Florent Malouda

Chelsea'ye transfer olduğu dönemde, herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir özel Fransız kenar adamı yaptığı çıkışla futbol piyasasını sallıyordu. Başta Chelsea taraftarı olmak üzere çoğunluğun görüşü belliydi: Malouda değil, esas büyük futbolcu olan Ribery idi. Arjen Robben'i Real Madrid'e gönderen Chelsea, tam da Mourinho ile Abramovich arasında ''Ballack-Shevchenko krizi''nin çıktığı sıralarda sol kenara bir transfer yapmıştı. Bir önceki sezon (06/07) Ligue 1'da yılın futbolcusu seçilen Florent Malouda, Gerard Houllier'nin Lyon'unda Juninho-Fred ikilisinin merkezini oluşturduğu hücum hattının solunda oynadığı sezonda 10 lig golüne ulaşmıştı. 2006 Dünya Kupası'na kulübede başlamış, İsviçre beraberliği sonrası Ribery'yi kesen Domenech'in Güney Kore karşısındaki tercihi olmuştu. Domenech -her zaman olduğu gibi- bu tercihi nedeniyle yine sayısız küfür işitmişti, herkesin görebildiği yetenek farkını görememekle suçlanmıştı. Mutlak galibiyet gereken Togo karşılaşmasında Zidane cezalı olunca ikinci forvet Trezeguet sahaya sürülmüş, Wiltord kulübeye geçmiş ve Malouda-Ribery ikilisinin aynı anda sahada olmasıyla Fransa idealini bulmuştu. Malouda, Lyon'da oynadığı düzenin aynen eşleştiği ulusal takım düzeninde iyi maçlar çıkardı, Fransa'nın final yolunda Ribery ile birlikte en dikkat çeken oyuncuydu. Zidane apayrı bir dikkat odağı olduğundan varlığını şu noktada dikkate almamakla birlikte İtalya ile oynanan finaldeki meşhur olayın pek çok şeyi olduğu gibi Malouda'nın iyi futbolunu biraz olsun perdelediğini de düşünüyorum. Fransız Guyanası asıllı oyuncu, Lyon kariyerine Essien ile birlikte başlamıştı. 8 binlik nüfusun 18 bin kişilik stadyumu beslediği Guingamp'ta, Didier Drogba ile beraber aynı takımda 1 yıl oynadıktan sonra beraberce yüksek bedelli kontratlara imza koydular. 2007 yazında eski takım arkadaşları olan Drogba ve Essien ile Chelsea forması altında yeniden buluşan Malouda'nın son transfer sürecinde gölgesinde kaldığı adam olan Ribery ile Malouda'nın yerine transfer edildiği adam olan Arjen Robben, şimdilerde Bayern'de buluştular. Malouda ise pek çok performans dalgalanması yaşadığı Chelsea kariyerinde artık sona yaklaşmış görünüyor.
Fransa'yı bilmem ama transfer haberi çıktığından beri İngiltere'de seveni azdır, soğuk bakışları takım arkadaşı Anelka ile benzeşir. Bilirim ki buralarda da pek seveni, beğeneni yoktur. Öldürücü driblingleri ile Ribery vardır, ama Malouda'nın ''muhteşem'' olduğu söylenebilecek tek bir özelliği bile yoktur; lakin hiçbir vasfı ortalamanın altında değildir. Malouda'yı Chelsea'ye getiren de, Lyon'da arkasını kollayan sol bek Eric Abidal'i Barcelona'ya yollayan da budur. Şut atar, adam geçer, ince işçilikle pas verir, bekine yardımcı olur, gol atar, korner kullanır; tüm bunları yaparken şaşırtmaz. Bir kenar adamı olarak Ancelotti'nin baklava orta sahasına girebilmiştir. Takımdaki diğer kenar adamı etiketine sahip oyuncuların nasıl görev alabildiği ve bu sebepten ortaya çıkan, aşırı boyutlara ulaşan Lampard-Essien zorunluluğu apaçık şekilde geçtiğimiz Aralık ayında görülmüştür. Fakat Lyon'daki rolünden epeyce uzaklaşmasıyla birlikte istatistikleri düşmüştür, onu özel yapan hücumcu vasıflarını kullanma imkanı daha da kısıtlanmıştır. Mourinho ile iyi maçlar çıkarmış, Grant tarafından Kalou'ya tercih edilmiş, Scolari'nin Deco transferi ile üçüncü tercih durumuna düşmüş; ama Hiddink'in gelişiyle birlikte umutsuz vaka iken muhteşem maçlar çıkarmaya başlamıştır. Geçen sezonun ikinci yarısındaki Chelsea takımında Anelka'nın buçuk forvet rolüne geçişiyle birlikte 4.3.3'ün sağ kenarına yerleşmesi Malouda'ya hem Lyon'dan, hem de Fransa ulusal takımından alışkın olduğu rolü getirmişti. Hiddink ile birlikte performansı artan pek çok oyuncudan biri de oydu ve Nou Camp'ta Barcelona'yı durduran timin içerisinde o da vardı. Geçtiğimiz yaz Ancelotti'nin gelişiyle birlikte Chelsea'de ön kenar oyuncusu kavramı ortadan kalktı. Joe Cole ve Deco forvet arkasına geçerken, geçmiş yıllarda forma bulan Salomon Kalou kulübeye abone oldu. Florent Malouda ise orta saha rotasyonuna dahil olsa da idareten oynadığının farkında.
Kendi ülkesinde verdiği röportajlarda başka, futbol oynadığı ülkenin medyasına başka konuşan futbolculara ülkemiz yabancı futbolcularından aşinayız. Gerçi Malouda mikrofonlara konuştuğu zaman genelde güzel malzemeler çıkar ortaya, biraz bencil ve huysuzdur. L'Equipe'e konuşmuş, geçtiğimiz cumartesi ilk 11 çıktığı Birmingham maçında gördüğü kırmızı kartın nedenini açıklamış: ''Birmingham maçından önce hocayla konuştum, ona yaşadığım hayal kırıklığını anlattım. Sezona iyi başlamıştım, ama hedef maçlar olan Arsenal ve Man Utd karşılaşmalarında kulübedeydim. Önümde heyecanla beklediğim bir Dünya Kupası var ve bu durumda kulübüde olmak biraz sinir bozucu. Ama Ancelotti durumun farkında. Ben şablon kurbanıyım. Lampard ile sol iç pozisyonu için mücadele ediyoruz. Bu mevki, Lampard'ın milli takımda da oynadığı ve en iyi olduğu pozisyon. Ama ben de sezon sonunda Dünya Kupası oynayacağım ve tercihleri performanslar belirlemeli. Oynadığım her maçta iyiydim ve bundan sonra da iyi olabilirim. Yine de eğer bu düzende bana yer yoksa, düzenli oynayabileceğim bir başka takıma gidebilirim.Burada mutluyum ama bir şeyler değişmeli. Chelsea'ye geldiğimde ''Mourinho'nun futbolcusu'' olarak yaftalandım. Ama çalıştığım beş hocadan da formayı aldım. Kendime yeni bir takım bulmak problem değil ama kulüp buna henüz izin vermiyor. Geçen sene takımın as oyuncusuydum, şimdi ise bu durum sorgulanıyor.''

İngiliz basını, başta Guardian olmak üzere Lampard ile alakalı olan kısmı manşet yaptı. Malouda'nın söylediği şey -bana göre-, Lampard ile aynı rol için mücadele etmesinin haksızlık olduğu yönünde. Ama sözleri L'Equipe'in internet edisyonu da dahil olmak üzere ''Lampard ulusal takımın as oyuncusu olduğu için forması duvarda asılı'' imasına odaklandı ve Ancelotti ile yapılan görüşmenin referans olarak gösterilmesi bir çeşit savaş ilanı sayıldı. Birmingham maçında takım ikincil orta saha üçlüsüyle sahaya çıkmıştı, bu durumun Malouda'da yarattığı düş kırıklığı sahaya kötü performans ve kırmızı kart olarak yansıdı. Stephen Carr'a yaptığı manasız müdahale sonrası tepki vermeden soyunma odasına gidişi şu açıklamalarının habercisiymiş. Ben genel ''overrated'' kanısının aksine Malouda'nın değerli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Zaman içinde başta ''Mourinho'nun futbolcusu'' yaftası olmak üzere Avram Grant ile başlayıp Scolari ile devam eden takımın boyca uzayıp kenar adamlarının maç ilerledikçe edilgen duruma düşmesi arızalarını yaşadı. Hiddink döneminde ilk kez Lyon'dan bu yana kendine uygun yapıyı buldu ve düzenli forma giydi. Şu zamanda Chelsea'nin orta üçlüye sokabileceği bir başka oyuncu var kadrosunda, fakat henüz tam olarak hazır olamadığında direkt forma bulamıyor. Bu oyuncu, Rus milli takımının ''yan liberosu'' Yuri Zhirkov. Ancelotti'nin yakın zamanda Chelsea ile 4 yıllık yeni anlaşma yapan Malouda'ya devre arası yol vermesi iki tarafın da hayrına olacaktır. Görünen o ki, eğer düzenli forma bulamazsa Domenech'in Anelka-Gignac-Henry üçlüsünü bir arada kullandığı takımda ona forma sırası gelmeyecek. Bundan pay alacak üçüncü taraf ise eğer devre arası çift haneli milyonlara ulaşan satış yapabilirse Liverpool olabilir. Houllier referansı ve Malouda'nın tam Benitez'in tercih ettiği tarzda bir oyuncu olması akla gelen ilk etkenler. Harry Kewell'dan beri Liverpool'un solunu taşıyacak biri gelmedi. Florent Malouda, dün akşam Reading'i de yenemeyerek kellesini kollamaya başlayan Benitez'in kurtarıcısı olabilir. Bir de acilen yeni saç stilini değiştirmeli...

Noat Samisa

03.01.09

4 Fikir, Tenkit, Yorum:

apaç dedi ki...

lyon'daki günlerini pek hatırlamıyorum da, benim chelsea ve fransa milli takımında izlediğim malouda'dan en fazla sol stoper olur, fazlası değl.

JCP dedi ki...

birincisi ingiltere'de kendini tam gösteremediğini düşünüorum ancak lyon'da mükemmele yakın bir hücum performansı vardı,yani sol stoper yorumu ağır kaçmış.ikinci olarak Malouda Ancelotti'nin sistemine uygun bir oyuncu değil en azından kendi yeteneklerini sergileyecek kadar değil.Bu yuzden transferi hayırlı olur kendisi için bence.

pseudo times dedi ki...

o saç sitiline zaten diyecek sözüm yok da benim sorum şu olacak:

noat, liv'e transferini sen mi kurguladın yoksa basında böyle haberler çıktı mı?

Noat Samisa dedi ki...

Pseud Times,

Henüz böyle bir ciddi haber yok. Kurgulama demeyelim, olasılık hesabıyla yakıştırma yaptım. Az önce FA Cup'ta Watford'a gol attı, şansını zorlamay devam ediyor.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana