Beşiktaş 1-3 Kasımpaşa

Kasımpaşa'nın Yılmaz Vural geldiğinden bu yana peyderpey nasıl değiştiğini her hafta yerinde izleme fırsatı buldum. Hoca da sağolsun her daim konuşuyor, bu değişimin etkenlerini anlatıyor. Dikine çıkabiliyorlar, gezen forvetleri sayesinde iç oyuncularını gol bölgesine sokuyorlar. Bunu yaparken de Yekta'nın ısrarla vurguladığı idmanlardaki pas çalışmalarından güç alıyorlar. Her hafta forvetler kendi hocarlarıyla, orta sahalar ayrı bir hocayla, stoperler bir başka hocayla haftada 2 gün özel idman yapıyor. Belli bir kadro istikrarına sahipler. Hücumdaki çeşitlilikleri Beşiktaş'ın üzerinde ve her maça aynı düşünce ve aynı düzen ile çıkıyorlar. Baklava orta sahada eğer hazırsa Moritz forvet arkası oynuyor, önüne koydukları iki forvetten vazgeçmiyorlar. Deplasmanda Fenerbahçe'ye, deplasmanda Beşiktaş'a ve içeride Trabzonspor'a karşı 3'er gollü galibiyet aldılar, sezonun ilk yarısının son 8 maçının en golcü takımı onlar. Duran top savunmasında ofsayt taktiği yapıyorlar, eğer Denizli bunu biliyor olsaydı ki kendisi bu tip hinlikleri çok sever, ikinci devre 8 siyah formalı birden ofsaytta kalmazdı. Gibi gibi, Kasımpaşa'ya daha pek çok güzelleme yapılabilir. İlk 25 dakika oyunu öyle aman aman iyi değildi. Geçtiğimiz cumartesi Manisaspor karşısındaki Kasımpaşa'yı yorgun görmüşken üç gün sonrasında fantastik işler beklenemezdi. Uğur İnceman'ın Merthan'a refakati ile bir duran top golü geldi. Olabilir, ama sonrasında Ergün Teber'i hücuma çıkaran kademe-yardım rezaleti olmazdı. Ramazan boşa çıktı ve Cenk için golü atmak zor olmadı. Üçüncü gol ise Beşiktaş adına daha da kötüydü. Yekta'nın taç atışında, ofsayta düşeceğini sanan Gökhan Güleç'in bıraktığı topa anlamsız bir Kaş müdahalesi ile maç bitti.Sonra güzel bir gol attı takım ve ben geri kalan dakikalarda protestolara eşlik ederek ısınmakta olan Necip'i izledim. Devre arası da ısınma harekterlerini devam ettirdi, tribünlerin alkışlarıyla oyuna girdi. Toplu-topsuz oyunda yalnızca Necip'e konsatre olduğumdan emin olamıyorum ama takım 2. yarı daha kötüydü sanki. Necip Uysal'ın acilen şımarması gerek, çünkü artık formayı almış durumda ve bunun ikinci evresi ''aman şımarma'' uyarıları ve bu minvalde aba altında sopa temalı A2'ye gönderilme durumudur. Uğur İnceman'ın yalan futbolunun yanında Necip'in arayışları çölde vahadır. Beşiktaş orta sahasında Necip'in adı Ernst ile Fink'in yanına yazılır, şans verilirse oynar. Murat Aksu ''gerekirse A2 ile çıkarım'' dedi, olay oldu. Son 14 yılda iki şampiyonluk gören takım da A takımdı, bu akşam 25 dakikada 3 gol yiyen de Beşiktaş A takımıydı. Ben artık mağlubiyetlere üzülebilmek istiyorum. Çünkü biliyorum, Necip de bu akşama çok üzüldü.

''Estetik yaptır, estetik yaptır, koca kafana estetik yaptır'' ve Ramiz Dayı temalı tezahüratlarla tribün yine en bunalım anda yaratıcılığını ortaya koymuştur. Oyunu satana mesaj ulaştırılmıştır, artık bir şeylerin değişmesini isteyen herkesin açıkça tarafını belli etmesi gerekir. Bu taraf da şu iki adaylı seçim yarışında Murat Aksu'dur. Takım kongreden sonra şampiyon olur mu, kupada gruptan çıkar mı; pek umrumda değil. Herkesin Beşiktaş'ı başkadır, ben mağlubiyetine çok üzüleceğim bir Beşiktaş istiyorum.

Noat Samisa

12.01.2010

9 Fikir, Tenkit, Yorum:

Şairler Parkı dedi ki...

3 İbo'lu Beşiktaş'ın en kötü maçıydı galiba. Buna değinirsin sanmıştım.
Ayrıca Necip'i izlemek gerçekten keyifli, yenilip üzülememek ise acı bir gerçek.

marmara

Noat Samisa dedi ki...

Marmara Gökhan,

Tılsım bozulalı çok oluyor abi, ben yazdım ve bu sayede seri de bitti. Üç İbo'ların totemiymiş demekki.

hayyam dedi ki...

Bugun herkes "yenilgiye bile uzulememek" duygusunu toplu halde yasamis sanirim. Herkes bu konuya deginmis ve Besiktaslilik duygusunun bir butun oldugunu bir kez daha gordum.
O kadar karmasik bir duyguydu ki 3. golu yemisiz ve ben hala cok rahatim sanki milli takimin ozel bir macini izliyorum. Ben 30-31 ocakta Besiktas sevgimi istiyorum, yengilerimizde 3 gun yuzumden eksilmeyen gulumsemeyi ve karsilastigim her sinir bozucu olayda fuck off cekip sallamamak istiyorum. Her yedigimiz golden sonra sigarami yakip ilk nefeste yarisina kadar solumak istiyorum bunun disinda ne Messi istiyorum ne Ronaldo ne de baska bi sey. Kaybolmaya baslayan taraf olma Besiktasli olma (Besiktas durusu(!) degil)gibi 2-3 yil once var olan haklarimi istiyorum.

Factotum dedi ki...

besiktas'in kulturu goz gore gore yok oluyor. suursuz bir sistematik dahilinde eriyor kulup.

besiktas namina sadece arma beni heyecanlandiriyor.

ben murat aksu'yu destekliyorum ve başkan olarak ekibi ile birlikte deger yaratacagina inanıyorum. digerini unutmak ise kolay kötü şeyler çabuk unutulurmuş.

Jessie dedi ki...

dünkü yenilgi bance tamamen mustafa denizli'nin eseri. bakın uğur inceman bu ligin önemli ortasaha oyuncularından biri idi. vestel manisa'da selçuk'la olan uyumu aşikar değil mi? bugün beşiktaş'ta kadroya giremeyen erhan güven antalyaspor'un belki de en iyi transferi. o erhan geçen senelerde ankaraspor'la sana her defasında kök söktürmedi mi? sende kadroya giremeyen, 1 dk oynayamayan erkan zengin havada kapılmıyor mu?

demek ki malzemede bir sorun yok. malzeme öyle köşeye fırlatılacak bir malzeme değil. ramazan'a amatör kaleci diyorlar. bu adamın kariyeri yok mu? iyidir-kötüdür. gordon'a da kör demişlerdi...

bütün bunlara yol açan şeyin adıdır sistemsizlik.

@noat samisa nedendir bilmem maçın 15. dakikasında sana mesaj atmak istedim öndeki dörtlünün yerleşim hatalarından bahseden...

tello-nihat-yusuf. mustafa denizli bu adamlara hücumda değişken oynayın, gezin demiş. lakin top rakibe geçince savunmaları gereken alanları işaret etmemiş. rakip sağ/sol bekler bomboş alanlarda dripling yaptılar ilk yarı boyunca.

ben dünkü beşiktaş kadar taktik disiplinden uzak bir takım görmedim daha önce. çok daha kötü oynadığı maçlar oldu ama bu kadar "large" bir oyun planına şahit olmamıştım.

bir takımda 2 oyuncu kötü oynuyorsa onu o oyunculara bağlayabilirsiniz ama takımın tamamı kötü oynuyorsa başka sorunlar var demektir.

ers dedi ki...

''ben mağlubiyetine çok üzüleceğim bir Beşiktaş istiyorum.'' bu cümlen benim için de geçerli noatsamisa...

büyük beşiktaşımızda en çok üzüldügüm durum ise önümüzdeki seçimden murat aksu ve yıldırım demirörenden birisinin başkan olarak çıkacağı gerçeğidir...en kötüsü de buuu...

yapmayın ,yapmasınlar, yapılmasın , olmasın, lütfennnnnn...

Pamukk dedi ki...

herkes aynıymış. "ben de mağlubiyetine çok üzüleceğim bir Beşiktaş istiyorum."

tvden izledim ben de Necipe konsantreydim (bi ara herkes Necip sanıcak kadar:)) bana da 2.yarı kötüydü gibi geldi. baskılı başlamayı beceremedik sonra orta saha adam alınca Yılmaz hoca pozisyona giremez olduk 3 tane holoskonun kaçırdıkları var o kadar.
Necip biraz sert, 2 pozisyonda direk rakibe müdahaleleri dikkatimi çekti

Minero dedi ki...

Beşiktaş kötüydü ama Kasımpaşa gerçekten başarılı idi. Koray gibi geriden yapılan pas trafiğini etkileyen bir adam yokken dahi takımın defansa pas yapması herkese parmak ısırtmış olmalı ki kimi görsem "Paşa'nın defanstan paslı çıkışı neydi ya?" diyebiliyor. Beşiktaş'a diyebilecek hiçbirşeyim yok tek dileğim kongre üyelerinin yapılan bariz hatarlı görmesi keza taraftarın dileği zaten belli...

emireri dedi ki...

nihat ve yusufu sahada demiröreni tribünde aksuyu yönetimde görmek istemiyorum!

beşiktaş istiyorz ama her zamanki gibi simsiyah ve bembeyaz olsun. yönetim istiyorum temsil ettiği insanlara yakışır olsun. futbolcu istiyorum adam olsun, ronaldinho gibi olmasın, i.mansız, giunti, nouma, kuntz, ernst gibi olsun, benim tribünde harcadığım enerjiyi, hissettiklerimi sahaya döksün.

yusuf ve nihatı ilk 11'de gördüğüm her maç lanet okumaktan bıktım. yenildiğimizde bırakın üzülmeyi neredeyse sevinmeye başlicam, çünkü birilerinin ve bişeylerin sonu yaklaşıyor artık. ne yazkki denize düştük, ve ortalıkta sarılabileceğimiz sadece bir yılan var! bizi kongrede bunlarla yalnız bırakan renkdaş dostlara yazıklar olsun!

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana