15 Maç Sonra - Tuncay Şanlı

Tuncay attı, Middlesbrough Liverpool'u 2-0 mağlup etti.Hafta içi Tuncay Şanlı, FA Cup tekrar maçında West Ham ağlarını havalandırınca buna bir post ayırmıştık.Dedik ki: ''Bu takımda üç özel adam var, bir de fit durumdaysa çok özel olan bir adam var.Downing, Aliadiere ve Tuncay eğer fit durumdalarsa formayı giyerler.Bir de Julio Arca, eğer sakatlığın etkilerinden tamamen kurtulmuş ise bir forma da onundur.Savunma dörtlüsü için yeterince alternatif var, orası bir şekilde yeterli düzeyde kurgulanır.''Bugün bu dört oyuncu da sahadaydı, daha önceki 15 maçta bir örneğinin daha olmadığı bir yapı vardı sahada.Aynı postta şöyle devam etmişiz: ''Sezon başı M'Boro'nun orta sıraları aştığı dönemler Downing solda, Aliadiere sağda; ileride iki forvet Tuncay-Alves yapısı vardı.Bu dörtlü taşıdı takımı, sonradan sakatlıklarla hazır yapı bozuldu.Şimdi Arca döndü, Bates fena değil.Shawky, Digard ve O'neil'ın orta sahadan dışlanması belki bir çözüm olur, üçlü orta saha denemelerinden sonra dün akşam bir ışık görülmüş.''15 maç evvel, Aston Villa deplasmanında Tuncay Şanlı'nın attığı 2 gol ile kazanmıştı Middlesbrough.Ligdeki son galibiyet, yaklaşık 3.5 ay önceydi.Bu süreçte hiçbir lig maçında 2 gol atamadı M'Boro, ligdeki son 5 maçta ise bir tek gol dahi atamamıştı.Bahsi geçen postta Tuncay'ın rolünden bahsettik, artık elde kalan son denemeydi bu.Denenenlerden farklı bir yapı oluşturulacak, eğer bu da fayda etmez ise büyük olasılıkla kenar yönetim değişimi ile son bir umut kovalanacaktı.Oldu, tuttu.Orta sahada Arca-Bates, sağda Gary O'neill, solda Downing ve ileride Tuncay-Aliadiere'in olduğu, bizim haftaiçini kazanan takıma binaen yaptığımız öngörü kabul olundu ve bu yapı bugün başarılı oldu.Tabii bir de rakip yönü var, her maçta olduğu gibi.Abartmıyorum, bugünkü Liverpool hayatımda izlediğim en kötü Liverpool'du.''Benitez mağlubiyeti'' ya da ''Torres yok, Gerrard bitik'' de değil bunun mazereti.Her haliyle berbat bir maç oynadı Liverpool.Karşısında da iyi bir M'Boro olunca kaçınılmaz bir mağlubiyet geldi.
İlk golde Tuncay'ın çabasının katkısı büyük, kornerin kazanılmasında baş aktör Tuncay.Downing'in kale içine yaptığı ortada top Xabi Alonso'ya çarptı ve ağları buldu.İyi bir sağ taraf oyuncusu, tercihen sağ bek olduğunu düşündüğümüz O'neill, çok geç de olsa yerini bulmuş, sağ tarafta çok iyi oynadı.Tuncay-Aliadiere değişmeli oynadılar, nöbetleşe orta sahaya yardım ettiler.Tuncay bu işleri çok iyi yapıyor zaten, oyundan çıkarken Riverside tribünlerinin onu ayakta alkışlamasının sebebi büyük oranda orta sahaya yaptığı katkı kaynaklı.Attığı golde çok iyi bir atak başlatıldı, sağa açılan topta ön direk koşusunu kesen Tuncay geride önünü boşalttı.Çok da iyi bir pas aldı ve sağ ayağıyla uzak köşeyi gördü.Başından sonuna çok başarılı bir hücum ve net gol vuruşu: Golün adı bir kez daha Tuncay Şanlı.Toplamda 6, Premier League'de 5 oldu.Middlesbrough, aylar sonra bir maçta 2 gol buldu, o maç yine Tuncay'ın oynadığı bir maç ve yine bir galibiyet.

Esas problemin Tuncay olmadığına vurgu yaptık hafta içi, diğer sorunlarını nispeten giderebilmiş bir takımda Tuncay Şanlı'nın yükseleceğinden bahsettik.Tekrar detaylandırmak gereksiz.Eğer bu kadroda, bu takım yapısında ısrar edilir ise Tuncay da Middlesbrough da yükselir, mevcut durumdan daha kötüsü de olmaz zaten.Elde yetersiz bir kadro var ama fanteziler, zorlamalar yapılmadan tutturulabilinecek iyi bir kolaj da var.Puanlar, galibiyetler devam eder; Riverside tribünleri feraha erer.Uzun zaman sonra düşme hattının üzerindeler, bu önemli bir adım sayılır.
Liverpool, bugünkü mağlubiyet ile şampiyonluk yarışında havlu attı.Benitez kaçan şanslardan bahsetmiş, hiçbir şey somutlanamıyorsa Guardian'ın chalkboard'undan oyuncularının pas harketlerine baksın.Xabi Alonso çok kötüydü.Skrtel sağ bek mi oynadı, yoksa Liverpool üçlü mü oynadı?Ben anlayamadım.Gerrard sakatlıktan çok zayıf dönmüş, sanırım şutu yoktu bugün.

Tuncay'ın golüne buradan ulaşılabilir.Bu da download linki.

Middlesbrough 2-0 Liverpool

Frank Lampard'ın bu sezon beşinci, maç kazandıran 2. son dakika golü.Stoke City karşısında Stamford Bridge'de oynanan maçta da aynısını yapmıştı, uzatmalara 1-1 giren takımına kritik 2 puan kazandırmıştı.Melchiot'un büyük hatası, Lampard'ın kafası ile Chelsea yeniden 2. sırada.Terry'nin golüne ayrıca bir dikiz, haftanın en iyilerinden olmaya aday.İki bayrak adamdan birer gol, Chelsea yeniden şampiyonluk yarışında.

Chelsea 2-1 Wigan

Arsenal üst üste dördüncü kez 0-0'lık beraberlik ile ayrıldı sahadan.Öncesinde 1-1'lik Everton beraberliği de var, yani son 5 maçta 5 beraberlik ve atılan yalnızca 1 gol.Arshavin'in hazırladığı pozisyonlar var, direkten dönen var ama yine gol yok, skor yok.Everton kazandı ve Arsenal ile puan farkını 2'ye indirdi.Yarın Aston Villa kazanırsa puan farkını 8'e çıkarır, belki de tüm umutların sonu.

Arsenal 0-0 Fulham
Noat Samisa

28.02.09

Fenerbahçe 4-2 Sivasspor

Sivasspor maçları naklen yayına geçeli fazla zaman olmadı, ancak İstanbul takımlarını karşı oyunlarını izleyebildiğimiz ''lig liderinin'' başarı nedenlerini görebilmek için bu maçlar yeterli değildi.Bugün bu tespitin doğru olduğunu bir kez daha gördük.Hedef maçlar bunlar, standart oyundan farklı şeyler görünüyor sahada.Sivasspor'u öncesinde turnuva maçı performansıyla, sonrasındaki standart lig deplasmanlarıyla görebildik.İki sezondur liderlikte oldukça uzun zaman geçiriyor olmalarına karşın, Sivasspor'u yeni yeni keşfedebiliyor oluşumuzun sorumlusu biz değiliz, en azından ben değilim.Kalede Petkoviç, bazı yetileri lig ortalamasının üzerinde, bazı yetileri altında.Ortaya çıkan kolajda Sivasspor için yeterli bir kaleci.Önündeki savunma dörtlüsünde Sedat, takım savunması sağlam bir takımda yerli stoperlerin de başarılı olabileceğinin kanıtı gibi.Bilica, sezonun fayda/maliyet ortalaması en yüksek transferlerinden.Oyun tarzını çok beğeniyorum, tıpkı Lugano ve Sivok'unkini de beğendiğim gibi.Sert, net, dağıtıcı; bazen olması gerektiğinden de fazla.Hedef maçlarda solda Murat Sözgelmez, Hayrettin'in sakatlığında çok iyi maçlar çıkardı.Bugün golünü de attı.Keza Galatasaray ile oynanan lig maçında soldan gelişen kontraatakta golü atan sağ bek Abdurrahman Dereli idi, bir takımın beklerinden skor katkısı alıyor olması, kompakt yapıya yaklaşıldığının göstergelerinden biridir.Abdurrahman futbolunu da çok geliştirdi, hem hücumda hem de savunmada izlediğim tüm maçlarda harika performanslar sergiledi.Ortada İbrahim Dağaşan, Anadolu'nun bir başka köşesinde olsa yüzüne bakılmayacak biri olarak Sivasspor'un liderliğinde en büyük pay sahiplerinden.Musa-Sezer, ayağı düzgün oyuncular; Silla, Diallo, Onur, Mohammed ve Tum da diğerleri.Önünde Mehmet Yıldız.Sezonun ilk yarısı savunma dörtlüsünün önünde Musa-İbrahim-Silla-Sezer dörtlüsü, onların önünde Tum ve ileride Mehmet Yıldız.Oyunu tutan Sivasspor, topu hızlı biçimde ön alana aktararak Mehmet Yıldız'ın topu hızlı kenar oyuncularına aktarması metodunu içeren bir hücum düzeni kurdu.Mehmet'in kenarlara açtığı toplarda Musa, Sezer ve Abdurrahman sürekli koşular ile orta sahalarını da oyuna dahil ettiler.Bu düzenin işlemediği anlarda takım disiplini korunarak ekstra silah Balili denendi, sürekli başarılı olundu.Takımın hücum düzeninin temelini teşkil eden, Mehmet Yıldız'ın merkez alındığı bu yapıda da başarılı oldu Balili, hızı ve çabukluğuyla fark yarattı ve rakipler buna antitez üretemedi.

Devre arası öncesinde Mohammed iyileşti, orta sahada topla arası iyi bir oyuncu daha katıldı takıma.Mehmet Yıldız giderse, diyerekten transfer listesine alınan Kamanan, ucuza maledildi ve takıma kazandırıldı.Murat Erdoğan geldi, hedef maçlar haricinde Faruk Bayar sol bekte yer buldu.Devre arasının en faydalı transferi kim? denirse benim seçimim Kamanan olur.Kenarlara açılıyor, top taşıyabiliyor, çok iyi bir sol ayağı var.Bu ligde Kamanan'dan faydalanmak istemeyecek, Kamanan'ı yetersiz sayacak bir takım yok.Ama Fransız oyuncunun performansı, bazı taşları yerinden oynattı Sivas'ta.Mevcut form durumları karşılaştırıldığında forvette ilk tercih Kamanan'dır.Öyle de oluyor haftalardır.Ama biraz da ''vefa'' başlığı altında Mehmet Yıldız ısrarı var, bu sebepeten Balili-Tum ikilisinin rollerinin değişmesi takıma negatif etki yaptı.Sağlam bir orta saha kurgusu, oyunu tutabilen bir Sivasspor.Arkasında Bilica önderliğinde dengeli bir savunma hattı.Bu defansif başarıya ek olarak, çalışır durumda hücum varyasyonları, etkili hücum silahları ve Sivasspor'un bu yapısını bozamayan diğer TSL ekipleri.Sonucu liderlik.

Bugün Tum, Mohammed ve uzun süreli sakat Hayrettin yoktu.Bülent Uygun bir tercih yaptı, bu tercih her ne kadar ''oyuncu tercihi'' gibi görülse de şablonu değiştirerek tüm takımı etkiledi.Musa ya da Mehmet Yıldız, bu ikiliden birinin yerine Sivasspor'u buraya taşıyan yapıyı oluşturan oyunculardan biri kullanılmalıydı.İkinci yarı bunu yaptı Bülent Uygun, daha sert bir orta saha kurdu.Ama geç kalınmıştı.Oyunu tutamayan, savunmasını fazlaca önde kuran Sivasspor, Fenerbahçe'nin beklerini oyuna sokmasına da engel olamayınca bu sezonki Fenerbahçe'nin rakipleri için kabusa dönüşebilme potansiyelini uzun bir aradan sonra bir kez daha gördük.Eğer bozamaz iseniz, mesela Deivid'in ısrarla içe kaçıp Sivasspor'un sol ön oyuncusunu yanına çekerek Gökhan Gönül'e boş alan yaratıyor oluşunun farkına varamaz iseniz ilk yarım saatte Fenerbahçe'nin sağ bekinin iki asistini izleyebilirsiniz.Gökhan Gönül, bu ligin en değerli oyuncularından; eğer Euro 2008'de izleyebilseydik kendisini sanıyorum daha Batı'dan pek çok taliplisini görecektik.Bireysel üstünlükten farklı olarak, sürekli önünde boş koridor buldu Gökhan.Rakip de buna izin verince ortaya Sivasspor adına bir facia çıktı.Skorla alakalı değil bu, bugüne kadar 13 gol yemiş, yani yemeyerek lider olmuş bir takımın bundan önceki maçlarda yaptırmadığı, izin vermediği şeyleri yapabildi Fenerbahçe.Bu yönüyle faciadır.

''İki önlibero-tek forvet ya da tek önlibero-çift forvet'' basitliğindeki yüzeysel tartışmaların, ülkemizde yalnızca ''korkaklık ve cesaret'' sıfatları üzerinden ilerliyor oluşunun ne kadar saçma olduğunun bir diğer ispatı da bugünkü Sivasspor'dur.Orta sahanızın sağlam olması, yalnızca rakibi engelleme amacına hizmet etmez.Eğer ikinci topları ya da savunmadan çıkan topları oyuna kazandıracak bir yapı kurmuşsanız, rakibinizi bu sayede geri iterek ek hücumcuların yani beklerinizin oyuna katılımını sağlayarak fazladan hücum tehditleri elde edersiniz.Bunu da orta sahalar yapar, ikinci forvetler değil.Topu rakip kale önüne taşıyabilmek için değil, o bölgede etkinlik oluşturabilmek için kullanılır ikinci forvetler.Üstdüzey futboldaki üçlü hücum yapılarının ise bizim ligimizde uygulanabilirliği çok sınırlıdır.Yüzeysel de bakabiliriz, yalnızca nicel yönden yapılan bu değerlendirmelerde zerre hazzetmediğim bir kavram olan ''çift önlibero''daki ikinci oyuncunun yerine bahsettiğim, hücuma katılan bekleri koyalım.Sayıca üstünlük dahi sağlanabilir.Tabii takım yapısı da buna müsait olmalı, zirveye oynayan takımlarımızın tamamında bunu mümkün kılacak yeterlilik mevcut.Sivasspor da dahil.İbrahim-Silla ikilisiin yanına bugün fazladan bir oyuncu gerekiyordu, Herve Tum mesela.Kamreunlu hazır durumda olsaydı da ben Bülent Uygun'un mevcut kadroyu bozacağını düşünmüyorum.Yanlış varsa burada.Sivasspor, erken bulduğu gole rağmen oyunu tutamıyor, daha ilk dakikalardan başlayarak rakibine sürekli geniş alanlar veriyorsa kendi silahlarını kullanması imkansızlaşır.Bugüne kadar geldiği yolu yalanlamış olur.Bekler oyuna giremedi, forvetler edilgenleşti.Fenerbahçe orta sahası özellikle ikinci yarı rakibine üstünlük kurdu ve bu sezon sık rastlamadığımız şekilde pas yaptı, sahanın tamamını kullandı.Oyun, hiçbir bölümde Sivasspor'un ikincil hücum planı olan Balili'ye uygun hale gelmedi.

Şimdi düşünelim, bu kadro başka ne oynar?Bülent Uygun, ''B planı yok'' diye eleştiriliyor.Düşünelim haydi, ne olur başka?Bu kadro ile nasıl bir hücum silahı üretilir ve rakiplerinin bozamadığı, mağlup olduğu bir takımın futbolu nasıl ''demode'' olabilir?Neredeyse bedavaya kurulmuş bir kadro, şu gün başına istediğiniz teknik adamı getirin daha iyisi olmaz.Mentörlük, arkadaşlık, abilik; bir de Balili'yi sokuyor oyuna.Bu mudur Sivasspor'un başarısı?Eğer bu kadar ise, kusura bakılmasın her sene paralar saçan İstanbul takımları ve onların peşinden gidenler akılsızdır.Boşuna izliyoruz bu karmaşayı öyleyse.Kötü yönetiliyorlar da değil; madem bu kadar basit, bulsunlar bir Bülent Uygun, paraları sayesinde iki Kamanan, iki Bilica bulsunlar.Ben, bu oyunun bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum.Oynayan için basit belki ama ''takım'' varlığıyla 22 adamın direkt aktörü olduğu, sayısız yan etkenin etkidiği bir oyunu, dolayısıyla Sivasspor'un liderliğini bu kadar basit bulmuyorum.''Evet, Bülent Uygun başarılıdır.Ama ...'' söylemlerine de ihtiyatlı yaklaşıyorum.Başarıya bir cümle, eleştiriye dakikalar, paragraflar ayırmak, aklın yol göstericiliğindeki başarılara bu denli aç olan bir ülkede bana doğru gelmiyor.''Anadolu'dan Şampiyon'' konusuyla bağım yok, ben Beşiktaş şampiyon olsun istiyorum.Lakin Sivasspor bana heyecan veriyor.Neredeyse bedavaya, birbiriyle uyumlu oyunculardan oluşturulmuş bir takım yapılıyor, hem de çok kısa zamanda.X planı dahi üretebilecek kadrolar kurmaya elverişli maddi gücü olan kulüplerimizin yanında, en değerli saydığı oyuncusunu 5 milyona satarak geleceğini planlamaya çalışan bir takım bana daha sevimli, daha yakın geliyor.Bir şeyler antipatik gelebilir, çok konuşan bülent Uygun mesela.Ama Bülent Uygun'un söylemleri ile sahada görüneni bağdaştırmak, futbolculara haksızlıktır.Meslektaşı Wenger'e sallayabilen, bu cüreti bulabilen bir adamın takımı mı Sivasspor?Yoksa tüm yukarıda bahsettiklerimiz ışığında az parayla çok iyi iş çıkaran insanların takımı mı?

Maç yazısından saptırmayı planladık, öyle de oldu.Geçmişten gelen bir Sivasspor değildi bugünkü, biraz ''ben yaptım oldu'' denemesi, biraz da maç dinamikleriyle alakalı 4-2'lik bir skor oluştu.Fenerbahçe sezonun en iyi oyunlarından birini sahneledi.Gökhan Gönül, Emre, Uğur öne çıkanlar.Taktik yönü daha baskın bir maç beklerken sürekli geniş alanlar bulan takımların git-gel tempolu maçını izledik.Bu sezon Şükrü Saraçoğlu'ndaki iki derbi ve bu maç da dahil olmak üzere erken goller, beklentilerimim çok uzağında, çok daha farklı şekillenen maçlar çıkardı ortaya.Bir de zemin tabii, kupa rövanşı için Sivas'a gidecek Fenerbahçe'nin zeminden şikayet etme kredisi yok.

Noat Samisa

28.02.09

Premier League 08/09 #27 - 28

Sezon başından bu yana preview yazılarına devam ediyoruz.Christmas fikstüründe ortalık karışmıştı, cuma-pazar maçlarını tek posta toplamıştık.Yine öyle bir döneme denk geldik.Yarından başlayarak Mart ayının 20'sine kadar sürecek bir fikstür kargaşası dönemi başlıyor.Premier League takımları, bu periyotta 4 şampiyona dahilinde maçlar oynayacak.Herhangi bir şampiyonayı pas geçen takım, bir diğer şampiyonaya ait maçını elendiği turnuvanın gününde oynayacak ve bu şekilde maçlar tamamlanacak.Nisan ayına kadar maç sayıları eşitlenmeye çalışılacak.En yoğun dönemlerden biri geldi, bundan sonra fikstür rahatlıyor.Pazar günkü Carling Cup finalinden iki post aşağıda bahsettik.Dolayısıyla finalistler Man Utd ve Tottenham'ın 27. haftada oynayacakları lig maçları erteleniyor.United'ın Portsmouth ile oynayacağı maç 22 Nisan'a, Tottenham'ın Sunderland ile oynayacağı maç ise önümüzdeki yani FA Cup hafta sonuna kaydırıldı.Önümüzdeki hafta sonu FA Cup'a ayrıldığından 28. maç haftası önümüzdeki hafta içi oynanacak.Bir hafta içi maç haftası daha, farklı heyecanlar vaad ediyor.Cumartesi, 28 Şubat 2009
Everton v West Brom, 14:45 - Spormax
Arsenal v Fulham, 17:00
Chelsea v Wigan, 17:00
Middlesbrough v Liverpool, 17:00 - Spormax

Pazar, 1 Mart 2009
Hull v Blackburn, 14:30
West Ham v Man City, 14:30 - Spormax
Bolton v Newcastle, 15:00
Aston Villa v Stoke, 17:00

Salı, 3 Mart 2009
Portsmouth v Chelsea, 21:45
West Brom v Arsenal, 21:45
Liverpool v Sunderland, 22:00

Çarşamba, 4 Mart 2009
Wigan v West Ham, 21:45
Man City v Aston Villa, 21:45
Newcastle v Man Utd, 21:45
Stoke v Bolton, 21:45
Tottenham v Middlesbrough, 22:00
Blackburn v Everton, 22:00
Fulham v Hull, 22:00

Cumartesi, 7 Mart 2009
Sunderland v Tottenham, 17:00

Çarşamba, 11 Mart 2009
Fulham v Blackburn, 22:00

Noat Samisa

28.02.09

Beşiktaş 2-1 İBBSpor

Şampiyonluk yarışında bir eşik daha aşıldı.İki hafta üst üste cuma günü maçları oynayan Beşiktaş, bu hafta da ''şimdi onlar düşünsün'' diyerek tamamladı geceyi.Güzel şeyler var, kötülerin sayısı ise çok fazla.Yine de skor alınmış olması sevindirici, bu soğukta haftaiçi maçında tribünlerdeki taraftar sayısı bir heyecanın kanıtıdır belki de.Galibiyetler geldikçe inanç katlanacak, umut ederiz ki bu durum takıma da olumlu yansıyacaktır.Hava bayağı soğuk, rüzgar da var.Tribündeki yerimizi maça çok kısa süre kala almak zorunda kaldık, malum sebepten.Tünel bağlantı yolları nedeniyle Dolmabahçe trafiği göçmüş durumda.Trafiği bir şekilde atlattıktan sonra bu kez çamur deryası ile baş başasınız.Şantiye tecrübesi ile bu durumu fazla umursamıyorum, çünkü henüz irili-ufaklı hiçbir şantiyede buna çözüm bulana rastlamadım.Neyse bir şekilde giriyoruz stada.Kadroları öğrenince bir süre bocalıyorum.Uyarıyorlar, ''Ekrem de Toraman da sağ bek oynar mı lan?'' diyorlar.Doğru, olmaz öyle şey.Maç başı, daha dakika iki ya da üç, sağdan bir atak gelişiyor.Ekrem önde, arkadan Toraman geliyor.''Önlü-arkalı abi işte'' diyorum.Fena değil gibi.5 dakika geçmiyor, sahada bir kaos başlıyor.

Nasıl dizdik takımı?Denizli nasıl dizdi ya da dizdi mi?İki önlibero, demediğim gibi bu akşamki yapıya da çift forvet diyemem.Bobo ve Nobre'nin bir arada sahada olmasının, diğer 8 tercih ile alakasından bahsedebilirim.Bugün Tello yine ''neverland''de oynadı, şükür ki iyi oynadı.Bobo sağdaydı galiba, arada sola da geçti.Nobre merkez, arkasında üçlü.Sivok 5. dakikada stoperden çıktı, ilk toplarda Adriano'nun yanından ayrılmadı.Sivok ortada, sağ içte Ernst, solda Delgado.Önünde Tello.Yeni görmüyoruz bunu, aylardır aynı Beşiktaş'ı izliyoruz zaten.''Sabotaj takımı''nı aylardır izliyoruz.Denizli'nin teknik direktörlük, takım yönetim bilgisine sallayacağım ama sanırım çarpılırım.Olmaz yahu, aylardır denenmiş ve sıklıkla bu akşamkinden farklı sonucu vermemiş bu saçmalıklarda ''futbol görüşü'' etkili olamaz.Olsa olsa inat olur.Neresinden tutulsa elde kalıyor yine, üstelik 2 maç üst üste neyin doğru olduğunun pratiği yapılmış iken.
Zan-Toraman ikilisinin savunma tandeminde evrimleşmesini mi bekleyeceğiz?Bir yıllardır bekliyoruz, olmuyor.Biri sağ bekte, diğeri doğru partner ile zaaflarını tolere derek güçlü yanlarını ortaya çıkarabiliyorlar.Denizli'nin son iki maçtaki çok iyi oyununa rağmen sağ bekten kestiği Toraman yapıyor ilk golün asistini, baştan sona kendi becerisiyle.Daha neyin ispatı gerek ki?Yerinde oynayan Ekrem ise hazır değil, daha maç başı belli oldu bu.Teknik adamlar tercihler yaparlar, biz görünene göre konuşuruz.Bu doğru.Ekrem'in sakatlık öncesi performansı muhteşemdi, bu da doğru.Ama bu maçı tamamlamış olması skandaldır.Hiçbir şey yapamadı, öncesinde 90. dakika 70 metre depar atan adamın bugün koşmaya mecali yoktu.Savunma önünde stoper Sivok, sol önde uzunca zaman takımdan ayrı kalmış bir Delgado.İtalya'da çalıştı, diyorlar; bireysel çalışma bir yere kadar.Zavallı Ernst her yere koşmak zorunda kaldı.Karşısınızdaki rakip de gücü ölçütünde komplike bir takım.Orta sahaya hemen ele geçirdiler ve pas yapmaya başladılar.Savunmayı da önde kurarak zaten yavaş hücum eden, acele ettiğinde de Ekrem'in bitik durumda oluşu, Sivok ve orta saha kurgusu tercihleri nedeniyle çoğalamayan Beşiktaş'ı çok rahat kalelerinden uzak tuttular.Forvetler edilgenleşti, Beşiktaş yine 5+5 bir takıma dönüştü.Aylardır olduğu gibi.

İki hazır olmayan oyuncu, takıma bir ekstra kazandırmadığı ayan beyan ortada olan ''orta sahada Sivok'' tercihi ve bu nedenle de arıza yapan savunma hattı.Beşiktaş'ın kalesinde gördüğü ilk pozisyona bir bakalım.Dakika kaçtı hatırlamıyorum, televizyonda bir kez daha izleyebilsem keşke.Berbat bir yerleşim, kimin ne alanda durduğu, kimi markaja aldığı, hiçbir şey belli değil.6 Beşiktaşlı arasından pozisyon oldu.Bunun adı sabotajdır.Biz aylardır aynı şeyleri söylüyoruz, büyük kısmı son iki haftada ve evvelindeki Türkiye Kupası maçlarında gerçekleşiyor, sonucu sahada görülüyor.Bu hamleleri de biz diyoruz diye değil, Mustafa Denizli yapıyor.
Ekrem bitik, Üzülmez'in efektif hücum performansı malum.Koşu gelir ama devamı gelmez.Gelmedi de.Sivok'un ofansif aktivitesi, Toraman'a göre dahi geride.Trabzonspor maçı için bahsetmiştim, bekler oyuna girdiğinde forvetlerin de yakınlaşmasında kurulacak üçgenlerde Cisse de Ernst de rol alabiliyor, final öncesi pas bölgelerine koşular yapıyorlar, topları da iyi kullanıyorlar.Sivok ise bunu yapamıyor.Sivok stoperden çıkınca 5 savunmacı oldu takımda.Orta saha maçın büyük bölümünde deplasman takımının kontrolündeydi.Esas savunmacı Ernst de sağ içte, bek oyuna katılmayıp Bobo da içe kaçınca orada tek başına.Ters ayakla Tello geldiğinde biraz rahatlıyordu Ernst ama sanıyorum hayatı boyunca en az zevk aldığı maçlardan birini oynadı.Delgado'nun durumu iyi değil, koşularını tamamlayamadığı görülüyor.Geriye kalır duran toplar, Abdullah Avcı'nın takımı da asla çizgi savunmadan ödün vermediğinden Beşiktaş fazlaca korner de kazanamadı.Tello çıktı sahneye, bugün gerçekten çok iyi bir oyun oynadı.Tam serbestiyet ile çok iyi paslar attı, golde de ceza sahasına yaptığı koşu ile bugünü taçlandırdı.Bobo-Nobre sahada olmuş, olmamış; eğer bunu olduracak diğer hamleler yapılmamışsa hiçbir anlamı yok.Bu yapıda bekler oyuna katılamıyor, dolayısıyla forvetler efektif alanda yeterince top alamıyorlar.Bu yapıda kenar oyuncusu yok, iç oyuncularının alan boşlatıcı rolü ya da yetisi olmayınca forvetler oraya yaklaşarak üçgenlerde duvar olamıyor, oyuna katılamıyorlar.Asimetrik bir yapı oluşuyor, bu da tüm takımı etkiliyor.Denizli'nin Ernst-Yusuf değişikliği var bir de, Skibbe yapsa linç edilebilirdi.Fabian Ernst'e ''TSL'ye hoşgeldin'' hediyesi Halis Özkahya'dan geldi.Bu saçma kuralın son bir-iki hafta, üstelik de naklen yayın maçlarında es geçildiği pozisyonlar oldu.Aman diyeyim, bu saçmalık sezon sonuna kadar devam etmek zorunda.Ama sezon bittiğinde bir dakika daha devam etmemeli.Gollerde ikincisi ofsayt sanıyorum, iptal edilende ise Nobre bariz arkadan geliyordu.Tribünde biz çıldırdık bu ofsayt bayrağına ama golü yeniden izleyince gördük ki pek de göründüğü gibi değilmiş.

''Trabzonspor maçında doğrular oldu, 1 puan verdiler.Bugün tümden yanlış sayılırdı, 3 puan verdiler.'' denilebilir.Bu, lig süreçlerinde dengelenen bir durumdur.Bir şekilde bu maçı kazandık, diyip geçilebilir; fakat ben inatların devam edeceğinden fazlasıyla endişe etmekteyim.Geçtiğimiz pazar günü, rakiplerin puan kayıpları nedeniyle değil de Beşiktaş'ın iki maçtır gösterdikleriyle bugüne dair içimde büyük bir heves oluşmuştu, maalesef umduğumu bulamadım.Bırakın sonlara doğru gelecek ''mutlak galibiyet'' maçlarını, haftaya Hacettepe deplasmanı dahi kabusa dönüşebilir, sırf inat uğruna.Beklentim şudur ki haftaiçi kupada Serdar Özkan, Uğur, Zapo, Kurtuluş gibi oyuncular forma bulsun, aslolan ligdir kabulüne geçilsin.Tello, Sivok özellikle dinlendirilmeli.

42 puana ulaşıldı, fikstüre baktığımda yarın için dileğim Fenerbahçe'nin galibiyeti olur.Fikstürlerden bağımsız olarak elbette beraberlik, her skorun Beşiktaş'a mutlaka bir artısı olacak.

Noat Samisa

28.02.09

League Cup 2009 Final

Geçen sezondan sönük bir League Cup yarışı oldu.Tottenham-Liverpool eşleşmesi hariç üzerine düşülen, iyi maçların oynandığı bir ''ara turnuva'' izlemedik.İlk turlarda as kadrolarda rol sahibi olmaya çalışan oyuncular keşfedilmeye çalışıldı, zaman içinde skorlar geldikçe değişimler oldu.Yarı finalde Burnley bir mucizeyi başarıyordu, belki sezonun en güzel geri dönüşlerinden biri gerçekleşecekti ama kurallar engel oldu.4-1'in rövanşında 90 dakikayı 3-0 önde tamamlayan Burnley'nin önünde fazladan 30 dakika daha vardı.Eğer skoru koruyabilirseler penaltılara geçmeden deplasman golüyle galip sayılacaklardı.Direnemediler.Bu kural, dün UEFA Kupası'nda gördüğümüz gibi 0-0'ın rövanşında 1-1 ya da 1-1'in rövanşında 2-2'leri engellemek için, League Cup'ı daha yarışmacı hale getirmek için uygulanıyor; fakat bu kez çok büyük bir sürprizi berbat etti.Sonuçta Tottenham turladı, üst üste ikinci kez finale yükseldi.Dün Tottenham'ın forvetinde 1990 doğumlu Jonathan Obika vardı, ilk maçta forma giyen bir diğer altyapı ürünü oyuncular Bostock ve Parrett dün de forma buldular.Redknapp bu oyuncuları deniyor, daha önce de bahsettiğimiz üzere tribünlere oynuyor.Ama bir de gerçek var, bu futbolcuları çıkaran Tottenham Akademisi grubunda lider.Hem de geçtiğimiz sezonun Academy League şampiyonu Aston Villa'nın önünde lider.Villa'dan zaman içinde ayrıca bahsedeceğiz, bir süredir olduğu üzere dün de bu Akademi'nin meyveleri ışık saçtı.Manchester United ise Inter deplasmanında kaybetmedi, mutlu döndü.Lakin garip bir durum var bu maçın öncesinde.Ferguson ve Redknapp kafa kafaya verseler ve bu maçı için bazı özel kurallar belirleyebilseler ikisi de çok memnun olurlar.Mesela ters kanada pas atmak yok, bir tarafta Rooney'nin kayarak hamle yapması yasak, diğer yanda Lennon'ın driblingleri yasak gibi...Maç öncesi açıklamalar bunu gösteriyor: Kupa benim olsun; ama yorulmadan, sakat vermeden. Ferguson tamamen salmış durumda.Haftaiçi lig fikstürü dahilinde oynanacak Newcastle maçı, ardından FA Cup'ta Fulham ve Inter sıkışık fikstüründe birinci öncelik Newcastle'ın, sonra Inter'in.Tottenham UEFA Kupası'nı boşlamak zorunda kaldı, gerçi Shakthar'ın mevcut Tottenham'ı her haliyle elemesi sürpriz sayılmazdı.Redknapp'ın da önceliği lig, ama sezon sonu yatırım için UEFA Kupası bileti gerek.Bu da ancak League Cup ile olur.Peki nasıl olur?Sezon içerisinde başka takımlarda Carling Cup maçı oynayan oyuncular, devre arasında transfer oldukları kulüpte bu turnuvada oynamaya devam edemezler.Bu oyunculardan Tottenham kadrosunda bolca var: Robbie Keane, Wilson Palacios, Carlo Cudicini ve Pascal Chimbonda.Son şampiyonlukta kaptan olan ve yeniden kaptanlığa dönen Keane, Pazar günü sahada olamayacak yani.Fraizer Campbell da bonservisine sahip olan takıma karşı tribünde oturmak zorunda.Ledley King sakat, durumu şüpheli.United'da hafif sakatlıkları olan pek çok futbolcu var.Bileği kırılan Rafael en az 1 ay yok, ağır sakatlıklardan biri bu.Wellbeck, Fabio, Gibson vs. sahada olabilir.
Finali Man Utd kazandığı takdirde League Cup şampiyonunun elde edeceği UEFA Kupası bileti, Premier League sıralamasına devrolunur.Tottenham kazanmak zorunda, favori konumda.En son 3 sezon evvel bu kupayı kazandı Man Utd; karşısında ise kupanın son şampiyonu, bir bakıma ev sahibi Tottenham olacak.Hafta sonu Premier League yarışı devam ederken Wembley'de bir de final var.

League Cup 2009 Final
1 Mart Pazar - TSİ 17:00 - Kanal A
Manchester United - Tottenham
Noat Samisa

27.02.09

EPL 08/09 - Formalar

Blogun ''Futbolun Kutsalı'' bölümünü uzun zamandır ihmal ediyoruz.Bir yerlerden yeniden yakalamak gerek.Sezon boyunca tüm formaları takımların üzerinde gördük, hepsi hakkında bir fikrimiz oluştu.En iyi 5 formayı seçtik, kendi beğeni kıstaslarımızla değerlendirdik.Yeni sezon formaları el altından sızdırılmaya başlandı, takımların birçoğu sezonun son maçını yeni sezon formalarıyla oynayacaklar.En altta mevcut forma sponsorlarını sıraladık.Göğüs sponsorluklarının çok konuşulduğu bu kriz günlerinde, forma sponsorlarında da sezon sonu değişimler yaşanabilir.Bu sezona dair not düşelim ve en beğendiğimiz formaları sıralayalım:

1- Chelsea 08/09 Away Kit
Siyah rengin torpili, aynı konseptte dizayn edilmiş Liverpool'un kırmızısı ile birlikte bu sezonun formaları arasında sahip olduğum iki muhteşem formadan biri.Omuzlardaki şeritlerle ''original'' havası vermiş Adidas, benim için açık ara bu sezonun 1 numarası.Siyah forma, siyah şort, siyah çorap; altına da siyah ayakkabı...Tek renk 3 forması var Chelsea'nin, fanteziye girmeden de hoş bir kreasyon oluşturulabiliyormuş demekki.

2- Liverpool 08/09 Home Kit
Manchester United'ın da kırmızı da her daim güzeldir, Everton'ın mavisi de öyledir.Bu forma ise biraz daha başka gibi, elinize aldığınızda görüyorsunuz.Harika ayrıntılar ile bezenmiş, mükemmel bir forma.Önümüzdeki sezon için çıta yüksek, bunu aşmaları gerekecek.

3- Wigan 08/09 Home Kit
Dikine kalın çubuklu forma, reklamla mükemmele yakın uyum, çok iyi bir forma takımı...

4- Fulham 08/09 Away Kit
Koyu kırmızı ile siyahın uyumunun yanında bir de forma reklamının her iki renk üzerinde oluştuduğu aşırı farkedilebilir görüntü ile sahip olmak istediğim bir başka forma.

5- Aston Villa 08/09 Away Kit
Birmingham turkuazı...

Umbro: Blackburn Rovers, Everton, Hull City, Sunderland, West Bromwich Albion, West Ham United
Nike: Arsenal, Aston Villa, Fulham, Manchester United
Adidas: Chelsea, Liverpool, Newcastle United
Le Coq: Manchester City, Stoke City
Canterbury: Portsmouth
Champion: Wigan Athletic
Errea: Middlesbrough
Puma: Tottenham Hotspur
Reebok: Bolton Wanderers

Noat Samisa

27.02.09

Miras

Atadan babaya, babadan oğula...Taraftarlık, aidiyet; bunlar başka.Yakın zamandan hatırlar mıyız?Çok fazlasını hatırlıyoruz, bugünün üzerinde şuurumun kaybolduğunu hatırlıyorum.Galatasaray gol attığında ben havaya zıplamıyorum, kusura bakmayınız.Geçmişin bugünün üzerinde olmasının nedeni budur, fazlasıyla özneldir ve olması gerekendir.Öncesi sıkıntılı maçların başında yenen ''saçma-sapan gol'' örneklemesi yapayım: En çok bilinen Türkiye-İsviçre, Beşiktaş'tan takip eden sezonlarda önce Lazio, sonra Valencia rövanş maçları.Ortak noktaları çift ayaklı maçlar ve ilk maçlarının deplasmanda oynanmış olmaları.İsviçre maçı malum, milletçe kılıç kuşatıldığımız günler...Lazio rövanşı öncesi Lucescu eleştirileri, dün gibi hatırımda.Valencia rövanşı, çöküşün başladığı günlerde Beşiktaş için ''tamam-devam''a dönüşmüştü.Örnekleri çoğaltmak mümkün.Galatasaray'ın geldiği nokta da bunlara yakın sayılır.''Aklı havada'' denilen Meira ıskalıyor, bireysel hata; kabul.Ama bir ortak nokta var, geçmişte yaşanmışı var: Öncesi sağlıklı geçmemiş ise günün anlam ve önemi arttığında çok garip şeyler olabiliyor.Atadan miras, geri dönmeden maç hikayesi yazılmıyor!Tabii bu akşamın örneklediğimiz üçlüden ayrılan iki yönü var.İlki erken golün henüz 3. pas ile gelmiş olması, diğeri de Galatasaray'ın turu geçmiş olması.Çok iyi planlamacı teknik adamlar vardır, Martin O'neill gibi.3 yıl verirseniz, sonunda maddi gücünüz oranında başarıyı garanti eder.Dönemsel problem çözücü hocalar vardır, David Moyes gibi.Eldeki kadrodan dönemsel olarak harika kolajlar çıkarır, problem çözer, ezber bozar.Maç-maç iyi taktisyenler vardır, kısa dönemde başarı vaad ederler: Guus Hiddink gibi.Bir de direkt maça etki eden taktik dehalar vardır, Jose Mourinho gibi.Tabii bu saydığımız 4 isim de komple teknik adamlar, bizim örneklemelerdeki kıstasımız en çok sivrildikleri yönleri.Bülent Korkmaz bu takımın başına geleli 4 gün olmamış, motivasyondan fazlasını konuşmak toptan zarardır; vakit kaybıdır.Futbola etkiyen dört temel ögenin yani teknik, taktik, fizik güç ve motivasyonun yüzlük pastada her maç için ayrı ayrı oran belirlediği bir futbol ortamı vardır.İki takım için de ayrı ayrı yüzdeler verebiliriz, fakat bunların birbirlerine etkilerini de aynı şekilde değerlendirmek gerekir.Rakibin fizik gücü, sizin taktik kalitenizi düşürebilir, gibi.Ya da motivasyon, en etkili bozucu, dağıtıcı.Bu olmuş bu akşam, bir de üzerine muhteşem bir maç hikayesi çıkmış ortaya.

Hatırlar mısınız, Euro 2008'deki Türkiye-Hırvatistan maçının son bölümünde Türkiye ulusal takımının orta sahasında kim oynadı?Hatırlatalım: Tuncay ve Hamit.Bu ikili orta sahamızı oluşturdular, o gün 76. dakikada Topal çıktı, Semih girdi.Sonra?Bugün Topal çıktı Kewell girdi.Yaz tahtaya, çıkan bir omuzun kaderini değiştirdiği bir maçı daha yaz.Haziran ayından bugüne ulusal takım hiçbir şey taşıyamadıysa, o günlerden bugünlere neredeyse hiç bir şey kalmadıysa, daha doğrusu kalmaması gerekiyorsa bu akşam da öyle.Ders çıkarmayı geçin, atılan/yenen 7 gole de ayrı ayrı bakarak nasıl bir maç olduğunu yeniden hatırlayabilirsiniz.Bülent Korkmaz için de öyle.Henüz nasıl bir hoca olduğundan, hangi yönünün sivrildiğinden bihaber iken ''3-1 iken oyuna müdahale etmedi'' eleştirileri fazlasıyla klasik.Etseydi bu Lincoln ya da Baros dışarı, Mehmet Güven içeri olurdu.Tut ki Lincoln çıktı, hadi bakalım baştan yazalım tarihi.Maç olur, standart ya da standart üzeri bir maç olur; geçmişten geleceğe bir eleştiri yapılır.Geçmişi yok, maça çıkan kadro Skibbe'ninki ile aynı.Planlamadan bahsedebilir miyiz?Topal sakatlanmış, Kewell oyuna girmiş.Tam hamle gelecekken çok daha garip şeyler olmuş.Her maç olmaz bu, yılda bir kez gelir.Bazen, belki 10 yılda bir kez de art arda gelir.Muhteşem hatıralardır, anı yaşayan için harikadır ve orada da kalmalıdır.Bu maçla kimsenin ne futbolculuk, ne de hocalık testi yapılır; aksi halde tutarlı iseniz eğer Meria ve Diawara'nın futbolculuk lisanslarını, Laurent Blanc'ın da diplomasını yırtmak zorunda kalırsınız.Muhteşem bir maç, muhteşem bir galibiyet; ama geleceğe hiçbir şeyi taşımaya çalışmayınız.Bugün, yarın sevininiz; bu anın tadını çıkarınız ama haftaya ''Bülent Korkmaz, Bordeaux maçında şöyle şöyle'' demeyiniz.Bir sonuca ulaşamazsınız.Bu ekstrem maçı, her hafta izlediğimiz maçlar gibi değerlendiremeyiz.Bülent Korkmaz, eğer skor 3-1 iken hamle yapsaydı; en basitinden tabelada 4-3 yazmazdı.

Metalist devam ediyor, yolları açık olsun.Sampdoria'yı iki maçta da gol yemeden mağlup ederek elediler.Jaja Coelho'dan yine bir frikik golü, tabii Beşiktaş maçında 40 metreden 90'a gönderdiği şutu bir daha hayatı boyunca atacağını sanmıyorum.Oluyor işte, bu takımın bu turnuvada mağlup eden tek takım halen Beşiktaş da olabiliyor.Ukrayna'nın 3 takım ile devam ediyor olması dikkat çekici.Bu alandaki liderlik Sabri'nin golü olmasa Fransız'larda olacaktı ama onlar da 3'te kaldılar.Milan ve Valencia akşamın en büyük sürprizleri.İkisi de 1-1'in rövanşında sahalarında aldıkları 2-2'lik beraberlikler ile elendiler.Aalborg da Deportivo'yu dağıtınca UEFA Kupası'nda İspanyol takımı kalmadı.Rusya'dan 2 takım devam ediyor, İngiltere ve İtalya'nın ise birer temsilcisi kaldı.

Aston Villa'nın reserv takım destekli seyahat kadrosu, Moskova'dan 0-2'lik mağlubiyet ile döndü.Wagner Love yine attı, bu adamı kim durduracak?Martin O'neill'ın tercihi kendince çok haklıdır.Arsenal tehditi, Villa ayarındaki bir kulüp için UEFA Finali ihtimalinden daha değerlidir.Aynısı Tottenham için de geçerli, iki takımın da Premier League'deki durumları rakiplerine yaradı.Man City yola devam eden tek Ada temsilcisi.Selçuk Dereli'nin yönettiği rövanşta Copenhagen'ı 2-1 ile geçtiler.Bellamy'nin City formasıyla 5 golü oldu, çok iyi gidiyor.

Galatasaray 4-3 Bordeaux
Noat Samisa

27.02.09

FA Cup 2009 QF - Tuncay Şanlı

İki hafta kadar önce Sporx'te görmüştüm.İHA servis etmiş haberi, ''Issız Adam Tuncay Şanlı'' başlığını atmışlar.Gazetelere de düşmüştür muhtemelen.Devamında da ''Formsuz Tuncaylı Middlesbrough Dibe Vurdu'' sürmanşeti yer alıyor.Middlesbrough'nun durumu malum, sezon öncesinden başlayarak defalarca yazdık.Yazmaya da devam edeceğiz, mevcut form durumuyla M'Boro, maalesef sonunculuk için en büyük aday konumunda.
Tuncay Şanlı, Premier League'de kendini kabul ettirmiş bir yabancı oyuncu.Tuncay önemli bir hücum silahı, bunlar kabul.Ama bir tek Tuncay'ı formu ne maç kazanmaya, ne de takımını kümede bırakmaya yetmez.Middlesbrough'da sorunlar dağları aşmış, Southgate de patron da topun ağzına gelmiş.Son konuşulacak şey olmasa da ''Tuncay formda mı, formsuz mu?'' öncelik olmaz Riverside'da.Bizim için olur, İspanya maçları yaklaşırken liginde skora direkt etkiyen bir Tuncay'a sahip olmak isteriz.Ama bunun için Tuncay'dan çok başkalarının önlem almış olması gerekirdi, Tuncay'ın yapabileceği fazla da bir şey yok.Bunun M'Boro'ya yansımasına bakarken öncelikleri düşünmek gerekiyor.Biraz özveri istiyor, bu ülkede futbol hakkında yüzeyselden fazlasını bilmek isteyen insanlar var.Kötü gidişe çare olarak şablonu, bazı oyuncuların mevkilerini değiştirmeyi deniyor Southgate.Bu doğrultuda sezonun ilk çeyreğinde sakatlanan Tuncay'ın da rolü değişti.Southgate'in elinden bundan fazlası da gelmez, Matthew Bates'i orta sahaya koymak haricinde devre arası bir yenilik olmadı Riverside'da.Bir sonraki aşama kulübüde görev değişimi sayesinde kulübe yeni bir heyecan getirerek kısa süreli bir kurtuluş kovalamak; bu çöküşten çıkış yolu ihtimalleri eldeki kadroyla doğru orantılı olarak bu denli sınırlı.
Geçtiğimiz hafta Wigan karşısında, bir M'Boro akademisi ürünü olan Lee Cattemole'ün müdahalesiyle Didier Digard sakatlandı, 3 ay yok.Onun için de sezon kapandı diyebiliriz.Southgate'in dün akşam FA Cup R5 tekrar maçında denediği biraz farklıydı, orta saha performansını asla yeterli bulmadığımız Gary O'neill sağ öndeydi, orta saha Bates-Arca ikilisine emanetti.İleride de ikili: Aliadiere-Tuncay.Bu takımda üç özel adam var, bir de fit durumdaysa çok özel olan bir adam var.Downing, Aliadiere ve Tuncay eğer fit durumdalarsa formayı giyerler.Bir de Julio Arca, eğer sakatlığın etkilerinden tamamen kurtulmuş ise bir forma da onundur.Savunma dörtlüsü için yeterince alternatif var, orası bir şekilde yeterli düzeyde kurgulanır.Geriye kaldı 2 oyuncu, o iki oyuncu da M'Boro kadrosunda yok.Afonso Alves'i ben Tuncay'a da, Aliadiere'e de değişmem.Hele Marlon King, bu formuyla kadroya dahi girmemeli.Sezon başı M'Boro'nun orta sıraları aştığı dönemler Downing solda, Aliadiere sağda; ileride iki forvet Tuncay-Alves yapısı vardı.Bu dörtlü taşıdı takımı, sonradan sakatlıklarla hazır yapı bozuldu.Şimdi Arca döndü, Bates fena değil.Shawky, Digard ve O'neil'ın orta sahadan dışlanması belki bir çözüm olur, üçlü orta saha denemelerinden sonra dün akşam bir ışık görülmüş.
West Ham United ile 1-1'in rövanşında Riverside'da oynanan maçta önce Downing 5. dakikada süper bir frikik golü atıyor.20. dakikada ise bu kez Tuncay, O'neill'ın uzun pasında seken topu ceza sahası dışından kaleye gönderiyor ve skoru 2-0 yapıyor.Middlesbrough böylece 15 maç sonra bir Premier League takımını mağlup ediyor, yaklaşık 4.5 ay sonra.O gün Tuncay Şanlı Villa Park'ta 2 gol birden atmış, M'Boro ligdeki son galibiyeti almıştı.Ardından Hull City'e attı, o da 3.5 ay sonra golle buluştu.Bu sezon toplamda 5 oldu, Premier League'de ise halen 4 golü var.Bu gollerden üçü sayesinde 4 puan kazandı M'Boro.Direk puan alıcı goller, kalan 12 haftada bunlara mutlak ihtiyaç var.

Middlesbrough turladı.Downing'in golüne buradan, Tuncay'ın golüne de buradan ulaşılabilir.10 gün evvel oynadıkları Watford maçında aldıkları mağlubiyete kadar oynadıkları tüm şampiyonalar dahilindeki 16 maçta mağlup olmayan, bunun içine Portsmouth deplasmanında alınan 2-0'lık galibiyeti de skıkıştıran Championship ekibi Swansea, ilk maçtaki beraberliğin ardından konuk olduğu Craven Cottage'dan 2-1'lik mağlubiyetle ayrıldı.Fulham turladı, Swansea son dönem formuyla play-off potasında.Bir diğer İngiliz FA'i altında mücadele eden Galler temsilcisi Cardiff de 4. sırada, ezeli rakipleriyle fark 2 puan.Championship'te play-off kovalayan orta sıra takımlarından Coventry City, 2-2'nin rövanşında sahasında Blackburn Rovers'ı 1-0 mağlup etti.Bu akşam da Hull City, tıpkı Middlesbrough gibi ligdeki berbat dönem performansına rağmen FA Cup yürüyüşünü sürdürüyor.Bu gece Sheffield United'ı 2-1 mağlup ettiler.Çeyrek final oynanırken Arsenal bir önceki turu oynayacak, Hull City'nin çeyrek finaldeki rakibi de bu eşleşmeden çıkacak.

R6 - Hull City / Arsenal v Burnley (8 Mart, R5)

FA Cup QF 7-8 Mart
Coventry v Chelsea
Fulham v Man Utd
Everton v Middlesbrough
Noat Samisa

27.02.09

Salomon Kalou

Bir süredir Joe Cole'ün yokluğunun etkisiyle Chelsea ilk 11'inin değişmezi oldu Kalou.Solda atnernatifsiz, geldiğinde bu yana yapamadıklarıyla sezon sonu gidiş biletini büyük olasılıkla garantileyen Florent Malouda ile karşılaştırıldığında Fildişi Sahilleri vatandaşı olan forvet oyuncusu birkaç adım önde.Forvette Anelka-Drogba tartışması sürerken, Kalou bu tartışmayı pek umursa(ya)mıyordu.Geçen sezon da aynı tartışmalar sürer iken Grant-Ten Cate ikilisinin aynen devam ettirdiği Mourinho düzeninin ''abalısı'' olmuştu.Chelsea'de değil de Aston Villa'da olsa örneğin, Agbonlahor'un yakaladığı çıkış ile akıllarda oluşturduğu algıya benzer bir forvet profili çizerdi.Mavi formayla sönük kaldı, yeteneklerinin esas tezahür ettiği mevkii olan forvet için yeterli görülmedi; Drogba-Anelka ikilisinin ardında kaldı.Sol forvet rolünde ''kenar oyuncusu'' yetilerini geçen 3 yılda geliştirdiğini söylemek zor, yine Premier League'den örneklemek gerekirse Ryan Babel bu mevkiide Kalou'dan daha fazlasını vaad ediyor.Keza Ashley Young da öyle.Dün Kalou-Drogba-Anelka üçlüsü sahadaydı, Ranieri 5 yıl sonra kapısından girdiği Stamford Bridge'den mağlup ayrıldı.13. dakikada Salomon Kalou'nun çok zor pozisyonda attığı harika ara pasında Drogba uzak köşeyi buldu ve 26 Aralık'tan bu yana ilk golünü attı.Sonrasını Hiddink beğenmemiş, Ranieri de geri kalan sürede takımın performansından dolayı rövanş için umutlanmış.Hiddink'in takım tertibinde ileri üçlü sürekli yer değişerek oynuyor, Kalou'nun bu düzen sayesinde performansında artış gözlenebilir.Dün de golün ara pasına ek olarak iyi kullandığı sağ ayağını sahanın sağ tarafında çalıştırararak Drogba'ya bir pozisyon daha hazırlıyor.
Sezon başı Scolari açıklamıştı, Arsene Wenger Chelsea'den Kalou'yu istemişti.Aradan geçmiş 6 ay, bu konu yeniden Kalou'nun önüne gelmiş.Dün gece sormuşlar, o da cevaplamış: ''That is an honour of me.Because he is a very great coach and I know that every single player in the world dreams of playing for Arsène Wenger.''Arsenal'deki arkadaşlarından bahsetmiş, Fildişi komününde yer alma hayali belli ki bir süredir aklında duruyor.Chelsea'de sezon sonu bir temizlik olabilir, bazı mevkiilerde mutlaka kalite, bazılarında ise alternatif artırımına gidilmek zorunda.Geçen yıllarda Abramovich bir şeyi mutlaka öğrenmiştir, o da yapılanmaların ehil ellere bırakılmasıdır.Hiddink bunun için çok iyi bir seçimdir, danışman olması dahi yeterlidir.
Bu açıklama sonrası soru belli: Gelecek sezon için Kalou'ya yer var mı?Malouda gidecek gibi, kalması zaten faydasız.Quaresma emaneten Londra'da, Scolari'nin gidişiyle hayalleri suya düştü.Joe Cole'ün durumu malum, Miroslav Stoch da kısa zamanda birkaç seviye atlayamaz.En az iki kenar oyuncusu transferi mutlaka gerekli.Kalou için ise doğru olan Arsenal olabilir, bu da Abramovich'in cebinde kriz nedeniyle bir akrep popülasyonu oluştuğu rivayetlerini doğrulayabilir.Wenger'in elinde Kalou tarzında bir forvet çoklayıcısı rolüne sahip kenar adamı yok.Forvete de alternatif, Arsenal düzeni içerisinde etkin olabilecek bir oyuncu.

Noat Samisa

26.02.09

Benitez'in Çocukları

Dün iyi maç olmadı, çift taraflı hikayeler halen bu eşleşmenin sahada görünen bölümünün önünde.Geçmişten Real Madrid-Liverpool eşleşmesi, 2000'lerin geride kalan kısmını ikiye bölersek iki kulüpten Real Madrid'in ilk yarıda, Liverpool'un ikinci yarıda bu şampiyonanın en iyileri oldukları gerçeği, Torres-Madrid ilişkisi, serinin İngiltere ayağında yeniden İngiltere'ye dönecek olan EPL eskileri, son Avrupa Şampiyonu İspanyollar ve tabii Rafael Benitez ve Liverpool'un İspanyolları...
Liverpool kadrosunda 5 İspanyol, 2 Arjantinli var; bu 7'liden 6'sının takım iskeletinde direkt yeri olduğundan ''Benitez'in Çocukları'' sıfatı oturuyor.Soyunma odasında ve sahada da İspanyolca'nın etkisi bu sebepten baskın.Bu çocuklara biraz yakınlaşalım.Pepe Reina, Barcelona çıkışlı bir kaleci.Casillas ile karşılaştırması İspanya ulusal takımının tercihiyle belli oluyor.Alvaro Arbeloa, Real Madrid çıkışlı bir sağ bek.Real Madrid için yeterli görülmedi, Rafael Benitez'in Liverpol'unda sağ bekin 1 numaralı tercihi.Alberto Riera, Liverpool öncesinde Bordeaux ile Fransa ve Manchester City ile Premier League deneyimleri olan bir La Liga oyuncusu, Real Madrid'in sol kenarı için yeterli görülür mü?Xabi Alonso, Real Madrid orta saha ikilisinin toplamından daha ileride bir orta saha oyuncusu, elbet ona sahip olmak isteyeceklerdi.Torres de rekabetin karşı tarafından, kırmızı tarafı seçmemiş olsa Real Madrid'in bayrak adamı olabilirdi.

Torres dün ceza sahasında Pepe ile birebir kaldığında bir sorunun olduğu belliydi.Sonra bir gol vuruşu yaptı ama standardındna çok uzaktı.Hızlanamadı maç boyunca, bazen tamamen kayboldu.Bu sezon diz arkası kirişinden 2 kez en az bir ay süren sakatlıklar yaşadı, dünkü bilek problemi belli ki oyununu etkiledi.Gerrard da olmayınca bir noktaya kadar Torres'e muhtaç Liverpool.Ama karşısındaki Real Madrid, Liverpool'a cevap vercek görüntüden çok uzak olunca Liverpool'un hiçbir aksaklığı sırıtmadı.Robben şutu var; haricinde kenarları kullanamayan, böylesi bir maçta ne yapmaya çalıştığı net belli olmayan bir Real Madrid vardı.Bu da maçın seviyesini düşürdü.Liverpool orta sahada standardını oynadı, Gerrard'sız bir günde Santiago Barnebeu'da kazanarak kağıt üzerinde çok zor görünen eşleşmeyi kolayladı.Benayoun'un attığı golün bu sezon bir emsali daha yok, Gerrard ya da Torres'in aksiyon içerisinde yer alamdığı bir anda eğer Benayoun, Riera, Kuyt bu tip goller atabilmiş olsa Liverpool belki de Premier League lideriydi.Berbat bir yerleşim, Benayoun bomboş kaldı ve kafayı vurdu.Piyango.Gerrard'ın son dakikalarda süre alması önemli tabii ki, öngörülen dönüş Madrid deplasmanı sonrasıydı.
Gelelim İspanyol'lara...Real Madrid'in yetersiz bulduğu oyuncuları başkalaştıran adam Rafael Benitez, eğer dün akşam bir süredir Madrid kulübünü başında olan adam olsa idi, oyun da skor da çok farklı olabilirdi.Ramos'un takımı ligde bir form yakaladı; ama dünkü oyun CL Top 16'sının altında kaldı.Liverpool'un ve Benitez'in lig performansı ile bu transferlerin lig performansına etkisi, fayda/maliyet ortalamaları ile yeni sözleşmesi halen masada duran ''Benitez ekolü'' tespitinin ne derece doğru olduğunu sezon boyunca yaptığımız değerlendirmelere, vardığımız sonuçlara ek olarak sezon sonu etraflıca değerlendirme sözü verelim.Bugünün karşılaştırmasında Real Madrid-Liverpool var ve kazanan İspanyol'un başında olduğu İngiltere tarafı.Turu kolayladılar, rövanşta Sporting'den sonra katsayısı düşürülmüş bir mucize de Real Madrid'e gerek.Big Four, CL Top 16 ilk maçlarından avantajlı skorlar aldı ve rövanşlarda 3'ü de en az 51-49 yaptı olasılıkları.Man Utd-Inter hala ortada, bu eşleşme diğer 3'ünden çok ayrı.

Noat Samisa

26.02.09

Zili Duymadınız Mı?

Dünün en eğlenceli karesi Emirates'ten.Philippe Mexes'nin müdahalesiyle yerde kalan Robin van Persie, öncesinde yaşanan topun yeri tartışmaları sonrasında kullandığı penaltıda Doni'yi ters köşeye yatırır ve Arsenal 37. dakikada 1-0 öne geçer.Devre olur, iki takım da soyunma odasına gider.Kimi formasını yeniler, kimi tekmeliklerini düzeltir, kimi ayakkabılarını değiştirir, kimi masaj yaptırır, kimi de tedavi olur.Gallas, devre arası tedavi olanlardan olmuş dün akşam.Fransız stoperin işi biraz uzun sürüyor, 15 dakikayı aşıyor bu işlem.Kaptan Kolo Toure'nin de bir uğuru ya da batıl inancı var, her daim sahaya son çıkan oyuncu olmayı düstur edinmiş.Beşiktaş'ta Tello'nun bildiğim kadarıyla buna benzer uğuru var mesela.Ama bu uğur bu kez pahalıya patlıyor ve savunmadaki partneri Gallas'ın tedavisini bekleyen kaptan nedeniyle Arsenal ikinci yarının başlama vuruşunu 9 kişiyle yapıyor.Sahada kaptan olmayınca muhatap da yok, hakem düdüğü çalınca tam teslimiyetle topa dokunuyor van Persie.Durumun farkına varanlar var, hemen pozisyonunu değiştiren Arsenalli'ler var.Gallas'ın tünelden sahaya koşusu sırasında forma giyme telaşını görmek gerek.Gallas henüz ayakkabılarını da bağlamamış olduğundan maçın başladığını görmüş olmanın şokuyla çizgi gerisinde koşusunu kesiyor.Toure ise deparını görev bölgesine kadar sürdürmeye niyetlenirken hakem Claus Bo Larsen oyunu kesiyor ve izinsiz sahaya dalan Toure'ye sarı kart çıkarıyor.Ufak çapta bir rezalet sayılabilecek bu durumda Wenger yalnızca iki oyuncuya hatayı yüklememiş, herhangi bir sorun çıkmamasının da rahatlığıyla ''bizim hatamız'' demiş.Yaramaz çocuklar zili duymamış, sınava geç kalmışlar.Oyun kurallarına göre 6 kişiyle sahada olunsa, maçın oynanaması için sayı yeterli.Ama Danimarkalı hakemin teammülen beklemesi daha uygun olurdu.Tabii biz bunu sonucunu öğrendikten sonra söylüyoruz, istismar olmadığını bilerek.Toure eğer Roma deplasmanında sarı kart görürse, muhtemel çeyrek final karşılaşmasında forma giyemez.Bu sorumsuzluğun yansıması ancak o zaman ortaya çıkar, bizim için ise eğlencelik bir enstantane.İki foto arasından köprü oluşturduğumuz ikinci yarı özetinin başlangıcına bahsettiğimiz görüntüler de eklenmiş, bu da download linki.

Tempolu bir günün sonunda, hikayesi sahada görünenden fazla bir hatta iki maç daha var.Heyecanla bekliyoruz.

Noat Samisa

25.02.09

Inter 0-0 Man Utd

Kimin bu skora sevindiğini ya da kimin serinin ikinci ayağına avantajlı gittiğini kestiremiyorum.Jose Mourinho ve takımı, ilk yarım saatte United'ın gollük pozisyonlarının ağları bulmadığına sevinsin mi?Sahasında kazanamadığına üzülsün mü?Aynısı Ferguson ve United için de geçerli.Şimdi serinin psikolojik savaş ayağı başlıyor, aklındakilerin büyük bölümünü sahaya yansıtamayan Mourinho, kozlarını saha dışında oynayacaktır.Inter: Julio Cesar, Maicon, Rivas, Chivu, Santon, Zanetti, Cambiasso, Muntari, Stankovic, Ibrahimovic, Adriano
Subs: Toldo, Cordoba, Maxwell, Figo, Cruz, Burdisso, Balotelli

Man Utd: Van der Sar, O'Shea, Ferdinand, Evans, Evra, Fletcher, Carrick, Giggs, Park, Berbatov, Ronaldo
Subs: Foster, Rooney, Nani, Scholes, Fabio Da Silva, Gibson, Tevez

Rooney'i kilit isim olarak sunmuştuk, Sir tercih etmedi.Bizler bir öngörüde bulunuyoruz, teknik adamlar ise tercih yaparlar.Büyük olasıklıkla bu tercihlerin pek çok mantıklı sebepleri olur; ama yetileri benzer oyuncuların bulunduğu bu tip üst düzey takımlarda yapılan tercihler yalnızca maçta görülenlere göre onanır ya da yanlış addedilir.Futbol yöneticiliği bu yönden çok zor, bu kadroları yöneten adamlar bu sıkıntının üstesinden gelebildikçe büyürler.Bugünkü Ferguson'un tercihi de böyle bir şeydi.Park Ji-sung bu sezon en az 10 kez kenarlarda oynadı, solu-sağı fark etmiyor.Yeni değil, aslında stoper bile oynayabilir!Son idmanı oturarak geçiren Evans ve O'shea fit duruma gelmişler, tutturamadığımız tek tercih Rooney yerine Berbatov oldu.Gerisi bildiğimiz gibi.90 dakika boyunca düşündüm ara ara, net açıklamasını bulamadım.Yüksek toplar, Rivas-Cordoba nispeten kısa stoperler var rakipte; gibi bir açıklama getirebildim.Böylesi maçlarda iki kez ara pası, iki kez şut hakkınız olurdu, bugün Berbatov temposuz bir oyuncu olması nedeniyle bunları da elde edemedi.Dünyanın en değerli golcülerinden, ben bir liste yapsam kesin ilk 5'te yer alır ama bu maç için biraz aksak kaldı gibi.Ama United bunun tolerasyonunu da yaptı, Park ile iki orta saha oyuncusu harika maç çıkardılar.
Tempo sınırlı, mücadele üst seviyede; 20 oyuncu da hareket halinde olmak zorunda.Futbola biraz daha geniş bakmak gerek.Bu maçta gol olmaması bir kayıp değil benim için, taraf olunmadığından ve yetenekli oyuncuların yeteneklerini sergiledikleri maçları yıl boyunca izleme imkanı olduğundan böylesi eşleşmelerin aykırı atmosferinden ayrıca faydalanmak gerek.Ronaldo'nun alanına Fletcher girdi, Park her pozisyonda Evra'nın yanında ikinci adam oldu.Maicon bir kez dahi etkili çıkış yapamadı.Ortayı da iyi kapadı United, Inter forvetleri kenarlara açılarak top kovalamak zorunda kaldılar.Orta saha oyuncularının da yardımıyla 100 metrekarede niceliği 3'ü bulan, stoperin de kademesini aldığı bu tip pozisyonlar fazla gelişim kaydedemeden kırmızı formalı kalabalığın arasında eridi.İyi pas yapamadı Inter, 90 dakika boyunca yalnızca ikinci yarışın ilk 5 dakikası haricinde Inter etkili olamadı.Ara ara parlamalar ise kalabalık arasında küçük dokunuşlar, yine de United savunması net hata yaptı diyemeyiz.Carrick'in eliyle Fletcher'a kademeyi göstermesini, oyunun sürekli hem boyuna hem de enine yön değiştiriyor olmasından; İbrahimovic'i döndürmeyen savunmacının hamlesinden, Ronaldo'nun koşusunu nefis bir kayarak müdahale ile kesen Zanetti'den de zevk alınabilir.Futbolcuların sürekli doğruyu yapma gayretinden de.

Inter orta sahada oyun kurmayınca United savunmasının öne çıktı, rakibi geriye iterek aksiyon alanı yaratamadılar.Öndeki Carrick-Fletcher ikilisiyle birleşen altılı bir yapı oluştu böylece.Bu 6'lı mükemmele yakın pas yaptı, başlarında iki ''affetmez'' forvet dikilmesine karşın sürekli kısa paslarla, boş alanı ve adamı bularak topu oyuna soktular.Top ön alan geçtiğinde Park sürekli sorumluluk aldı, onun enine taşıdığı topların vakit kazandırdğı United orta sahası böylece oyuna girdi.Kale önüne ise Giggs ve Ronaldo girdi.Berbatov oyuna girdiği anlar, United'ın top yaparak rakip sahaya yerleştiği, savunmayı fazlaca öne çıkarabildiği anlar.Bu anlarda Park da girdi gol bölgelerine, maç bittiğinde 90 dakikayı tamamlamamış olmasına rağmen sahanın en çok koşan oyuncusuydu.
Inter iyi pas yapamadı, Maicon'u da oyuna sokamayınca forvetler top alabilmek için kaleden uzaklaşmak zorunda kaldılar.Forvetlerin kazandırdğı zaman ile orta saha ve bekler oyuna girebilirdi, oyunun çok kısıtlı anlarında bunu yapabildiler.İbrahimovic'in kaleye yüzünü döndüğü anlar çok sınırlı, o alanlara ikinci bir oyuncu girmeyince United'ın konsantrasyonunun büyük bölümünü yoğunlaştırdığı kademeler ona da geçit vermedi.Orta sahada nicel olarak zayıf kalınınca topu ileriye taşımakta büyük sıkıntı çekti Inter.Forvetiniz aktif alan dışında, bekleriniz oyun içinde değil ve doğal olarak orta saha oyuncularınız da markajda.Elbet bu denli sıkışık bir maçta pozisyon üretmek zor, bu tip aksak yapıyla daha da zor.Yine de bulunan pozisyonlar var, ikinci yarı başı Adriano topu sağ ayağına vurdurmasa belki de oyunun seyri değişecekti.Tabii öte yandan Man Utd'ın ilk yarım saat bulduğu net gollük pozisyonlar var.Ronaldo'nun kafa şutu maçın en net gol pozisyonu, Julio Cesar maç boyu olduğu gibi yine başarılıydı.Kaleyi bulan frikikler var, Giggs'in arkasına düşen bir top var, Giggs'in çaprazdan atamadığı var; ikinci yarı Park'ın dokunamadığı var, yine Giggs'in Berbatov'un dikkatsizliğine kurban giden çalımları var.Yaklaşık 5 net gol pozisyonu, böylesi bir maç için fazla sayılabilir.Kenarlardaki Ronaldo ve Park'tan biri önde kaldığında Giggs de onların alanına giren orta sahaların yerine geçti, geçen sene bu görevi Tevez yapıyordu.Berbatov yerine Rooney olsaydı, belki son 10 dakikada 3 kez gördüğümüz geniş alan aksiyonlarına daha çok tanık olacaktık.Mourinho tarafından gelen hamleler forvet sayısını artırmak yönünde oldu, orta saha oyuncusundan bek yaparak yarı finale yürüyen bir teknik adam için fazlasıyla ''ezber sayılabilecek'' bir hamle.Farklı adamdan, bilinen hamle.Başka şansı var mıydı peki?United'ın bu noktada hakkını vermek gerek, Evra'nın hatta O'shea'nin bile ataklara katıldığı kadar Maicon'u rakip yarı saha göremedik.Muntari üretemedi, şut pozisyonu imkanı bulamadılar.United mutlak suretle rakibini bozmaya programlanmıştı, bunu da başardılar.Fazlasını da ürettiler, rakibi bozduktan sonra kendi silahlarını da bölüm bölüm kullanabildiler.Inter'den hızlılar, arada uyduruk düdükler olsa da deplasmancının bugün fazla faul almasının nedeni bu.
Man United'ın seçimi bugün için zorunluluktan olsa da ''Stoper Bek'' gerçeğine bir parantez daha açalım.Bugün United'ın sağ tarafına Rafael'i koyun ya da Inter'in rakibi Arsenal olsun.İbrahimoviç zorunluluktan kenarlara açıldığında onunlar kim savaşacak?O'shea bu görevi mükemmele yakın yerine getirdi, diğer yanda da hatırlayalım; yalnızca bir kez Evra-İbrahimoviç eşleşti.Ondan da kale sahası civarından Zlatan kötü vurdu.Başka hatırlamıyorum ben, eğer top yerdeyse zaten İbra'yı en az iki kişi karşıladı.İbra ya da Adriano sol yaklaştığında mutlaka Evans yaklaştı oraya.Vidic'in yokluğunda o da başarılı bir maç çıkardı.Stoper bek kullanımının bir başarılı örneği daha, ek olarak O'shea hücumlara katılmadı da diyemeyiz.Takım orta sahada kurduğu üstünlük ile rakip forvetleri kenarlara açılmaya zorlarken, bunun da tedbiri alınmış oluyor böylece.Öte yanda da Evra sürekli iki ceza sahası arası çalıştı, önündeki Park da sadık bir oyuncu olunca iyi paylaştılar rolleri.Eğer Evra'nın önünde Ronaldo gelirse bu arıza çıkarabilir, antitezi ters tarafta da Park olursa kısırlık yaşanabilir, denebilir aynı düşünce doğrultusunda.Nitekim önemlidir, sisteme sadık kenar oyuncuları ile buçuk forvetler vardır ve kullanımları mutlaka farklılık arz etmelidir.Bugün bir örneğini United'da gördük.İnter'in sağ beki Maicon ideal bir bek oyuncusu, yeryüzünde sayıları 10'u geçmez.Soldaki Santon da o ışığı veriyor, heyecan verici bir oyuncu.Ama sahaya yansıması olmadı, savunmada fena iş çıkarmayan ikili, ön alanda etkinlik üretemediler.Zanetti'nin oyunu da övgüyü hakediyor, Inter'in bugün en iyi elemanıydı.Pek çok kez olduğu gibi.
Mermiler havada çarpıştı, iki hafta sonrayı iple çekiyorum.Arası da ayrıca zevkli geçecek, böylesi maçlar sezonda iki haneli sayıya bile ulaşmıyor.Kıymetini bilmek gerek.Kim sevindi, kim avantajlı?Bu United'ın sahasında turu vereceğine inanmak zor.Eğer olursa da futbol güzel bir oyundur, buna dair yeni bir inanç tazeleme günü sayılır.Old Trafford'da roller değişecek, bakalım United ne kadar istediklerini gerçekleştirebilecek?20. maça ulaşıldı, United Şampiyonlar Ligi tarihinde 20 maç üst üste kaybetmeyerek bu alandaki rekoru da eline geçirdi.
Roma'nın İngiltere kabusu sürüyor, bol gollü United mağlubiyetleri sonrası bu sezon Chelsea'ye 1-0 kaybetmişlerdi.Bugün de Arsenal 1-0 kazandı.Gözüm tekrar yayınında.Eksikler aynı, kadro aynı; çeyrek final bu sezon için başarı sayılabilir.Geçtiğimiz sezon Man United da Lyon deplasmanında geri düşmüş, Tevez ile 1-1'i yakalamıştı.Turun anahtarı oldu o gol, benzer bir durum Barcelona için de geçerli olabilir.Porto'yu açıklamak pek kolay değil, geçmiş yıllara göre zayıflayan kadrolarına rağmen Madrid deplasmanından da avantajla döndüler.

İnternazionale 0-0 Manchester United
Noat Samisa

24.02.09

Dawson Kardeşler

Hafta içine sarkan 26. hafta maçından bir ''kardeş'' hikayesi çıkabilirdi, küçük kardeş Michael kulübede bekleyince yine olmadı.Lakin şans/şanssızlık bu ya, Jonathan Woodgate ile Assou-Ekotto kafa kafaya çarpıştı.Kaşı açılan Woodgate oyundan alındı, Michael Dawson 86. dakikada oyuna dahil oldu.Bu sayede bir ilk yaşandı.
Dawson kardeşlerden büyük olanı 1978 doğumlu Andrew Dawson, Hull City'de 6. sezonunu geçiriyor.Bu sezon sol bekte birinci tercih durumda, Paul McShane'in de devre arası ayrılışıyla birlikte savunma dörtlüsü belli olan Hull City'de duran topların bir kısmının başında da o var.Zayette-Turner ikilisinin ortasında, tam bir sporcu görüntüsünde bir fizik yapısı olan Sam Ricketts'ın sağ bekte olduğu düzende sol bek Andy Dawson'a emanet.
Ortanca olan 1981 doğumlu Kevin Dawson da bir savunma oyuncusu.Kardeşleriyle beraber başlayan kariyeri, iki kardeşinin aksine aşağı ivmelenerek şekillenmiş.Northern Premier League'de, yani İngiltere Futbolu'nun 7. basamağında yer alan Nottinghamshire takımlarından Workshop Town'da futbol hayatını sürdürüyor.
Küçük olanı en çok tanınanı; Tottenham'ın U21 milli stoperi, 1983 doğumlu Michael Dawson.Tottenham'da King-Woodgate ikilisinin dengeliyicisi rolüyle stoperin 3. tercihi konumunda.Ulusal takım için de eğer takımının formuna bağlı olarak bir atılım yapabilir ise, yokluk nedeniyle kadroya alınan Mancienne, Upson gibi isimlerden çok daha üstün bir potansiyele sahip olduğunu gösterebilir.Tottenham, 2005 yazında onun için Nottingham Forest'a £7 milyon ödedi.

Üç kardeş de Nottingham Forest altyapısı çıkışlı.Üçü de savunma oyuncusu.Büyük kardeş Andy, doğduğu ve futbola başladığı yerlere yakınlığından ötürü bir tercih yapmış 6 yıl önce.Hull City, o dönemler henüz Championship adı konulmadığından Division One adı ile devam eden ligin 2 seviye altında; yani Division Three'deydi.Bugün itibariyle League Two'ya tekabül etmekte.Aradan geçen 5 yıl; Hull City Premier League üçüncülüğünü, Andy Dawson da 30 yaşında, kardeşinden 3 yıl sonra Premier League'i gördü.Ortanca kardeş Kevin, ağabeyi ve küçük kardeşi ile hayatı boyunca karşılıklı futbol oynamayadı.Bundan sonra da oynaması imkansız görünüyor.Büyük ağabey Andy ve Küçük kardeş Michael ise sezonun ilk yarısında Michael'ın forma giymemesi nedeniyle ulaşamadıkları deneyimi, dün akşam 4+4 dakikalığına da olsa ilk kez yaşadılar.
Sezonun ilk yarısında White Hart Lane'de oynanan maçı Hull City 0-1 kazanmış; Juande Ramos kredisin yarısını bu maçta kaybetmişti.Hull City, o dönemler ligin dibine demirleyen Tottenham'a yukarıdan bakarken, şimdi iki takımın arasındaki puan farkı yalnızca 1.Hull City 10 maçtır kazanamıyor, bu skorlar ve yeni sakatlıklar ile adım adım Championship'e gidiyorlar.Tottenham Lennon ile öne geçti, Cudicini'nin hatasını Turner değerlendirdi.Skor eşitlendi.Woodgate müthiş yükseldi, kardeşlerden Andy'nin üzerinden kafayı vurdu; KC Stadium'dan 3 puanı Tottenham'a getirdi.Hafta içi UEFA Kupası'nı umursamıyor oluşun yansıması sayılır Redknapp için, uygulamanın karşılığının alınması elini güçlendirir.Benzeri ilk 4'e oynayan Aston Villa'dan, Moskova deplasmanıa Gareth Barry, Brad Friedel, Emile Heskey, James Milner, Ashley Young, Gabriel Agbonlahor, Carlos Cuellar ve Stiliyan Petrov götürülmedi.

Üç kardeşin hikayeleri bize bir şeyler fısıldıyor.Hull City, eğer 5 yılda bir mucizeler serisi gerçekleştirmemiş olsa ailenin tek ''adam olmuş çocuğu'' Michael sayılacaktı.2003 yılında Andy'nin verdiği bir karar, ona o yıllar hiç hayal edemeyeceği şeyleri yaşattı bu sezon.Benzer bir şansın Kevin'a gelmemiş olması da tercihler ile alakalı olabilir, gerçeği hiç bilemeyeceğiz.Nottingham Forest altyapısı da üçte bir tutturmuş, bir de mucize ile karışık olmak üzere benzer fiziki özelliklere sahip olan üç kardeşten ikisini Premier League'e göndermiş.Altyapı hikayeleri böyledir, birer yıl arayala takım katılmış, hemen hemen aynı dönemin 3 stoperinden biri yıllar sonra 7. küme sayılan NPL'de iken, diğeri için £7 milyon ödenmiş.Her çıkanı Tottenham'a, Premier League yollayamazsınız; her çıkanı üst düzey futbola entegre edemezsiniz.Bununla ün yapmış altyapılarda da oran fazladır, yine %100 hatta %50 bile yoktur.Andy Dawson'ın ve Hull City'nin hikayesi başkadır, birkaç yıl önce yalnızca rüyaydı belki de.Benzer bir hikayeyi 2001-2004 yılları arasında İpswich Town'da beraber forma giyen Marcus ve Darren Bent kardeşler için de yazabiliriz, tabii daha sonra.

Hull City 1-2 Tottenham
Noat Samisa

24.02.09

Inter - Man Utd | 1 Kala

Kuralar çekildiğinde tek bir eşleşme, diğer 14 takımı yok saydırmaya yetti bana.Real Madrid-Liverpool ve Chelsea-Juventus da pekala çok özel bir eşleşmelerdi, hele Real Madrid'in mevcut formu, Chelsea'nin Hiddink görevlendirmesiyle daha da ilginç bir hal alacakken.Yine sönük kalıyorlar yarının yanında.Bir yanda bir süredir Premier League'i domine eden, muhteşem kadrosuyla Ada Futbolu tarihini baştan yazmaya niyetlenen ve ligin 2. devrelerinde her daim bir vites daha yukarı çıktığı bilinen Manchester United.Karşısında son yılların en büyük futbol dehalarından, belki de en iyisi, aynı zamanda bir megaloman ve onun takımı İnter.Mourinho kılıcını çekti, iddialı konuştu: Defansif oynayacaklar, dedi.Biz (İnter) ise baklava (diamond) orta sahalı 4-4-2'mizi bozmayacağız, kazanmak için oynayacağız, deiye eklemiş.Bir sistem öngörüsü yapılabilir, United'ın muhtemel 4-5-1'inin bu şablona baskın geleceği kağıt üzerinde düşünülebilir.Maicon'u, Rooney'i ne olarak maç öngörüsüne dahil ederiz?İbrahimoviç ve Ronaldo'yu?Bu bir örnek, öte tarafta da Rooney için geçerli bu.Maicon'a savunmacı, Rooney'e forvet diyebilir miyiz?Bu maçı da mükemmelleştiren onlar olacak, bu tip üstün oyuncular.Tabii bu oyunculara sahip olan ve onları doğru kullanan teknik adamlar.Mourinho bir süredir Old Trafford tribünlerinde, bizzat rakibini izledi.Ferguson'un ise yardımcıları bu rolü üstlenmiştir, tüm raporları süzgecinden geçirerek en uygun yapıyı kuracak futbol aklı, Sir Alex'te fazlasıyla var.Çok başka bir maç, çok özel bir seri izleyeceğiz.Genel görüşte ''beklentilerin altında kaldı'' başlıklı maçlar olacak, onu da şimdiden belirtelim.Tempo istiyorsanız zor, ekstrem şeyler olması gerek.Ama bir beyin fırtınası olacak, iki takım da rakibinin silahlarını çalıştırmamak için kendi silahlarını kullanırken ortaya mermilerin havada çarpıştığı, gerilimin yüksük olduğu 2 maç çıkacak.Sonucunda kim gülecek?Benim favorim yok.Bir Barcelona-Man Utd eşleşmesi olsaydı eğer, bir turnuva serisi olması hasebiyle Barcelona La Liga'da ne kadar formda olursa olsun, yine favorim Man Utd olurdu.Mourinho'nun İnter'ine karşı; yapılanması, kadro kullanımı, şablonu, genel takım düzeni, iki ya da üç oyuncuların birliktelikleriyle yaptıkları set hücumları, bayrak adamları, Kale Vidic'i vs. ile Man Utd, yine de hiç kolay değil.
Kadroları tam kadro, hocaları da formda düşledik kuralar çekildiğinde.Tabii hayat böyle değil.Yarın, bugünden sonra olduğundan kuradan bugüne yaşananlar yarın için ortaya gelmek zorunda.Manchester United'ın savunma hattında büyük bir problem var, kısa zaman içinde üst üste gelen sakatlıklar nedeniyle yalnızca 3 as savunmacı Milano'ya götürüldü.Bunlardan ikisi sol bek; Evra ve Fabio.Biri de sağ bek Eckersley.Kalan 3 oyuncudan biri O'shea; fakat o da sakat.Keza Jonny Evans da Blackburn karşılaşmasında sakatlandı.Elde Ferdinand var, United seviyesinde bir takım için böylesi bir maç öncesi çok kötü bir senaryo.Ferguson ''kabus'' demiş, oldukça ürkütücü bir kabus hemde.Nemanja Vidic, Japonya'dan kalma kırmızı kart cezalısı, bu kaybın ne denli değerli olduğunu bir aydır sürekli satır aralarında dillendirdik.Takımın sağ beki Wes Brown savunma tandemine geçebilirdi, uzun süreli sakatlık sonrası yeniden sakatlandı.Rafael sakat, Neville sakat; Hargreaves sakat.Üzerine Evans sakatlandı ve O'shea de sakat.O'shea yetişmez ise Carrick stopere, Evans sağ beke geçebilir.Eğer Evans yetişmez ise Fletcher sağ beke; O'shea stopere yerleşebilir.İkisi de yetişmezse ikizlerden Fabio sağa geçebilir; bir diğer ihtimal Gibson ya da Possebon'dan biri sağ bek oynar.
Böylesi belirsiz, alternatiflerden kim oynarsa oynasın nispeten zayıf bir savunma hattı olacak İnter'in karşısında.Savunmadak bireysel kalite düşüklüğünün tolerasyonunu orta saha yapabilir, daha dirençli olmak zorundalar.Bu nedenle Berbatov'u ikincil planda düşünmek çok daha mantıklı gibi görünüyor, Rooney-Ronaldo ikilisinin sahada olması yeterli olabilir.Orta sahada Carrick-Park-Giggs üçlüsü kesin görünmekle beraber, Scholes ya da Fletcher'dan biri tercih edilerek muadil deplasman maçları görüntüsü sağlanır.Tevez ihtimali de var; ama olasılık düşük.Yeni Nesil Orta Saha Oyuncusu Wayne Rooney, Manchester United'ın bu maçtaki en önemli elamanı.

Cambiasso-Muntari orta sahası Zanetti ile birleşiyor, arkadan Maicon da bu yapının direncine ekstra katkı sağlıyor.Kağıt üzerinde baklava yapısı görülse de sahada durum böyle değil.Şu görüntüde daha iyi savunmacılara sahip olan taraf İnter.United'ın San Siro deplasmanında mutlak koşullanacağı hedef oyunu tutmak olacak.İnter'i bozmadan silahlarını çıkarması çok zor Ferguson'un, bu direnci gösterebilecek bir takıma da sahip.Bir beraberlik kovalayacak, bir farklı mağlubiyette de ikinci maçta şanslar değişmez bana göre.Yarın United kazanırsa ''çok zor'' diyebiliriz İnter için. Biri liginde 9 puan farkla, diğeri 7 puan farkla lider.Bugün itibariyle bu seri ortada.İlk maç sonrası demeç kavgalarına hazır olalım, o kısmı da ayrıca ilginç geçecek.Keyfini çıkarmak gerek.

24.02.09 Salı - 21:45 - Star Tv
İnter - Man Utd
Noat Samisa

23.02.09

53A! Aşağı Çök

İETT'nin mevcut hatları arasında 53 numara olmadığından sonradan yanına harf eklenerek güzergahı değiştirilmiş bir ''benzer mıntıka'' otobüsü de yok.Başlıktaki 53A, Middlesbrough şehri Riverside Stadı'nın bir bölümü.Geçtğimiz haftasonu kulübün Safety Officer vasıflı yöneticisi (sanırım bizim ülkemizde bunun adı Stad Müdürü) Sue Watson, stadın güney tribünündeki bir bölüm olan 53A'da sürekli bulunan taraftarlara bir mektup ile ulaşmış.Ana teması şu: Hey 53A'dakiler, sürekli ayakta duruyorsunuz; stewart'lar rica ediyor, iplemiyorsunuz.Allah aşkına söyleyin neden oturarak güzel güzel maçınızı izlemiyorsunuz?Cevap gecikmiyor tabii ki: Güzel güzel maçını izleyebileceğimiz bir takımımız var mı ki?Öte taraftan ''tiyatroya mı geldik?'' diye soranlar, sezon başından hatta geçen sezondan bu yana yaş ve cinsiyete bağlı indirimlere rağmen dolmayan Riverside tirbünleri...Gareth Southgate'in 3'lü orta saha, 3 forvet denemeleri var; Tuncay yine de yedek.Olmadı, Middlesbrough sahasında bu hafta da kazanamadı.Tribünlerden tepkiler Southgate gibi patron Steve Gibson'a da yönelmiş.Bu ortamda yönetmelikler bir tarafa, ''53A, neden oturmuyorsun?'' uyarısı oranın müdavimleri için fazladan baş ağrısından fazlası değil.

Noat Samisa

23.02.09

Hız ve Şut

Dünün programında kendimizi İstanbul soğuğundan kapalı bir mekana atışımız sonrası da pek uzun soluklu olmadı, ''ya kar yağarsa'' telaşına dağıttık muhabbeti.Eve geldiğimde Liverpool-Man City maçının son bölümleri oynanıyor, skor 0-1.Şaşırmıyoruz tabii ki, Liverpool 3-0 önde olsa da şaşırmayacağız.Öyle bir maçtı bu.İbrahim Altınsay da yorumcuymuş, bilseydim daha maça yetişmeye niyetlenerek çıkardım evden.Normalde yayını orjinal dilde izliyorum; ama eğer Altınsay yorumcuysa Türkçe'ye geçiyorum.Haftada bir maç, ben Villa-Chelsea maçında sesini duyamayınca pas geçti sanmıştım.Liverpool gol attı ve Altınsay sonradan gördüğüm üzere benzer bir yapıda olan Man City golüyle Kuyt'ın golünü birleştirerek anahtar bir yorum yaptı, efektif futbolun temeline hız ve şutu koyan harika bir tespit.Kendisinin yazılarından da bu yönde bir eğilimin olduğunu, İngiliz Ligleri'ne yönelik ayrı bir sempatisi olduğunu biliyoruz.Her ligi, her takımı aynı ''futbol doğruları'' ile değerlendiremeyiz.Üstdüzey futbolda bireysel yetersizlikler neredeyse sıfırlandığından, akıl yoluyla yapılan hamleler oyuna farklılık getirir.Kademe konusunda zayıf bir stoper ile nasıl ''duran top alan savunması'' yapılabilir ki?Dün Liverpool'un da Man City'nin de attığı goller kağıt üzerinde çok basit.Çabuk paslar, hız, koşu ve şut.City'nin golünde bir ekstra pas: Robinho.Ceza sahasında içeriye ekstra koşu: Kompany ve şut Bellamy.Gol Arbeloa'ya yazıldı, gerisini tabela bilir!Bu koşuları ile Kompany ''defansif yönü kuvvetli orta saha oyuncusu'' vasfının yanına ''üstdüzey'' sıfatını da eklemiştir.Beklenen budur, herhangi bir sıfat sahibi; ister ofansif-ister defansif; orta saha oyuncularından beklenen budur.Hücum gücü yüksek olanlardan hiç olmaz ise alan yerleşimine dahil olmaları, defansif yetileri güçlülerde ise en azında ceza sahasına yapacakları boş koşular ile yerleşim bozmaları istenmekte ve bunları yapan oyunculara sahip takımlar, yapamayanlara karşısında taktik üstünlük kurabilmektedir.Bu da çoğunlukla skora yansır.Trend budur, antitezi çıkana kadar geçerli olan budur.Robinho sağ bekte Riera'yı kovalıyor; Kompany rakip ceza alanında duvar oluyor, asist yapıyor.City'nin sayılabilecek pek çok sorununun arasında bu ikilinin bu tip hamleleri yapamıyor oluşları yok, tüm kadronun iyi bir harman olmayışının yarattığı lokal sorunların genele yansıması var.

Bellamy gelmeden önce de önde 4 ya da 5 hızlı oyuncu ile oynuyordu Mark Hughes.Robinho-İreland-SWP ve şimdi Bellamy.Boy ortalaması kaç?Pek önemi yok, bu sezon için hedefi olmayan City'de sezonu orta sıralarda bitirebilmek adına aykırı bir yapı var.Golde de bu görülüyor, hızlı oyuncuların uyumuyla oluşturulan, ligde muadili olmayan bir yapı var.En yakını Arsenal, daha doğrusu geçen yılki ya da şampiyon Arsenal.Wenger'in iki dış bekinin ataklara katılma amacı orta yapmak mı?Yoksa topun bulunduğu alanda daha çok kişiyle bulunarak topun hızını artırmak ve top üzerindeki markajı azaltarak pas kanalları açmak mı?Futbol standart değil, üzerine düşünülebilen her şeyin belli bir cazibesi olduğu gibi kazanmak-kaybetmek olgularından öte ''futbol insanlarının'' farklılaştırdığı bir oyun.

Reina hızlı oynadı, top birkaç saniyede rakip ceza sahası hizzasına geldi, Torres ön direğe koştu.İstediği gibi vuramadı ama seken topu yine ''arkayı kolluyor'' durumda olan Kuyt tamamladı.Hollandalı, tıpkı Tim Cahill gibi bir jenerasyon evvelden Jardel gibi farklı çalışan futbol zekasıyla beni kendine hayran bırakmış bir hücum oyuncusu.En az üstün yetenekli futbolcular kadar bu ''üstün mental yetilere'' sahip adamlar da futbolun, takımların gereksinimi.Hız-şut ve gol.Premier League'in üç kelimeyle özetlenen ekolü belki de bu.United'ın en yakın rakibi Liverpool ile puan farkı 7 oldu.14 Mart'ta Old Trafford'da sezonun düğüm maçı var: Man Utd - Liverpool

Liverpool 1-1 Man City
Noat Samisa

23.02.09

Yakubu'dan Sonra Arteta

Kasım ayı sonunda aşil tendonunun kopmasıyla sezonu kapatan Yakubu'dan sonra Arteta da sezonun geri kalanı ancak tribünden takip edebilecek.Premier League'de sezonun en formda orta sahalarından, en değerli oyuncularından Everton'ın İspanyol orta saha oyuncusu Mikel Arteta, dün St. James' Park'ta oynanan ve 0-0 sonuçlanan Newcastle United maçının 6. dakikasında sağ diz bağlarını kopardı, yerini Segundo Castillo'ya bıraktı.Eksiklerin fazla olduğu bir günde alınan 1 puan Everton için kötü sonuç sayılmasa da Newcastle deplasmanından kimse mutlu dönemedi.Arteta, gerek takımın genel tertibinde, gerekse sakatlıkların yoğunlaştığı süreçte Everton'ın en önemli oyuncusu konumundaydı.Liverpool'un mavi yakasında şanssızlıklar serisi devam ediyor, pek çoğu uzun süreli olmakla beraber bu kadronun bu sezon yaşadığı fantastik sakatlıkların sayısı 5'e ulaştı.Everton için çok büyük kayıp Arteta; Moyes'in olduğu yerde ''telafisi imkansız'' sözü pek geçerli olmasa da galiba bu kez gerçek.Arteta için sezon kapandı, hazırlıklar önümüdeki yıl için.
Kevin Nolan'ın fotoda görüldüğü üzere insanlık dışı bir müdahalesi var Anichebe'ye; sonrasında hakettiği kırmızı kartı alıyor.Şükür ki Anichebe'de kırık yok.Dakika 44, maçın geri kalanını 11-10 oynanmasına karşın sakatları düzelen ve bu sayede güç kazanan Newcastle karşı 3 puan alamamak başarısızlık sayılmaz.Newcastle'da sakatların büyük bölümünün iyileşmesiyle yeni bir ivme yakalanabilir, 28 puanı bulan Toon Army, tıpkı tüm kümede kalma derdindeki takımlar gibi 32 ya da 33. hafta en az 35 puanı bulmalı.Joe Kinnear'dan gelen haberler iyi, operasyon sonrası taburcu olmuş.2 aydan evvel kulübeye inmesi öngörülmüyor.Bu süreçte bu sezon ikinci kez ''idareten'' görev üstelenecek olan yardımcı antrenörler Chris Hughton ve Colin Calderwood takımı idare edecekler.

Newcastle 0-0 Everton
Noat Samisa

23.02.09