Final Haftası

Çarşamba günü maç fazlasıyla liderliği devralan Arsenal, sezonun üçüncü maç haftasından bu yana ilk kez lider oldu. Art arda gelen iki Bolton galibiyeti ile eksik maçlar tamamlandı ve Kasım sonundaki 0-3'lük Chelsea mağlubiyetinden bu yana ligde süren yenilmezlik serisi tabelaya yansıdı. Geçen yılın aynı dönemine göre Gunners'ın 7 puan fazlası var. Hedef maçlarda şampiyonluktaki her iki rakibine karşı da mağlubiyetleri var. Liverpool, Aston Villa ve Tottenham galibiyetleri var, buna karşın sezon başı alınan Man City yenilgisi var. Genel sezon seyrinde nispeten zayıf takımlara karşı daha fazla galibiyet alarak çıtası geçtiğimiz yılda yüksek seyreden zirveye yerleştiler. Yarın erteleme maçında Man United'ın alacağı muhtemel galibiyete kadar liderliğin keyfini sürüyorlar, ama önlerinde korkunç bir fikstür var:
  • Aston Villa v Arsenal - 27 Ocak 2010
  • Arsenal v Man Utd - 31 Ocak 2010
  • Chelsea v Arsenal - 7 Şubat 2010
  • Arsenal v Liverpool - 10 Şubat 2010

15 gün sürecek olan bu 4 maçlık korku tüneli yarın FA Cup fikstürü dahilinde oynanacak olan Stoke City maçıyla başlıyor, Porto ile oynanacak olan CL Top 16'sı ilk maçıyla devam ediyor. Emirates'te Chelsea'den ağır bir mağlubiyet aldıktan sonra Maviler'den 8 puan daha fazla topladılar. Şu 4 maçlık serinin sonunda fazla puanları iade edebilirler ya da underdog etiketini favori ile değiştirebilirler. Bana göre Song'un muhteşem dönüşünden fazlası veya bir orta saha transferiyle EPL'de şampiyon en büyük adayı olabilirler.
Arsenal'in geçen sezon lige havlu attığı ve uzun süreli galibiyet serisi sürecinde zirveyi zorlayan Aston Villa'ya ilk 4 içerisindeki yerini kaptırdığı dönem Fabregas'ın sakat olduğu ve Arshavin'e dair şablon denemeleri yapıldığı pek çoğu 0-0 sonuçlanan beraberlikler serisine rast gelir. Bu kez Fabregas'ı kurtardılar, İspanyol orta saha oyuncusu atmaya ve attırmaya devam ediyor. Çarşamba günü 0-2'den geri dönüşte yine onun etkisi büyüktü. Clichy'nin de dönüşüyle takım idealini buldu, Rosicky'nin formunu yükseltmesiyle sanki kadro içerisinden bir yeni transfer yapıldı. Afrika Kupası'na giden Song'un yerinde Denilson, Eastmond, Merida ve Ramsey dönüşümlü oynuyor; henüz buraya bir ideal isim konulabilmiş değil. Santrafor bölgesinde ise Wenger'in Adebayor sonrası ortaya koyduğu bir başka futbol fikri var. Geçmişe göre daha hareketli bir hücum hattı oluştu, içerisine Fabregas'ın da dahil olduğu uzak forvetler bu sayede aksiyon bölgesinde daha fazla görünür oldular. Hücumdaki çeşitliliğin artmasının tabelaya en net yansıması gol sayısında oldu. Geçen sezon ligin 22. maç haftası geçilirken 37 gol atabilmiş olan Arsenal, bu sezonun aynı döneminde 59 gol attı. Tüm şampiyonlarda oynadıkları 34 resmi maçta ulaştıkları sayı 82 gole dayanmış durumda. Yine de oyun sıkıştığında telaşlanıp sabırlı pas oyunundan vazgeçebiliyorlar, tempoyu istedikleri seviyeye çekemediklerinde bir safkan santrafora ihtiyaç duyuyorlar. Fabregas'ın dalışlarında ona duvar olabilecek, uzak forvetlere servis yapabilecek ikincil bir alternatif arayışındalar. Kenardan gelen Walcott ve Vela da takımdaki kenar adamları/uzak forvetlerle benzer tarzda oyuncular. Eğer sağlıklı olsaydı Bendtner bu işi yapabilirdi. Wenger ''devre arası aradığımız koşulları sağlayan ucuz bir forvet bulmak zor'' diyor ama yeni transfere kapıyı kapatmıyor. Chamakh ve Dzeko adı geçiyor, takımın oyun planı belli ve işliyor iken yüksek bedelli bir ekleme ihtiyacı yok. Stoper alternatifi olarak eski dost Sol Campbell takıma katıldı, sezon başından bu yana istikrarlı çizgisini sürdüren topla münasebeti kuvvetli Gallas-Vermaelen stoper ikilisi aksadığında veya ek hava hakimiyeti gerektiğinde Notts County'de ''ben neredeyim?'' travması yaşayan Campbell'dan yardım istenecek.

Arsene Wenger ismi 4 yıldır ''kupasızlık'' ile anılıyor olsa da Arsenal geçmişindeki ilk 8 sezonunda en kötü derecesi lig ikinciliği olmuştur. 2004'te Invincibles takım başka bir gösteriydi, 2006 CL Finalisti takım bir hanedanlığın sonu demekti. Takip eden yaz Highbury yıkıldı, Emirates'e geçildi ve Arsene Wenger başka bir yola girdi. Trend futbolu kendi şekillendirdiği oyuncular üzerinden oynamaya ve zirve futbolda bir yeni yol oluşturmaya niyetlendi. Futbolculuk kariyerinin yaldızlı olmayışıdır belki de Wenger'i bu denli deneyci ve idealist yapan; keza kendisini bana yakın hissettiren de budur. Sergen için futbolun doğruları kolay iken, sen-ben için zordur. Belki de sırf budur ''iyi futbolcudan iyi hoca olmaz'' klişesinin çıkış noktası... Futbol düşünürü Wenger'in yaptıkları, bizim gibi vurduğu topu sıklıkla ve çok farkla auta gönderip yine de topa küsemeyenlerin sabah mahmurluğu olur ancak. Rüya bitmiştir çünkü...

Hikayenin devamını ise yine Arsène Wenger yazacak.

Noat Samisa

23.01.2010

3 Fikir, Tenkit, Yorum:

benden bu kadar dedi ki...

mükemmel.

Ryuzaki dedi ki...

en büyük eksik Van Persie'nin sakatlanmasıydı.sezonu kapattı kendisi.o olmayınca Arsenal forvet hattındaki kısa boylu cılız forvetlerle kanattan ortalarla gol atamıyor ilerde top tutamıyor vs.Orta sahaya ve forvete yapılacak iki takviye Arsenal'i şampiyon yapabilir.

impo dedi ki...

Özellikle yazının son kısmı şahane olmuş. Tebrik ederim.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana