Chelsea 2-4 Man City

Hakem Mike Dean bile merakla seramonide olan-biteni gözlüyordu. Beklenen oldu, maç öncesinde Wayne Bridge kafasını kaldırıp John Terry'ye baktı ama elini sıkmadı. 10 gündür tek idman yapmayan Tevez golü attı, Bridge'i kucaklayıp onun formasını işaret etti. Ağır ilerleyen, yarısından sonra olayların çözülmeye başlamasıyla birlikte finalde zirve yapan bir polisiye film gibi maç oldu. İlk yarı iki takım da bekledi. Sezon boyu uyum yakalayamayan City savunma dörtlüsü yine takımın en yumuşak yeri olan sol bek-sol stoper arasından 40. dakikada bir boşluk verdi ve Lampard bu hatayı affetmedi. Bu dakikaya kadar oyunda duran toplar harici pek aksiyon olmuyordu. Devrenin uzatmalarında Mikel saçmaladı, Tevez ısrar etti ve artık refleksleri epey yavaşlamış olan Hilario'nun yanından topu ağlara gönderdi. Bu gol maçı çözdü, ikinci yarı inanılmazdı.

Barry'nin pasıyla boş alana hareketlenen Bellamy'nin tam da ''Bellamy usulü'' golüyle oyun döndü. Yine bir Hilario hatası ama öncesinde Galli forvetin hakkını teslim etmek gerek. Sol iç oynayan Barry, tam da Ancelotti gemileri yakmışken maç eksiği suratından belli olan Belletti'den topu kaptı ve kazandırdığı penaltıyla maçı bitirdi. Mancini'nin bugüne kadar takım için ne ifade ettiklerini net olarak anlayamadığı iki adam, bugün Chelsea'yi yıktı. Tevez'in yarattığı sihir, idman eksiğine rağmen maç boyu ortaya koyduğu mücadeleyi izlemek bir başka keyifti. 15 aydır Stamford Bridge'de kaybetmeyen Chelsea'nin serisi bozuldu, hem de yıllar sonra yenen 4 golle. Belletti ve Ballack'ın kırmızı kartla atıldığı maçta Chelsea yalnızca 3 puan kaybetmedi. Petr Cech yaklaşık 1 ay daha yok ve bu 1 ay Hilario ile bitmez. Obi Mikel'in silik oyunu, Terry'nin devam eden formsuzluğu, Malouda'nın taktik disiplinden koptuğundan anlamsızlaşan sol bek rolü... pek çok şey yılbaşından öncesindeki gibi değil. Ferguson dün Man City'ye gaz vermişti, yarın League Cup finalinde Wayne Rooney'i dinlendirmeye niyetli. Aylar öncesinden hedef gösterdiğimiz Nisan ayı başındaki Man Utd-Chelsea maçına kadar puan farkı bir açılıp bir kapanacak, eğer geride kalan olursa belki de havlu atacak. Tahminim o ki, 3 Nisan'daki maçı kazanan lider, hatta şampiyon olacak. Arsenal de bugün kazanırsa puanını 58 yapacak, çok kötü geçen final haftası sonrası çok mu erken konuştuk acaba? Yakın takip yeniden başladı. Premier League'de yalnızca Big Four'un heyacanı var, diyenleri bugün sopalıyorlarmış. Dördüncü sıra için kıyamet kopuyor, bu sıradışı maç da bu sezonun vitrinde görünen yüzlerinden yalnızca biri.

EPL 09/10 28. Maç Haftası
Chelsea 2-4 Man City
Noat Samisa

27.02.2010

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

Hand Solo dedi ki...

bence İngiltere Ligi ile İskoçya Ligi arasında hiçbir fark yok, İskoçya'da 12 takım 2 takım hegemonyası, İngiltere Ligi'nde 20 takım 4 takım hegemonyası gayet normal

İngiltere'yi böyle büyütüp İskoçya'yı hiç yazmamak biraz iki yüzlülük olur, bu bloga yakıştıramadım

enesak dedi ki...

yalnız ikinci fotoğrafı çeken müthiş yakalamış.terry'nin yüz ifadesini de :)

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana