Fulham'ın Uzun Yolu

Her Avrupalı deplasman takımı gibi Fulham'a da lüks bir otobüs ayarlandı ve salı günü öğleden sonra 12 saat sürecek Hamburg yolculuğuna çıktılar. Eurotunnel'i kullanarak Kıta Avrupası'na ulaştıktan sonra Belçika ve Hollanda üzerinden Hamburg'a vardılar. Kulüp, sezonluk bilet sahiplerinden deplasman bileti için rezervasyonu olanlara iki otobüs tahsis etti. Diğer taraftarlarsa kendi imkanlarıyla iki otobüs ayarlamışlar, daha fazla imkanı olanlar şahsi araçlarıyla Almanya yollarına düşmüşler. Hatta yaklaşık 1000 kilometrelik yolu motosikletle gidecek olan bile varmış. Maç günü bir ihtimal hava sahası açılırsa eğer kulüp kendi kullandığı özel uçağı taraftara tahsis edecek. Bütün bu heyecan kulüp tarihinde emsali olmayan maçlara canlı tanık olabilmek için.

Fulham'ın Europa League yarı finalinde oluşunu Premier League'deki aşırı para akışına veya patronuna bağlamak büyük haksızlık olur. Takım aynı patronla daha fazla para harcayarak kısa zaman önce küme düşüyordu, keza aynı patron kendi ihtirasları uğruna bu yola girmek için çok zaman kaybetti. Diğer yarı finalistlerden Liverpool zaten UEFA Şampiyonaları'nın en iyi takımlarından biri. Hamburg tarihinde her kupada finale ulaşmış bir takım. Atletico Madrid ise geçmişinde Kupa 1 ve Kupa 2'de finale ulaşmıştı. Bunların yanında Fulham'ın Premier League ölçeğinde fazlasıyla mütevazi olan kadrosunun kıyası olur mu? Oynadıkları futbolun temelde geleneksel İngiliz oyunu olması bir başka güzellik. Danny Murphy anlatır, başlarda Hodgson'ın metodlarını hiç sevmediklerini söyler. Lawrie Sanchez'in dibe vuran pas oyunundan sonra geçiş sürecini berbat geçirdiklerini, bu yüzden yeni hocaya çok da inanmadıklarından bahseder. Sezonun son 5 maçının 4'ü kazanılır, takım ligde kalır ve yeni bir dönem başlar. Hodgson idmanları sürekli durdurur, oyuncularını uyarır. İstediklerini anında sahada görmek ister. Teoriyi ve pratiği idman esnasında birleştirir, açıklamaları saha içinde yapar. Buna sebep olarak da ''Artık futbolcuların hepsi kendi dünyasını yaşıyor. İdman bitince kulaklıklarını takıp dünyayla bağlantılarını kesiyorlar. Ben de işim gereği geçmişi geçmişte bırakıp bugüne adapte olmak zorundaydım.'' sözlerini söylemişti. Yeni nesil futbolculara sıkıcı gelen teorik dersler ve toplu maç izleme seansları Fulham'da uygulanmıyor. Öte yandan Sanchez'in pasa dayalı oyun anlayışıyla takım dibe vurmuşken Hodgson'ın daha yerel ve geleneksel görünen oyun anlayışıyla bugün hayal edemedikleri kupaya yaklaşmış durumdalar. Roy Hodgson'ın antrenörlük kariyerinin çeyrek dünya turu merhalesine ulaşmasının açıklaması budur. Her ortama adapte olabilen, her ortamda kendi fikrini ortaya koyabileceği, futbol fikrini oyuncularına anlatabileceği izole bir dünya yaratabilen ve gittiği her yerde iz, sıklıkla kupa bırakan Roy Hodgson, Avrupa'da bu yılın en özel futbol adamı...
Fulham sezon başından bu yana Europa League fikstürü kapsamında 16 maç yaptı. Eğer finale ulaşırlarsa bu sayı 19 olacak ve 95/96 UEFA Kupası sezonunda Intertoto dahil 20 maçla finale ulaşan Bordeaux'dan sonra Kupa 3'te bir sezonda en çok maç oynayan 2. takım olacaklar. Temmuz ayı sonunda başlayan bu uzun yolun sonuna bakalım Mayıs ayı da dahil olacak mı?

Noat Samisa

21.04.2010

Hiç yorum yok: