Fernando Torres #18

Masaya £50 milyon konuldu, Torres'e de basın aracılığıyla ''boş kağıdı istediğin gibi doldur'' denildi. Man City şimdiden Liverpool'un kapısını çalıyor. Rafael Benitez ayrıldığı takdirde Fernando Torres'i Liverpool'da tutacak bir sebep kalmayacak. Eskiden Atletico'da taktığı kaptanlık pazubandının altına ''You'll Never Walk Alone'' yazacak kadar heyecanlıydı, Anfield'a çıkacağı günü bekliyordu. Artık işler değişti. Liverpool'un içinde bulunduğu mali tabloda başa oynayacak yeni bir takım kurgulaması imkansız. Tek yol Benitez'in takımı üzerinden Benitez'le devam etmek, ama o da artık çok kırılgan bir birliktelik olacağından sezon bittiğinde bir karar vermek gerekecek. Torres ise sezonu çoktan bitirdi, Dünya Kupası'nda sahada olabilmenin derdinde. Bu sezon yalnızca 22 Premier League maçına çıkmasına rağmen 18 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. Diz arkası kirişindeki sakatlık artık kronikleşti, dur durak bilmeden iki yıldır Ağustos-Temmuz üst düzey futbol oynayan vücut bu ağırlığı kaldıramayıp önce isyan, sonra defalarca iflas etti.

Torres ve koltuk değnekleri News of the World'e birlikte fotograf vermişler. Torres, ''Premier Lig'de 3. sezonumu geçiriyorum. Ben bu ligin yarışmacı tarafını ve burada oynayan futbolcuları hep beğendim. Gerrard, Rooney, Lampard gibi oyuncuların, uzun yıllardır bu kadar üst düzeyde mücadele edebilmesi beni gerçekten çok etkiliyor. Zira Premier Lig, oyuncuları çok fazla yıpratıyor.'' demiş. Devamında ''biraz daha burada kalırsam futbolu bıraktıktan sonra bile fiziksel sorunlar yaşayabilirim'' ibaresi var ki, Dünya Kupası sonrası olması muhtemel hadiseyi şimdiden haber veriyor.

Andrei Arshavin ise bir başka dertli isim. İlk maçından sonra ''ciğerlerim patlayacak sandım'' demişti, hala da bizim Zenit'te ve Rus milli takımında hayranı olduğumuz Arshavin'i sahaya koyamadı. Liverpool'a attığı gollerin kredisiyle devam ediyor. ''Uyum'' sözcüğünün içini bu açıklamalar doldurur. Ada'nın futboluna uyum sağlayamamaktan yakınan Torres şimdiden bir Liverpool efsanesi oldu. Daha düşük tempoda daha sağlıklı kalarak daha fazla gol atabileceğini biliyor. Arshavin ise Arsenal'de çok iyi maçlar çıkardı, ama sahaya maksimumunu koyamadığının farkında. Daha az depar atıp, nabzını daha düşük tutarak kimsede olmayan futbol aklını sahaya daha fazla yansıtabilmeyi istiyor. Futbolda en az rakibiniz kadar oynamalısınız, bu da ligin varolan futbol kültürüyle alakalıdır. İngiltere'deki hız, tempo... diyorsanız, sebebi başta British model orta sahalar olmak üzere alan paylaşımına dayalı direkt pas oyunudur. İngiliz bu oyunu bilir, bunu oynar, Fulham bu oyunla Europa League finaline yürür ve İngiltere ligine dışarıdan gelen buna adapte olmak zorundadır.

Geçtiğimiz 15 Nisan'da 21. kez anılan Hillsborough 96'sının 9'una sahip olan, kızıl formanın çok yakıştığı Fernando Torres pazar günü sahada olamayacak. Belki bir daha Premier League'de futbol oynamayacak.

Noat Samisa

28.04.2010

7 yorum:

gökhan dedi ki...

benitezle birlikte juve yolcusu gibi haberler dönüyordu sağda solda. bir juventus taraftarı olaraktan çok isterim. son yıllarda beşiktaş, juve ve dallas az çektirmedi. bari juve biraz toparlasında mutlu olalım azıcık :)

Cartalete dedi ki...

Torres'in İngiltere'den ayrılması durumunda adresi yine toprakları olacaktır. Çünkü İtalya'da O'nu alacak güce sahip bir takım yok. Ve artık bir İtalya transferi, Torres gibi oyuncular için "geri vites" anlamını taşımaya başladı...

Bu durumda gidebileceği iki takım var: Real Madrid ve Barcelona.

Atletico Madrid yıllarında nasıl ki pazubandına "you'll never walk alone" yazdıysa, İspanya'dan ayrılırken kalbine "Los Colchoneros" yazdığı da bir gerçek. O nedenle Real Madrid opsiyonunu kaldırmak lazım...

Barcelona'nın gezici oyun tarzına, Ibrahimovic'in uyuşmadığı gerçeği de var ortada... Torres'in dilinden anlayacak, milli takım arkadaşlarının bir çoğunu Barcalılardan oluşturduğunu düşünürsek, Ibrahimovic'in aslında tam bir Premier League strikerı olduğunu da öngörürsek, olası bir Torres-Ibra takası olabilir mi diye düşünmekteyim...

Ya da Ibra'yı yüklü bonservisle Man City'e kitleyip, Torres'e hücum edebilirler. İki taraf için de mantıklı olur.

Ben bir futbolsever olarak Torres'i Barca'ya, İbrahimoviç'i Liverpool'a daha çok yakıştıracağımı da söyleyebilirim...

Noat Samisa dedi ki...

Torres-Barcelona ilişkisi futbol ortamında çok büyük haksız rekabet yaratır. :)

O değil de yarın birlikte A2 maçına gidelim. :)

Cartalete dedi ki...

Aynı teklifi ben yapacaktım... :) Görelim bakalım çocukların son durumunu. Atınç, Batuhan, Can... A2 değil, sanırısın ki İzlanda u21...

Barca-Torres-haksız rakabet olayına gelince.
Zaten var öyle bir rakabet, varsın tam olsun, her mevkinin en iyisini bir arada izleyelim...
Hatta Maxwell'in yerine Vargas ya da Bale, sol forvete de Aguero neden olmasın?

@Gökhan
Siz önce şu Trezaguet'den kurtulun :) Sonra Palermo'dan Cavani bile yeter...

şambalici dedi ki...

Valla Atletico Madrid-sever bir Torres hayranı olarak Barça'ya giderse çok pis laflar hazırlarım kendisine (Real Madrid'e giderse hele bana kalmaz yıkarlar o şehri). Agüero Chelsea'ye gitse oradan gelen parayla Torres Madrid'e dönse en güzeli, yoksa Premier Lig dışında Atletico Madrid hariç hiç bir formayı yakıştıramıyorum Torres'e, düşünmesi bile kötü aman aman.

varol döken dedi ki...

torres-guiza takası zaytung'un gündeminde...

ayrıca bosna hersek'ten 3 mü 4 mü ne yemiş mililer?

ingiliz ligi temposuna dayanılmayacağını ben evine misafir olduğum aston villa taraftarı 33 yaşındaki dean'in 8 çocuğundan anlamıştım... o yüzden futbolu biy united'da bırakacağım...

non of your business dedi ki...

iste bu yuzden arda akilli olsun premier lige felan gitmesin(bence istese de gidemez ya). zaten olmayan kondisyonu ilk yari bitmeden iflas eder.