Milan 2-3 Man Utd
Daha Dünya Kupası var, daha pek çok CL maçı var; daha ligler final yapacak. Beklentilerimizi düşürmeyelim. Ama yine de şu maçın hakkını vermek gerek. Hızlı bir başlangıç, kaçan net pozisyonlar, alışılmadık hatalar ve bir geri dönüş... Enfes Fletcher-Rooney işbirliği golü... Rölanti oyunda dakikalardır topu ayağına alamamış olan Ronaldinho'nun yarattığı bir başka sihirle zamanı donduran Seedorf golü... Ekran başında çok eğlendim. Kadife bilekler, motorlu akciğer sahipleri; ince dokunuşlar, bodoslama çarpışmalar... hepsi çok güzeldi. Man United, San Siro'da ilk kez gol attı ve ilk kez kazandı.AC Milan: Dida, Bonera, Nesta, Thiago Silva, Antonini, Beckham, Pirlo, Ambrosini, Ronaldinho, Alexandre Pato, Huntelaar
Subs: Abbiati, Gattuso, Inzaghi, Seedorf, Flamini, Favalli, Abate
Man Utd: Van der Sar, Rafael Da Silva, Ferdinand, Jonathan Evans, Evra, Nani, Carrick, Scholes, Fletcher, Park, Rooney
Subs: Kuszczak, Neville, Brown, Owen, Berbatov, Valencia, Gibson
Maç öncesi değerlendirmesinde tutturamadıklarımız Milan'dan Abate ve Gattuso, Man United'dan ise Brown'dı. Leonardo'nun Beckham tercihinin oyuncunun özel hali olduğunu düşünüyorum, aksi halde Inter'e karşı oynadığı oyundan sonra böylesi bir maç için fazla lükse kaçardı. Thiago Silva'nın da maç öncesi sakatlığından bahsediliyordu, bu sebepten ıskaladık. İki takım da birebir eşleşen şablonlar ile sahaya yayılmış görünse de aralarında temel farklılıklar vardı. United'ın simetrik orta ve ileri üçlüsü tamamen merkez forvet Rooney'ye odaklanırken, diğer yanda oyunun merkezi sol kenarda pozisyon alan Ronaldinho'ydu. Oyun Milan'da sürekli sol kenardan şekillenirken taktik tahtasında Ronaldinho'nun ters kenarında görünen Pato, aslında ikinci santrafor rolünü üstleniyordu. Ya da en uygun tabiriyle uzak forvet oyunuyla görevlendirilmişti. Bugün iki takımın da üzerindeki 4.3.3 etiketinin elbet ortak noktaları çok, ama kendi içlerinde pek çok farklılığı da taşıyorlardı. Sayılardan ilk bakışta çıkan yegane anlam, top rakipteyken olması gereken kademelerin yeri ve sırasıdır.Maç başladı ve Manchester United savunmacılarının daha önce San Siro'da yaşadıkları, bu kez farklı isimlerde görünmeye başladı. Evra geç kaldı ve sağ kenara yakın bir faul yaptı. Aynı Evra daha sonra anlamsız bir rövaşata ile hiçbir yere gitmiyor olan topu Ronaldinho'nun önüne düşürdü. Ronaldinho'nun şutu Carrick'e çarptı ve ters köşeyi buldu. Henüz dakikalar 3'ü gösteriyordu. Maçın 10. dakikası geçilene kadar soldan iki aksiyon daha gelişti. Birinde Ronaldinho kendisi denedi, diğerinde Antonini'yi gole taşıdı. Bu anlarda skorun 1-0'da kalması United adına şanstır. İngilizler oyunu yavaş yavaş dengeledi ve ilk pozisyonu Rooney sayesinde 19. dakikada buldular. Rooney yarattı, denedi ama çerçeveyi tutturamadı. Bu dakikaya kadar Nani beklediğim gibi sapıtmış durumdaydı. Yaptığı tüm ortalar iki adam boyu yukarıdan alakasız yerlere gidiyordu. İlk yarı en az 5 kötü orta yaptı. Bir insana çarpan ilk ortası sanıyorum devrenin sonlarındaydı. Hal böyleyken, Giggs'in de olmadığı bir günde set oyunları tamamen Rooney'nin gücüne, hırsına ve yaratıcılığına kalmıştı.
35'te gelen United golüne kadar, hatta devre sonunu da birleştirirsek, Milan'ın benim hatırladığım en az 5 sol kenar aksiyonu var. Oyunu sola yığıp, Ambrosini'yi de buraya yaklaştırıp, hatta zaman zaman stoper Thiago Silva'yı da hücum bölgesine sokarak pek çok pozisyon ürettiler. Önde kazanılan toplarla yakalanan birer Ronaldinho, Pato ve Huntelaar pozisyonu da cabası. Bu anlarda skoru artıramayınca bir gaflet anında oyun döndü. Ronaldinho-Ferdinand mücadelesi faul, aksiyon dışarıda gerçekleşiyor. Hakemin maçtaki tek hatası da belki de buydu. 35'te Antonini'nin dışarıda olmasını fırsat bilen Park, hemen kendini sağa atarak topu aldı ve bindirmeyi bekledi. Ronaldinho korkusundan maç boyu rakip ceza sahası ön çizgisi hizzasını geçmeyen Rafael değil, Fletcher yaptı koşuyu. Antonini'nin kademesini alan Thiago Silva sağa yanaştı, onun yerine de Ambrosini girince Scholes ilk kez demarke pozisyonda dalış yapma imkanı buldu. Destek ayağına çarpan top şans eseri kör noktaya gitti ve skora denge geldi. Dakika 35 ve United ilk kez iyi-kötü bir set oyunu oynuyordu. Fırsatı değerlendirdiler ve bir daha oyunun kontrolünü rakiplerine vermediler.İkinci devre kaldığı yerden başladı. Milan devre başında rakip kalede daha sık görünüyor, duran toplarda Beckham ile etkili olmaya çalışıyordu. 60'a doğru Man Utd hücum üstünlüğünü de ele aldı ve tam bu sıralarda kötü bir Serdar Özkan oyunundan hallice işler yapan Luis Nani kenara geldi. Oyuna dahil olan Antonio Valencia topla ilk kez önü açık şekilde buluştuğunda imzası olan ortayı yaptı ve arka direğe koşu yapan Wayne Rooney uzak köşeyi buldu. (Ülkemizde bu tip ortaları Keita, Ozan İpek ve Burhan Eşer yapabiliyor. Çok değerli bir meziyet.) Valencia bir çizgi oyuncusu olduğundan gol sonrası geriye de yanaştı. Scholes ve Carrick de sola yanaşarak Milan'ı oyunu sağa yıkmaya zorladılar. Sir Alex, bu dakikalarda Fletcher'ı öne atıp Park'ı geri çekmişti. Rooney'nin golüne kadar birkaç kez arka direkte top kovalayan Fletcher, bu dakikadan sonra Man United hücumlarını başlatan ve final pasını kovalayan adam oldu. Kadrajda 6 kırmızı formalı varken Rooney'ye yaptığı asist enfes. Bu anlarda United'ın sağı kilitlemesiyle Ronaldinho oyundan düşmüştü. Leonardo hamle yaptı, duran toplar harici oyuna pek faydası olmayan Beckham'ı dışarı alıp Seedorf'u oyuna soktu. Hollandalı'nın hareketliliği Milan'a bir gol getirdi. Üç kişi arasında iki bilek harektiyle zamanı durduran Ronaldinho, takım arkadaşı Seedorf'a estetik bir gol fırsatı verdi. Ardından Inzaghi ile yakalanan pozisyon da üstten auta gidince maç 2-3 sonuçlandı.
Nani bu maçta özüne döndü. Haftaya muhteşem bir maç oynayabilir, fakat sonra yine sapıtabilir. Kötü geçen günlerin ardından özüne dönen Ronaldinho ise gecenin adamıydı. Gol attı, attırdı; daha fazlasını yapmaya çalıştı. Onu izlemek çok büyük keyif. Leonardo'nun Beckham tercihi, golü erken bulunca avantaja dönüşebilirdi. Nitekim ikiyi, üçü üretecek pozisyonlar yakaladılar. Ama United golü bulup oyun üstünlüğünü ele geçirdiğinde Fletcher boşa çıktı. Bu da Milan'a epey pahalıya patladı. Maçın yıldızı iki asist ile oynayan motorlu akciğer sahibi Darren Fletcher. Muhteşem oynadı. Scholes'un golü turun kırılma noktası olabilir. Rövanşta Carrick olmayacak. 1-3 bitse rövanşın heyecanı kalmayacaktı. Milan'ın az da olsa umudu var.CL 2010 - Top 16 L1
Milan 2-3 Man Utd
Noat SamisaMilan 2-3 Man Utd
16.02.2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2010
(299)
-
▼
Şubat
(32)
- Aaron Ramsey
- Kayserispor 1-2 Beşiktaş
- Chelsea 2-4 Man City
- Portsmouth Denize Dökülürken
- Bridge'in Kararı
- Mancini Taca Çıktı
- Inter 2-1 Chelsea
- Beşiktaş 1-1 Galatasaray
- Yeter ki David Moyes'e Bir Şey Olmasın
- Avrupa Bize Gelecek Mi?
- İyi Oynamak Yasaktır
- Milan 2-3 Man Utd
- Ağır Siklet
- Ronaldinho - Rooney
- Gaziantepspor 2-0 Beşiktaş
- Şaban Kartal
- Balmumu Gerrard
- Neler Oluyor Hayatta
- Louis Saha
- Tiridine Bandım Tuncay
- Chelsea 323 - 502 Arsenal
- Mevsimlik Golcü
- Kasımpaşa 2-2 Antalyaspor
- Kırmızı Şeytanlar'ın 108 Yılı
- Kulüp Patronunu, Hoca Yolunu, Takım Kaleyi Şaşırın...
- Liverpool 1-0 Everton
- Yeni Kaptan Ferdinand
- Premier League 09/10 #25
- Beşiktaş 4-1 Gençlerbirliği
- Patron
- Ancelotti Anlatırken
- Beterin Beteri Var
-
▼
Şubat
(32)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1046)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
2 Fikir, Tenkit, Yorum:
Maçı önceden biyerlerde izle. Yok "Gollü geçecek", yok "Rooney şöyle (2 gol)", yok "Ronaldinho böyle" vs... diyede maçtan önce yazı yaz.
Biz de yedik :)
Eeee.... Hafta sonu gsye kaç atıyoruz? Onu da yaz bari ;)
Ercan Abi,
Ehehe :)
Galatasaray'a -yemeden- 1 veya 2 atmanın hesaplarını yapıyorum. Madrid'den dönsünler de bi' de hele, neyle geldiklerine göre ayrıca hesabımızı yaparız. :)
Reklam arasının ardından Milan - Man Utd maçıyla devam...
Yorum Gönder