Ancelotti'nin Sonsuz Planları

''...Rooney'nin yokluğunda görüldü ki, United'ın B planı yok.''
The Guardian yazarlarından Louise Taylor'ın Man United değerlendirmesi aynen bu cümleyle sonlanıyor. Kendisi çeşitli ihtirasların esiri bir futbolcu eskisi değil, Guardian'da çalışan Kuzeydoğu futbolundan sorumlu bir kadın gazeteci. Man United uzun zaman sonra çift merkez santrafor görünümlü bir kadroyla oyuna başladı, pek çok gol pozisyonu yakaladı ama bunları değerlendirmeyince şampiyonluk şansını mucizelere bıraktı. Futbolun planlama kısmına dair akademik çalışmalar yapabilir; ama oyun, bir noktadan sonra artık bunlara izin vermez. Futbolun kendi kuralları konuşur, ne yaparsanız yapın ona karşı gelemezsiniz. Aristo mantığından başlayıp Nietzsche'ye kadar üretilen tüm fikirler bir şekilde kendine ''futbol felsefesi'' içerisinde yer bulur, ama futbol başka hiçbir şeye benzemez. Bir şeye benzeteceksek en geniş kapsamlı haliyle hayata benzer, onun içerisinde de yalnızca Aristo'yla yoğurulmuş Batı düşüncesi değil, Yin Yang'in şekillendirdiği Doğu felsefesi de bulunur. Tek bir doğrunun olmadığı, her seferinde bir fazlanın var olduğu futbol sahasında kazanan doğru, kaybeden yanlıştır. Kaybeden, kazanandan bir fazlasını sahaya koyarak yeniden kazanan olmak için kendini eleştirmelidir. Bu bakımdan eğer futbolun esası onu oynayanlar ve diğer asıl aktörler ise ''güzel futbol, göze hoş gelen'' futbol gibi sözler çok da anlamlı değildir. Ülkemiz medyasında bu sezon itibariyle belirginleşen yabancı-yerli çekişmesi, yıllardan bu yana kendini okutan kuvvetli kalemlerin ne yazık ki kendilerini, ötekileştirdiklerinin varlığı üzerinden tanımlamasına yol açtı. Bu yanılgıya zaman zaman hepimiz her konuda düşüyoruz elbet, ama ben artık maalesef Banu Yelkovan okuyamaz durumdayım. Sahada olan-biteni kötü anlatanları eleştirmekten yaşananlar tamamen umursanmaz hale geldi. Eğer futbola dair güzel bir şeyler oluyorsa, bunlar mutlaka saha içinde oluyor; maç sonrası televizyonlarda veya sıklıkla gazete manşetlerinde değil. Bu ülkede bile sahanın içerisinde gerçekten güzel şeyler oluyor. Futbol sevgisi ve taraftarlık, yanına siyasi, toplumsal veya etnik bir sebep, yan unsur koymadan da yaşanabiliyor. Mesela benim için taraftarlık yalnızca yerellikten besleniyor. Kimine göre bu epey sığ bir hayat görüşüdür, ama şunu biliniz ki kumsalda yürürken denizin ne kadar derin olduğunu anlayamazsınız.
Manchester United kabus gibi bir hafta geçirdi. Chelsea'ye Old Trafford'da kaybettiler, hafta içi CL'den elendiler ve pazar günü Blackburn Rovers deplasmanından 0-0'lık beraberlikle döndüler. Ferguson'ın ahbabı Allardyce geçen haftalarda Chelsea'den 1 puan kopararak Man United'ı liderliğe taşımıştı. Art arda kaybedilen 5 puanla şampiyonluğu, belki de 2. sırayı da kaybettiler. Şu 1 haftalık kabusun ana nedeni elbette Wayne Rooney'nin yokluğu. Münih deplasmanında maçın son anların burkulan ayağı belki de şampiyonu belirledi. Hafta sonu City of Manchester'a konuk olacaklar. Bu maçtan çıkacak sonuçla Chelsea henüz Mayıs ayı gelmeden şampiyonluk turu atabilir. Alex Ferguson'un bir B planı olmasa da Carlo Ancelotti'nin planları tutmuş görünüyor.
Blackburn 0-0 Man United
Noat Samisa13.04.2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2010
(299)
-
▼
Nisan
(32)
- Fulham 2-1 Hamburg
- Oymak Beyi Arshavin
- Mayıs Sıkıntısı
- Fernando Torres #18
- Liverpool v Chelsea
- Hızlı Giden Atlar
- Perde Arkası!
- PFA 2010: Wayne Rooney
- Şampiyon Rangers
- Beşiktaş 2-2 Sivasspor
- Avrupa'da Türk Hakemi Var
- Hamburg 0-0 Fulham
- Layık Halef
- Matthew Jarvis
- Tuncay'a Gider
- Fulham'ın Uzun Yolu
- Tom Cairney
- Heurelho Gomes
- Fenerbahçe 1-0 Beşiktaş
- Zirvede Bomba İhbarı
- PFA 2010
- Tottenham 2-1 Arsenal
- Bir Duble Chelsea
- Stephen Hunt
- Portsmouth Başa Sardı
- Ancelotti'nin Sonsuz Planları
- Giant Killing
- Beşiktaş 0-0 Trabzonspor
- Tavşanların ve Ben
- Roy Hodgson'ın Fulham'ı #2
- Man Utd v Chelsea
- Arsenal 2-2 Barcelona
-
▼
Nisan
(32)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1047)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
1 Fikir, Tenkit, Yorum:
''Mesela benim için taraftarlık yalnızca yerellikten besleniyor'' bu sözün karşısında saygıyla eğiliyorum. barcelona yı zevkle izlemek başka messi ve katalunya fetişisti olmak başka değil mi?
Yorum Gönder