Beşiktaş 3-2 Eskişehirspor

Maç, sol bek Volkan Yaman'ın ceza yayı civarına gönderdiği sıradan bir uzun topta arkaya kaçan Ümit Karan'ın golüyle başladı. Gökhan Zan varken (özellikle de Tigana zamanı) bu tip arkaya kaçırılan oyuncular genelde önlerinde 30 metrelik bir boşluk bulurlardı. Bu akşamki Ferrari'nin farkı, hem kendini geriye atıp hem de arkasına adam kaçırıyor olması. Geçen haftaki İbrahim Kaş-Ekrem Dağ savunma performansı facialarının yerini Ferrari'nin ilk yarım saat ne yaptığının farkında olmayan, geçmişini yok sayan oyunu almıştı. Akşamdan kalma mıydı, yoksa kasık sakatlığı mı onu zorladı, bilemiyoruz. İlk golde Ümit Karan'ın şarjıyla dağılması, pozisyon hatası; devamında garip pas hataları, hiçbir yere gönderdiği uzun toplar ve ikinci golde yine bir pozisyon hatası yapması skoru 0-2'ye getiren baş etkendi. Penaltı pozisyonunda acemi davranan Ernst, eğer evvelinde doğrusunu yaparak Eskişehir'in içeri soktuğu orta saha adamı Alper'i kovalamamış olsa muhtemel gol yine Ferrari'ye yazılırdı. Ernst'e yazıldı ve maç 20. dakikada 2-0 oldu. Tıklım tıklım dolu tribünler önünde yeterince kötü bir başlangıç...Es-Es'in Beşiktaş orta sahasını sahadan silen, oyunu Bobo'ya gönderilen uzun toplara sıkıştıran baskısı, onların henüz ikinci sezonlarını geçiriyor oldukları ligde bitime yedi hafta kala geçen sezon topladıkları puandan 5 puan fazla toplayıp bu maç öncesi lig dördüncülüğüne niyetlenmelerinin sebebini açıklıyordu. Beşiktaş savunmasındaki madeni çok iyi değerlendirdiler ve telaşa sürüklenen rakiplerine karşı oyun üstünlüğünü ilk yarım saat sonuna kadar ellerinde tutmayı başardılar. İlk 25 dakika oyundaki Eskişehirspor etkinliği öylesine barizdi ki, oyun Beşiktaş golüne kadar 0-4 değil de 0-2 gelmişse Beşiktaş'ın şansını daha fazla zorlamaması gerekiyordu. Denizli'nin bu baskıya karşı hamlesi Ekrem-Toraman-Tello diyagonal mevkii değişimi oldu. Gol kovalayan Ekrem, 0-2 sonrası sağ beke geçti. 31. dakikada son çizgiyi denedi, Nihat'ın golüyle bu hamlenin sonucu görüldü. Devamında golün coşkusuyla Eskişehir'in baskısını kıran Beşiktaş, havadan avantajlı rakibe karşı yerden ve dikine oynamaya başladı. Toraman'ın orta sahaya geçişiyle birlikte sol ve sağ iç mevkiilerine geçen Ernst ve Fink, ilk yarının son bölümünde Bobo'nun ara paslarıyla birer gollük pozisyona girdiler. Devre biterken Beşiktaş bir gol daha bulmuş, ama kalkan bayrak topun santraya erken gidişine engel olmuştu. Kabus sonrası yeni bir başlangıç...

Devre arası, en son Kasımpaşa'ya karşı kupada forma giyen Uğur İnceman'la müzmin küfür paratöneri Serdar Özkan karşılıklı ısınıyorlardı. En son üç kuruş top oynamayışı aklımda kalan Uğur'u artık takımın bir parçası olarak görmüyorken 52'de Ferrari'nin kenara yaptığı işaret ilk olarak aklıma Necip'i getirdi. İBBSpor ile oynanan tekrar maçının ilk yarısının ortalarında yapılan Ekrem-Toraman mevkii değişiminin anında gösterdiği sonuç, Kasımpaşa'ya karşı Nihat ve Tabata hamlelerinin üç dakika içinde takımı öne geçirecek sonucu göstermesi ve bu akşam ilk golü üretenin maç içinde sağ beke geçen Ekrem olmasıyla birlikte maç içinde rolleri değişen Ersnt ve Fink'in rakip kale önünde sık görünmeleri... galiba bir süredir Mustafa Denizli nasıl isterse öyle oluyor. Nihat-Holosko değişikliği sonrası Tello'nun Üzülmez'in önüne attığı pas da böyle bir şeydi. Tavşan mı, şans mı; yoksa hoca ''formda'' mı?

Mustafa Denizli yalnızca geçen hafta Kaş ve Ekrem'in facia savunma performanslarını, bu hafta da Ferrari'yi hesaplayamamamış olmalı. Ferrari'nin çıkıp günün tavşanı Uğur İnceman'ın 3 ay sonra oyuna girmesiyle Toraman stopere geçti. Futbol oynamayı hatırlayan Uğur'la birlikte Beşiktaş orta sahası hem yeterince sert ve baskın, hem de topu çok daha iyi kullanır oldu. Kısa zamanda baskı artırıldı, art arda pozisyonlar üretildi. Nihat-Holosko değişikliğiyle sahadaki yeri değişen Tello, sağ kenara geçişinin yalnızca 2 dakika sonrasında ters ayaklı kenar adamının yapması gerekeni yaptı. Üzülmez de önüne atılan bu iyi pası muhteşem bir ortayla Fink'in kafasına gönderdi. Fink'in darbeli kafa şutu Ivesa'dan sekti, uzaklaştırılamayan top Bobo'nun kafasıyla buluştu ve yalnızca topun geçebileceği kadar büyük olan boşluktan ağları buldu. Iniesta mısın be Uğur?
Skor 2-2'ye geldikten sonra Rıza Çalımbay'ın skoru tutmaya oynaması ihtimal dahilinde değildi. Sezon başı Ali Sami Yen deplasmanında Mehmet Yılmaz, Ümit Karan, Burak Yılmaz ve Youla dörtlüsünü ilk 11 çıkaran birinden oyunun bu noktaya gelişinden sonra defansif hamle beklenemezdi. Maç içinde zaman zaman üçlü savunmaya geçen Es-Es, önce Koray'ı orta sahaya çekti; sonra da üç santraforla oynadı. 73. dakikada soldan Toraman'ın kullandığı taçta Bobo'yla başlayan atak, Holosko-Ernst-Tello-Fink efektif pas sırasını izleyerek topu yeniden Bobo'yla buluşturdu. Günün adamı Bobo bıraktı, Holosko golü yaptı. Sonradan golün ofsayt olduğunu öğrenmek şu mükemmel gole dair bir burukluk yaratsa da takımın 25 dakika boyunca sahaya koyduğu müthiş oyun iştahı bunun telafisi sayılır. Geçen sezonun başındaki Konyaspor maçında atılan Holosko golünden bu yana Dolmabahçe'nin gördüğü en organize gol...

Kısa süre sahada olmasına rağmen tüm takımın toplamından daha çok küfür işiten Serdar Özkan, iki net golü kaçırdı. Son zamanlarda ne planlıyorsa sahada sonucunu gören Denizli yine hamlesinin karşılığını gördü, ama artık Serdar da ben de gol atabileceğine inanmadığımızdan karşılığı tabelada görülemedi. Yine de Serdar'ın her kaçırdığı golde herkes bir tane küfürden fazlasını etmese, böyle bir kural olsa hiç fena olmayacak. Topa vuramadığı pozisyonun sonucundan emin olduğumdan o anda sahayı bırakıp tribünleri izledim. Sonra da ''vurmayın, adam öldü'' dedim...

Takımın geçen hafta Kasımpaşa'ya karşı gösterdiği reaksiyon önemliydi. Bu akşamı zora sokan sebeplerin benzeri geçen hafta ortaya çıkmış ve Beşiktaş 2 puan bırakmıştı. Tabata takıma, oyuna ve skora etki etmiş, kendisinden beklenen katkıyı yapmıştı. Geçen hafta ilk golde topu taşıyan Nihat, bu hafta attığı golle Beşiktaş'ı maça ortak etti. Hafta içi sakatlanan Tabata'dan sonra Nihat da yaptığı katkı sonrası sakatlanarak oyundan çıktı. Aylardır formaya uzaktan bakan, maç kadrosuna alınmayan Uğur İnceman, bu akşam oynadığı oyunla kendisinden sezon başından bu yana beklenen katkıyı yaptı. Serdar Özkan yine gol kaçırdı, ama onun da sırası gelecek elbet. Maçın adamı Bobo kendini sahada yeterince anlatıyor. Atıyor, attıyor; düşmüyor, ayakta kalıyor. Adam geçiyor, top saklıyor. Fink ve Ernst, arkalarında bir fazla orta saha adamı oynadıkça parlamaya devam edecekler. Bu Necip olur, Toraman olur ya da bugünden sonra Uğur olur. Geçen hafta Toraman'ın yokluğu nedeniyle yapılamayan mevkii değişimleri bu akşam yapıldı ve sonucu görüldü. O da artık Beşiktaş için değerini katlamış durumda. Rüştü maçın kırılma anında başroldeydi, ikinci devre başındaki fantezilerini sezon geneline yaymasa idi kendisiyle çok daha düzeyli bir ilişkimiz olabilirdi.

Derbide beraberlik tarafındayım. Şu muhteşem maçta yaşanan muhteşem geri dönüşten sonra bugün hayal kurmak gerek. En azından sonunda ''hayalkırıklığı'' yaşayabileceğimiz maçlar izleriz.

Bir de unutmadan: Bobooo Bobooooo...

Fotograflar: ntvmsnbc.com

Noat Samisa

28.03.2010

10 yorum:

gökhan dedi ki...

0-1 iken strese girdim ama 0-2den sonra bir rahatlama oldu. gariptir kazanacağımıza emin oldum. heralde 1 gol bulursak onun gazıyla götürürüz maçı diye düşündüm.

büyük mustafa geçen sene cisse-ernst orta sahasına geçene kadar az çektirmedi bize. sezonun son düzlüğünde doğru hamleleri yapınca şampiyonluk gelmişti. şu 3lü orta saha meselesi de buna benzemeye başladı. ferrari-uğur değişikliği bu bağlamda çok olumlu. ben umutluyum. şu 3 maçta 7 puan bizi şampiyon yapabilir.

son olarak, evet, bobooo bobooooo...

Avram dedi ki...

Ugur Inceman gercekten beni cok sasirtti.

Bir GS'li olarak bizim takimda olsun diyecegim iki Besiktasli var birisi Ernst (bizde muadili bir orta saha yok cunku), bir de Bobo - bir forvetin yapmasi gereken herseyi ortalamanin cok ustunde yapiyor, bir de pozisyonu buldumu kacirmiyor. Bu adam nasil Ingiltereye falan gitmemis anlasilir gibi degil.

apaç dedi ki...

bu maç bir kez daha göstermiştir ki; ibrahim toraman, bu ülkenin en komple futbolcusudur.

bir adam, aynı maç içerisinde hem hakan balta tipi fasulye bek, hem koridor bek, hem ön libero, hem orta saha, hem stoper olur mu?

adı, ibrahim; soyadı, toraman'sa olur.

koçum benim!

helldoradotcom dedi ki...

ferrari' nin cok kotu oynadigi ve mukemmel geri donus yorumuna kesinlikle katiliyorum. toraman'in rustu'yle karsi karsiya kalindigi pozisyonda kayarak topu uzaklastirmasi rustu'nun ilk yarida yaptigi kurtarislar kadar onemli oldugunu dusunuyorum. son olarak da golde bobo'nun holosko'ya pasi bilincli vermedigini, topun dizine carpip dustugunu dusunuyorum. Asist yazmam yani :p..

JANiTSCHAR dedi ki...

Yediğimiz iki golün de nedeni, Mustafa Denizli'nin 4-1-1-3-1 sistemSiZliğiyle maça başLamasıdır.

Ferrari'yi Ümit Karan'la başbaşa bırakan sistem suçludur.Ümit'in Faulü unutulmamalıdır

Ernst'in yaptırdığı penaltı pozisyonunda:
Solbekimiz nerdedir ?
Ortasahamız nerdedir ?

Ulaşılan sonuç Ernst penaltı yaptırdı.Ernst Kötü Oynadı:)

Serdar Özkan ? AL necip'İ bitir maçı..YooK 3-2 öne geçmişin ya Mutlaka Bir Kumar oynayacaksın..

Bizim hoca takımın başını belaya sokup sonra beladan çıkarmasını Çok iyi biliyor.

Olan da taraftara oluyor.

berthelemy dedi ki...

bu 3'lü ortasaha meselesi ilginç. sezon başından beri geri 4'lünün önüne ernst fink yazılır onların önünde de 4 hücumcu olur derdik. şimdi ernstle fink arkalarına bir adama ihtiyaç duyuyorsa yalanlanmış oluyor sistem. açıkçası bende 3'lü ortasahanın hücum gücünü artıracağını düşünüyorum ama 2 bekin savunmacı değil hücumcu bekler olması şart bu durumda.

SuMMaNuS dedi ki...

Beşiktaş hakettiği bir galibiyet aldı ama haketmesinde de Rıza Çalımbay'ın müthiş katkısı vardı. Özellikle skor 2-1 iken Beşiktaş'ın 2. yarıdaki futbolunu görüp de hiçbir müdahale yapmaması, ötesi 2-2 olduğunda da aynı oyuna devam etmesi, kusura bakmayın ama beni kötü düşüncelere gark etti. Çünkü skor 2-1 iken özellikle Beşiktaşlı ortasaha oyuncuların birbiri ardına içeri penetrelerinin hiçbirine karşılık vermedi Eskişehirli orta saha oyuncuları ki defans oyuncuları da zaten forvetlere man-to-man markaj uyguladıklarından defans arkası her seferinde boş kaldı. Eğer bir teknik direktör bu duruma koca bir 2. yarı kayıtsız kalıyorsa ben bunda art niyet ararım.

matiasemilio dedi ki...

yılın iki kırılma maçından biri olduğunu düşünüyorum bu maçın..takım neler yapabileceğini gösterdi..kırılma olarak gördüğüm diğer maç ise tsnin tek kale oynadığı,hakanın geçit vermediği trabzonspor maçıdır..

Jean-Pierre dedi ki...

skor 3-2yken ve defansta sadece sivok kalmışken,çok adamla gelen eskişehirspor atağını,tam iki yedek kulübesinin ortasındaki taç çizgisinin yakınında aydın yılmazın ayağındaki topu muhteşem bir süratle kayarak alıp kesen ibrahim toramandır benim için maçın adamı..

yusuf dedi ki...

maçın adamı, hayatımın da erkeğidir toraman.

(sözlükte çoşmuş bizimkiler, biraz a buraya sirayet etsin istedim :)