Aaron Ramsey
Stoke City sert takım falan da bu kadar da değil. Ramsey'in sağ bacağını kıran Ryan Shawcross'un gözyaşları belki bir şeyler anlatıyordur, ama hiçbir şey henüz 20 yaşındaki Aaron Ramsey'den değerli değil. Yine Arsenal ve yine gözün görmeye dayanamadığı bir sakatlık. Son dakikada gelen galibiyet golleri Ramsey'e hediyedir. Umarım önümüzdeki sezonla birlikte yeniden akıl ürünü paslarıyla bizi yeteneğine hayran bırakan bir Ramsey izleriz. Büyük geçmiş olsun.Görmek isteyen için video.
Noat Samisa
27.02.2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2010
(299)
-
▼
Şubat
(32)
- Aaron Ramsey
- Kayserispor 1-2 Beşiktaş
- Chelsea 2-4 Man City
- Portsmouth Denize Dökülürken
- Bridge'in Kararı
- Mancini Taca Çıktı
- Inter 2-1 Chelsea
- Beşiktaş 1-1 Galatasaray
- Yeter ki David Moyes'e Bir Şey Olmasın
- Avrupa Bize Gelecek Mi?
- İyi Oynamak Yasaktır
- Milan 2-3 Man Utd
- Ağır Siklet
- Ronaldinho - Rooney
- Gaziantepspor 2-0 Beşiktaş
- Şaban Kartal
- Balmumu Gerrard
- Neler Oluyor Hayatta
- Louis Saha
- Tiridine Bandım Tuncay
- Chelsea 323 - 502 Arsenal
- Mevsimlik Golcü
- Kasımpaşa 2-2 Antalyaspor
- Kırmızı Şeytanlar'ın 108 Yılı
- Kulüp Patronunu, Hoca Yolunu, Takım Kaleyi Şaşırın...
- Liverpool 1-0 Everton
- Yeni Kaptan Ferdinand
- Premier League 09/10 #25
- Beşiktaş 4-1 Gençlerbirliği
- Patron
- Ancelotti Anlatırken
- Beterin Beteri Var
-
▼
Şubat
(32)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
10 Fikir, Tenkit, Yorum:
hep arsenal hep arsenal... bu kadar da tesadüf olamaz. tamam arsenal oyuncuları topla oynamayı seven oyuncular ama bunun önlemi bu değil.
çok üzücü.
bununla birlikte arsenal'in 2. golünde fabregas ayaklarına vurarak taraftarına işaret yaptı. ramsey'ninkini kırdılar ama bizimki sağlam, biz devam edeceğiz gibi...
yine 3. golde bir enteresan not; 93. dakikada rakip 10 kişiyken ve 2-1 öndeyken atılan gol keyif golüdür normalde. ama sahada olup bitenler öyle bir hava yaratmış ki oyuncular şampiyon olmuşçasına birbirlerine koşup taraftarlarının yanlarına gittiler.
fabregas'ın açıklamaları da manalı; diaby, eduardo ve ramsey. eduardo'nun ayağı kırıldığı an ligi kaybetmiştik, bugün ne reaksiyon vereceğimizi daha iyi biliyoruz.
futbol sadece taktiklerden ibaret değil elbet. futbol aslında bu tip hikayelerle de güzel. her sene süre gelen bu sakatlanmaların ve sol campbell gibi bir "lider"in takıma entegre olmasının etkisini önümüzdeki dönem daha dikkatli izleyeceğim.
3.goldeki sol campbell sevinci ve hırsını izlerseniz hak vereceksiniz. takımda son dönemde ortaya çıkan bir takım zihinsel sorunları bazen böyle kötü bir olay bile bertaraf edebilir.
ramsey'e geçmiş olsun.
stoke city'li taraftarların ramsey'i alkışlamaları, aguero çıkarken ooh ooh çekenleri hatırlattı. bu da gecenin bir başka notu olsun.
İşin başka bir boyutu da Ryan Shawcroos'un Martin Taylor ile aynı kefeye konulup kasap ilan edilmesi. Adamın topa vurmak için hamle yaptığı belli, gösterdiği reaksiyonlar belli iken kalkıp ''Kasap bu'' demek pek mantıklı gelmiyor bana.
http://tinypic.com/view.php?pic=2hno10x&s=6
http://www.twitvid.com/3BCE0
shawcroos iyi bi insan, iyi bi oyuncu olabilir, şu an çok üzgün olabilir ama martin taylor kadar olmasa da kasaptır. bir değil iki değil..
yine de burada esas suç ingiliz medyası ve futbol kamuoyunda oluşan "arsenal fizik futbolundan hoşlanmıyor, o yüzden onlara karşı sert oynanmalı" mentalitesi.. arseblog'da bu konuyla ilgili çok güzel bir yazı var-8 senelik günlük güncellenen bi blog'daki en iyi yazılardan biri, okumanızı tavsiye ederim:
http://beta.oleole.com/blogs/arseblog/posts/stoke-1-3-arsenal--ramsey039s-injury-sickening---the-media-have-blood-on-their-hands
jessie ve joaquinsanchez,
Güzel futbol, göze hoş gelen futbol ile salt sonuca yönelik futbol ve bunun dozaşım hali olan kirli futbol tartışmaları yeni değil. Uzak tarihe baktığınızda dönem dönem pek çok takımın bu konuya dair bir şeyler söylediğini görebilirsiniz. Bakıldığında Stoke City takımı Arsenal'e her maçta taçtan gol atıyor, buna tesadüf diyemeyiz. Sert oynuyorlar, verisini de skorlara uyarlayabiliriz. Ortada bir top varsa, iki rakip oyuncu buna hareketleniyor ve sonucu kuvvet belirliyorsa, futbolda kuvvet faktörünü yok sayamayız. Luis Nani iki yıl önce hafif göbekli bir genç oyuncu iken, şimdi karnında 6 baklava var mesela. Bunun bir sebebi var. Evet, Arsenal darbeye bağlı pek çok ağır sakatlık gördü şu yakın süreçte ve bunlar tesadüf değil. Martin Taylor pişkinliğiyle kasap damgası yemiştir ve yaptığı hamle ortadaki topa değildir. Shawcross'un artniyetli olduğunu düşünsek de topun konumunun buna izin vermeyeceğini düşünüyorum. Yakın zamanda ülkemizde de benzer tartışmalar yaşandı. Ben tüm bunların suni olduğunu düşünüyorum. Art niyetli olan varsa mutlaka ceza görmeli, kınanmalı. Sertlikten kasıt gaddar tekme ise başı görüldüğü yerde ezilmeli. Ama şu bilinmeli ki kuralları her yerde aynı olan futbol oyununun alt kademelerinde kan gövdeyi götürüyor. İngiltere'de de böyle bu, Türkiye'de de böyle. Belki Brezilya'da değildir, bilemiyorum. Arsenal The Invincibles dönemi ve öncesinde başka tür bir futbol oynuyorken Patrick Vieira üç maçta bir kasap damgası yerdi, ama o takım şampiyon olurdu. Mesele futbolcu sağlığıysa durum başka, keşke sakatlıklar hiç olmasa. Ama rakiplerin Arsenal'e karşı tutumunun takımın şampiyonluk yolundaki engel olduğu savı bana göre doğru değil.
Şu güzel ve özel takımın bu sezonki şampiyonluk ihtimalini hala uzak görsem de eğer gerçekleşirse tura çıkacaklardan biri de benim. :)
noat dediklerine katılıyorum, şampiyon olmak için illa ki mental olduğu kadar fizik olarak da güçlü, kasap demek istemiyorum ama, "fiziksel mücadeleyi seven" oyunculara ihtiyaç var. arsenal son ikinciliğinden beri bu karakterde oyuncuların eksikliğini yaşıyor, yeni bir şey değil. sakatlıklar takımı çok kötü etkilediyse bile (özellikle eduardo'nun sakatlığından sonra takımın yaşadığı düşüş hemen akla geliyor) bu takımdaki bir eksikliği ortaya çıkarır, şampiyon takım illa ki bir yolunu bularak yoluna devam eder, etmelidir. sakatlıklar veya takımın fiziksel eksiklikleri bahane olmamalıdır.
benim dediğim şey biraz daha farklı, diğer takımlar arsenal karşısına biraz daha sert mentaliteyle çıkıyorlar, herkes bunu normal karşılıyor ve sonuç olarak neredeyse her sene böyle bir sakatlık yaşanıyor. sorun burada, yoksa elbette ki bir takımın zayıf noktasını deşmek kadar normal birşey olamaz ama stoke, birmingham, blackburn gibi takımlar bunu biraz abartıyorlar. fizik (veya mental) üstünlük chelsea'nin topla oynama oranında, yapılan paslarda arsenal'in 2/3'ü oranlar tutturmasına rağmen çok rahat galibiyet aldığında, evra'ya "men against boys" açıklamasını yaptırtan maçlarda veya delap'ın taçlarıyla arsenal defansının boy dezavantajını kendi lehine kullandığında adil oluyor ve keyif veriyor.
shawcroos'un artniyetli olmadığına eminim, vieira gibi keane gibi oyuncular her zaman sert olmuşlardır ama içinde bulunduğumuz durumda bir yerde bir yanlışlık var. dün akşam 19 yaşında bir çocuk büyük bir yıkım geçirdi ve bu olay bu takımın başına ilk defa gelmiyor. celtic maçında eduardo'nun kendini atması kadar tartışılmıyor bu konu ve hemen savunmalar üretiliyor, sakatlıklar oyunun bir parçası ama bu kadar tekrar etmesi ve tartışılmaması, yada normal karşılanması çok can sıkıcı, budur en çok rahatsızlık verici olan benim açımdan.
Geçen sezonki aynı staddaki arsenal - stoke maçında 3 arsenalli sakatlanmış, arsene wenger çıldırmıştı.
http://www.timesonline.
co.uk/tol/sport/football/premier_league/arsenal/article5081556.ece
Stoke City, kendi evinde aşırı sert oynayan, bu şekilde de rakiplerini sindiren bir takım. Premier lig yerine Ligue 1 veya Bundesliga takımı olsalar hiçbir maçı 11 kişi tamamlayamazlar. Nedense İngiltere'de gereğinden fazla sempati topluyorlar ve yaptıkları genellikle görmezden geliniyor. Bana kalırsa Ramsey'in sakatlığında FA, maçın hakemi ve tony pulis, shawcross kadar sorumludurlar. (Pulis'in sert futbol saplantısı öyle bir derecede ki, fual yapmayı sevmeyen bir defans olan Leon Cort'u uzun süre oynatmadı ve en sonunda devre arasında Burnley'e sattı)
Maçın başından beri - Brittania Stadium'daki her maç gibi - oldukça sert bir stoke city sahadayken, hakemlerin buna izin vermesi sonucu Stoke'lu oyuncular daha da cesaretlendiler ve Ramsey'in ayağını kıran 'tackle' gerçekleşti. Okuduğuma göre tribünlerden 'die die die' sesleri yükselmiş. Doğruysa korkunç...
Bu bacak kırma hareketi daha çok, her maç direk bacağa en az 2 müdahalede bulunan Andy Wilkinson veya Salif Diao'ya yakışırdı. Bu iki isme futbolcu denmesi bile beni bu oyundan soğutuyorken, insanların Stoke City'e ve Tony Pulis'e sempati duyması oldukça şaşırtıcı.
Ayrıca yüzlerce kişinin Sinem Kobal'a küfürlerini canlı duyduktan sonra, sakatlık sonrası çıkarılan 'oh oh' anırtıları beni hiç şaşırtmıyor.
Can Yaman,
Shawcross Brezilyalı olsa, ''alın bu kazmayı sahadan'' denir ve futbol kariyeri henüz 15 yaşındayken biter. Bu sebepten Fransa'da olsa şöyle olurdu'yu kabul etmiyorum. İngiliz futbolu Pulis ile sertleşmedi, tam tersine Wenger gibi Kıta Avrupası'ndan gelen hocalar ile top tekniğine yaslanmaya başladı. Zaten sertti ve hala sert oynanıyor, hele ki alt liglerde. Hakemlerin ortak bir kararla Stoke'un sertliklerine müsamaha gösterme veya X takımı sindirelim diye düşünme olasılığına inanmıyorum, hadi bizim ülkemiz için ''bizi sindirmek için kampanya başlatıldı'' söylemleri geçerli sayılsa da Stoke'un ne gibi bir imtiyazı olabilir ki? Gaddar tekme olmadıkça, artniyet olmadıkça ben sert takımları seviyorum, bunun da sınırları bellidir. Dozunda sertliğin oyunun mücadeleci yanını vurguladığını düşünüyorum. Başka biri Brezilya'yı çok seviyor, bir başkası diğerini. Toplamına futbol deniyor, biri güzelken öteki çirkin değil. Futbolu Messi, Alex vs. gibiler güzellleştiriyor, deniyor ki futbol zaten çok güzelken oyuna etkiyen etkenlerin toplamından ortaya çıkanı çirkin olarak sunmak niyedir, anlam veremiyorum.
eğer arsenalli oyunculara yapılan sertlikler standart sertliklerse bu oyuncuların başka takım formaları içerisinde de benzer sakatlıkları yaşıyor olmaları lazım.
hadise şu; ramsey bir başka forma giyiyor olsa idi bu darbeyi alır mıydı?
dünya futbolunda fizik gücü zayıf olan bi arsenalli oyuncular mı yani?
noat samisa'nın konuyla ilgili fikri; "arsenalli oyuncuların fizik gücü zayıf" ise ben buna katılmıyorum.
fizik güçleri zaten zayıf ta, ayak kırılması gibi nadir gerçekleşen bir olayın sebebi bu olamaz.
şu tekme, o şekilde kaç futbolcuya gelir ve kaçının ayağı kırılmaz?
ben bu tip hareketlerde iyi niyet aramam kimse kusura bakmasın. shawcross iyi bir insansa bana ne.
top mop yok pozisyonda. defans oyuncusu rakip yarı alanda ve sıkışmış bir bölgede o vuruşu neden yapmak istesin. diyelim ayağı ramsey e değil de topa geldi. ne olacak? oradan kaleyi mi deniyecek?
hepimiz biliriz. futbolcular birbirlerine saha içinde gözdağı verirler. kaldırır ayağı vurur. ayağını çekmezsen sana vurur. vurur ki bir daha ayağını sokma.
defans oyuncusu burada bunu yapıyor. amacı sadece sakatlamak değil ama sakatlamanın da içinde bulunduğu bir tabaktan servis yapıyor.
hiçbiri bunların neden hep arsenal'in başına geldiğini de açıklamıyor.
en basiti son porto maçı. fabregas'ı yerden kaldırmadılar. bu bi yere kadar tamam ama futbolun sertliğinde ayak kırmak veya böyle topa girmek yok.
bir de şunu anlamıyorum, arsenal orta sahaya 2 azman alsa ramsey'in ayağı kırılmayacak mıydı? biz burada futboldan, arsenal'in teknik futbolundan konuşmuyoruz ki. insan fizyolojisi konuşuyoruz. o tekme oraya atılırsa ayağın kırılma ihtimali kaçtır? bu ihtimal arsenallilerde daha mı yüksek?
bu bence düpedüz sindirme politikasıdır. sert oynamak başka şey. ayrıca sert oynamak ne demek? her futbol takımının sert oynama hakkı vardır ve futbol oyun kurallarıyla sınırlandırılmıştır.
oyun dışı ve planlı sertlik var ise, bunun adı sindirmektir zaten.
rakip sahada, dar ve alakasız bir bölgede bir defans oyuncusu neden o hareketi yapsın ki?
çünkü zeka seviyesi düşük ve vur dedin mi öldürüyor. ona sert oyna, sindir demişler o da böyle anlamış.
ağlaması da ondan. insan bilerk öldürdüğü adamın arkasından ağlar mı?
Jessie,
Senin bahsettiklerinle benim fikirlerim arasında hiçbir bağlantı yok. Hatta 'hiçbirine katılmıyorum' desem genellemeden doğan kayıplar az olduğundan sorun olmaz.
Yorum Gönder