Antalyaspor 0-1 Beşiktaş

İlk yarının ilk 10 dakikasından sonraki 45 dakikada ne oldu? Koskoca 45 dakikada Nihat'ın şutu Batak'ın kafasına çarptı ve ben başka hiçbir şey hatırlamıyorum. Fink'in sağ kenara dalış yapıp Bobo'ya gol pası çıkardığı gollük aksiyon olduğunda 10. dakikaydı. Sonra 55'teki penaltıya kadar sahada hiçbir şey olmadı. Maalesef mazeret yok, böylesi bir maçı Beşiktaş ve Antalyaspor taraftarları hariç kimseye izletemezsiniz. Yarın İstanbul Süper Amatör Lig'de Levent ile Albayrak takımları arasında kritik bir maç oynanacak ve ben bu maçın bu akşamki Süper Lig maçından çok daha tempolu ve eğlenceli geçeceğine dair herkesle bahse girebilirim. Bu akşamki iki takım, parke salon düzlüğündeki Antalya Atatürk Stadı zemininde 45 dakika boyunca 22 kişinin topun peşinden amaçsızca koştuğu bir oyun oynamayı başardılar. Kıdemli yardımcı baktı oyun çok sıkıcı, 55. dakikada bir penaltı uydurdu. Toraman'ın hızlı gelişen aksiyonda rakibine faulü var. Faul olmasa bile karambol pozisyon, kötü karar. Bir musibet bin nasihatten iyiydi ve Bobo'nun penaltı golünden sonra oyuna heyecan geldi.

Takım ilk 10 dakika istekli görünüyordu. Tello ayağına aldığı topları olumlu kullanıyor, Tabata ilk kez topla bu denli yakın münasebet kurabiliyordu. Nihat top kapıyor, Tita ve Necati'nin geri dönüşleri umursamadığı bir ortamda bekler rakip ceza sahası yakınlarında kolaylıkla Bobo ile iletişim kurabiliyordu. Ne oldu bilmiyorum, 10. dakikadan sonra Beşiktaş kontak kapattı. Orta sahaların nicel olarak denk olduğu bir oyunda yetenekli oyuncular da farkını ortaya koyamayınca üzerine konuşulmaya değmez bir oyun çıktı ortaya. Şifo Mehmet'in hedef maç takım tertibinde Jedinak biraz kaleden uzak kalmanın sıkıntısını çekiyor. Buçuk forvet olarak kullandığı oyuncular da rollerine çok yatkın oyuncular olmadığından çok kopuk göründüler. Yalçın'ın sarkık oynama hastalığı golden sonra ortaya çıktı, sıkıntı yaşadılar. Kötü bir penaltı golüyle yenik duruma düştüler, sanıyorum Şifo'nun planları 70. dakikayı 0-0 geçmek üzerineydi. Denizli'nin Beşiktaş'ının standart planı bu olduğundan art arda gelen Necip ve Holosko hamlelerine şaşırmadım. Tabata bugün nispeten iyi işler yapsa da yine kaleden uzak kaldı. Nihat'ın şu durumu Holosko'yu, Holosko'nun varlığı yabancı kotası nedeniyle Necip'i zorunlu kılar duruma geldi. İlk kez yüksek dereceden görevli ve sorumlu olduğu bir maça çıktı Necip, hücuma çıkışlarda ürkek kalsa da güveni boşa çıkarmamaya devam etti.
Golden sonra iki takım da futbola döndüler, Antalyaspor savunmasını daha önde kurmaya başladı. Beşiktaş'a defalarca maçı bitirme fırsatı geldi. Antalyaspor ise Veysel'in kendini aşarak yaptığı enfes ortada Necati'nin kfasıyla 1 puanı ıskaladı. Günün adamı Michael Fink. Artık formayı tapulamıştır. Biz Tello, Tabata, Nihat, Holosko gibilerden gol-asist katkısı beklerken, Bobo'ya iki kez gol pası veren adam Fink idi. Yine her yere koştu. Yavaş yavaş Ernst'in ağır saygınlığından çalmaya da başladı.

Yine, yeniden Özgüç Türkalp; iki farklı 45 dakikanın bambaşka şeyler gösterdiği bir futbol maçıydı. Beşiktaş cephesinde değişen fazla bir şey yok. Şunu da hatırlatalım, bir kenarda dursun. Beşiktaş'ın asıl maçı yarın ve pazar günü. Artık şu bunalım bitsin istiyorum. Ne zamandır bu kongreyi bekliyorum bilmiyorum, ama artık sıkıldım. Bir şey olsun ve ben bu maç gibileri için Antalya yollarına düşeyim, televizyon başına koşarak gideyim.

Noat Samisa

30.01.2010

4 Fikir, Tenkit, Yorum:

matiasemilio dedi ki...

12 yıldır takımın tüm maçlarını izlemeye calısıyorum,kacırdığım maç sayısı bir elin parmak sayısını geçmez ve hiç bu kadar isteksiz oturduğumu hatırlamıyorum televizyonun basına..bu takım neler gördü,nasıl virajlar badireler atlattı ama ben böyle xyzabc -ne diyeceğimi bilemedim;Türkçe öğretmeni olcaz bide- bir durumda hatırlamıyorum kendimi..
**maç da zaten tuz biber oldu malum temposuyla..

Bellamy. dedi ki...

spiker ikinci yarı çok tempolu geçiyor falan diyor, ben diyorum ki adam heralde başka bi maç bulmuş onu izliyor. ikinci yarı antalya orta sahası öyle boşaldı ki beşiktaş adam gibi top oynasa 3 olurdu 5 olurdu, ama oynamadı. iki takım da rezildi. mustafa hoca bırak artık yeter. demirören'le birlikte al bavulunu git. yeter!

apaç dedi ki...

beşiktaş'ın şu an en iyi hücum silahı;

tello'nun ön direk kornerleri ve tsl'in en iyi zıplayan ismi toraman'ın doğru yerde, doğru zamanda bulunuşları.

o yüzden daha çok kornere çalışmak, korner aldırmak lazım.

nihat, tabata ve daha birçok hayal kırıklığı isim, en azından bunu yapmalılar.

diğer türlüsü zaten olmuyor.

yusuf dedi ki...

futbolcular da kongre telaşına kapılmış anlaşılan. çok sıkıcıydı.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana