Man Utd - Aston Villa

Old Trafford tribünlerindeki sarı-yeşil kaşkollar, 1994 League Cup Finali'ne atıf sayılır. Aston Villa'nın 3-1 kazandığı finalde Man Utd takımı, kulübün geçmişi olan Newton Heath'ın renklerinden oluşan nostaljik formayı giymişti. Taraftarların bu kaşkolları takmaktaki esas amacı kulüpten para aşıran patron Glazer'lara karşı bir ortak tavır olsa da finalin adı buyken ve ortada 1 ay sonra Wembley'de oynanacak bir rövanş var iken güzel bir tesadüf oldu. Sir Alex'in planları tuttu, orta sahaya koyduğu 3 British orta saha elamanı muhteşem oynadılar. Rooney bir attırdı, bir kaçırdı, bir tane de atarak işi bitirdi. Üç orta saha ile sahaya çıkınca forvet arkası kullanmıyorsanız bir adet merkez santraforla oynamak zorunda kalırsınız. Ama Rooney öyle bir oynuyor ki, tek başına forveti çiftliyor. Çok çok güçlü. İlk hareket sonrasında yapması gereken çalım-pas-şut ne varsa asla hızından ve gücünden hiçbir şey kaybetmeden devamını getirebiliyor. Bugün genç stoper Boyata kötü durumlara düştü. Mancini maç içerisinde buraya bir önlem almayınca ve orta sahayı kaybedince takımının yaslanmasına mani olamadı. Carrick ve Scholes'un gol atması ve birer de net gol kaçırmaları açıkça Sir Alex'in Mancini üzerindeki taktik galibiyetidir. Kırmızı formalı orta saha oyuncuları maç boyunca rakip ceza sahasında defalarca pozisyon kovaladılar. Zabaleta orta sahada zayıf kaldı. Tevez ilk maçtaki hırsında olmayıp, Bellamy uzun zaman sonra aşırı hırstan sapıtınca Man City hücumlarında şutlar dağlara-taşlara gitti. Rooney üçüncü golü kaçırdı, dönüşünde Tevez golü ile City umutlandı. Bu arada Bellamy'nin küfür seçkisine de hayran kaldım. Tribünden kafasına atılan cisim sonrası topla kötü oynasa da küfür şampiyonasının açık ara galibi oldu.
Mancini ilk maçtaki oyuna biraz aldanmış olsa gerek. Tevez'in hayatının maçını oynadığı bir günde bile son 15 dakika korkutucu bir Man United baskısı yemişlerdi. Bugün de bölüm bölüm fena baskı yediler, reaksiyon gösteremediler. Mancini'nin City'de neyi değiştirdiğine gelirsek; önce Garrido diyebiliriz. Wayne Bridge faciası sonrası İspanyol oyuncusu iyi maçlar çıkardı. Sonra sakat olan stoperlerin yerine 90 doğumlu stoper Boyata'yı koymakta tereddüt etmedi. Martin Petrov yeniden takıma girdi ve Robinho artık City'den koptu. Şablon ile fazla oynamadı, Hughes'ün kullandığı kurgudan devam ediyor. Bugün Boyata aksıyorken benim aklıma Ireland-Boyata değişikliği geldi, böylece Richards stopere geçecekti. Mancini Garrido'yu dışarı aldı, Zabaleta'yı sola çekti. Rakip bu tercih sonrası oluşan arızayı hemen değerlendirdi ve orta saha oyuncuları sağa yanaştı. Carrick'in golü de City solundan gelişen orta saha oyuncularının katıldığı bir aksiyonla geldi. Nani çizgiyi kullanamasa da son maçlardaki arayışlarını bugün de kullandı ve ilk 2 golde ortalığı karıştırarak golü hazırladı. Maç boyu sağ beke sıkışan Richards, sona doğru Fletcher ile kapıştı. Mancini bir tercih yaptı, orta sahayı kaptırdı. Maç içinde bir tercih daha yaptı, turu kaybetti. İtalyan menajer için kötü bir gece oldu. Kupanın son şampiyonu Man United turladı. Karşısında ''artık şu takıma bir kupa yakışır'' dediğim Aston Villa olacak. Efsane 6-4'lük Blackburn maçıyla final biletini almışlardı. Bu akşam Arsenal'e galibiyet izni vermediler. Gunners için final haftası pek iyi başlamadı. Lider yeniden Chelsea oldu, ligin en sert takımlarından Birmingham'a 3 attılar.

Man Utd 3-1 Man City (4-3)
Noat Samisa

28.01.2010

1 Fikir, Tenkit, Yorum:

benden bu kadar dedi ki...

ve noat samisa yine yazacak bir şey bırakmamış..

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana