Gaziantepspor 2-0 Beşiktaş

Geçtiğimiz hafta sonu, suni gündemlerin getirdiği bir doğal karamsarlık havasıyla geçen 1 haftanın sonunda stadyumu maçın başında terk etmiştim. Benim yokluğumdan hiç mi hiç haberleri olmayan ve olmayacak olan futbolcular ve onların etrafında yer alan tribünü, hocası, yöneticisi ya da her neyse işte, ilk yarım saat sonrasını takip edebildiğim maçta yakın dönem seyrine benzer bir maç ortaya koyup, yine suni bir kısa parlama periyoduyla suni bir iyimserlik havası yaratmışlardı. Takım maçı olsun olsun 2-1'e kadar oynamış olsun; 4-1'lik skorla zincirlerini kırmış olamazdı. Kötürüm adamı kelepçeleseniz kaç yazar? Bu takımın haftaya Galatasaray karşısındaki şansını hala yüksek görüyorum, ama bu akşamki maç ne ilkti, ne de son olacak.Geçen hafta Tabata'nın oyunu 6 aylık Beşiktaş kariyerinin zirvesine çıkmıştı. Ayrımı iyi yapmak lazım, ama aslolan hücuma çeşitlilik kazandırması olduğunda geçen haftaki Tabata da Beşiktaş için çok kıymetliydi. Tello sezon başından bu yana arazi. Hafta arası gazı alıp ''ligde çok kasap topçu var, o yüzden kötüyüm'' demişti, halbuki Beşiktaş taraftarı biliyor ki Tello geçmişine oranla facia bir sezon geçiriyor. Nihat bir başka kötü durumdaki isim. Holosko gelmişken ve golle dönmüşken zorlamak anlamsız olurdu. Uğur İnceman'ın İstanbul'da bırakılıp, Necip'in açık açık Ernst ve Fink'in ardından geldiğinin beyan edildiği bir dönemde Alman orta sahaların varlığından sual olunmazdı. Hafta içi üç idman kaçırsa da Bobo hazırsa oynardı. Hoca, Ekrem'in de sağ beki kotarmasından memnundu ki, Ferrari'nin ''maskeyle zorlanıyorum'' açıklamasında zorunlu Toraman-Sivok savunma tandeminin sağına Ekrem'i koymuştu. İsmail'in önde denendiği bir günde Üzülmez'in sol bekliğine diyecek söz yoktu. Elde bir tek ''tavşan'' etiketli İsmail tercihi vardı. Hani diyorum, bir kulp bulayım da Denizli'ye sallayayım ama maalesef mümkün değil. Başta Tello ve Nihat olmak üzere yardımcı hücum oyuncularının facia formları sürüyorken yeni bir şeyler denenmeliydi. Maça çıkan kadroya tek itirazım yoktur. Hatta uzun vadeyi bile maç-maç planlayan Denizli'nin galibiyet planına da itirazım yoktu.

Maçın başlaması ile birlikte Toraman kendini geri attı, Beto-Julio Cesar ikilisinin dozajı düşük baskıları sonuç verince Gaziantep savunması orta yuvarlak yakınlarına yerleşti. İlk 10 dakika Beşiktaş geride top yapmaya çalışıyor, solu deniyordu. Derin paslar sıklıkla Tabata'ya servis ediliyordu. Orta sahayı Serdar-Zurita ikilisiyle klasik şekilde dizen Couceiro, sağ kenara Murat Ceylan'ı koyarak orta ikiliye ekstra direnç kazandırmıştı. Son Kayserispor mağlubiyetinde Zurita ve Murat maça kulübede başladığı dikkate alırsak, Couiceiro'nun kötü gidişe dur demek üzere bir farklılık denemesi veya Beşiktaş üzerine çalışmışlığı kadrodan belli oluyordu. Gaziantepspor, rakbinin topla oynamasına henüz maç başında izin verdi. Bir ara ekrana yansıyan istatistikte 100'e 244 isabetli pas farkı görünüyordu ki, henüz devre ortası için Beşiktaş adına fazlasıyla negatif bir sayıydı. Toraman sürekli Rüştü'ye döndü, İsmail ve Tabata sürekli top ezdiler ve 11. dakikada Beşiktaş'ın sağına atılan uzun topta gol geldi. Ekrem savunma bilgisi zayıflığıyla topu pas geçti. Kaleden açılan top için kademesini terk eden Toraman'dan geçen top, onun açtığı boşluğa koşu yapan Julio Cesar ile buluştu ve skor 1-0 oldu. Sivok o anda Beto ile eşleştiğinden Toraman'ın kademesi boş kalmıştı. İkincil kademeyi alan Fink yetişemedi ve güzel bir gol izledik. Bu dakikada ilk yarım saatin sonuna kadar maçın seyri pek değişmedi. Beşiktaş topla oynuyor ama hiçbir şey üretemiyor, Gaziantepspor ise rakibin topla oynamasına izin verip, alanları kapatıp topu santraforları ile buluşturmaya çalışıyordu. Maçın 32. dakikasında Beşiktaş ilk kez İsmail ile rakip ceza sahası önünde bir top kazandı. Tabata oyunu hızlandırdı, Holosko gol pasını verdi ama Bobo çerçeveyi bulamadı. Beşiktaş'ın ilk yarı ürettiği yegane gol pozisyonu buydu. Hemen akabinde karşı kalede yine bir Toraman kademe faciası ile evveli penaltı olan, ama ''penaltıdan daha net'' gol pozisyonunu Julio Cesar değerlendiremedi. Ardından Serdar Kurtuluş'un 40 metre taşıyıp kalenin tavanının tozunu almak üzere gönderdiği şutu izledik. Kazanılan kornerin rebound'ında bu kez Ivan çerçeveyi buldu ama yine Rüştü başarılıydı.
Yusuf-İsmail değişikliği yine bir nedenselliğe dayanıyordu. İsmail arazi durumdaydı, oyunu hızlandırmak adına sol kenara Yusuf iyi bir seçenekti. 51. dakikada kazanılan kornerde maçın yutan elemanı Stoper Toraman, bu kez kornerde adamını kaçırdı. Deumi'nin kafası çok iyi yere gitti ve skor 2-0 oldu. Bu gol, Beşiktaş'ın yediği bir başka kopya gol. Çok benzerini yine bir siyahi stoper olan Kalabane Manisa'da, Ferrari'nin markaj hatasından yararlanarak atmıştı. 70'e kadar yine oyunun çok değiştiğini söylemek zor. Maçın ilk 10 dakikası sahasına hapsolan Beşiktaş, sonraki dakikaları daha önde oynadı ama aynı etkisizlik sürdü. Tello ve Nobre'nin oyuna dahil olmasıyla, biraz da Gaziantep savunmasının kendini geri atıp enerjiyi ekonomik kullanma çabasıyla Beşiktaş rakip kale önüne top indirmeye başladı. Yusuf ve Tello'nun başlattığı, Bobo'nun asistini yaptığı iki pozisyon oldu ve ikisinin de kahramanı olan Nobre, fantastik gol vuruşlarıyla umutları bitirdi. Bu kadar kötü bir günde, maçın 30. dakikası geçilirken takımın şu iki pozisyonu bulabileceğini iddia edene gülerdim. Tello ve Yusuf kısa süreli etkinliği sağladılar ama goller futbolu unutan, geçmişini hatırlamayan, Fenerbahçe'deki günlerinin fersah fersah gerisinde olan Nobre'ye takıldı. Belki biri gol olmuş olsa 1 puan ihtimali olurdu, o da şu sefil futbol için lüks sayılırdı. Direkten dönen toplar, Rüştü'nün kurtardıklarıyla maç daha farklı bitebilirdi. Tabela maçın ederini yazdı, Gaziantepspor 2-0 kazanarak 3 puanı aldı.

Anlıyoruz ki maç performansları ile idman performansları fazlasıyla benzer olan bir oyuncu topluluğuna sahibiz. Hocanın oyuncu tercihlerine ilişkin fazladan bildikleri bu sebepten sınırlı. Kazanan takımı sahaya koydu, ama bu da yetmedi. Bu oyunu kupadaki İBBSpor deplasmanında, kupadaki Kasımpaşa maçında; rakibin zayıflığında farkedilmemiş olabilir, belki Konya Şeker maçında, sonrasındaki Antalya deplasmanında aynen görmüştük. Takım yaklaşık 1 aydır hiçbir şey oynamıyor. Gençlerbirliği maçındaki 15'er dakikalık suni iki periyot gönül çeldi, en fazla o kadar. Bu takımın aynı iştahla, aynı disiplin ile birlikte kendine dönmeye ihtiyacı var. Bunun da yolları dışarıdan değil, içeriden geçiyor. Bugün İstanbul Süper Amatör Lig'de oynanan Erokspor-Karagümrük maçında iki takımın da bekleri maç boyu tükürük yağmuruna tutuldular. Tribüne yakın çizgiden taç atmaya gittiklerinde taraftarın taçlara özel beklettiği salgılarla karşılaştılar. Alın bu örneği yukarı kademelere uyarlayın. Zorluk azalıyor mu, yoksa artıyor mu? Ülke dışına çıkın, farklı şeyler görmeyeceksiniz. Şu takımda kimse tribün, tepki, tekme vs. demesin. Futboldan para kazanmak kolay değil. Mazeret üretmek o kadar kolay ki, yeni moda ''tek kulvarda mücadele etmenin zorluğu'' olmuş. Özetle, Jose Couceiro orta sahaya 3 safkan orta saha oyuncusu koydu, Beşiktaş'ın topla oynamasına izin verdi. Takımı da rakibini net bir skorla mağlup etti. İki asist yapan Olcan; kazandığı, olumlu kullandığı pek çok topla futbol ortamı için çiklet parasına peşkeş çekilen yakın günlerin güzel adamı Serdar ve enerjik sol bek Ivan de Souza maçın adamları oldular.

Sahada beyaz formalı 5 Gaziantepspor eskisi ve bunlardan ikisi geçen sezon bu takımın en flaş adamlarıyken bu sezon Gaziantepspor'la oynanan iki maçtan alınan yalnızca 1 puan... Derbiyi merakla bekliyorum. Beşiktaş adına başka bir maç olacaktır, öyle umuyorum.

Noat Samisa

13.02.2010

12 Fikir, Tenkit, Yorum:

Ümit dedi ki...

--Mazeret üretmek o kadar kolay ki, yeni moda ''tek kulvarda mücadele etmenin zorluğu'' olmuş.--

Antep kaç kulvarda mücadele ediyor diye sormak lazım bu moda editörlerine. Hatta ve hatta beşiktaş ile oynayan takımlar arada bir hafta da bay geçiyorlar. Yani mazeret olur da böyle mazerete neremle güleceğimi şaşırdım.

Jean-Pierre dedi ki...

.savunmaya bakıyorsun,süper lig standartlarının üstünde tandem..çok iyi iki ön liberon var bundesliga standartlarında..iyide bir golcün var,formundaysa ne ala..sen ne demeye ben hazırım diyen,hocasının oynatırım memnunum dediği adama çürük raporu verirsin..yarın akaretlerdeki muayenehanesine gider isterim mete düren'den o raporu ben arkadaş..

Kukileta ~ dedi ki...

Sinirimden ağladım resmen.
Geçen hafta İnönü'de oynayan mı Beşiktaştı yoksa dünkü oynayan(!) ruhsuzlar mı?

Takımımı tanıyamıyorum.

alper dedi ki...

ben mi yanlış düşünüyorum bilmiyorum ama şuanki bjk takım kadrosunun türkiye standartlarının üzerinde ve rakiplerimiz fb ve gs nin ise bence çok ilerisinde olduğunu hala ve hala düşünüyorum.geçen seneden bu seneye kaybımızı coşku ve ikinci şampiyonluğu yeterince istememek olarak görüyorum.bu takım bu sene iyi şampiyon olur ama tek bir ön şart var.''hırs''.
biri bu takımın bana dünkü oyunu oynayacak kadar kötü bir takım olmadığını söylesin lütfen.
gs maçından ise hiç tereddütüm yok ama ya sonrası!!!.ben o sonrası gelirse bu takım bu sene hepsinden iyi diyorum.görelim bakalım..

Russell dedi ki...

Beşiktaş'ın kadrosu, Türkiye standartlarının üzerinde ve Galatasaray ile Fenerbahçe kadrolarından iyi? Ciddi olmamasını umuyorum bunun...

alper dedi ki...

russell

istersen aç gs ve bjk esame listelerini önüne ve mevki mevki adam adam kıyasla.gs den eksi olarak görebileceğim tek yer benim sağ bek mevkiidir.orada da rıdvan şimşek denense belki o mevkide bile gs den daha iyi olduğumuzu düşünüyorum.

fener zaten uzak ara gs den iyi takım ve bence yine fenerle o konuda başabaş gideriz.sadece doğru taktik ve tavşansız 11 ler ile fenerden iyi olduğumuzu düşünüyorum.

zaten lig sonundaki puan durumuda bunu gösterecek bize.geçen yıl ligi hesbelkader 5. bitirmiş bir takımın bizden daha iyi olduğunu söyleyenler var demekki.biri ciddi olmadığınızı söylesin lütfen..

Falagar dedi ki...

Burada olayı Gs,Bjk eksenine çekmek istemezdim ama bunu siz istediniz yahu.Hadi tandem ve orta sahanın ortası bazında biz en iyiyiz dersin anlarım da .Gs'nin bizden üstün olduğu tek mevki sağ bek ne demek yahu?Olay burada kim kimden daha iyi takımdır değil.Nice vasat kadrolar çok iyi işler yapıyor.Ama santrafor,açık oyuncuları ve bek oyuncularının sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen geçse de vasatlık abidesi adamlarla dolu olan bir takımın nasıl olur da kanatlarını savunursun yahu?Yapma,etme =))).

shadowturk dedi ki...

besiktas es kaza hakemle kaybetse atila gökçe basta kamuoyu oluşturueyorsunuz ama hakem beşiktas lehine bi hata yapsa kimsse yazmaz.b nasıl halkın ezilmillerin adaletin takımı.

matiasemilio dedi ki...

shadowturk,
medyada her zaman sıkıntısını cektiğimiz bir durum kuvvetli kalemlerimizin olmaması,ben hiç Türkiye'nin ayağa kalktığını hatırlamıyorum aleyhimize calınan bir düdük sonrasında.aksine Beşiktaş tribünleri kendi lehlerine calınan düdüğe anında tepki verebilen bir olgunluğa,şerefe sahiptir..
bkz. geçen yılın ilk yarısındaki g.antep maçı,ahmet arı(yanılmıyorsam) kart görüyor,tribünden yükselen ses:'eyyamcı hakem'..aynısı 2 sezon önceki ts maçında barış memiş'in gördüğü kart sonrasında da tekrarlanmıştır..

tecahul u arif dedi ki...

shadowturk
hocam sen ne yiyorsun?bize de söyle Allah aşkına.lehimize hata yapılsa kimse söylemezmiş.peh!

Kalten dedi ki...

Ohho burası Aceto yorum kutusu olmuş

shadowturk dedi ki...

:) şimdi gördüm arkadaşlar yorumları.tekrar buraya bakıp yazdıklarımı okurmusunuz bilmiyorum ama birşeyler ifade edeyim yinede... Nobrenin ankaraspora atıpda verilmeyen golün olduğu sezon gerçekten bjk aleyhine hatalar çok olmuştu ve bjk olan olmayan söylüyordru bunları.bir fenerli olarak bende söyledim. hatta y.deirören toplantı yapıp sinevizyon felan yapıp onbeş yirmi senelik hataları anlatıp baya tantana koparmıştı. ne zaman mustafa denizli t.direktör oldu bjk'a başkan hiç çıkıp konuşmadı basın toplantısı yapmadı. bi yerde aziz yıldırım gibi antipatiklik yaratmadı. mustafa denizli teknik hocalığı pek yok bence ama zekası ve çenesi yerinde olduğu için hem kendisi hemde yönetim adına konuştu ve medyada üzerine fazla gitmedi. ama bu sene öncelikli hatırladığım trabzon fener antalya diyabakır gibi maçlarda hiç hakem konuşulmadı ne kamuoyuında ne bloglarda ne basın toplantılarında. ama ne zaman aziz yıldırım konuştu kendi maçında hata olmadığı halde çıktı kendine göre gözdağı vermek istedi. tabi bunlar bence katılırsınız veya katılmazsınız orası başka. iyi günler.

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana