42 Dakika Tuncay
Orta sıralardaki iki takım da 1 puan kaygısı olmadan sahaya çıktı, ikisi de kendi futbollarını sahaya koymaya çalıştılar, kar yağıyordu ve maç hafta içi fikstüründe oynanıyordu. Ortaya güzel bir seyirlik çıkması için yeterli sebepler topluluğu oluşmuştu. Hafta içi fikstürü her daim yaptığı sürprizi yine ıskalamadı, sezon boyunca eşine az rastlanır bir ilk yarı oynadı Stoke City. Fulham takımı bu sezon oynadığı hiçbir resmi maçta 3 gol yememişti. Stoke bu işi yalnızca 37 dakikada başardı. Maçı 3-0'a getiren ve -7 derecelik soğukta Britannia Stadium tribünlerini coşturan futbolda önemli pay sahibi oyunculardan biri de Tuncay Şanlı'ydı. Şanssızlık bu ya, hem kendisinin hem de takımın çok iyi götürdüğü maçın 42. dakikasında Tuncay için bu güzel gün sona erdi. Kasığından sakatlanarak oyundan çıktı.İlk golün başında Tuncay çabası var, kazandırdığı kornerde topu köşe noktasına dikip tribünlerin alkışını aldıktan sonra arka direğe koştu. Konchesky'nin markajında kaytarmasını iyi değerlendirdi ve takipçiliğiyle Stoke City forması altındaki 2. golünü Fulham ağlarına gönderdi. İkinci gol yine bir duran top golüydü, Etherington'ın güzel ortasında arka direkten Faye golü yaptı. Sidibe'nin golünde ise yine Tuncay adı vardı. Atağı kurguladı, topu taşıdı ve Delap'ı içeri sokarak golü hazırladı. Sakatlık dönüşü facia bir ilk yarı oynayan Hangeland bu dakikalarda dağılmıştı, Stoke da hücumda daha önce hiç olmadığı kadar efektif oynayınca tabela 3-0'ı yazdı. Fulham ilk yarı bölüm bölüm iyi pas yaptı, skorun gösterdiği kadar kötü değillerdi. Elbet oyun olarak geri döneceklerdi, bu skora yansıtmaları için de Stoke'un Tuncay çıkınca yalnızca yüksek topa güdümlenmesine ihtiyaç duydular. Oyun 3-1'e geldikten sonra Pulis hamleler yaptı, temponun sıfırlandığı bir anda oyuna yeni giren Nevland'ın indirdiği topa Dempsey muhteşem vurdu. Chris Smalling son dakikaları santrafor oynadı ama en kısası 1.90m olan Stoke savunmacıları karşısında eridi. Nevland'ın pozisyonu ile Fulham'a 1 puan şansı gelmişti, olmadı. Son dönemin en formda oyuncularından biri olan Bobby Zamora'nın omzunda kırık şüphesi varmış, Fulham için büyük kayıp. Tuncay da formayı almışken ve gol bulmaya başlamışken umarım uzun süre takımdan ayrı kalmaz.
İngiltere'de sıradışı kış koşulları yaşanıyor, özellikle Ada'nın batısında kar yağışı hayatı durdurma noktasına gelmiş durumda. Bu sebepten pek çok alt lig maçıyla birlikte dün ve bugün Ada'nın Kuzeybatısı'ndaki şehirlerde Blackburn-Aston Villa ve Man City-Man United arasında oynanması gereken League Cup yarı final maçları ileri bir tarihe ertelendi. Bu duruma en çok endişelenen kişi ise önümüzdeki günlerde İtalya'da dizinden ameliyat olacak olan Capello olsa gerek. Dünya Kupası nedeniyle fikstür zaten haddinden fazla sıkıştı, şimdi bir de kontrol edilemez faktörler devreye girince işler iyice sarpa sardı. Yarın bir diğer erteleme maçı var, henüz ertelenmedi: Arsenal-BoltonStoke City 3-2 Fulham
Noat Samisa06.01.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2010
(299)
-
▼
Ocak
(35)
- Siyah-Beyaz Beşiktaş
- Arsenal 1-3 Man Utd
- Maalesef İyi Futbolcu Terry
- Antalyaspor 0-1 Beşiktaş
- Burhan Eşer
- Yiğit İncedemir
- Yekta Kurtuluş
- Man Utd - Aston Villa
- Bir Zamanlar Tanrıydı
- Yıldıray Baştürk Blackburn'de
- 40 Gün 40 Gece
- Christopher Smalling #2
- James Milner #2
- Deve - Cüce
- Daha Yeni Wayne Rooney
- Mikel Arteta
- Kasımpaşa (Ert) Bursaspor
- Calum Davenport
- Final Haftası
- THY: Sir'lerin Tercihi
- Ireland'dan Jo Fikirleri
- Sahip
- Lucas Neill
- Maxi'mum Risk
- Taçları Şevki Kullansın
- Beşiktaş 1-3 Kasımpaşa
- Forest Way
- Delap'ın Havluları
- Babasının Oğlu
- 42 Dakika Tuncay
- Masaldan Sıkıldın Mı?
- Maalesef İyi Futbolcu
- Jermaine Beckford
- Celtic 1-1 Rangers
- Florent Malouda
-
▼
Ocak
(35)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
15 Fikir, Tenkit, Yorum:
noat niye çok yorum almadığını biliyorsun değil mi?
benden bu kadar,
Çok mu az mı, hesabı neye göre yapılır bilmiyorum. Buna henüz kafa yormamıştım ama eğer böyle bir şey var ise şimdi düşününce pek çok sebebi olabilir, diyebilirim. Ya da ben içeriden göremiyorum, cevabı dışarıdan alalım. Neymiş sebebi?
Burası için bilemem ama kısa süredir bulunduğum blog ortamında şunu keşfettim..
Fazla yorum alabilmek için (bu bir marifetse)içeriğin kalitesine pek de gerek yok..
Rakip cenahı irrite edebilecek idddialı bir başlık ve içerikte de bol göndermeli yorumlar döşendiğinde hem olumlu hem de olumsuz postlar ardı ardına yağmaya başlıyor..
Bir de yazının bir köşesinde imla ya da bilgi hatası yapmaya gör. Anında geliyor müdahale..
Yani kısacası şu blog aleminde iyiyi övmektense kötüye sövmek daha çok keyif veriyor gibi..
Bu arada yazı da güzeldi. Eline sağlık, Tuncay' a başarılar..
ben de sasırıyorum az yorum olmasına fakat göremiyorum bir sebep..mükemmel yazıları okuyan şahısların bir süre normale dönememeleri olabilir mi acep ?
türk futbol tarihinin en büyük 10-15 futbolcusundan biri diyeceğim; ama bence kendisi türk değil.
alman.
bu mental olgunlukta, bu profesyonellikte, bu kararlılıkta birisinin türk olma, türk olsa da futbolcu olma ihtimali yok.
Yazılan yazıda;
X takıma, y futbolcuya, z blog yazar ve yorumuna geydirirsen ve accık da çemkirirsen gelen yorumlar o dakka tavan yapabilir..
Mi acaba?
Çok yorum almak bir erdem işareti midir?
Her yazınızı keyif alarak okuyorum, teşekkürler.
yorum meselesi yazıyı daha kaliteli hale getirmez sanarım. 3r yeterliliğine göre önce okumadaki sınırı kırmaya çalışıyorduk... Sağolsun okuyan gözlere nazarlar değmesin en aktif şekilde okuyoruz. Hele bi zaman gelince yorumlarızda.
Fatih Terim'in Leeds macının benchinin arkasındaki yakın koltukları gösterip "Türkiyede bu koltuklara çok para verirler, malun hocaya akıl vermek isteyen çok olacaktır" demişti. Biz hocadan çok hocayız... Rahat ol...
Ben cevabı soruyu sorandan bekliyordum, ama belli ki bu konuda söyleyecekleri olanlar varmış.
Ben bir şey koyuyorum ortaya, insanlar bunu alır-almaz, beğenir-beğenmez, okur-okumaz, yorum yazar veya yazmaz; bazen bir teşekkürün anlamı oluyorken bazen hiçbir anlamı olmayabiliyor. Bazen bir yorum tüm şevki yokedebiliyor. Söyleyecek sözü olan söyler veya söylemez. Bunu ben kontrol edemem. Çok yorum-az yorum elbet bir şeyleri anlatır ama neyi anlatır, bunu bir paragrafa sığdırabileceğimizi sanmıyorum. Ben bu halden memnunum, bloga dair bundan başka herhangi bir beklentim yoktur. Okuyan herkese teşekkür edilir burada, vakit oldukça yeni bir posta niyetlenilir.
''Benden bu kadar'', bir taş attın pencereye tık dedi, cevap hala beklemede. Haberin ola... :)
özellikle maç analizlerinde saolsun noat yorum yapacaklara pek birşey bırakmıyor. müthiş bir analiz yeteneği var adamda :). maçı izledikten sonra burayı okuyorum, farketmediğim bir ton detayla karşılaşıyorum. çoğu zaman aaa hakkaten lan böyle olmuştu diyorum kendi kendime.
bence az yorum gelmesinin temel sebebi budur.
çünkü söyleyecek bir şey bırakmıyorsun diyecektim ben abi :))
neler dönmüş be, vay anasını..
'Benden bu kadar' bende seni eleştirecektim ama finalin güzel olmuş:)
NoatSamisa seni severek takip ediyorum
Az önce bir ilginç :) yorumu yanlışlıkla sildim, sahibinden özür diliyorum. Kusura bakılmasın, mesaj alınmıştır. :)
senin canın sağolsun :)
Noat Samisa'nın genelde objektif yaklaşımlar ve derin analizler sunması yorum sayısının az olmasını sağlıyor. Mesela üstteki yazıda Sir Ferguson'un oğlundan bahsetmiş NS ama yazıyı okumama rağmen yorum yapamıyorum çünkü böyle birşeyi ilk kez okuyorum.Genelde maç analizlerine ekleme yapıyoruz NS'nin. Seviyoruz...
Yorum Gönder