Turfanda Quaresma

Mesele bu iklimde Quaresma'lar yetiştirmektir, falan değildir. İşbilir yönetim yapılanmaları, finansal analizler, CEO'lar ya da tiyolar da değil. Hiçbir yola girememiş, olduğu yerde debelenip duran tüm kulüpler için etrafı temizlenen, işine karışılmayan bir tane akıl lazımdır futbolun yönetimine, gerisi bu aklın sahaya koyduğunun ürettiği ve üreteceği parayı yönetsin. Bu akıl kendine yardımcı isteyebilir, yardım alabilir veya bir grup çalışması yapılabilir. Sonuçta olay gelir, bir maça, maç öncesi hazırlığa ve sahada görünene yaslanır. Daha önce bu ülkede bunun geçer akçe olduğuna inanmıyorsanız buyrun, şampiyonyapmazlaronları'lardan biri şampiyon oldu. Fenerbahçe'nin uzak forvet kullanmaması, Galatasaray orta sahasındaki kara delik, Beşiktaş'ın hücum gücündeki garabet; karşıda ise tüm bu sorunları gücü ölçüsünde silah haline dönüştürmüş Bursaspor. Başarı bu kadar kolay çözümlenir bir şey değil futbolda tabii, lakin ben özetle bunlara ve çevresinde gelişenlere inanıyorum. Tavsiyem, inanmıyorsanız eğer siz de inanın ya da tüm bu sayfada yazılanları safsata olarak kabul etmeye devam edin. Sonuçta futboldan her şekilde zevk almak mümkün. Ben bilirim ve görürüm ki, sene boyu sayısız kez övgüler dizdiğim Fulham, finalde Atletico'ya kaybetmiştir. Eldeki malzemeyle her daim en iyisini yapsanız da futbolda hep bir fazlası vardır ve bu fazla, çok başka bir yol üzerinden de hedefe ulaşabilir. Aguero ve Forlan'ın üstün yeteneklerini bazen hesaplayamazsınız. Atletico'ya övgüler düzmememin sebebi benim İngiliz hayranlığım falan değildir, bu sayfayı takip eden için Fulham'ın kısa zamanda geldiği noktaya sempati duymamı sağlayan sebepler serisini anlamak zor olmamalı. Demem o ki biz bir Fulham falan olmayalım, olamayız da zaten. Biz kimse olmayalım, kimse olmaya da çalışmayalım. Biz, gidip Quaresma kapısında yatmaya devam edelim, aslında çok da önemli değil.

Yaz uzun, bu kadar bol zamanı kaygıyla dolduramayacağımızdan elbet bir yerden umut doğuyor. Yoksa Beşiktaş için ümitvar olmak ne büyük saçmalık, Mourinho gelse bile korkarım Nobre hala Beşiktaş forması giyiyor olur. Tek sebep yeni sezona kadarki vakit bolluğu ve ben bunca vakti isyanla geçiremiyorum. Beşiktaş'ın ihtiyacı içe-dışa çalım atabilen bir kenar adamı, dedim ve bu doğrultuda uzun zamandır Quaresma transferi için uğraşılıyor. Son iki yılda en fazla idmanda trivela yapmış, İngiltere'de özgüvenini tamamen kaybettiğinden dertli bu adamı eğer imza atarken görürsek daha detaylı değerlendiririz, ama en azında şu kesin ki Quaresma tam da takımın ihtiyacı olan tarza sahip kenar adamıdır. Ya da Volkan Şen; çok da farketmez, hatta daha az riskli ama kartlar yeniden dağıtıldı ve koz artık Bursa. Deniyor ki ''Quaresma bir marka''... Demeyelim bunu. Bırakalım markayı da sahada görünen yaratsın, amaç para değil, futbol. Ama endüstriyel futbolun gerçekleri... hayır, bu da olmasın. Eğer bir karşı duruş, futbola dair bir inanç varsa eğer bilinmeli ki bu gerçekleri tribündeki takım elbiseliler yalanlayamaz. Futbolda başarılı olmak için meclis gibi çalışmaya, yıllar süren programlara falan ihtiyaç yok. Halihazırda yarışmacı bir kulüpseniz buna hiç gerek yok. Mesela Beşiktaş'ın istişare heyetlerinde toplam kaç kişi olduğunu bilen var mı? Yakında 367 yeter sayısına ulaşacaklar, korkum budur! Alt tarafı, bakın küçümsüyorum, alt tarafı bir dernek yönetiyorsunuz. Kamu yararına çalışan bir dernek. Basın açıklaması yapılıyor, basın sözcüsünün arkasında elleri bağlı 20 adam. Ne oluyoruz, ne yapıyorsunuz yahu? Bu derneğin doğru çalışması için tek yol var, bu konuda uzmanlaşmış profesyoneller kullanmalısınız. Adına bizim buralarda teknik direktör diyorlar. Tek işiniz bu adama uygun çalışma ortamı sağlamak, eğer varsa diğer branş ve kademelerde benzer yapılar oluşturmak. Bir de şirketiniz mi var? Onun da başına geçirin bir profesyonel, sizin için parayı yönetsin. Bizim ülkede parayı futbol üretiyor, kamu yararına çalışan başkan değil. Peki onlarca adam bir süredir ne yapıyorlar? Bilen anlatsın.

Sorun şu ki, bizim iklimizde bol bol yönetici yetişiyor. Bunlar Quaresma kapısında kurutulduktan sonra iştişare heyetlerinde depolanıyorlar. Her hafta yemekler yiyip, ürettikleri fikirleri yalnızca garsonlarla paylaşıyorlar. Bunlar bize duyum olarak geri dönüyor. Biz de bunları umuda bulayıp, üzerine safiyane taraftarlık duygusu sosu gezdiriyoruz. Sezon başlarken artık garson da ''müşteri'' de biziz. Biliyor musunuz, soslu umutlu duyumlarınız iğrenç olmuş Sayın Başkanım... demiştim geçen sezon başında. Bilinsin ki sadece iyi niyete sahip olarak ki varsa eğer, iyi işler yapmak mümkün olmayabiliyor. Ama dedim ya yalnızca sahada görünene inanalım diye, bu bağlamda sezon boyu Beşiktaş'ın sorunlarını defalarca yazdım. Zihnimin stadyumlarında top koşturan Quaresmalı Beşiktaş, geçen sezonun sorunlarını birkaç kritik destek hamlesine ihtiyaç olmasına karşın büyük ölçüde çözmüş görünüyor. Benim sorunun tespiti ve çözüm hamlesi noktasında bir tereddütüm yok, kaç paraya mal olacağı ise 31 Ocak'tan beri umrumda değil. Alsınlar, izleyelim, afiyetle yiyelim diyorum. Öte yandan her yeni heyecanda akla bir şeyler takılıyor, bir süredir esas tadı alamıyorum. Bundan sonra da alamayacağım, biliyorum. Turfanda Quaresma'lara, bu iklimde ancak bu kadarı yetişen Turfanda Beşiktaş'larla yetinmek zorundayım. Sadece bahçıvana güveniyorum. Bu bir tercih ve kendini doğru konumlandırma meselesidir. Yoksa bunca sakilliğin döndüğü ortamda düşünen insanların işi yok. Ceketini al ve çık, aslında bu kadar kolay.

Noat Samisa

30.05.2010

2 yorum:

sampi dedi ki...

Noat,

Su an yapilabilecek tek sey umursamazlik, onun icin Q7'li Besiktas'i MD gibi kafanda oynat rahat rahat. Elbet birgun yakadan dusecektir bu capsizlar. Temennim onlarin sikilmasina izin vermeden kovmaktir ama bu genel kurul yapisiyla uzerinde dusunmek zaman israfi.

Redman'le beraber kafayi kuma gomduk taktik yeldegirmenlerine giristik. Seni de bekleriz. 4-3-1-2 calsin 3-6-1 oynasin, derdimiz ne.

Bu arada David hocanin yazilarina link yazabilir misin? Google'a arattirdim bulamadi cocuk.

Noat Samisa dedi ki...

Şampi,

http://www.timesonline.co.uk/tol/sport/football/international/article7140171.ece

Diğeri yalnızca üyelik isteyen Sunday Times'ta yayınlandı:

http://www.thesundaytimes.co.uk/sto/sport/football/World_Cup/article296332.ece