Beterin Beteri Var

Memleket her konuda kutuplaşırken, bireysel veya toplu her eylem bir yaftayı beraberinde taşıyorken Beşiktaşlı'nın çok uzun zamandır beklediği kongrenin bunlardan uzak kalması düşünülemezdi. Sanki Bülent Arınç ilk kez Beşiktaş kongresinde oy kullanıyordu, sanki İsmail Ünal Beşiktaş'ta görev almazken siyasetin ağır topuydu, sanki bi önceki dönemde Beşiktaş YK'sında bir milletvekili yoktu. Sanki Demokrat Parti milletvekilleri zamanında 10 yıl süreyle Beşiktaş kulübüne hakim olmadılar. Sanki Fulya Projesi'nde yaşananlar hiç siyasi değildi, ama bu seçime siyaset karışacaktı ya; bizler veya ben, Murat Aksu'dan Beşiktaş'a faydalı olmasından başka şeyler bekliyorduk. Daha önce de kongre günü de aynı şeylerden bahsettim. Beşiktaş kongresi, genel kurul yapısı çürümüştür, kokuşmuştur, tükenmiştir. Beşiktaş'ın kurtuluşu, kongrenin lağvedilmesi haricinde hiçbir şekilde gerçekleşmeyecektir.


Seba'yı gönderen, Bilgili'ye küfreden camia... kendine bakmalı...'cılara da anlatalım. Yani dışarıdan bakanlara ya da içeride olduğunu sanıp, aslında çok dışarıda kalanların da bu sanrıdan kurtulmasını sağlayalım. Seba'yı gönderenler, Bilgili'ye sözkonusu maç günü stadyumda küfreden (sayıları üç hanelere ulaşmayan) kişiler ve son olarak Demirören'in gitmesini isteyenler aynı kişiler değiller. Bunların ancak ve ancak bir keşisim kümesi var olabilir. Tribün ile genel kurul arasındaki zıtlık açıkça görülmüşken, bu tip genellemeler anlamsızdır. ''Camia'' denilen içi boş kavram asla bir zümreye ait olmayan, Beşiktaş semtinden çıkmış olan Beşiktaş'a uymaz. Uymadı, uymayacak. Bu nedenle birileri isyan edecek. Öte yanda ise Beşiktaş'ı bir zümreye odaklayan, gücünü yalnızca bu sayede koruyabilenler yandaşlarını artıracaklar. İsyanım, isyanımız bunadır. Beşiktaş geri dönüşü olmayan bir yola sokuldu, bundan muzaffer çıkışın yegane yolunu seçim programının merkezine yerleştiren tek muhalif aday da evvelinde ümitvar olunabilen bu seçimi kaybetti. Beşiktaş'taki zümre, siyah giyen adamlar daha da güçlendi. Pazar günü Demirören'e oy verenler içerisinde rant çeteleri de vardı, bunlarla hiç ilgisi olmayan insanlar da. Kimisi sırf Bülent Arınç'ı oy kullanırken gördüğü için taraf değiştirdi, kimi Nevzat Demir Tesisleri'ne büyükçe bir camii yapılacağına inandı, kiminin bir başka sebebi vardı. Oy kullanmaya gelmeyen 5 bini aşkın kişiden bir kısmı umursamadı, kimisi iki adayı da koltuğa layık görmedi veya başka bir yol seçti. Netice yine aynı sonucu yansıttı ve zümre demokrasisi, yarattığı canavarı beslemeye devam etti.

Bugün gelinen noktaya aslında 2006 yılı sonbaharında oynanan Bolton maçında ilk kez yaklaşmıştık. Tribün, yakın zamanda yaşananlara karşı tepkisini ''Yönetim İstifa'' olarak koymuştu. Sonra Çaykur Rizespor maçı, sonra Sivasspor maçı ve ertesi sezon Konyaspor maçı ve yine bir başka Sivasspor maçında tribün patlamıştı. Yıldırım Demirören'e tribün tepkisinin geçmişi en az 3.5 yıllıktır. Bu süreçte takım maçlar kaybetti, maçlar kazandı. Kupalar aldı, son olarak ''Yıldırım Demirören Yeter'' tezahüratları eşliğinde Fenerbahçe'yi 3-0 mağlup etti. Taraftarın her hafta yalnızca 2 saati var. ''Beşiktaş'ın gerçek sahibi 22 bin kongre üyesidir.'' diyene, ''müşteri taraftar'' bakış açısıyla kendisine muamele edene satın aldığın üründen duyduğu memnuniyeti veya memnuniyetsizliği anlatabileceği tek bir yer vardır, o da stadyumdur.

Tüm bunların toplamı, beterin beteri olarak Üçüncü Demirören Dönemi'ni önümüze koymuştur. Sigara alsın diye oğlunuza harçlık verir misiniz? Ben de bundan böyle lisanlı ürün almıyorum ve Ekşi Beşiktaş'ta asılı duran kampanyaya bireysel destek veriyorum:

Biz Beşiktaşlıyız
Sizin Olsun Oyunuz
Cuma 20:15'te
Kutlayın Artık Biz Yokuz



Var Mısınız
Yokluğunuzu Hissettirmeye..?

Bir Beşiktaş taraftarı tarafından samimiyetini, aşkını ortaya koyan tüm Beşiktaş taraftarına çağrıdır; bulunduğumuz tribünleri 15. dakika itibariyle terk ediyoruz.

Kapalı Tribün: Eski Açık Tarafında
Eski Açık 1: Kapalı Tribün Tarafında
Eski Açık 2: Numaralı Tribün Tarafında
Numaralı: Bireysel
Yeni Açık: Kapalı Tribün Tarafında yer alıp çıkışa yönelebilirler.


Noat Samisa

02.02.2010

24 Fikir, Tenkit, Yorum:

Zanardi dedi ki...

Demiroren'in iyi bir baskan oldugunu hatta besiktas'a yakistigini dusunmuyorum. hatta anliyorum ki yazinizdan bir cok kisi de aynen sizin gibi benim gibi dusunuyorum ve demirorensiz bir besiktas hayal ediyor.

gelgelelim demiroren bugun istifa etse kulup ya kargalara les olacak ya da akp nin ellerine gececek de eriyecek.

prostestonun icerigi tribunleri bolasltmak degil ama herkesin karar verdigi bir ismi baskanliga cagirmak olsaydi o zaman ben de desteklerdim ancak takimin sampiyonlugu kovaladigi, turkiye capinda fena isler yapmadigi su donemde destek olmak olmayacaksak da kostek olmamak gerekir.

ben olsam ve buna benzer bir toplum hareketi baslatiyor olsaydim o zaman demirorenin alternatifi olabilecek, besiktasa baskan olsun diye cogunlugun isteyecegi isme destek verir, cesaretlendirir ve o kisinin olurunu aldiktan sonra demiroren istifa diye bagiriyor olurdum.

sizin dusuncenize hakli protestoyu gorebiliyorum fakat cozum onerisini goremiyorum.

ahmet dursun seba gitsin de bile bir mesaj vardi ve bir cozum onerisi vardi.

peki ya burda nerde cozum onerisi?

Noat Samisa dedi ki...

Zanardi,

Çözüme giden yol önerisi, bundan birkaç gün önceye kadar benim açımdan Murat Aksu idi. AKP'nin kulübü ele geçirme planına dair eldeki tek veri, akademik kariyer sahibi avukat doktor olan Murat Aksu'nun babasının Abdülkadir Aksu olmasıydı. Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Hikmet Çetinkaya'nın köşesine taşıdığı görüşlerden, Hikmet Çetin'in desteğine ve yazıda bahsettiğim evvelki yönetimlerin siyasi hamlelerine göre pek muğlak olan ve seçim sürecinde asla popülizm yapmayıp, kimseyle oy pazarlığına girmeyen Murat Aksu nasıl bir planın maşasıdır, benim aklım ermiyor. Memleket ortamında alenen gözümüze sokulan hikayelerden tamamen farklıydı ve beni buna inandırmak için gerçkten somut bir şeyler ortaya koyabilmeniz gerekir.

Onun yerine Aksu'nun seçime kısa zaman kala yaptığı stratejik hatalardan veya genel kurulun çıkardığı yegane aday olmasından bahsedebiliriz. 5 bin küskünü bu şekilde açıklayabiliriz.

Şu an itibariyle ben taraftar halimle varlığımı, yokluğum sayesinde hissettirip dikkate alınmayı ve karar alıcıların aklının bir kenarına düşebilmeyi çözüm olarak görüyorum. Şahsen ses getirebilecek bir tepki olduğunu düşünüyorum. Bireysel olarak Gençlerbirliği maçından sonraki maçlara geleceğim, bu seneyi tribünde tamamlayacağım.

Bahsettiğiniz ''aday yüreklendirme'' konusunda geçmişte çalışmalar yapıldı. İbrahim Altınsay üzerinde birleşenler var, fakat kendisi buna net bir cevap vermedi. Camianın önde gelenleri, olarak anılan ama Beşiktaş'a hiçbir şey vermemiş insanların artık adlarını bile duymk istemiyorum. Çözüm bir şekilde mücadele edebilmekte. Ses getirecek, dikkat çekecek her hareket bir çözüm önerisidir.

gebcıty dedi ki...

şu AKP beşiktaş'ı ele geçirecek lafına sığınarak murat aksu'yu eleştirmek veya takıma destek olalım köstek olmalıyım demek çok saçma.. bir kere noat samisa'da demiş murat aksu'yu sadece AKP'li olarak görmek bana göre saçmalıktır.. bülent arınç'ı görüp karar değiştirmek dahada buyuk saçmalıktır.. madem karar değiştirdin niye demirören'e oy veriyorsun? demirören çok mu iyi bir başkan.. daha kendi yönetimini bile yapamayacak kadar aciz bir insan.. ismail ünal olmasa o yönetime adam bile bulamazdı.. şimdi murat aksu AKP'li yıldırım demirören CHP'li oldu.. ama olan beşiktaş'a oldu.. ya arkadaşlar adam kendi taraftarını dövdür varmıdır bunun ötesi?

İsmail Ünal kendi rezilliklerini (fulya projesindeki) örtmek için demirören'i desteklediğini herkes biliyor.. murat aksu fulya'ya dokunmuyorum ismail başkan deseydi emin olun bu AKP sıfatı hemen ortadan kalkardı.. bugun yazmış ibrahim seten vatan'da olanları o yazıyıda okursanız zaten anlarsınız..

ben beşiktaş'ın sadece futbol takımından oluştuğunu düşünmüyorum.. yıldırım demirören geldiğinden bu yana amatör branşalardaki rezillikleri görmüyormusunuz.. erkek voleybol takımın küme düşmesi, erkek ve bayan basketbol takımlarındaki maddi sıkıntılar, bayan voleyboldaki maddi sıkıntılar, tekerlekli sandalye basketbolundaki maddi-manevi düşüş.. sadece futbolda değil bütün beşiktaş jimastik kulubu takımlarındaki düşüş gözler önündeyken bana kimse kusura bakmayında destek olun köstek olmayın diyemez.. bazı şeyler yüksek sesle dile getirilmelidir.. bu organizasyon bireysel bir organizasyondur ve bence çokda güzel ve makul olandır.. sonuna kadar destekliyorum..

ilker dedi ki...

yapılacak protesto anlamlıdır..herşeyden önce kongreye bir tepkidir..neticesinde protesto, YD'nin aklnı başına getirecek değil elbette..ki amacı da o değil.."boş boş oturulmasından iyidir" düşüncesindeyim..bizim gibi,uzaktaki-anadoludaki beşiktaşlıların kalbi, bu karda kışta bjk için çırpınan o vefalı taratarın yanında atacaktır..YD tam da 'kuyruğunu yakalamaya çalışan' kedi modunda..sürekli aynı eveleme-geveleme.."insanız,çalıştık ki hata yaptık" eee çalışmasaydın bir de..ya da keşke çalışmasaydın..en azından yerimizde sayardık en kötü..kafasının içinde bu mantığı taşıyan bir zat mı olmalıydı beşiktaş'ın başkanı, hem de 3 dönem üst üste?sürekli hatalardan ders aldığını iddia eden, abuk subuk demeç vermekten ise bıkmayan YD'nin seçim yorumu: "Kongrede sandıklarda 20-0 yendik!" O kokuşmuş düzenin, kongre denen çürümüşlüğün içinde 333 sandık olsa, 333-0 da olurdu..

Not:kedi kuyruğunu hiçbir zaman yakalayamaz..ama anlayana..

aşkın dedi ki...

Eksik kalmış bu yazı.
Demirören'i seçen kongre değil taraftar gruplarıdır.
Canaydın'ı bile (bu ''bile''nin ne anlama geldiğini liseliler anlatsın) öyle veya böyle etkin olarak taraftar gönderdi.
Demirören'i getiren taraftar grubu, bilmem kaçıncı kez seçtirmesini de bilmiştir.
Ben insanları kutsallaştırmayı bırakalı yıllar olmuşken mevzubahis taraftar grubuna yıllarca sahabe muamelesi yapanlar üzülerek söylüyorum ki acı bir ders aldılar.Bir zamanlar aynı hataya düşen hepimizin, herkesin aldığı gibi.

aşkın dedi ki...

Dalgınlıkla gönderdim yorumu, devamı şu olacaktı:
Bu arkadaşlara büyük saygı duyuyorum.Bu tepki kitleselleşmeyecek ve amacına ulaşmayacaksa, sorumlusu malum taraftar gruplarıdır.Geç de olsa bazı şeylerin farkına varıldı ama o kadar geç oldu ki bedeli ağır oldu.

Noat Samisa dedi ki...

Aşkın,

Bahsettiğin hikaye (çünkü bir masaldan gerçekten farkı yoktur) artık Beşiktaş taraftarının da inanmadığı bir paranoyadır. Tribünlerin yüzde 99'u Demirören'e dair etkiye tepki eksenin birtakım tezahüratlar yoluyla tepki veriyorken, ki bunlara kapalı üst-kutu da tam olarak dahildir, artık grup liderlerinin (taraftar veya dernek, farketmez) yönlendirmeleri pek dikkate alınmaz durumdadır. Ne Seba'yı, ne Bilgili'yi gönderenler (bu da yalandır ya, ortada bir gönderme değil kaçma vardır) ;ne de ''yönetim sizindir, kapalı bizimdir'' diyenler aynı insanlar değiller. Dışarıdan bakan maalesef bilmiyor, genelliyor. Yazıda da bunu anlattım.

Noat Samisa dedi ki...

Devam kısmındaki düşünceye katılıyorum.

aşkın dedi ki...

Sadeleştire sadeleştire nereye varacak merak ediyorum.
Bu sefer de kapalı üst dahil oldu, sadece liderler kabahatli oldu.
Peki Noat, bahsettiğimiz gruplar bu arkadaşlarımızın protestosuna bakalım katılım gösterecekler mi.
Oradan anlarız bazı şeyleri, hala anlayamamışız demek ki.

Noat Samisa dedi ki...

Aşkın,

Bu protestonun çıkış noktası olan Ekşi Beşiktaş'taki pek çok yazar, maçları kapalıda izliyor. Aralarında kapalı üst'te yer alan da vardır, altta da. Gördüğüme inanacağım elbette, bunu bir başka görene de, Ekşi Beşiktaş yazarlarına da sorabilirsin. Bu gruplar, o grupla veya hiçbir grupla alakası olmayıp da bu protestoyu desteklemeyen onca aklı başında insan var. Kapalı üstten de numaralıdan da bu kampanyaya destek olacak ve bu hiçbir şeyin ölçütü olmayacak. Sadeleştirmeyi bilmem de, genelleye genelleye hiçbir yere varamadık biz. Bunu bilirim.

aşkın dedi ki...

Son yorumun anlamam gereken her şeyi anlattı.
''Hiçbirşeyin ölçütü olmayacak''.
Sadelikten nihilizme..

Arkhe dedi ki...

Bu protestonun Başkan özelinde bir işe yaramasa da tribün üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini düşünüyorum. Bir tribün grubu organizasyonu değil, kimse de ranttan söz edemez. Bir kısım taraftar tepki veriyor, verebiliyor. Bu güzel bir şey.

Zanardi'nin fikirlerine çok da katılamıyorum ama söylediği güzel bir şey var, "herkesin karar verdigi bir ismi baskanliga cagirmak". Bu da bir tercih olabilirdi, binler hatta belki onbinler mesela İbrahim Altınsay'ı göreve çağırmak için yürüyebilirdi. Bu belki kongre üyelerini bile etkileyebilirdi. Belki ileride bir gün de bu yapılır..

sanjuro dedi ki...

Blogu uzun zamandir severek takip ediyorum. Besiktasli olmama ragmen blogda heyecanla bekledigim yazilar Ingiltere ligi hakkinda olanlar.

Zanardi demis ki "...takimin sampiyonlugu kovaladigi, turkiye capinda fena isler yapmadigi su donemde destek olmak olmayacaksak da kostek olmamak gerekir."

Iste bence butun sorun da bu dusunce tarzinda bence. Besiktas ne zaman Turkiye'de sampiyonlugu kovalamadi ki, ne zaman fena isler yapmadi ki? Bir sene basarisizsa bir sonraki sene basariliydi. Benim icin Besiktas her sene sampiyon olsa , butun kupalari alsa hicbirsey degismez. Hangimiz gecen seneki sampiyonlugu (futbolu) sindirebildik?

Ben Besiktas'in kurtulusu Lyon, Porto, Shaktar (son donem) tarzi bir takim olmasinda goruyorum. Sampiyonlar liginin rutin mudavimi ve arasira ceyrek final oynayabilen, aldigi yabanci oyunculardan kar eden, scouting sistemi gelismis, istikrarli teknik kadrosu olan, altyapisi egitime onem veren bir takim istiyorum. Besiktas Turkiye'de butun kupalari alsa bunlarin hangisi olacak?

Demem o ki, ben olsam bu sezon hicbir maca gitmezdim. Gercek bir protesto da ancak boyle olurdu. Lambalari acip kapayalimdan ziyade, Besiktas'in anarsik ruhunu yansitan bir protesto daha can alici olurdu benim fikrim.

Illa maca gitmem ve bagirmam lazim diyenlere bunu oneririm.

http://www.youtube.com/watch?v=QYPwYfbi8jA

hayyam dedi ki...

Noat butun bloglardaki yorumlara ve seni yazdiklarina da bakiyorum ve hep bu bozulmalarin miladi olarak YD'nin goreve geldigi gun aliniyor. Bana gore evet YD ile bozukluk ayyuka cikti ve katlanilmaz duruma geldi ama bu klupte bir seylerin degismesi gerekiyorsa Serdar Bilgili'nin neden baskanligi biraktiginin ve o sene sampiyonluk neden FB ye verildi bunlarin sorgulanip aydinlatilmasi lazim.

O donemki Serdat Bilgili-Aziz Yildirim iliskisi sorgulanmali ve bu baglamda Sinan Engin'de hesap vermeli. Benim icin bu iliski Ulke tarihimizdeki Abdi Ipkeci cinayeti gibidir. Nasil o aydinlatilmadan diger asamalara gecilemiyor, o donem de aydinlatilmadan YD nin duzeni ve o bahsettigin kongre fesh i hic bir sekilde gerceklesmeyecektir.

Noat Samisa dedi ki...

Sanjuro,

Sürekli takipçilerden blogdaki düşüncelere ilişkin bir ekleme, bir karşıt düşünce vs. nedenleriyle daha topa girmelerini bekliyorum. Teşekkürler. :)

Hayyam,

Beşiktaş Abdi İpekçi ise M. Ali Ağca'sı Yıldırım Demirören'dir. Düşüncelerinin aksini düşünmüyorum abi, ama Serdar Bilgili gittiğinde daha az üyesi bulunan bu kongre 4 aday çıkarabilmişti. Evvelinde de iki adaylı kongrelerde hep güçü listeler yarışmıştır. Şimdi ise sefil politikalara rağmen tek adaylı bir seçimin ardından rica-minnet bir muhalif liste çıkabildi.

matiasemilio dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ege Sezen dedi ki...

Arkhe'nin belirttigi "onbinler"den anladigim orgutlu, bilincli bir topluluktur. Boyle bir toplulugua sahip degiliz, itaat ve biat kulturune sahip toplumun bir parcasiyiz. Boyle olunca ne katilim oluyor, ne de tepki. Zanardi'nin ifadesindeki gibi oluyor her sey, kimse "kostek" olmuyor.

Yaranin daha da kotuye gitmemesi icin birtakim aci verici tedaviler uygulanir, Hasta bu esnada sikinti ceker ama o anda sikinti cekmezse, daha sonra daha berbat bir sikinti ceker hatta kalan omru boyunca kronik olarak sikinti ceker. Yine "sabote etmeyin"e geldik. Nasil bir uyusmusluktur bu?

"Kostek olmak" lazim, aslinda "kostek olmayalim" deyip bir seylere dolayli olarak nasil "kostek" oldugunu anlamayanlari umursamayarak ve dogru bilinen yolda yuruyerek...

Sanjuro ve Hayyam cok dogru noktalara deginmisler. Besiktas'in kurtulusu (ve diger buyuklerin de) Porto gibi olmaktir. Bir Real Madrid, Inter veya Manchester United potansiyeli bu kadar zayif bir ekonomik duzende gercekci degildir.

Noat Samisa, vaziyete dair son iki yaziniz, Eksi Besiktas'taki canlilik bana hala birilerinin "hayatta kaldigini" gosteriyor ama galiba "300" kisi bile degiliz :( Galiba aslinda hep azinliktaydik, oyle olmasaydi bu yasananlar hic yasanir miydi? Demiroren bir "sonuc"tur.

Yonetim bu protesto mucadelesini engellemek icin ne kadar siddete basvurur, uygarca tepki gosterecek kac insan zarar gorur bunu merak etmiyor degilim. Denizli macinda yasananlar ve sonrasini iyi biliyorsunuz.

M.A.F dedi ki...

numraları tarafta eski açık kombinemiz var.protestoya destek vereceğiz.

diskonnektus erektus dedi ki...

Bozulmalarin miladi bence Seba donemindedir. Rasim Kara'yi gonderdigimiz gun milattir, bayir asagi gidis bu olaydan da bir muddet once baslamistir. Daha sonra SB baska YD baska rezilliklere imza atarak hayal bile etmedigimiz bir suru sey yasamamiza sebep olmuslardir.

Pamukk dedi ki...

kapalıdayım, varım.

matiasemilio dedi ki...

gayet anlamlı bir protesto olacaktır..fakat kombineliler dısında katılım olacağını düşünmüyorum.
**blog hakkında ne söyleyebiliriz diye düşünürseekk..bu malesef iyi futbolcu tarzında hafif magazinsel yazılar cok hoş oluyor bence.bir de bu 'duran top yakan top tarzı futbolun temel bilgilerinin içerisinde genelde özne olarak bulunduğu didaktik yazıları en azından ayda bir görmek isterim sahsen..ya da yeni bir dizi baslatılsa futbol kurallarıyla alakalı tadından yenmez vallahi,10 yıldır amatör liglerde futbol oynuyorum kale vurusundan ofsayt olduğunu bilmiyordum sizin o konudan bahseden yazınıza kadar(gerçi antalyalı yalcın da bu yılki Beşiktaş maçında öğrendi ya neyse)..

algon dedi ki...

Noat, bu postu Cuma'ya kadar en ustte tutmani rica etsem?

Noat Samisa dedi ki...

algon,

Yarın konuya ilişkin bir yeni post gireceğim. Protestoyu duyurmaya ilişkin başka şeyler de yapıyorum.

Pamukk dedi ki...

birileri protestoyu duyurmaya çalışıyor, ötekiler yalanlıyor yapılmayaca diyor(sanki kendileri yapıyo da)

çıldıracağım bu midesizliğe

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana