Size de Hiddink Lazım

Dünya Kupası'nın Afrika'da oynanacak olmasının tek farklılığı vuvuzela olmayacak elbette. Ev sahibi ülkenin de katılımıyla ilk kez 6 ülke ile temsil ediliyorlar ve yetiştirdikleri futbolcular artık Avrupa futbolunun vazgeçilmez birer parçası durumunda. Afrika Kupası'nın Afrikalı futbolcular üzerinde yarattığı etkinin bir benzerini Güney Afrika'da oynanacak olan Dünya Kupası'nda görebilme ihtimali dahi heyecan verici. 2006 Dünya Kupası Elemeleri'nin Afrika bölümü, Dünya Kupası tarihine 4 yeni katılımcıyı eklemişti. Gana, Angola, Togo ve Fildişi Sahili genç birer ülke olarak ilk kez Dünya Kupası'na gidiyorlardı. 90'daki çeyrek finalden bu yana Dünya Kupası sektirmeyen Kamerun, elemelerdeki rakibi Fildişi'ye karşı oynadığı 2 maçı da kazanmasına rağmen eleme grubunu ikinci sırada bitirmiş ve Almanya'ya gidememişti. Bu kez Kıta'nın yeni yükselenleri Fildişi ve Gana ile birlikte Nijerya ve Kamerun da yarışı kazandı, böylece güçlü bir Afrika topluluğu oluştu. Cezayir ve ev sahibi Güney Afrika nispeten zayıf görünseler de kura şanssızlığı nedeniyle geriye düşen Fildişi Sahili oldu. Brezilya, Portekiz ve Kuzey Kore ile birlikte Dünya Kupası'nın ölüm grubuna düştüler. Bu gruptan ikinci olarak çıkmayı başarsalar bile bir sonraki turda İspanya'nın kucağına düşecekler.Dünkü milli takımlar gününde dünyanın en güzel stadyumlarından biri olan QPR'ın Loftus Road'ında Fildişi Sahili-Güney Kore hazırlık maçı vardı. G grubunda Kuzey Kore ile oynayacak olan Fildişi için bu maç kağıt üzerinde doğru seçim olarak görünse de Kore yarımadasını bölen 38. parelelin kuzeyi ve güneyi arasındaki uçurum futbolda da fazlasıyla belirgin. Güney Kore rakibinin pek bi' varlık gösteremediği maçı 2-0 kazandı ve Halilhodzic sonrası için hoca arayışında olan Fildişi'nde Hiddink sesleri gürleşti. Güney Kore tarafı ise gruplardan ötesine geçebildiği tek Dünya Kupası tecrübesini 2002'de Hiddink'le yaşamış bir takım olarak rakibi için en iyi örnek. O günlerin en özel adamı Ahn Jung-hwan, şimdilerde 34 yaşında ve hala Güney Kore ulusal takımı formasını giyiyor. Dün oyuna ikinci yarı dahil olmasıyla birlikte Güney Kore ulusal takımı sorumlusu Huh Jung-moo'nun aklındaki ikinci oyun planı uygulandı. Elinde Man United'lı Park, Celtic'li Ki ve Bolton'lı Lee'den oluşan gezgin santraforun arkası için çok uygun bir üçlü var. Maça eski Middlesbrough oyuncusu ve K-League'in son gol kralı Lee Dong-gook ve geçen yılı J-League'de geçiren Lee Keun-ho forvet ikilisiyle başladılar, ama ikinci devre Haziran ayında esas düzenleri olması muhtemel yapıya döndüler. İki forvet de dışarı alındı, oyuna Çin'de yeniden kendini bulan Ahn Jung-hwan ve orta saha adamı Kim Nam-il dahil oldu. Böylece Celtic'li Ki Sung-yueng forvet arkasına geçti ve bu değişim üzerinden içerisinde Ki'nin yer aldığı çok net pozisyonlar ürettiler. Bu maçta sakatlığı nedeniyle oynayamayan Monaco'lu Park Chu-Yong esasında ikinci forvet pozisyonu için en uygun isim. Onun da takıma girişiyle birlikte Ki orta sahaya dönecek ve adı geçen 4 özel oyuncuyla birlikte 34'lük milli kahraman Ahn'dan oluşacak olan Güney Kore hücum hattı, Arjantin'e bile sorun çıkarabilir. Aradan geçen 8 yılda Ahn'ın ulusal kahraman ünvanı Uzakdoğu'nun Usain Bolt'u, üstün insan Kim Yu-na'ya geçmiş olsa da o hala gol atmaya ve yüzüğünü öpmeye devam ediyor.Fildişi Sahili oyuncuları belki kulüp takımlarındaki fikstürün sıkışıklığından maça yeterince asılmadılar, ama Drogba'nın maç boyu olmadık yerlerden kaleyi denemesi can sıkıcıydı. Drogba'nın Scolari ve Grant döneminde de böyle fantezileri olurdu, lakin Hiddink sonrası bu alışkanlıklarını bıraktı. Vahid Halilhodzic her daim ''disiplin'' kelimesi yanına iliştirilen hocadır, Afrika Kupası'nda Drogba dünki Drogba değildi. Boşnak hoca, Fildişi'nde geçirdiği iki yılda, ilk günlerindeki Japonya hazırlık maçı hariç maç kaybetmemişti. Tek resmi maç mağlubiyetinden, Afrika Kupası'nda Cezayir'e kaybettikten sonra kapının önüne konuldu. Uli Stielike de benzer bir sonuçla karşılaşmıştı ki, Nijerya'nın da geçtiğimiz günlerde göreve Lars Lagerback'ı getirmesi bir Afrika gerçeğidir. Fildişi'nin kura nedeniyle durumu daha özel, onların muhakkak şapkadan tavşan çıkarabilecek birine ihtiyaçları var. Bol alternatifli hücum hattını en doğru şekilde seçecek ve kurgulayacak olan, aynı zamanda da geçmişinde yaptıklarından sual olunmayan birine muhtaçlar. Bu da şu futbol ortamında Guus Hiddink'ten başkası değil. Rusya ile yaşadıkları onun futbol ortamındaki kredisinden tek katre eksiltmedi, aksine onu daha da talep edilen biri haline getirdi. Afrika'lıların şu zamanki en iyi kadrosu, en iyi takım olabilmek için 1 aylığına Guus Hiddink'i zorluyor.

Lars Lagerback Nijerya için yarı final hedefi koydu, Paul Le Guen'in Kamerun'u geçmişini peşinden götürüyor. Bu turnuvada Afrikalı'lar umuyorum daha bi' başka olacaklar.

Güney Kore 2-0 Fildişi Sahili
Noat Samisa

04.03.2010

0 Fikir, Tenkit, Yorum:

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana