Final Günü

Premier League'de sezon yarın akşam kapanıyor. Birkaç sıralama değişimi ihtimali hariç her şey belli, eksik olan yalnızca şampiyon. Yarın sıradışı olması beklenen tek sonuç, Wigan'ın Stamford Bridge'den puan çıkarması. Ben de herkes gibi yarın akşam Chelsea'nin ilk yarı vurup geçeceğini, ikinci yarı atacağı gollerle şampiyonluğu kutlayacağını düşünüyorum. Ama Wigan'ın genç menajeri Roberto Martinez geçtiğimiz hafta sonu ''Herkes aynı şeyi söylüyor, ama ...'' diye başladı ve hafta boyunca Spurs'ün CL vizesinden sonra Ada'da en çok Martinez konuşuldu. İspanyol Hoca iddialı, sezonun ilk yarısında mağlup ettikleri Chelsea'ye karşı kazanabileceklerini söylüyor.Kaybedecek hiçbir şeyleri yok, maçı kazanırlarsa fazladan kazanacakları £750K var. Sezonun ilk yarısında formda Chelsea'yi 3-1 mağlup etmişlerdi. Arsenal ve Liverpool'a da çelme taktılar. Ne oynayacakları hiç belli olmuyor, bu sezon Man Utd'dan iki maçta da 5'er gol yediler. Tottenham'dan 9 gol yediler. Martinez bu maçı 10 kez tekrar izlemiş, her bir seyirde maça farklı gözle bakmaya çalışmış. Kendisi benim kendime yakın bulduğum ''futbolculuk geçmişi zayıf veya futbolculuk geçmişi olmayan futbol hastası antrenörler'' grubunun bir üyesi. Wigan tesislerinde günlük mesaisini tamamladıktan sonra günün yorgunluğunu, evinde televizyondaki futbol maçlarını izleyerek atan biri. İskoç eşi, kocasının bu hususta umutsuz vaka olduğundan yakınıyor. Büyük liglerin yanı sıra Hırvatistan ve Ukrayna liginden maçları dahi hobi olarak izleyecek kadar kayışı koparmış durumdaymış. Dailymail'deki röportajında söylediği ''Başka takımların saha içindeki sorunlarını fark etmeyi seviyorum.'' ve ''Düğünüme kadar hayatım boyunca hiç içki içmemiştim. Şampanyayı tatmak zorunda kaldım, berbattı. Kutlama yapmak için illa ki içmeye ihtiyacım yok, ben kahve ya da portakal suyuyla mutlu olabiliyorum.'' sözleriyle kendime İspanyol bir ruh ikizi bulduğumu düşündürdü. Orijinal fikirleri olan, işinde başarılı bir adam; ileride daha da başarılı olması muhtemel. Yarın için kendine ve takımına koyduğu ''şampiyondan rol çalma'' hedefi bu yüzden dikkate değerdir.

Wigan yarın kazanamazsa eğer en düşük puanlı zirve lig sezonunu yaşamış olacak, ama bu durum Martinez'i başarısız yapmıyor. Aksine şu ortamda futbol aklını ortaya koyarak oluşturduğu takımla kümede kalması yeterlidir. Swansea'da harika işler yapmış, ikinci sezonunda Championship'e terfi etmişti. İlk çıktıkları sezonda play-off kovaladılar, bu başarı Martinez'i Premier League'e taşıdı. Şu 1 haftada hakkında pek çok yeni şey öğrendim, bu da hem Mrtinez hem de Wigan için yarınki maçın daha oynanmadan kazanca dönüştüğünü gösteriyor. Charles N'Zogbia'yı ters kenarda oynatması, Paul Scharner'ın forvet başlayıp stoper tamamladığı maçlar, James McCarthy'yi takıma monte etmesi, Victor Moses'teki ısrarı... Wigan sezon boyunca hep bol sürprizli bir takım oldu. Yarın kaybederlerse ki bu çok çok büyük bir olasılık, bugünkü duruma geri dönecekler. Futbol ortamındaki gündem rolünü kaybettikten sonra bildikleri yolda yürümeye devam edecekler.

Alex Ferguson ''1 hafta bütün seneye mal oldu'' dedi, bahsettiği hafta Chelsea mağlubiyeti, CL'den elenme ve Blackburn beraberliğiyle sonuçlanan Rooney'sizlik dönemi. Carlo Ancelotti ise İtalya dışındaki ilk sezonunda golcü bir takım ortaya çıkardı, son haftaya EPL gol rekorunu kırma ümidiyle giriyorlar. Scolari'nin yanlışları üzerinden gitti, bazı teammülleri değiştirdi. Taktik açıdan farkını ortaya koydu, pek çok oyuncuyu rehabilite etti. FA Cup'la birlikte duble şansları var, iki kupaya yalnızca 180 dakika uzaktalar.

1 Chelsea 37 GD/63 P/83
2 Man Utd 37 GD/54 P/82

9 Mayıs Pazar - Final Günü

Chelsea v Wigan, 18:00 - Spormax
Man Utd v Stoke, 18:00 - Spormax
Noat Samisa

09.05.2010

Hiç yorum yok: