Kamikaze Capello

Bu kez çakıldı. Capello göreve geldiğinden bu yana İngiltere'nin en kötü performansıydı. Kalede James, orta sahada Huddlestone, sol önde Lennon, ileride Bent tercihlerinin sonucu berbat ilk yarı performansıydı. Glen Johnson korneri kendi yarattı, sonra adamını kaçırdı ve Japonya maç başında Tulio Tanaka'yla öne geçti. İlk yarıdaki farklı kadroda savunma tandemi-orta saha paslaşmalarıyla oyun kurma denemesi vardı. Beceremediler, kenarlara top geçirilemedi. İlk yarı boyunca üretilen yegane tehlikeli pozisyon Bent'in koşu yoluna atılmış bir uzun toptu. Rooney çabaladı ama senkronu bozuk Bent ile birkaç gündür idmanlarda sol kenarın uzak forvetini oynayan Lennon ona yardımcı olamadılar. Benim hafta başında Güney Kore'ye karşı izlediğim Japonya saha içi organizasyonu bozuk, yetenekli oyuncuların kendi başlarına takım olmaya çalıştığı bir takımdı; ama karşılarında kötü bir takım bulunca istediklerini yapabildiler. İkinci yarı rezil top oynayan Johnson çıkıp, Gerrard oyuna girip, Joe Cole'la birlikte 4.2.3.1'e geçilince Lennon da sağa geçti ve takım toparlandı. Joe Hart'ın iki kritik kurtarışı da oyunun dönmesinde etkili oldu. Kenarlara doğru paslar geçtikçe İngiltere oyun üstünlüğünü ele aldı. İkinci yarı yine coşkulu oynayamadılar, ama kenarlardaki hareketlilik sayesinde oyunun hızlanmasıyla goller geldi. Önce Tulio Tanaka, sonra diğer stoper Nakazawa kale içine yapılan ortalarda topu kendi ağlarına gönderdiler. Son bölümde Heskey oyuna dahil olup toplar kenarlardan yükseltilince pozisyon sayısı arttı, ama skor sabit kaldı. İngiltere gol atamadığı maçı iki kamikaze golüyle 2-1 kazandı.

Lampard FA Cup Finali'nden sonra yine penaltı kaçırdı. Dünya Kupası tarihinde kullandığı penaltıların yarısını kaçıran İngiliz'ler hala aynı sorundan muzdarip. Şu kısa zamanda açıkça görüldü ki Gareth Barry bu takımın hem kalbi, hem omurgası, hem de beyni. Onun yokluğunda İngiltere iki maç oynadı, dört farklı şablon ve oyun planı denedi. Şu ana kadar pozitif görünen tek deneme, Meksika maçının ikinci yarısında Lampard-Gerrard orta sahası, yani eski düzendi. Üçlü savunmaya geçiş konuşuldu, elemelerde ışıldayan takım tertibinin dışında pek çok yeni deneme yapıldı. Tüm bunların ana etkeni Barry'nin yokluğu. Son olarak yarın Barry'nin durumuna bir kez daha bakılacak ve karar verilecek. Glen Johnson bugün alan-adam karışımı duran top savunmasını bozdu, kötü oynadı. İstikrarsızlığı sürerse formayı Carragher'a devredebilir.

Bugün ilk yarı giyilen retro formalar gibi, çok eskilerden kalma bir takım vardı sahada. Barry'nin takıma girişi çok şeyi çözer, ama aksi halde sahada görünen pek olumlu değil. Bent, Dawson, Warnock ve SWP sanırım eve dönmeyi garantilediler. Walcott kredi kazandı, Carrick ya da Huddlestone'dan biri seçilecek. Parker'ın durumu da Barry'ye bağlı. Ada basını Joe Cole'ü dün eve göndermişti, bugünkü performans ona da kredi kazandırdı.

İngiltere 2-1 Japonya
Noat Samisa

30.05.2010

3 yorum:

Gökhan dedi ki...

Benim babam İngiliz Milli Takımı'nı hiç sevmez. Japonlar kendi kalelerine 2 gol atınca baya bir üzüldü :)

dugenci dedi ki...

ilk yarıda bir de Rooney nin harika ara pasını sanırım Lenon kaçırdı kalecinin üstüne vurdu.

sparetti dedi ki...

Japonya maçının ardından Capello ikinci yarıdan memnun olduğunu söyledi. Sanıyorum dünya kupasında yine aynı şablonu kullanacak.

Bu şablonda Gerard - Lampard ikilisi ve önlerinde Joe Cole var. Ve bana göre bu düzenle İngiltere çeyrek finalden ötesini göremez.

Gerard'ın klasik orta saha oynamaya elverişli olmadığı açık. en azından yeteneklerini tam olarak gösteremiyor. Kaldı ki bu düzenle savunmaya daha yakın olmak zorunda, Tandeme ve beklere yardımcı olmalı.

Ha keza Lampard'da bu sistemde topu daha geride almak zorunda kalıyor. Bu da üzerine binen yükü arttırıyor.

Bana kalırsa bu sistemde Carrick - Cole değişikliği yapılması, Carrick'in Gerard'ın yerine, Gerard'ın da Cole'un yerine geçmesi gerekli.

Hatta elemelerde Barry'nin mümkün kıldığı çift forvetli sisteme dönülebilir, Rooney'nin performansını yükseltmek için.

Capello efsane bir adam, şüphesiz planlarını yapacaktır. Ama Barry’nin –hatta Hargreaves’in- yokluğunda İngiltere Carrick’siz çok ileri gidemez bence.

Japonya maçının ikinci yarısına bakarak söylüyorum ki bu takımın diğer favoriler -atıyorum Hollanda- önünde şansı yok.