Summer Wars

Bir Japon animasyon filmini sinemada izleyebilme ihtimalinin yıl boyunca hayali kurulur. Japonya'daki gişe rakamları takip edilir, yurtdışı yayıncısından fikir edinilmeye çalışılır. Sonuçta Japonya'da ilgi ne çok olursa, bize gelme ihtimali de o kadar fazla olacaktır. Festivaller ise genelde ödüllü ama plase yapımları getirir. Programın açıklanmasıyla senenin sürprizi memnun eder, sevindirir. ''Bilen de gidiyor bilmeyen de arkadaş, bizim çocuklar dışarıda kaldı bu sanat pıtırcıkları yüzünden'' cümlesi her festivalin olmazsa olmazıdır. Beyoğlu Alkazar, perdesini bizler için açan nadir sinemalar biriydi, geçen hafta kepenk indirdi. Üç yıl önceki Miyazaki Şenliği nice çocuğu ve çocuk kalmaya çalışanı memnun etmiştir; ama emektar sinemanın bu şenliğin ikincisini yapabilme ihtimali kalmadı. E kardeşim Wall-E var, Up var; neyine yetmiyor? diyorlar. Bir Miyazaki filminin, diğerlerinden farkının olmadığını düşünenlere rastlıyorum. Bir de animasyonu ''çoluk çocuk eğlencesi'' görmenin ötesine geçip şu yaratılan, iki saatliğine insanı dünyadan çekip çıkaran anime dünyasına; sayısı zaten az olan ve bir yenisi için en az 1 yıl beklenmesi gereken sanat eserlerine ''şirinlik pazarlaması'' diyenleri görüyorum. Hayao Miyazaki'nin hayatı, geçmişi, asla vazgeçmediği tutkuları, muhalif tavrı, etkilendikleri ve Studio Ghibli... her biri Miyazaki'nin kaleminden damıtılarak ekrana yansır. Onun savaş karşıtı duruşu, bunu eserlerine doğrudan yansıtmış oluşu dahi onu bu tip yaftalardan korur. Sahi, nedir farkı? derseniz aşağıda küçük bir örnek göstereceğim, ama beni bu yazıyı yazmaya iten gerekçe başlı başına bir sebeptir. Birkaç hafta önce !F kapsamında izlediğim Summer Wars isimli anime/film'i bir kez de ekranda izledim ve yine sayısız yeni ayrıntı bana kendini gösterdi. Şurası da çok önemli ki, bu filmin yönetmeni olan Mamoru Hosoda, artık 70'ine merdiven dayamış olan Miyazaki Baba'nın veliahtı olabilir.

Japonya'daki animasyon sektöründe en iyiler her zaman Toei Animasyon ile çalışmışlardır. Eski hit seriler, başta Dragon Ball olmak üzere, hep Toei çatısı altında oluşturulmuştur. Studio Ghibli'nin iki üstadı Miyazaki ve Takahata da ilk paralarını Toei'den kazandılar. Henüz 45'ini bulmayan Mamoru Hosoda da ilk olarak Toei'de çalıştı. Ülkemizde de gösterilen Pokemon'un piyasayı alt üst ettiği dönemin ardından benzer konseptin devamı olarak Toei tarafından oluşturulan Digimon serisi, Mamoru Hosoda'nın direktörlüğünde yürütüldü. Yıl 2004 olduğunda veliahtını arayan Miyazaki, taslak aşamasındaki yeni filmin yönetmenliğini Mamoru Hosada'ya teklif etti. Olumlu cevap alamayınca ''Howl'un Yürüyen Şatosu'' için kolları sıvadı ve ortaya yine büyüleyici bir seyirlik çıkardı. 2006'da ise Ghibli'nin yeni projesinin adı ''Yerdeniz Öyküleri'' olarak belirlenmişti. Yeni proje, kendine bir yeni sahip arıyordu. Bu film de Studio Ghibli tarafından Mamoru Hosada'ya teklif edildi, ama Hosada'nın artık Madhouse için çalışıyor olması nedeniyle Studio Ghibli bünyesine katılma olasılığı kalmamıştı. Yönetmen koltuğuna oğul Miyazaki oturdu. Goro Miyazaki'nin filmi vizyona girdi. Aynı dönemde vizyona giren Madhouse yapımı, Hosada imzalı ''Zamanda Sıçrayan Kız'' isimli anime/film, gişede Studio Ghibli'yi alt etti. Madhouse henüz genç sayılabilecek bir stüdyoydu. Yeni dönemin hit serilerinden Death Note ve Claymore, stüdyonun özgün çizimleriyle birlikte kendilerine geniş bir hayran kitlesi yaratmayı başardılar. Uzun metraj pek çok film yapmışlardı, bir yenisi için de Mamoru Hosoda'ya şans vermişlerdi. Hosada bu şansı öyle iyi kullandı ki, ikinci uzun metraj çalışması sonunda Miyazaki'nin veliahtı olarak gösterilmeye başlandı. Miyazaki'nin çizimlerini kıyaslamaktan, onlara olumlu/olumsuz sıfatlar bulmaktan, hele de bu sıfatları, tasvirleri yazıp, izleyecek olanın hayal dünyasını sınırlandırmaktan hep imtina ettim. Mamoru Hosoda'nın henüz bu denli ağır dokunulmazlığı olmasa da Summer Wars'ta yaptıkları bazı tavizleri hak ediyor.
Şimdiden uzun metraj animasyon filmler ilk 10'uma giren Summer Wars (orijinal adıyla Sama Wozu) filminden bir kare görselimizi oluşturuyor. Kısaca anlatmak gerekirse, şimdiki sanal dünyanın ileride ulaşabileceği noktayı temsil eden OZ isim bir sosyal ağda bir karışıklık oluşur ve bazı kullanıcılara geçeci şifre gerekir. Geçeci şifre için sorulan soruyu dünya genelinde 55 kişi çözebilmiştir. Ekranda görülen isimler bu listenin bir bölümü. Bu isimler filmde hiçbir rol üstlenmiyorlar, yalnızca adları bir-iki saniyeliğine görünüyor. Sun Jihai ile başlayıp Goran Pandev'le sonlanan kısım ise futbolculardan oluşuyor. Hamit Altıntop ve Milan Baros'u da birer matematik dehası oldukları için kutluyoruz! Sanatçısından ekonomistine, güreşçisinden futbolcusuna kadar isimlerin yer aldığı, sinemada Arshavin ve Akinfeev adlarını farketmemle beni yerle yeksan etmesi bir olan bu kare; esasen ayrıntılara gösterilen özendir, animenin farkıdır... Miyazaki başka şekilde ayrıntılar yerleştirir, Hosada başka. Miyazaki bazen geniş bir aileyi işler, bazen çocukluk aşklarını. Hosada etkileyici bir senaryoya sahip ilk filmi olan ''Zamanda Sıçrayan Kız''da beraber çalıştığı senarist Satoko Okudera'yla yine beraber çalışıyor ve bu kez son filminden bu yana geçen zamanda yaptığı evliliğin de etkisiyle ailenin değerini bir Studio Ghibli üyesiymişçesine vurguluyor. ''Kimse Yeni Miyazaki olamaz'' diyebilmesi de çok güzel. Warner Bros.'la beraber çalıştığı bu filmin ardından artık çıta çok yükseldi. Yeni filmini yine sinemada izlemeyi umarak merakla bekliyoruz.

Noat Samisa

06.03.2010

3 Fikir, Tenkit, Yorum:

sukullaci dedi ki...

duyar duymaz hemen indirdim bakalım nasılmış diye; gerçekten çok iyi ya. çok teşekküler sana duymamı sağladığın için.

Kalten dedi ki...

Bi Japon kız bütün bu sorunları çözecek Noat, diyorum dinlemiyosun :)

Noat Samisa dedi ki...

Kalten,

Meselenin özü bu değil abi, oturur beraber izleriz en fazla. :)

Arşiv

Hayatım Futbol

Arama

Yükleniyor...

Jean Tigana