büfe önünde bir CSKA Moskova taraftarı yanaştı yanımıza.Abi fena zom olmuş, elinde sigarası varken paketini arıyordu falan.Neyse bir kaç bir şey söyledik, büfedeki işini görüverdik, sonra başladık muhabbete.Biri dedi ''Abi, Siskauskas oynamasın bi 5 dakika; bizimkiler de oynayabilsin''.Ya sarhoş kafayla kelimelerden cümle oluşturamadı ya da hiç ayık kafayla gezmediğinden yabancı dil konusuna pek takılmamıştı.Anlarmış gibi yaptı, güldü.Arkadaşın formayı istedi sonra, kendi üzerindekiyle değiştirmeyi önerdi.Arkadaşın forma arkada Mrsic yazandan, gıcır gıcır.Bununkinin baskıları bile silinmiş.Bizimki iplemedi tabii.Sonra gitmiş biriyle kaşkol değişmiş galiba.Sempatik adamdı ama; biraz az içmiş olsa daha iyi muhabbet kurabilecektik.
Üçgen hücum nedir anlamam, anlatılmadığından tabii!Bugün bir ara alan savunması gördüm, CSKA'nın ''şut tehditi olmayanı olmayan'' oyuncuları hemen cezayı kesti.Fauller ise bu seviye basketbol için sanki biraz basitti, özellikle ilk yarıda.3. periyotta bir hücumda yapılan 2 blok günün Fenerbahçe adına en iyi sahnesi, öte yanda bir başka basketbol oyanayan CSKA Moskova.10/20 üç sayı isabetiyle oynamışlar, toplam yüzdeyi ben daha fazla beklerken %50'nin altında kalmış.Maçı bitirmeden salonu terkedenlerin sanıyorum önemli işleri vardı, en azından Ömer Onan'ı alkışlamak gerekti.CSKA Moskova bu, Fenerbahçe'nin 3. periyot oyunu da ancak bu kadar kar etti.Yalnızca bu da değil, bilndik savunma performanslarına ek olarak sürekli Mrsiç'in solunu kapadılar, yardım getirdiler.Derslerini de çalışmışlar.Son periyotta çok iyi hazırlanmış bir CSKA hücumunda, şutun isabet bulması sonrasında günün yorumu arka sıralardan geldi: Basket olacağını bildikten sonra atmanın ne zevki var a...?Fenerbahçe Ülker 48 - 66 CSKA Moskova
Noat Samisa29.01.09
Haftasonunda dünyanın haberdar olduğu olduğu bir olay ve tabii her zaman olduğu gibi etkileyici bir hikayesi, bir geçmişi var.FA Cup R4 fikstürü dahilindeki eşleşmede Kettering Town'ın rakibi Premier League temsilcisi Fulham'dı, karşılaşma Fulham'ın 2-4'lük üstünlüğüyle sonuçlandı.Kettering Town'ın yeri İngiltere Futbol Sistemi'nin 5. basamağı, Conference Nation ya da yeni adıyla Blue Square Premier.Kettering öne geçti, ardından mağlubiyetten beraberliği yakaladı ama son üç dakikada yedikleri iki golle bu rüya sona erdi.Buraya kadar bir ''mahalle çocuklarının başarı hikayesi''nin bitişi oldu bu maç ama her zaman olduğu gibi dahası var.
Kettering Town kulübü, bir süredir İnterpal, PalestineAid gibi yardım kuruluşları üzerinden Filistin'e yardım faaliyetlerinde bulunuyordu.Zaman içinde bu yardım faaliyetleri Barcelona, Aston Villa modeli forma sponsorluğuna kadar ilerledi.Tam da İsrail'in son Gazze saldırılarının yaşandığı dönemde Kettering Town kulübünün İngiltere Futbol Sistemi'nin 7. basamağındaki Northern Premier League temsilcisi Eastwood Town ile FA Cup R3 fikstürü kapsamında bir maçı vardı.Bu maçta formalarında, ''Filistin'e Destek'' amacına hizmet eden bir yazı taşıyacaklarını ulusal basına servis ettiler.Tur geçildi, rakip Premier League temsilcisi Fulham oldu.Bu maçta da formalarında aynı sloganı taşıdılar.Dünya haberdar oldu.
Kettering Town kulübünün Filistin'e destek kampanyalarına dahil olmasının baş aktörü kulübün patronu Imraan Ladak.Bu isim, üç yıl kadar önce yani 2005 yılının Kasım ayında şu sıralar, uzun süredir devam ettiği üzere alkol tedavisi gören İngiliz Futbolu'nun en büyük efsanelerinden Paul Gascoigne'e hayatındaki ilk ve sanıyorum bundan böyle tek olarak kalacak kenar yönetim fırsatını vermiştir.Gazza, 38 günlük Kettering Town macerasının sonunda yine kulübün Kenya doğumlu İngiliz başkanı Imraan Ladak tarafından ''alkolik olduğu'' gerekçesiyle görevinden alındı.Filistin ile herhangi bir ailevi ve ticari bağı bulunmayan Ladak, kendisine £100 milyon teklif edilse dahi Kettering Town'ı satmayacağını söylüyor.Bu yardım kampanyasının içinde yer almalarını da yalnızca insani bir sosyal sorumluluk olarak açıklıyor.Para almıyor olmak ve reklamını yapmak yardım sayılır, diye ekliyor.
Hikaye burada bitmiyor, başa sarıyor.İngiltere Futbol tarihinde formasında ticari amaçlı bir imge barındıran ilk kulüp Kettering Town.Yıl 1975, Kettering Tyres şirketinin reklamı bir ilk olarak tarihe geçiyor.Bundan 30 yılı aşkın zaman sonra yine Kettering Town, bu kez bir başka hikayenin içerisine atıyor kendini.Kulüp, maçlara bu formalarla çıkmaya devam ediyor.Kulübün dikkat çektiği yardım kampanyasına formada yer alan kuruluşlar yoluyla da, isterseniz bir Kettering Town formasıyla da katkıda bulunabiliyorsunuz.Formalar £30, kulübün bu sezon için aynı konseptte hazırlanmış; mavi, kırmızı ve siyah renklerin ana renk olarak kullanıldığı 3 farklı forması var.Aktörlerin değil de oyunun kendisinin magazininin yapıldığı, futbol üzerine söylenen sözlerin kalıplaştığı, futbolun oyun vasfının sıklıkla yok sayıldığı şu günlerde ''Kahrolsun Endüstriyel Futbol'' değildir bu hikayenin mesajı.Aksine ''Varolsun Futbol''dur.BBC'nin tarafsızlık ilkesi uyarınca yer vermediği bu ve benzeri kampanyaların tartışması süredursun, Kettering Town adı hiç olmadığı kadar bilindik ve sempatik artık.
Noat Samisa
29.01.09
Fotograflar dün geceden, Liverpool'un Wigan ile 1-1 berabere kaldığı maçtan.Liverpool için ''yine mi'' sorusu artık pek bir anlam ifade etmiyor, başka şeyler söylemek lazım.Wigan ara transferde güç kaybetti; ek olarak bugün üç as oyuncu Antonio Valencia, Chris Kirkland ve Titus Bremble forma giyemediler.Bunlar göz önüne alınmasa, Wigan deplasmanından gelen 1 puan, ''alınan 1 puan'' sayılabilir.Hafta sonu da Chelsea geliyor Anfield'a, oradan gelecek 3 puan bugünü yok saydırabilir.''Yine mi'' değil yani; deplasmanda ilk yarı baskın oyun, direkten dönen bir de top var.Benitez maç sonu pek çoğunda ''disappointed'' kelimesi yer alan cümleler kurmuş, durumu yeterince özetler bir kelime.Steve Bruce ise bu skora en çok Sir Alex Ferguson'un sevineceğini söylemiş ki United maç eksiğini tamamladığında puan farkı 5 olabilir.Aston Villa cumartesi Wigan karşısında kazandığı takdirde en az bir sıra yukarı çıkacak, pazar akşamı olası bir beraberlikte ikisini birden alta alma şansları da var.
Gelelim Robbie Keane'e.Bugün kadrodaydı; yedek oturdu, Mido'nun Wigan formasıyla çıktığı ilk maçta attığı gol sonrası Gerrard'ın yerine 84. dakikada oyuna dahil oldu.Redknapp, Defoe'den sonra Chimbonda'yı da tekrar Spurs formasına döndürünce kısık ateşteki soğanlar pembeleşti.Haber sürüldü piyasaya, çift taraflı yalanlama gecikmedi.Lennon-Keane takası fena fikir değildi aslında ama Benitez yanlış bir şey söylememek adına aynı şeyleri tekrar ettiği konuya dair demecinde Keane'in sezonun geri kalan bölümünde Liverpool forması altında olacağını deklare etti.Keane formsuz, bu çok açık.Buna ek olarak sürekli bahsettiğimiz üzere temelini Rafael Benitez'in kurduğu ve esas aktörünün Steven Gerrard olduğu bir takımda Robbie Keane'in ağzıyla kuş tutarak dahi faydalı olması çok zor.Olamadı da zaten.Leeds United sonrası kariyerinde sezon sonu toplamda 15, Premier League'de ise 10 golün altına hiç düşmeyen ve Premier League'de 100 gol barajını aşan 15 oyuncudan biri olan Robbie Keane için bu sezon ''kayıp'' olarak adlandırılabilir.£20 milyon gibi bir paranın halihazırda formsuz, küskün bir oyuncu için kriz ortamında, ara transferde dönüşümü çok zor.Yine de en geç sezon sonu bu birliktelik sonlanacak gibi görünüyor.Eğer Keane biraz kıpırdanırsa yine sezon ortalamasına yaklaşır; ama şu güne kadar görülüyor, henüz birinci ağız itiraftan kaçınılıyorsa da Robbie Keane-Liverpool birlikteliği aktörlerin ikisine de fayda getirmedi.Yeni transferler goller atıyor, takımlarına kriz anında katkı yapıyorlar.Eğer Liverpool bu sezon kupa hedeflerine ulaşacaksa bu, buna benzer katkılar sayesinde olacak.Esas aktörlerin yerini alan elemanlar sayesinde.Robbie Keane'den de bu zamandan sonra beklenen bu.Noat Samisa
29.01.09
Aynı takımlar arasında art arda oynanan kupa-lig dubleleri ya da üçlemeleri ayrı bir keyif.Kısa zamanda önce Liverpool-Everton, sonra Galatasaray-Sivasspor; şimdi de Beşiktaş-Antalyaspor var sırada.Yakın zamandaki maç mutlaka bir diğerini etkiliyor ve ortaya mücadele seviyesi yüksek, futbol kalitesi tatmin edici maçlar çıkıyor.Dün Sivasspor'un ve bugün Beşiktaş'ın kupa fikstürü performansları, lig performanslarının bölüm bölüm üzerine çıktı.Böyle de ilginç bir yapısı var statüsü çok eleştirilen kupa'mızın.Beşiktaş özelinde bu duruma bakacaksak, 5'te 5 oldu kupada ve ligden çok farklı şeyler göründü.
A grubunun son maçı olan Gaziantepspor karşılaşmasına dair maç yazısında bahsettiklerimiz büyük ölçüde bugün de geçerliydi.Beşiktaş'ın elindeki dört orta saha oyuncusunun (Uğur, Cisse, Sivok, Kurtuluş) tamamı sahadaydı.Kurtuluş sağ beke geçmiş, diğer üçlü ise bir arkada iki önde olmak üzere bir üçlü orta saha oluşturmuşlardı.Sağ ve sol iç mevkiilerinin ideal tarzlarına sahip olmayan Cisse ve Uğur, yine de sürekli yer değiştirerek bu mevkiinin gerekliliklerinin bir kısmını yerine getirdiler.Beşiktaş bu sezon sanıyoruz ki ilk kez rakibine bu denli üstünlük kurdu, bu denli rahat ve komplike hücum aksiyonları gerçekleştirebildi.Antalyaspor'un yakaladığı pozisyonlar daha çok Zan-Toraman ikilisinin bilindik zaaflarından kaynaklandı.Antalyaspor'un durumuna bağlı olarak maçın genel kalitesi vasatı aşamasa da bu akşamki oyunun Beşiktaş yönünde pek çok artısının olmasının birincil etkeni, tıpkı gruplarda oynanan Trabzonspor ve Gaziantepspor deplasmanınlarında olduğu gibi takımın boyunu kısaltan dirençli orta saha yapısı ile oluşan top hakimiyeti, orta saha mukavemeti ve bunun takımın savunma ve hücum aksiyonlarına olumlu yansıması.İkincisi, özellikle de bugün için doğru oyuncu tercihleri, en başta Bobo.Denenmişleri tekrar deneyerek ''bu benim takımın'' etiketine sahip olması gerekmiyor Beşiktaş'ın.İbrahim'ler ''terlik affı''ndan yararlandığı gün bir şeyler bozuldu, tedavi adına hamle de yapılmadı.Kadro içinden çözümler arandı, bulundu ve denendi.Savunma tandeminde Sivok-Zapo, orta sahasında Cisse-Uğur ile bir yapı kurmaya çalıştı Beşiktaş; bu yapının eksikleri birkaç alt başlıkta toplandı.Tello ve Holosko'nun mevkiileri, Sivok'un rolü, Nobre'nin ve Delgado'nun asli görevleri gibi alt başlıklar oluştu, zaman içinde pek çoğunda ortak akıl oluştu.Aradan geçen zamanda ise yap-boz oldu, en son Denizlispor maçı performansıyla Mustafa Denizli'nin belirsizliği şiar edinen yapısı tamamen patladı.Artık bu kaos futbolunda; Üzülmez'in, Nobre'nin esas adam olduğu, orta sahanın kotarılmış bölge ilan edildiği, kimin ne yaptığının belli olmadığı yapıda ısrar edilecekse ben ''iyi niyet''ten şüphe duyacağım.Üç oldu bu; üç kupa deplasmanında da Beşiktaş benzer kadro yapısıyla üç maç kazandı; ikisi sezonun en iyilerinden olmak üzere üç maçta da iyi oynadı.
Artık Bobo bu takımda ''esas adam'' olmaz ise bunu da kötü niyet sayacağım.3 ay oldu Mustafa Denizli Beşiktaş'ın başına geleli, hiç bilmiyor olsa dahi futbolcuları tanıması için 3 ay yeterli zaman.Nobre, Denizlispor maçında sağ bekte topu kapmış, gitmiş sonra rakip kale önünde kafa vurmuş...Nobre'ye dair bu tip örneklemelerle desteklenecek ''formda'' sanrısı sürdükçe, Nobre ''formda'' kabul edilerek forma bulmaya devam edecek.Bu da daha önce denenmiş ve sonucu bilinen bir deneydir.Bobo, bugün sahada gösterdikleri bir kenara salt Beşiktaş performansıyla Brezilya A Milli Takımı'na çağrılmış bir forvet oyuncusudur.Kariyerinde bu etiket vardır ve bu ligin en komple forvet oyuncusudur.İlk golde topu taşıdı, pasını attı; takip etti, sol ayağıyla gol vuruşunu yaptı.Kenarlarda Serdar ve Holosko ile oluşan 3lü yapı, ilk kez ''Mourinho bunu tahtaya yazıyor''a bu akşam benzedi.Mustafa Denizli bunları kendisi yapıyor.Yani geçtiğimiz hafta sonu kaos futbolunu oynayan takımı da, bu akşamki takımı da sahaya kendisi çıkarıyor.Oyundan da skorlardan da gerçek ayan beyan görülüyor, ama bunu öncelikle Mustafa Denizli'nin idrak etmesi gerekiyor.Bu akşam yine Ekrem Dağ, çok iyi bir maç çıkardı.Zan'ın arkasını topladı, gerektiğinde Zitouni ile güreşti.Hücum performansı ile Fenerbahçe deplasmanında takımın ayakta kalan elemanlarından biriydi, savunma performansı da oynadığı her mevkiide üst düzeyde.Kademe bilgisine-becerisine, hızını ve devamlılığını da ekliyor Ekrem; bugünkü nispeten zayıf savunma yapısının eksiklerini örten adam oldu.Bu orta saha yapısı ya da üçlüden ikisinin mutlaka sabit tutularak Delgado/Yusuf ikilisinden birinin takıma girdiği, forvet-dörtlü savunma arasındaki mesafenin 50 metreden yukarı çıkmadığı yapıda Serdar Kurtuluş'un sağ bekte görev yapmasına itirazım olmaz.Bugün son bölümde orta sahada da oynadı Serdar, Mustafa Denizli'nin artık bu denemelerin sonuçlarının farkına varması gerek.Beşiktaş'ın eğrisiyle-doğrusuyla 3 yıllık kazanımları vardı.Mustafa Denizli'nin bunların neredeyse tamamını yıkıp, denenmişleri tekrar deneyerek bir ''hedef takımı'' yaratma iddiası şu güne kadar cevap bulmuş değil.Sahada görülen pek çok garipliğe rağmen en azından sahada doğru oyuncuların yer alması gerekiyor.
Üç kupa maçındaki ve Fenerbahçe deplasmanındaki Beşiktaş'ı ideale yakın görüyoruz.Burada da bir kritik hamle vardı: Sivok'un savunmaya geçişini sağlayacak bir yabancı orta saha transferi.Eğer bu hamle gerçekleştiği takdirde, Kurtuluş-Uğur ikilisinden biriyle oluşturulacak orta saha Beşiktaş'ı taşıyabilir.Kalan az zamanda son bir fırsat var, artık bazı gerçeklerin tam olarak anlaşılmış olduğunu düşünerek bu hayali kuruyoruz.Eğer Tello sol bekte tercih edilmiyorsa, bunun da kadro içinden en iyi çözümü Ekrem Dağ.Tello'nun orta sahada oynadığı bir Beşiktaş ise ancak üçüncü olur, bu da denenmiştir.
Yarı final yakın, haftasonu bir başka Beşiktaş görmemek dileğiyle...
Noat Samisa
28.01.09
Akşam fikstüründe sezonun ilk yarısında oynadıkları maç olaylı geçen iki takım, halihazırda yeni ve garip olaylarla muhatap halde kritik bir maça çıkacaklar: Man City-Newcastle United.Joe Kinnear'ın Newcastle United'ın başına geçişi başlı başına ilginç bir hadiseydi, 3 yıldır boşta olan İrlandalı'nın vekalet ettiği koltuğun son ve aynı zamanda efsane sahibi Kevin Keegan idi.Patron Mike Ashley taraftara elveda bile demişti, kulüp yabancı sermayeye satılacaktı.Kulüp el değiştirene kadar 1 aylığına durumu idare etmesi isteniyordu Kinnear'dan.Olamadı; önce Ashley'nin istediği parayı veren çıkmadı, sonra da kriz derken Mike Ashley başta kaldı.Kinnear da kısa dönem performansıyla sezon sonuna kadar Newcastle United'ın başında kalmaya hak kazandı.
Joe Kinnear, 1999 yılında şimdilerde adı Milton Kenyes Dons olan Wimbledon'ın başındayken kalp krizi geçirerek iki yıl kenar yönetim kariyerine ara vermek zorunda kalmıştı.Kinnear ayrıldıktan sonraki sezon Wimbledon, Premier League'e veda etti ve kulüp bir daha iflah olmadı.Kinnear, Newcastle United'ın başında çıkacağı ilk iki maçta kulübede değil tribündeydi.Sebebi, mesleğe dönüş sonrası Nottingham Forest günlerinin sonunda hakeme ''Coco the Clown'' diye hitap etmesi ve bunun sonucu olarak üç yıl evvelden kalma iki maçlık cezasıydı.Ardından Kinnear'ın Newcastle United'da işe başladığı ilk günlerde bir gazeteci ile yaptığı telefon görüşmesinin kaydı basına yansıdı.28 tane ''fuck'' içeren cümle kurmuştu Kinnear; Mike Ashley'e de takıma da sallıyordu.Sonrasında 9 Kasım'da oynanan Fulham maçında hakem Martin Atkinson'a ''Mickey Mouse'' demiş; bu nedenle alacağı ceza dün açıklandı: 500 sterlin.Stoke City maçında da Mike Riley tarafından tribüne yollanmıştı.Bitmedi, 14 Ocak'taki Hull City ile oynanan FA Cup maçında da Phil Brown'ın hareket alanına tecavüze yeltendi Kinnear, hakem Phil Dowd'u çıldırttı.Bu dosya halen FA'de ve karara bağlanmayı bekliyor.Joey Barton sakatlıktan döndü, hatta Bolton Wanderers transfer teklifi bile yaptı derken 22. maç haftasında Newcastle'ın 0-3 kaybettiği Blackburn maçında Barton, yenilen 3. golden sonra takım arkadaşı Jose Enrique'ye dalma teşebbüsünde bulundu fakat Sebastian Bassong araya girdi.Soyunma odasında ne oldu, olayın devamını bilemiyoruz.
İlk maçta Habib Beye'nin kırmızı kartı bir süre konuşulmuştu.3 Bant Bilardo Ustası demiştik Richard Dunne'a.Fantastik şanssızlıklar sergilemiş, yenilen iki golde de katkısı büyüktü!Şimdi gündem Robinho.En son City'nin Tenerife kampından kaçarken görülmüştü.Önce kankası Kaka gelmediği için kaçtı spekülasyonu çıktı, sonra ailevi problem denildi; en son da doğum günü partisine çevrildi.Dönüşüyle birlikte Mark Hughes cezayı kesti: 200 bin sterlin.Dün de idmana çıktı.Bugün kişisel web sitesinde bir bilgilendirme yazısı yayınlamış.Bir tecavüz soruşturması kapsamında Manchester polisine ifade vermiş, kefaletle serbest kalmış.Bu akşam sahada olması bekleniyor Robinho'nun, keza yeni transferler Bellamy ve De Jong'un da.Newcastle'da Nicky Butt cezalı; Viduka, Martins ve Ameobi sakat.Everton'da yaşanan durumun benzeri burada da var, Peter Lovenkrands idareten sahada olacak.Shay Given'ın City'e transfer ihtimali var, büyük olasıklıkla kalede Steve Harper yer alacak.Noat Samisa
28.01.09
Yeni transferin ilk maçında gol atması hoş bir ritüeldir, beklentiler yüksek ise alınan ivedi yanıta yönelik bir duygu patlaması yaşanır.Ya tutarsa babında bir transfer ise çok çeşitli yorumlar dinlenir bir sonraki maça kadar olan süreçte.Emile Heskey ve Aston Villa ilişkisi, tüm bilindik ''yeni transferin ilk maçı'' klişelerinden bağımsız bir vasfa sahip.
John Carew sakat, Ashley Young cezalı.(Martin Laursen de sakat.)Bu takımın sahip olduğu ve eldeki kadroyu en iyi şekilde yönlendiren, takımı buraya kadar getiren bir düzeni var; öyle sayılar-matematik, ''ben sisteme inanmam'', ''futbol iyi oyuncularla oynanır abi, gerisi hikaye'' gibi zirve futbol için sığ kalan, içi boş tanımlar ve yorumlar ile giderilecek arıza değil bu eksikler.Mutlaka yerine muadili konulmalı, olmuyorsa Milner-Carew değişimi örneğindeki gibi bir başka yol bulunmalı; stabil-işler yapıyı bozmadan, düzen içerisinden bir farklılık yaratılmalı.Martin O'neill isminin bir süredir, özellikle de şu sıralar sahip olduğu bir ''işbilir'' anlamı var.İki eksiğin biri James Milner ile giderilirken, diğeri birkaç gün önce bir yıldırım operasyon ile giderilmeye çalışıldı.Yeni transfer Emile Heskey, Fratton Park'ta attığı golle Aston Villa formasıyla hesap açarken, takımına da üç puan kazandırdı.
Sezon başından bu yana sürekli yazıyoruz.Martin O'neill bir takım yarattı ve bu takımın her parçası birbirine mükemmele yakın bir uyum ile bağlı.İleri üçlünün, orta sahanın, beklerin oluşturduğu birlikteliği ayrı ayrı parantezler açarak sık sık dillendirdik.Kaza-bela gelmez; sakat sayısında aşırı artış yaşanmaz ise bu takım sezon sonunu da bu seyirde görecek gibi görünüyor.Heyecanla izliyoruz, takip ediyoruz.Bir parçanın eksikliği görüldü ve hemen müdahale edildi.Sonuç: Anında görüntü; maç fazlasıyla Chelsea'nin üzerine çıkan, Liverpool ile puanları eşitleyen, sezonun 23. haftasını liderin 3 puan ardında 47 puanla tamamlayan, 4 maçtır kazanan - 11 maçtır kaybetmeyen Aston Villa...Portsmouth 0-1 Aston Villa
Noat Samisa28.01.09
Manchester United, hafta arası fikstüründe Hawthorns'tan 0-5 ile dönüyor.WBA kaptanı Paul Robinson kırmızı kart görünce iş bitti, gerisi oyundan zevk almak adına sahnelendi.Bütün maç aynısını yaptılar, ceza sahası önünde kurulan üçgenlerde final pasını alan kimi zaman takımın en ilerisindeki oyuncu Berbatov oldu; kimi zaman Giggs girdi, Carrick daldı savunma arkasına.Rio Ferdinand ve Wes Brown döndüler, Vidic sezon başından bu ayana cyborg misali oynadığı futbolunu gollerle taçlandırmaya devam ediyor.Sezon sonu kontratı biten Ryan Giggs'in orta saha performansı üç maçtır oldukça etkileyici, Ferguson'un da bu durumdaki bir oyuncunun efsane olmak adına sezon sonu futbolu bırakmasına gönlü razı olmadı; bir yıllık yeni sözleşme hazır.Çift haneli sayılara ulaşan sakatlıkların sonucu olan ''zorunlu rotasyon'' skoru almaya ve bir şekilde gol yememeye devam ediyor.Richard Eckersley son 20 dakika sağ bekte forma giydi; Zoran Tosic Premier League başlangıcını yaptı.On gün kadar önce oynanan Bolton karşılaşmasında da gol yemeyerek Mourinho'nun Chelsea'sinin 2004-2005 sezonunda ulaştığı ''10 maç kalesinde gol görmeme'' rekoruna ortak olmuştu Alex Ferguson'un Manchester United'ı.Aynı şekilde Edwin van der Sar da hafta içi fikstürü dahilindeki WBA maçında 83. dakikaya kadar gol yemez ise Chelsea'nin yakaladığı bu seride 1025 dakika gol yemeyerek Premier League rekorunu elinde bulunduran Petr Cech'e ortak oluyordu.Oldu da.Her iki rekor da bu gece tarihe gömüldü, Premier League En'lerinde bugün iki rekor birden kırıldı.
United savunmasında son 11 lig maçında düzenli forma giyen bir tek oyuncu var: Nemanja Vidic.Savunma tandemindeki partnerliğini bir süre Jonny Evans yaptı, bu süreçte sol bek mevkii Evra'nın cezası/sakatlığı sürecinde O'shea tarafından idare edildi.Sağda da Brown ve Hargreaves'in yoklukları, Rafael-Neville ikilisini nöbetleşe rol yükledi.Bu süreçte iki maç art arda aynı dörtlünün, hatta dörtlüden üçünün değişmeden, bir arada oynadığına pek şahit olunmaması, bu harika performansı daha etkileyici kılıyor.Bir nevi ezber bozuyor...
Usta ile Çaylaklar demiştik aylar önce.En iyi muhabbetine girmek istemiyorum, Ronaldo-Messi çarpışması gibi bir polemik çıkmasın.Bu ligin en iyisidir, burada bırakalım.Usta VDS, 39 yaşını yaşadığı şu günlerde adını Premier League tarihine yazdırdı.8 Kasım 2008 tarihindeki Arsenal karşılaşmasında 48. dakikada Samir Nasri'nin attığı golden bu yana bugün itibariyle (uzatmalar hariç hesap) 1032 dakika gol yemedi Hollandalı kaleci, daha fazlası imkan dahilinde.Oynadığı son 11 lig maçında gol yemeden 9 galibiyet, 2 beraberlik alan United, maç eksiğiyle zirvede ve bu rekorun da ucu açık.Tüm bu rekorlara nokta koyulabilinmesi için ilk fırsat, günü değiştirilerek cumartesiye alınan maçla Everton'ın...West Bromwich Albion 0-5 Manchester United
Noat Samisa28.01.09
Benim yeni haberim oluyor, bilmiyorum daha önce yayınlandı mı?Ya da duyan, bilen, seyreden var mıydı?Daha da önemlisi dün akşam/pazartesi seyreden oldu mu?21:15'te başlamış, ben işten dönüşümle birlikte yemek derdine düşmüş; bir yandan da elde kumanda geziniyorken rastladım.Top gördüm sanki, evet bu bir futbol topuydu.Yirmi dakika kadar kaçırmıştım galiba, yine de yetti.
