Niall Quinn Olmasaydı?

90'ların kırmızı formalı iki santraforu da, gerçi Le Tissier sonradan başka bir adam olmuştur ama; normal gol atmazlardı. Basit bir gol attıkları nadirdi, mutlaka önce iyi kontrol edecekler veya rakipten çabuk olacaklar veya daha yükseğe zıplayacaklar, gole imzalarını atacaklardı. Johan Cruyff her ne kadar ''en güzel gol, boş kaleye atılan goldür'' dese de Adalı'lar genelde kaleyi boşaltamazlardı. Cruyff gibi çalım atmak için Cruyff gibi düşünmeye gerek olmadığı gibi, genelde topu çerçevenin en ulaşılmaz yerlerine göndererek gol bulma işi de bir başka güzel fikirdi. Matthew Le Tissier güneyin kırmızı çubuklusunda, Niall Quinn ise kuzeyin kırmızı çubuklusunda gollerini sıralıyordu. Yani biri Southampton, diğeri Sunderland'de... Niall Quinn futbolu bıraktıktan sonra alt lige düşen, darboğaza giren Sunderland'i satın alan topluluğun başında yer aldı. 2002 Dünya Kupası'nda yaşananları sildi ve Roy Keane ile beraber takımı yeniden rüya gibi bir sezonun sounda Championship'in dibinden zirve lige çıkardı. Sonrası bugün işte... Niall Quinn hisselerini sattı, ama menajer-patron arası yetkili olarak Sunderland'de kaldı. Yaz aylarında kulübün başına Amerikalı bir patron geldi, Steve Bruce ile hedef büyütüldü ama gelinen noktada ligde 14 maçtır kazanamıyorlar.
Steve Bruce malzemeyi iyi kullanır, transferi çok iyi yönetir, oyuncuları parlatır... futbolculuk geçmişi gibi menajerlik geçmişi de başarılarla doludur. Onun ilk kez böylesi büyük bir yatırımı deneyecek olmasına sevinmiştim. Sezona da çok iyi başladılar ama 21 Kasım'daki Arsenal galibiyetinden bu yana bir tek maç kazanamadılar. Cattermole sakatlandı, stoper yokluğundan Cana savunma hattına geçti, Jones sakatlandı; arada 7-2'lik Chelsea hezimeti yaşadılar vesaire... şu seyre ilişkin pek çok neden gösterilebilir. Kasım ayına kadarki sezon başlangıcı Sunderland tarihine geçmişti, keza son üç buçuk aylık süreç de Steve Bruce'un kariyerine yazıldı. 12 yıllık menajerlik kariyerindeki en kötü dönemi yaşadı, yaşıyor. Futbolcular ''hocamıza güveniyoruz'' diyorlar, gayret gösterdiklerini belirtiyorlar ama şu yolun sonu normal şartlarda değişimi gerektirir. Eğer karar alıcı patron olsaydı, Steve Bruce şimdiye çoktan bavulunu toplamıştı. Niall Quinn ısrar ediyor ve onun ısrarı bazen taraftara da karşı geliyor. Quinn'in taraftardaki kredisi sınırsız. Yalnızca elini taşın altına koyup kulübü darboğazdan çıkarması, onunla birlikte yeniden EPL'e dönmeleri değil; vaktiyle zorda kalan taraftarın deplasmandan geri dönüş masraflarını tek kalemde ödeyen bir başkan oluşu onu Stadium of Light için eşsiz kılıyor. Tabii içeride ne oluyor bilemiyoruz, bugün itibariyle Sunderland'de kan değişikliği olasılığı hiç de az değil. Ama Quinn'in bu ''kolay adam harcamaz'' tavrının altında 'futbolu seven ve bilen bir futbolcu eskisi' olmasının payı olabilir.

Yarınki Bolton maçı öncesi Steve Bruce'a tavsiye Yılmaz Vural'dan geliyor: Söyle çocuklara, aynen senin anlattığın gibi oynasınlar. Kaybetmekten korkmasınlar. Bilsinler ki yine kaybederlerse onları değil, seni kovacaklar.

Yeni Sunderland
Steve Bruce - Kanu - Jeffers
Hazırlık Maçı Rekabeti
Crouch ve Bent Kardeşler
Cattermole - Cana
Michael Turner
Bolo Zenden

Noat Samisa

05.03.2010

1 Fikir, Tenkit, Yorum:

Mr. Harvey dedi ki...

iş var, okul var, hafta sonları spor iletişimi var. üstüne yeni bir bloguz. konu bulma amatörüyüz hala. neyse, sabah uyandım. efsaneleri hatırlayım bari dedim. aklıma quinn geldi. toparladım kafamda önce okulda sonra işte. tamam dedim akşam yazacağım. geldim eve. yemek yerken BİY'e tıkladım ve ne göreyim! Uzun yaşa sayın Samisa, klavyemden aldın :) eline sağlık :)

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana