Man Utd 2-1 Liverpool

Kuzeybatı'daki son büyük derbi gibi rekabet tarihine geçecek temposuzlukta bir maç izledik. Sahadaki oyun, başarı, kupa odaklı Liverpool-Man Utd rekabeti bugün bu vasfına yakışır bir maç ortaya koyamadı. Şükür ki Old Trafford tribünleri Yeşil-Sarı temalı Glazer protestosu sayesinde hareketliydi, yoksa sahadaki oyun bazı bölümlerde çekilmez hale gelebilirdi. 16 yıl önce ''Au Revoir Cantona and Man Utd, come back when you've won 18!'' diyen Liverpool tribünleri, şampiyonluk sayısının 18'e 10 olduğu o günlerde pek tabii bugünleri tahmin etmemişlerdi. Bugün takımları kaybetti ve ezeli rakiplerinin 19. şampiyonluk yoluna taş koyamadılar. 31 maçta 51 puanda kalarak da esas hedef olan 4. sıra için artık mucizeden fazlasına ihtiyaçları var.

Man Utd: Van der Sar, Neville, Ferdinand, Vidic, Evra, Valencia, Fletcher, Carrick, Park, Nani, Rooney
Subs: Kuszczak, Berbatov, Giggs, Scholes, Rafael Da Silva, Jonathan Evans, Obertan

Liverpool: Reina, Johnson, Carragher, Agger, Insua, Mascherano, Lucas, Kuyt, Gerrard, Maxi, Torres
Subs: Cavalieri, Aquilani, Benayoun, Kyrgiakos, Babel, Ngog, Kelly
Maç öncesinin konu başlıkları Liverpool'un dördüncülük şansı, Man United'ın şampiyonluk yolu üzerineydi. Yan başlıklar Liverpool-Man Utd rekabeti, geçen yılki 1-4'lük efsane Liverpool galibiyeti ve Gerrard'ın üst üste iki kez FA'in soruşturmasından ucuz kurtulması olarak belirlenmişti. Ferguson bu sezonki hedef maç takımını bozmuş, daha önce benim emsalini hatırlamadığım şekilde Park'ı ikinci forvet olarak Rooney'nin arkasında konumlandırmıştı. Nani ve Valencia ise uzak forvet değil, kanat adamıydılar. İki takımın dizilişleri simetrik görünse de United'ın kenar adamlarının rolü farklıydı. Benitez'in Aquilani hastalıktan yeni çıkmışken tek farklı tercihi Babel yerine Maxi oldu. Bu tercih Liverpool hücumlarına hiçbir artı katmadığı gibi yenilen iki golde de United atakları Liverpool'un solundan gelişti.

Ferguson ''geçen seneki gibi olmaz, mutlaka önlem alacağız'' demişti, ama henüz 5. dakikada Carrick'in ön alanda kaptırdığı top iki pasla Man United kalesine gol oldu. Orta sahayla savunma hattı arasına giren Gerrard sağdan koşan Kuyt'ın önüne yuvarladı. Dikine koşu sonrası kale sahası önünde zikzak'lar çizen Torres kendine alan yarattı ve Kuyt'ın ortasına sıfır şans bir kafa vuruşuyla golü yaptı. Kısa zaman sonra Insua yüksek topu ölü noktada çok kötü karşıladı, Agger'in boşalttığı alana Valencia topla girerken yerde kaldı. Rooney'nin penaltı golüyle oyun 1-1'e geldi ve sonrası yaklaşık 50 dakika aynı oyunu izledik. Man United temkinli şekilde set hücumlarını zorluyor, Liverpool'sa hücumdaki acziyetini rakibinin 4 hücum elemanından çekincesiyle birleştiriyordu. Bekler hiç çıkmadı, maç boyu üst üste dikine üç pas yapamadılar. Man United'ın korkusu, Liverpool'un azciyeti ve çekincesiyle birleşince ortaya çok zayıf bir maç çıktı.60'ta skor 2-1 olurken Manchester United, şu 90 dakikayı seyretmenin bedeli sayılacak muhteşem bir set oynadı. Valencia sağ iç koridoru kullanıp Fletcher'ın boşalttığı alana Lucas'ı çekti. Topu sağa geçirdiler, Neville ilk kez bir hücuma katıldı ve feyk koşusuyla Insua'yı Fletcher'ın üzerinden aldı. Maxi gecikti, Valencia da Rooney'yi alması gereken birincil kademeyi, yani sol stoper Agger'i kendi üzerine çekip Rooney'yi Carragher'ın üzerine bırakınca Masch'ın veya Lucas'ın kovalaması gereken ikinci forvet Park boş kaldı ve Fletcher'ın ortasıyla arka direkte buluşup golü yaptı. Tempo yatay seyirde giderken muhteşem bir set oyunu oynadılar. Ferguson'un Park planı tuttu, bu golle üç puanı aldı.

Son yarım saat Benitez'in skor adına çırpınışlarıyla geçti. Babel'i sağa aldı, sonra sola aldı. Maxi'nin kanadını değiştirdi, sonra Gerrard'ı geri çekti. Son bölümde de Gerrard'ı sağa koyup Aquilani-Benayoun ikilisi önünde Torres ve ters kenarda Babel ile gol kovaladılar. Normal süre biterken 2-2'yi getirecek set hücumunu da oynadılar, Benitez'in Gerrard'ı sağa koyma planı tuttu. Attığı gol Torres için 15 yaşındayken de atabileceği bir gol sayılır, ama maç biterken yakalanan beraberlik şansını çok kötü kullandı. Maç boyu sinirli hali, penaltı noktasını tekmelemesi hiç top alamamasından olsa gerek. Kaleye ikinci kez şut atmak isterken topu ıskaladı ve Liverpool belki de 1 puandan oldu.
Hakem Howard Webb'in 10. dakikadaki penaltı kararında ancak piero ölçümü falan yapılırsa net bir sonuca ulaşılır. İki takım lehine de garip faul kararları verdi. Johnson-Nani mücadelesi ve yakın bir yerde Rooney'nin kendini yer atttığı gerekçesiyle özür dilerken elde ettiği faul, Howard Webb'in de formsuz günü olabiliyormuş dedirtti.
Sahadaki oyuna dair konuşulacak çok şey olmayınca elbet İngiltere'de de hakem konuşulur. Tony Pulis'in dünkü Tottenham mağlubiyetinden sonra söylediği ''Çarşamba günü Mike Riley'i aradım ve Mike dean'la ilgili çekincelerimi söyledim.'' sözü, olayın baş kahramanı bir futbol adamı olunca bir sıkıntı doğurmuyor. Bu maçta da Benitez ve Ferguson bi' ara dalaştılar. Maçtan sonra da bu dalaşma sürer. Arsenal şampiyonluk yarışında, tıpkı eski günlerdeki gibi yine Wenger-Ferguson kapışmaları göreceğiz. Bunlar ligin futbol heyecanına dahil olan, efsane maçların altyapısını oluşturan rekabetin kulübe yansımasıdır. Premier League'de şampiyonluk yarışı, 30-31 hafta dönemleri baz alındığında en son 01/02 sezonunda bu denli ateşliydi. Man United, Arsenal ve Newcastle zirvede 1'er puan arayla sıralanıyorlardı. İki hafta sonra, 3 Nisan'da sezonun maçı var: Man United-Chelsea...

EPL 09/10 31. Maç Haftası
Man United 2-1 Liverpool
Noat Samisa

21.03.2010

1 yorum:

Kalten dedi ki...

Torres'in kafa vurusu insan ustuydu gercekten