World Cup İnşallah/ Goal Dreams/ Bir Gol Hayali adıyla ve ilginç, güzel, olması gerektiği şekilde Türkçe altyazı ile TRT1 ekranındaydı bu 2006'da tamamlandığı sonradan öğrenilen belgesel/film.Filistin ulusal futbol takımının 2006 Dünya Kupası Asya Elemeleri fikstürü kapsamında 2004 yılı Eylül ayında Özbekistan ile Doha'da oynayacağı maç öncesini ve maçı anlatan bir belgeseldi bu, sanıyorum anlatılan her şey gerçekti.Son İsrail saldırılarında 3 faal futbolcusunu daha toprağa gönderen Filistin ulusal futbol takımının, bundan 5 yıl önce ne zorluklarla uğraştığı, neyin peşinden koştuğunu anlatan bir belgesel.Topun büyüsü, bir halkın dramı...Futbolcuların da istediği buna dikkat çekmekti; deplasmana gittiklerinde ''ben Filistin'e telefon etmek istiyorum'' dediklerinde insanların ''orası neresi?'' diye sormamasıydı.Bir maç kazanmak, varolduklarına inandıkları ülkelerinin adını duyurmaktı; Dünya Kupası ise bir hayaldi hiç yoktan.Maça kısa bir süre kala Gazze'den Mısır'a geçişlerine izin verilmeyen oyuncular, dört kişiyle kamp yapan bir futbol takımı, Batı Şeria'dan gelenlerin Gazzeli'ler ile yabancılaşmaları ve hepsinden ilginci Güney Amerikalı, Şili'den gelen Filistinli'ler.Avusturyalı antrenör Alfred Riedl'ın kriz anında tüm futbolculardan daha Filistinli olması, sahada ve idmanlarda yaşanan fantastik dil problemi.1920'de Şili'de kurulan ve geçtiğimiz sezon Şili Kapanış Ligini 2. sırada tamamlayan; renkleri yeşil, beyaz, kırmızı ve siyah olan Deportivo Palestino'nun Filistinli futbolcuları.Takımdaki Güney Amerika-Gazze liderlik yarışı, bir sakat futbolcu hikayesi ve maç...Maç kadrosu burada, skoru bilmemek belki izleyici için daha faydalı olabilir.Linkte spoiler var yani.Neticede şampiyonanın sonucu biliniyor: Filistin ulusal futbol takımı, üç aşamalı 2006 Dünya Kupası Asya Elemeleri'nde ikinci basamağı aşamadı.2010 için ise statü değişti Asya'da, dört aşamalı eleminasyon sistemine geçildi.Gruplar 3. ve 4. aşamalara kaydırıldı, Filistin ilk turda Singapur'la oynadığı iki maçın sonunda 7-0'lık toplam skorla bu hayale de başlamadan nokta koydu.Fotograf belgesel/filmden bir kare, ancak bunu bulabildik.''Sinemada Futbol'' arşivi arzumuz, böylelikle yeni bir arayış daha edindi kendine.Bir de kapanışta çalan bir parça vardı, imza Sigur Ros olabilir.Aranıyor...
Noat Samisa
27.01.09
Kaldığımız yerden, hız kesmeden devam.Haftaiçi fikstürü her zaman daha farklı olmuş, daha sıradışı maçlar izletmiştir.Fikstürün en çetin olduğu günler, şampiyonluk yarışı da kümede kalma yarışı da bu kriz anlarında fırsatları değerlendirebilene önemli imkanlar sunuyor.Manchester United, WBA deplasmanına 12 sakat ile gidiyor.Ligde 10 maçtır kazanamayan M'Boro, Chelsea deplasmanından ''nasibini'' istiyor.Tottenham'ın transfer akını tüm hızıyla sürüyor, Defoe'den sonra bir tane daha ''kürkçü dükkanı'' temalı garip, biraz da saçma bir transfer daha gerçekleştirildi.Villa'nın Heskey hamlesine, Portsmouth'tan iki transfer ile cevap geldi.Transfer dönemi son virajı dönerken bunlara bilahare değineceğiz.Haftanın maçı Goodison Park'ta ama bir süredir sürekli Everton maçı izlediğimden bende bir bıkkınlık oluşmadı değil, yayın tercihi iyi.Ara transferin en çok güç kaybeden takımı Wigan, Liverpool'a karşı ''küçük takım gibi'' oynar ise, Benitez'in çözümü ne olur?Çarşamba akşamı hafta kapanıyor ama cumartesi aynen devam edilecek.Bir de Liverpool-Chelsea, Big Four maçı var pazar günü.
Salı, 27 Ocak 2009Sunderland v Fulham, 21:45
West Brom v Man Utd, 21:45 - Spormax
Tottenham v Stoke, 22:00
Portsmouth v Aston Villa, 22:00
Çarşamba, 28 Ocak 2009
Wigan v Liverpool, 21:45
Chelsea v Middlesbrough, 21:45 - Spormax
Man City v Newcastle, 21:45
Blackburn v Bolton, 22:00
Everton v Arsenal, 22:00
West Ham v Hull, 22:00
Noat Samisa
26.01.09
2002 Dünya Kupası'nın yarı final maçında Almanya, ev sahibi Güney Kore'yi Michael Ballack'ın 75. dakikada attığı golle 1-0 mağlup etmiş ve finale yürümüştü.Ballack'ın geçirdiği harika sezon, bu gol sayesinde bir de Dünya Kupası finaliyle taçlanmak üzereydi.Ama tren kaçmıştı, Ballack 71. dakikada gördüğü sarı kart ile finalde yerini Jens Jeremies'e bırakmak zorunda kaldı.Leverkusen formasıyla Bundesliga'da geçirdiği harika sezon ve sonrasındaki Dünya Kupası performansı, onu Bayern Münih'e taşıdı.Bayern'de geçirdiği harika 4 yılın sonunda 30 yaşında bir oyuncu olarak kariyerine bir başka kulvarda devam etmek üzere bonservissiz olarak Chelsea'ye transfer oldu.
İki sezon üst üste Premier League şampiyonu olan ''Mourinho'nun Chelsea'si''nin arızaları, bir bakıma Michael Ballack transferi ile başlar.''Mourinho'nun transferi'' etiketli Ballack ile ''Abramovich'in transferi'' etiketli Andrei Shevchenko transferleri sahada çarpışır.Ballack uğruna işler yapıyı bozan ve Shevchenko'yu oynatmamasına yönelik yapılan baskı ve eleştiriler ile inatlaşan Mourinho, alt-üst çekişmesi sonucunda gereken mevkiilere transfer yapmaz ya da yapamaz.Essien orta sahadan sağ beke geçer, Ballack'a yer açılır.Zorunluluktan böyle olmuş olsa da bu çok başka bir yol açmıştır günümüz zirve futboluna.Ertesi sezona gelindiğinde Ballack sakattır, Almanya'da tedavi olmaya niyetlenmiştir.Mourinho ile araları açılır; Mourinho, Ballack'ı silmek üzeredir.Ama bu kez iki sezon önceye göre yapısı değişen Chelsea, yeni düzeninde mutlaka Ballack'a ihtiyaç duymaktadır.2007 Eylül ayı sona yaklaşırken Shevchenko-Ballack çekişmesinde ameliyat masasında kalmıştır Mourinho ve bu serüven sona erer.
1976 doğumlu, ''üstün Alman teknolojisi'' sıfatlı Michael Ballack'ın Chelsea ile olan sözleşmesi sezon sonuda bitiyor.Cumartesi günü İpswich Town ile Stamford Bridge'de oynanan ve 3-1 sonuçlanan FA Cup R4 maçında 2 gol attı Ballack, bu sezon FA Cup'taki gol sayısını 3'e yükseltti.Ligde ve diğer şampiyonlarda ise golü yok.Sezonun en iyi istatistiki performansını sergilediği maçtan sonra hemen malum meseleyi gündeme getirmiş ve daha düşük yıllık ücret-daha fazla performans bonusu şartları dahilinde yeni bir sözleşmeye imza atmak istediğini belitmiş.Sezon sürecinde pek çok kez Deco-Ballack ikilisinin Chelsea'de neden olduğu sorunlara değinmiştik.Süresi azalacaktır ama bu sözleşmeyi de imzaladığı takdirde son bir ''ülkesine dönüş'' yılı haricinde muhtemelen kariyerini sonlandıracak.Halihazırda yıllık £6 milyon kazanıyor Ballack, yani Cristiano Ronaldo ile eşit.Son da bir not; cumartesi günü oynanan İpswich Town maçından önce Ballack'ın attığı şut, o sıralar Stmaford Bridge semalarında uçan gariban bir güvercine isabet etmiş.Hayvancağız tüyleri saçılmasına rağmen uçmaya devam ediyor, videosu burada.Noat Samisa
26.01.09
Satır arasında bahsettik, arada kalmasına gönlümüz razı olmadı.Dün akşam Fernando Torres...Başka bir arzunuz?
Video
Noat Samisa
26.01.09
Video
Noat Samisa
26.01.09
Fenerbahçe-Trabzonspor maçı, Merseyside Derby'nin ikinci yarısını pas geçmek zorunda bıraktı.Öte tarafta Alev Alatlı konuktu, farklı boyutlarda aynı zamanı yaşamak gibi fantastik bir arzuyla doluyor insan böyle zamanlarda.Liverpool ve Everton fazla üzmediler bizi, ''sen keyfine bak, tekrarı var'' dediler.Tim Cahill'e karşı alan savunmasının bir işe yaramadığını anlayan Liverpool, bu kez bulduğu mavi formalının yakasına yapıştı.Ama Tim Cahill yine bir yerlerde pusuda bekliyordu.Duran toplarda öncelik sahibi iki kişi var zaten Everton'da, biri Lescott diğeri Cahill.Skrtel, Lescott'a yapışmıştı ama Cahill yine kendini unutturmuştu.İsterse atış kullanılırken tedavi oluyor olsun Cahill, yine de başına birini dikmek gerek.Mikel Arteta da maçtan evvel sakatlanmış, yine de duran toptan golü buldu Everton.Xabi yetişmeye çalıştı, tam o anda içeri penetre eden guardın önünü kapamaya çalışan pivot rolüne geçti Skrtel, yardıma gitti.Yetişemedi, Cahill pota altına asisti yaptı; Lescott dokundu, tabela değişti.Liverpool ilk yarı rakip yarı sahada baskın görünse de bunun Everton'ın oyun yapısından kaynaklandığı etkenini göz önüne almak gerek.Forveti haftalardır yok bu takımın; bir de üzerine en önemli oyunculardan ikisi (Arteta-Fellaini) olmayınca mecburen oyunu daha geride kabul etmek zorunda kaldılar.Liverpool'a pozisyon vermediler, golü de buldular.Gayet iyi durumda bitti onlar için ilk yarı, daha fazlasını isteyemezlerdi.
İkinci yarıyı pas geçtik; sonradan gördüğümüz kadarıyla Torres'in Gerrard'a asisti günün sahnesi.Muhteşem, inanılmaz...Sonuçta 1-1 bitti, günün aktörleri yine Cahill ve Gerrard.4 Şubat Çarşamba günü Goodison Park'ta tekrarı var, kazanan Aston Villa-Doncaster galibiyle eşleşti.Chelsea kazandı, kupanın son şampiyonu duvara çarptı; United'ın sakatları 12 oldu ama Redknapp bu fırsatı da kaçırdı; Arsenal de uzattı... derken gelelim Rafael Benitez'e.Geçtiğimiz pazartesi oynanan lig maçı ile bugün oynanan maç arasında her yönden pek çok farklılık vardı.Daha ''oyunbozan'' bir maçtı pazartesi günü oynanan, iki takım da daha dirençliydi.Everton'ın kadro kalitesi bugünden iyiydi, Liverpool'un yerleşimi ise bana göre yanlış ve tersti.Yani Keane-Torres bugün sahada olmalıyken, Keane bugün maç kadrosunda yoktu.Tam ters şekilde ''hedef maç'' kıstaslarının tamamına uyan lig maçında; sağda Kuyt, Torres ve arkada Gerrard yapısı, Liverpool'un ve Rafael Benitez'in adeta hedef maç ezberiydi.Uygulanmadı.Maç yazısında buna daha ayrıntılı değindik, bugüne yansıması ise ''ters değerlendirme'' olarak yansıdı bize göre.Tüm bu tespitleri ''Benitez geçmişi''nden çıkarıyoruz, yoksa ''bu böyle olmalıdır'' demiyoruz.Durum tespitleri bunlar, maç bittikten sonra varsayım ya da ileriye dönük öngörü niteliğinde.Tabii bir de gerçek var.Benitez maç sonu demiş ki: ''To play like that against a team with 10 players behind the ball is not easy but we worked hard, created chances and reacted very positively after the disappointment of the other night.(...)When you play against the smaller teams at Anfield you know the game will be narrow.''
Everton'ın haftalardır forveti yok.Arteta olmadığında yerine konulan oyuncu Castillo, Rodwell, Gosling vs.Yobo sakattı, yerine koyabileceği stoperi yok neredeyse Everton'ın.Tim Cahill'in nerede oynadığı belli değil, olmadık yerden goller çıkarıyor ve önlem alınamıyor.Elde bu var; elinde 3 tane sol bek, dört kenar oyuncusu, £20 milyonluk forvetler yok Moyes'in.Eldekinden de ancak bu çıkıyor ve bu takım kazanıyor.6 maç gol yemeden geldiler, böylece 8 maçtır da kaybetmiyorlar.Çağdışı denilsin, ''küçük takım gibi'' denilsin, ne denirse denilsin.Ben Everton taraftarı olsam, David Moyes'e taparım.Rotasyon ne yahu, maça başlanılan kadroyla maç bitiriyor Everton; varsın 5 kişiyle rakip sahada hiç görünmüyor olsunlar.Rakibini bozabiliyor musun, 8 maçtır uyguladıklarının arızasını bulmaya çalışıyor ve bu yapıyı çökertmek için formüller bulup, uyguluyor musun?Kayserispor 7 gol yemişti düne kadar, James Troisi ''alın size çağdışı'' mı dedi dün?Futbol, farklı coğrafyalarda farklı özellikler gösterirken; kültür farklılıkları bu oyuna da egemen oluyorken, diğer yandan bir ortak dil var sahada.Everton 10 kişiyle topun arkasına geçiyor, topu kazandığından da oyun alanını genişletmeden kısa mesafede çok kişi bulundurarak hücum etmeye çalışıyor ve kadrosunun yetersiz olduğu günde kaybetmiyorsa onların yaşadığı yıl da 2009'dur, Benitez'in büyüklük tasladığı takımının da yaşadığı yıl 2009'dur.Sivasspor da Mehmet Yıldız merkezli hücum ediyor, kenarları kullanmıyor; ''şişirerek'' oynuyır ama golü sağ beki Abdurrahman atıyor.Akşam Trabzonspor'un sol beki Cale, Volkan ile 2 kez karşı karşıya kalıyor gibi...
Benitez'in ezbere bilinen hasletleri bu kez gerçek manada değişiyor mu? demiştik en son.Extremadura adı bile geçmiş maç sonu: ''Belki oradayken birkaç kez bu şekilde oynatmış olabilirim.'' demiş.Bu açıklama da bu doğrultuda değerlendirilebilir, Liverpool'un puan verdiği takımların genel yapısı birbirine parelel.Bu zaten biliniyor ve Benitez, bunu bir bakıma mazaret olarak sunuyor.Zor evet, zor olsun diye Everton ve diğerleri bunu oynuyor.Ben zevk alıyorum şahsen.Futbolu öldürmek bir yana, böylesi ''akıl oyunları'' benim bu oyuna dair varolan merakımı artırıyor.Liverpool bunu çözümleyemiyor, kadro yapısını buna uyduramıyor ve sonucunda istenen olmuyor.Rövanşlar 3-4 Şubat'ta, R5 maçları 14-15 Şubat'ta oynanacak.FA Cup R5
Cardiff/Arsenal v West Brom/Burnley
Liverpool/Everton v Doncaster/Aston Villa
Derby/Nottm Forest v Man Utd
Sunderland/Blackburn v Coventry
Sheff Utd v Hull
Swansea v Fulham
Watford v Chelsea
West Ham v Middlesbrough
Noat SamisaCardiff/Arsenal v West Brom/Burnley
Liverpool/Everton v Doncaster/Aston Villa
Derby/Nottm Forest v Man Utd
Sunderland/Blackburn v Coventry
Sheff Utd v Hull
Swansea v Fulham
Watford v Chelsea
West Ham v Middlesbrough
26.01.09
Bugünkü gelişmeler Atlantik'in karşı yakasından aşırılmış gibiydi.Önce bir özet geçip ardından ayrıntılara inelim: Emile Heskey, £3.5 milyon karşılığında Wigan'dan Aston Villa'ya transfer oldu.Heskey'i kaybeden Wigan, Middlesbrough'dan Mido'yu sezon sonuna kadar kiraladı.Mido'yu Wigan'a gönderen Middlesbrough, sezon başından bu yana Hull City'de kiralık forma giyen Wigan'ın sözleşmeli oyuncusu Marlon King'i sezon souna kadar kadrosuna kattı.Barda kavgaya karıştığı gerekçesiyle geçirdiği gözaltı sürecinde Hull City forması giyemeyen Marlon King ile sezon geri kalan kısmında devam etmeyeceği Man Utd'dan Manucho'nun kiralanmasıyla kesinleşen Hull City, Fulham'dan Jimmy Bullard'ı £5 milyon karşılığında transfer etti.Ayrıca Fulham'dan Aston Villa'ya 1. tur draft hakkı gönderilmiş diyor The Sun, yersen...
# Emile Heskey'in sezon sonu bitecek olan sözleşmesi bir süredir Wigan'ın en büyük baş ağrısıydı.Aylar öncesinden medya tarafından Liverpool'a yamanan Heskey için Wigan'ın kararıydı önemli olan, para kazanmayı seçtiler.Heskey için ise bir süredir devam eden ''ulusal takım günleri'' ile birlikte aradan geçen 9 yılın ardından yine bir kariyer sıçraması şansı geldi; o da bunu değerlendirdi.Martin O'neill ile birlikte Leicester'da geçen 5 yılın sonunda, 2000 yılında Martin O'neill Celtic'e, Emile Heskey de £11 milyon karşılığında Liverpool'a geçiyordu.Yıl 2009 olduğunda yeniden, bu kez Aston Villa'da bir araya geldiler.Bedel £3.5 milyon, muadilini şu zamanda bu fiyata bulmak imkansız.Martin O'neill zaten kendini anlatıyor bir süredir, geçmişte yaptıklarını bugüne teminat göstererek sürekli doğru hamleler eşliğinde yürüyüşünü sürdürüyor.Bu transfer de böyle bir hamle.John Carew bilindiği gibi sakattı bir süredir, O'neill bunun tolerasyonunu James Milner ile yaptı.Şimdi Ashley Young üç maç cezalı, Carew idmanara başlasa da hazır değil, kadro kısıtlı.Carew de hazır olduğunda Heskey-Carew forvet ikilisi ile AYoung-Agbonlahor ikilisini zaman zaman dinlendirme, dakikalarının azlatılması imkanı doğabilir.Bu dahi Villa'nın ilk 4 yürüyüşünde önemli bir ''kaçış alanı'' olacaktır.Martin Laursen dizinden ameliyat oldu, iki ay yok.Sezon başı alınan önlemler savunmada yeterli görünüyor; Laursen'in yerini doldurmak kolay olmasa da Carlos Cuellar'ın rolüi bu kötü haberle değişti.
# Wigan için Palacios'tan sonra Heskey de çok önemli kayıp.Golleriyle öne çıkan Amr Zaki ve piyasası yüksek kenar oyuncusu Antonio Valencia'dan ziyade bu sezonki Wigan'ın esas adamları Palacios, Cattermole ve Heskey idi.İkisi kaybedildi.Kevin Kilbane'i de eklersek, 3 as adam transfer oldu.Heskey'in yerine daha önce duyurduğumuz, sonradan resmileştiği üzere Kolombiyalı forvet Hugo Rogadella ve bugün Mido konuldu.İki Mısırlı var gol bölgesinde, bu durum en fazla hoş bir anektod olur.Ne getireceği, nasıl fayda sağlayacakları ''vatandaşlıkları'' üzerinden somut bir gerçeklik sunmaz bize, aynı matıkla Middlesbrough'da da Shawky vardı.Premier League'de takımların tamamı Birleşmiş Milletler modellemesi gibi, benim için pek bir inandırıcılığı yok bu değerlendirmelerin.Avrupa Kupaları'na katılma yarışının içinde olmak, sezon başı iyimser bir hedefti onlar için.Geldikleri nokta etkileyici; fakat bu kayıplarla en fazla 10. sıra civarına tutunmaya çalışabilirler.Geçen sezon küme düşmekten son haftalarda kurtulmuş bir takım için bugünkü seviye önemli bir gelişimdir.
# Wigan'da Palacios-Cattermole ikilisinin oluşturduğu birlikteliğin benzeri, Fulham'da Jimmy Bullard-Danny Murphy olarak görülüyordu.30 yaşın üzerindeki iki yerli oyuncu, sağ taraflarına bir diğer Ada'lı Simon Davies'i de alarak Wigan gibi bu sezonun Premier League'de yer alma hakkını son haftalarda kazanmış Fulham'ın iki maç eksiğiyle ilk 10'da yer almasında ön saflardan yer tuttular.Kısa süre önce kariyerine ''ulusal takım daveti''ni de koyan Bullard'ın tercihi yıllık kazancını artırmak üzerine oldu, Fulham'dan umduğunu bulamayınca önüne iyi bir kontrat koyan Phil Brown'ın takımına geçti.İki taraf için karlı anlaşma gibi görünse de Fulham'ın Bullard'ın yerine sezonun geri kalanı için yerine koyabileceği birini bulması gerekli.Bir süredir sakattı Bullard, yerini Dickson Etuhu alıyordu.Etuhu geçtiğimiz sezon ''Premier League geçmişi'' sayesinde Roy Keane'in transfer dalgasına takılmış bir oyuncu, ben pek tutumuyorum kendisini.Hull City'nin elinde pek tabii Bullard ayarında bir orta saha oyuncusu yoktu.Fulham'a ödenen £5 milyon kulüp rekoru, orta saha oyuncularının kolay bulunmadığı; kapanın elinde kaldığı piyasada acil ihtiyaç nedeniyle iyi ticaret.Sezon başından bu yana Hull City'de kiralık oynayan Kamil Zayatte'in kulübü Young Boys ile bonservis konusunda anlaşıldı, £1.5 milyon karşılığında Zayette Hull City'nin sözleşmeli futbolcusu oldu.
# Middlesbrough için sezon başı ''küme düşmeme''yi hedef göstermiştik.İlk 15 haftadaki performanslarıyla bizi yalanladılar, gün geldi orta sıraları da aşararak yukarılarda yer aldılar.Bugün ise yerleri sondan 3. sıra.Mido-King değişimi neyi değiştirebilir?Eğer bu gidiş sürer ise kaçınılmaz son bu sezon gerçekleşmediği takdirde M'Boro'nun bir sonraki sezondaki akıbetini öngörmek zor değil.# Benitez-Ferguson polemiğine Arsene Wenger de dahil oldu.Ben de dahil olmak istiyorum: Manchester United aylardır her hafta 3 maç yapıyor, afedersiniz ama neyin adaleti?Bu fikstürü ben planlasam acırım, Haziran sonu biter sezon.Andrei Arshavin'in Arsenal'e imzası yakın deniyor, orta saha transferi yine mi pas geçecek yani?
Noat Samisa
23.01.09
Başta Kırmızı-Mavi/Merseyside Derby olmak üzere R4'da oldukça heyecan verici eşleşmeler var.6 gün evvelinin rövanşı Pazar akşamı, bizim ligde haftanın maçıyla çakışıyor.Geçtiğimiz pazartesi günü çok iyi bir maç oynandı Anfield'da, bu kez futbol kalitesinin o düzeye çıkamayacağını düşünüyorum.Yine de derbidir, atmosferiyle seviyesini yükseltir.Cumartesi günü uluslararası yayına tek maç ayrılmış, akşama konulmuş; Man Utd-Tottenham.
Bu sezon ikinci kez karşılaşıyorlar, Nisan sonu sayıyı 4'e tamamlayacaklar.Garip bir maç olacak, iki takım da ''olmasa daha iyi'' modunda çıkacak maça.Man Utd'ın bu hafta sonu için sakatları: Ferdinand, Anderson, Nani, Rafael, Evra, Rooney, Brown, Evans, Hargreaves ve Park Ji-Sung .Başına bir kaleci koyunca bayağı iyi bir takım çıkıyor ortaya!Evans ve Anderson'un sakatlıkları ilk teşhisten uzun sürecek; üçer hafta.Şu zamanda açık ara takımın en önemli oyuncusu Nemanja Vidic.Uzun süredir partneri sürekli değişiyor, savunma dörtlüsünün iki maç art arda aynen korunduğunu görmek imkansız gibi.Yanına Neville'ı alacak; O'shea ne iş verilirse yapıyor, Fletcher da sağ bek oynarsa durum idare edilir gibi.Kadro krizi bir şekilde aşılmaya çalışılacak; bu hafta oynanacak iki lig maçı için rakiplere ve şampiyonluk yarışçılarına duyurulur.Son FA Cup şampiyonu Redknapp, Old Trafford'da bundan daha zayıf bir Man Utd'ı bir daha yakalayamayacağını bilse de, ''öncelik ligde'' diyerek haftasonunu bir şekilde pas geçebilmenin derdine düştü.Bu akşama da ''Championship'te küme düşmeme yarışının farklı bir şampiyonaya taşınması'' ve nostalji kapsamında bir FA Cup maçı konulmuş.Cuma
Derby v Nottm Forest, 21:45 - Ntvspor
Cumartesi
Man Utd v Tottenham, 19:15 - Ntvspor
Pazar
Liverpool v Everton, 18:00 - Ntvspor
Noat Samisa
23.01.09
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2009
(501)
-
▼
Ocak
(65)
- Premier League 08/09 #24 Transferde tempo düştü, ...
- Yusuf - Pascal (...) Sahada uçarak bile oynarım. Y...
- Yıl 1950 Sinema filmlerinin hem öznel beğeni kıst...
- Kelepçe Üç fotograf, üç farklı hikaye...İlkinde fa...
- Transfer Zamanı #7 Serinin son postundan bu yana ...
- I Feel Devotion Son Lottomatica Roma maçından önc...
- Kettering Town Haftasonunda dünyanın haberdar oldu...
- Yurttaş Keane Fotograflar dün geceden, Liverpool'...
- Antalyaspor 0-2 Beşiktaş Aynı takımlar arasında a...
- Mickey Mouse ve Robinho Akşam fikstüründe sezonun ...
- Anında Görüntü Yeni transferin ilk maçında gol at...
- 11+ ve 1032+ Manchester United, hafta arası fikstü...
- Goal Dreams Benim yeni haberim oluyor, bilmiyorum...
- Premier League 08/09 #23 Kaldığımız yerden, hız k...
- Michael Ballack 2002 Dünya Kupası'nın yarı final m...
- Fernando Torres #10 Satır arasında bahsettik, arad...
- Sözde Çağdışı Fenerbahçe-Trabzonspor maçı, Merseys...
- Transfer Zamanı #6 Bugünkü gelişmeler Atlantik'in...
- FA Cup 2009 R4 Başta Kırmızı-Mavi/Merseyside Derb...
- Spormax Turksat'ta Kar-zarar hesabı yapacaksak ki...
- Shin Young-Rok Sonunda birileri sesimizi duydu gal...
- Man Utd - Tottenham İlk maçın skoruna bakıp da akş...
- Taraftar Sosyal Anketi taraftarsosyalanketi.blogsp...
- Transfer Zamanı #5 # Premier League'de ara transfe...
- 6. Japon Filmleri Festivali Geçen sene Mart ayınd...
- Carling Cup 2009 SF L2 Premier League önümüzdeki ...
- Liverpool 1-1 Everton İkinci yarısı kar yağışı al...
- Yirmi Bir Premier League'in son 5 sırasındaki takı...
- Kaka'dan Önce Bellamy Daha önce Craig Bellamy'nin ...
- Hakem Olacağım Lisede eğitim formasyonu almış biri...
- 6 Günde 2 Kez Anfield'da FA Cup R4 kuraları çekil...
- Havlu Yine bir doğum günü partisi, yine yüksek çöz...
- James Milner Aston Villa bir şekilde kazanıyor; k...
- Dayan Sorensen Chelsea: Cech, Bosingwa (Belletti 7...
- Maria 70'lerin sonlarında Amerika'yı sallayan grup...
- Premier League 08/09 #22 Transfer haberleri her y...
- Giderayak Beşiktaş Kulübü Resmi Web Sayfası'nın en...
- Baraj Kapakları Açıldı Baraj Kapakları Açılacak, d...
- Gelenekten Geleceğe Antalya'da futbolumuzun tüm a...
- Geremi Yarın gazetelerde boy boy Geremi fotografla...
- Alan mı? Adam mı? Ofsayt kuralının temellendirdiğ...
- FA Cup R3 / 2 Geçen haftadan kalanlardan kimi iki...
- Transfer Zamanı #4 Serinin bu bölümünde geçen 13 ...
- Cristiano Ronaldo #7 FİFA Dünya'da Yılın Futbolcu...
- Deli'nho Delleni İbrahim Üzülmez, 12.01.09 Antalya...
- Redknapp'tan Salvo Tottenham yeniden düşme hattın...
- Manchester United 3-0 Chelsea Manchester United, ...
- Gaziantepspor 0-1 Beşiktaş Grup kuraları çekildiğ...
- Ortam Adamı -Fenerbahçeli misin? Ben Fenerbahçeliy...
- Swiri / Silmido Bu hafta iki film, bir oyuncu üze...
- Premier League 08/09 #21 Bir haftalık aradan sonr...
- Yusuf: Hepimizin 10 Numarası Matias Delgado İtaly...
- Transfer Zamanı #3 # West Ham United, ara transfe...
- Hurda Derby'den Manchester'a dönüş sonrası, yerel ...
- Uğur Yıldırım 2004 yılı Aralık ayında Heerenveen ...
- ''Dayan Filistin'' Dün akşam Akatlar'da bayan bas...
- Rangers'tan Championship'e Glasgow Rangers, geçen ...
- Steven ve Hain Bir Senaryo Beşiktaş Yönetim Kurul...
- Transfer Zamanı #2 # Manchester City'e dair geçti...
- Tottenham Düşer Mi? Carling Cup yayını gözükmüyord...
- Beşiktaş 3-1 Gaziantep Bşb. Kadrolar açıklandı, '...
- Transfer Zamanı #1 Geçen sezon yaptığımız gibi bi...
- Carling Cup 2009 SF İki Championship, iki Premier...
- Fernando Torres #9 1008X1280 Kasım ayı sonunda oyn...
- Graham Fenton Blackburn Rovers, Premier League 19...
-
▼
Ocak
(65)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1046)
- Beşiktaş (339)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (213)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)