Neden Irlanda?

Artık üç haneleri de bitirdik, 2010 Dünya Kupası'na 100 günden az kaldı. Amerika 94 bize uzaktı, Fransa 98 ile futbolla yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez oldu ve 2002 Dünya Kupası her açıdan bambaşka bir masaldı. Ayak bileğimin kırılmaktan kıl payı kurtulduğu, ayağımı yere basamadığım günlerde yaz vakti eve hapsolmaktan çok da şikayetçi değildim. Çünkü 2006 Dünya Kupası iklimindeydik. Gruplarda oynadığı futbol bana en yakın gelen takım Ekvador olmuştu. Ne de güzel takımdılar... lakin benim için tezat hikaye bu ya, gruplar sonrası İngiltere'ye elenmişlerdi. Maç 0-0 gidiyorken Carlos Tenorio kaleci Robinson'la karşı karşıya kalmış ama oyalanınca çerçeveyi bulamamıştı. Ekvador'un futbolu bir başka Dünya Kupası'nın bir başka özel takıma benzetiliyordu. Hikaye de benzer şekilde sona ermişti. 1990 Dünya Kupası'nın yıldızı olan Kamerun'un da yoluna İngiltere çıkmış ve maç 0-0 gidiyorken Omam-Biyik, kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen golü yapamamıştı. Kamerun'un 90'da oynadığı futbol çok daha etkiliyiciymiş, hele İngiltere'ye karşı geri dönüşleri ve Roger Milla... veya bu kez Gazza sahada yoktu! Bu maçların bant kaydı bi' nevi kült film gibidir, defalarca izlenebilir. Stadyumda izlediği maçın herhangi bir karesini tv'de izlemekten hoşlanmayan ben, galiba hiç izleyemediğim için 90 öncesinde neler yaşandığına tekrar tekrar bakmaktan hoşlanıyorum. Ekvador-İngiltere maçı da en yakın Dünya Kupası'ndan kalma en güzel anımdır ve bana göre turnuvanın en iyi maçıydı. Dün akşam Emirates'teki hazırlık maçında Irlanda'nın Brezilya'ya karşı ilk yarı oynadığı oyun bana o maçı anımsattı. İçimdeki Irlanda'yı keşfettim. İrlanda Cumhuriyeti, ilk kez Dünya Kupası'na katıldığı 90'dan sonra, Euro 92 Şampiyonu Danimarka'yı elemelerde saf dışı bırakarak Amerika 94'e gitmişti. Fransa 98'i pas geçtiler. 2002'de ise bu kez turnuvayı Hollanda'dan mahrum bırakmışlardı. Şimdilerin Wolves hocası olan Mick McCarhty'nin başına olduğu takım, turnuvaya Roy Keane'siz devam etse de (uzunca süredir Andy Reid'siz ve Stephen Ireland'sız devam ettikleri gibi) 94'teki başarısını tekrarlayarak gruptan çıkmayı başarmıştı. Bu kez de kupayı Fransa'dan mahrum bırakıyorlardı ki, imdada Henry'nin eli yetişti. Hakem Martin Hansson Dünya Kupası'na gidiyor ama Henry'nin elini göremeyen uzak köşedeki kıdemsiz yardımcı artık Martin Hansson'un hakem kadrosunda yer almıyor. Henry'nin eli sadece Irlanda'nın değil, Fredrik Nilsson'un da Dünya Kupası hayallerini bitirdi.

Noat Samisa

03.03.2010

2 Fikir, Tenkit, Yorum:

Shareef dedi ki...

Çocukta ki formanın aynısı bende var :)

ibRa dedi ki...

Adam o kadar yazmış yoruma bakar mısın: Çocuktaki formanın aynısı bende var.
Güzeldi Shareef. İyi güldüm :D

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana