James Milner #3

Bu sezon ikinci yarısında izlediğim her Aston Villa maçında tek odaklandığım oyuncu James Milner'dı. Downing sakatlıktan dönünce nasıl olacak acaba? diyordum ki, Martin O'neill benim hesaplayamadığımı Kasım ayından sonra sahaya koydu. James Milner'ı değişken takım düzeninde Petrov'un önünde, orta sahada oynattı. Futbolcudan önce sporcu, sporcudan önce hayata karşı hırslı olabilen birinden bahsediyoruz. Futbolcu olmasa çok iyi bir kriket oyuncusu ya da atlet olacaktı. Ailesinin Leeds United sevgisi, James'e futbol sevgisi kazandırdı. Kriket takımındayken futbol maçları izlemeye giden çocuk, futbolcu olduktan sonra kriket maçları izlemeye gitti. Hala futbol maçlarını izlemeyi çok seviyor; bu tutkuyu futbolcuların çoğunda göremezsiniz. Her verilen görevde en iyisini yapacağına, kendisini geliştirmeye çalışacağına O'neill'ın şüphesi yoktu ki, zor zamanda Milner'ı adapte olması çok zor bir mevkiiye koydu. Leeds altyapısında iken sağ kenarda çok iyi oynadığı bir dönemde hocası onu test etmek amacıyla sola koymuş ve final paslarında sağ ayağını kullanmasını yasaklamış. Milner'ın kısa zaman içinde solunu kullanabilir duruma gelmesiyle artık karakteri hakkında şüphe kalmamış. Şanssızlığı Leeds United'ın bir alt postta adı geçen patron Peter Ridsdale tarafından çıkmaza sokulduğu bir dönemde A takıma çıkmış olmasıydı. James Milner zirve futbol sahnesine çıkarken Leeds United çöküyordu. Kısa zamanda kendini bu bataklıktan kurtardı, ama bir başka batağa saplandı. 1995'te para ve Keegan birlikteliğiyle on yıllar sonra ilk kez niyetlenilen ama kaçan şampiyonluktan bu yana her sene ''o sene bu sene'' diyerek para saçan, ama sonunda yine para saçıp küme düşen Newcastle United'a transfer oldu. Martin O'neill himayesinde kısa zamanda yakaladığı müthiş çıkış, bundan evvelki 6 yılda Milner'ın ne denli sorunlu ortamlarda futbol oynadığının kanıtıdır. Futbolunu yukarı taşıyacak bir takım, bir hoca bulamadı. Leeds'in iyi günleri ile bugün arası Milner'ın kariyerinde boş görünüyor. Henüz 24 yaşında olmasına rağmen bugün dünyanın sayılı oyuncularından biri olacakken bunun için birkaç yıl daha beklemek zorunda.

Manchester City geçtiğimiz gün Aston Villa'nın önüne £20 milyon koydu, ama kabul edilmedi. Yeni homegrown kuralına göre Milner'ın transferi City'nin yaz dönemi planlarında çok daha önemli hale geldi. Bugün itibariyle Lampard ve Barry'den sonra en iyi British orta saha oyuncusu, daha da fazlasını hakediyor, yaşının çok daha genç olması sayesinde daha fazla talep ediliyor. Ona sahip olan takım bir adım öne geçecek. Ben inanıyorum ki birkaç yıl içerisinde Lampard ve Gerrard'ın bayrağını devralacaktır. Gerrard'ın formsuzluğunun soru işareti olduğu ortamda Milner'ın ulusal takım ilk 11'inde yer alması gerektiğinin düşünenler çoğunlukta. Capello da Milner'a güveniyor. Gerrard'ı Rooney'nin yanına kaydırıp, Milner'ın sol kenarda oynadığı hedef santrafor kullanmayan yeni bir fikrin Capello'nun aklında olduğu iddia ediliyor. Her taraftarın takımında oynamasından çok memnun olacağı James Milner'ı ''oyunu iki yönlü oynayan oyuncu'' olarak etiketleyen ise odunla kovalanıyor...

James Milner #2

Noat Samisa

21.05.2010

4 yorum:

anial dedi ki...

ashley young neden kadroda yok? bunu gerçekten merak ediyorum.

varol döken dedi ki...

etap'ı iki yönlü oynuyorum, rakı+bira, bira+rakı...

borges blogda sana selam ve çağrı bıraktım...

odunumu da istiyorum...

Noat Samisa dedi ki...

anial,

Ashley Young iyi bir sezon geçirmedi. Bunun yanı sıra Capello'nun takım kurgusu asimetrik. Sol kenarda kanat adamı kullanmıyor.

Varol bro,

Etap olarak mı değiştirdik programı, yoksa eşref saatinde miydin pazartesi? auhaha

Odunumla geliyorum...

guner dedi ki...

arial, Young istikrarsız bir oyuncu.