Unutulmazlar: Gordon Banks

İngiltere'de kaleci sorunu hep tartışılıyor, fakat çözüm bir yana yeni fikir dahi üretilemiyor. Forvette sıkıntı olduğunda orta sahayı başka biçimde yeniden kurgulayarak sorun tolere edilebilir. Sol bek sakatlanır, sol bek oynamaya yatkın biri devşirilir. Ama kaleci başlı başına bir avantajdır ya da sorundur ve tolerasyonunu futboldaki takım olgusunu kullanarak yapmak mümkün değildir. Turnuvaya kısa süre kala artık karar günü yaklaştı, bu doğrultuda son denemeler yapılıyor. Meksika'yla yapılan hazırlık maçının ilk yarısında İngiltere kalesinde Robert Green oynadı. West Ham'in kalecisi ilk yarı iki kritik kurtarış yaparak şimdilik ''galibiyet galibiyettir'' dedirterek Capello'nun turnuva öncesi ''yine olmayacak galiba'' sızlanmalarıyla rahatsız edilmemesini sağladı. Sahada kaldığı 45 dakikada güven veren Green, geçtiğimiz Şubat ayında West Ham United'ın Upton Park'ta Birmingham'ı 2-0 mağlup ettiği maçta iki takımın da kalecilerini izleme amacıyla tribündeki yerini alan Fabio Capello'ya yandaki fotografta görülebilen mesajı göndermişti. O dönem, şimdilerde Birmingham'a transfer olan Ben Foster ulusal takıma seçiliyor, Robert Green dışarıda kalıyordu. Maç öncesi eldivenlerine ''İngiltere'nin 6 numarası'' yazdıran Green, bu eylemi sonrası manşet oldu. Maçtan sonra kendisiyle dalga geçtiğini söylese de ''hadi beni milli takıma almıyorsunuz, bari benim önümdeki 5 iyi yerli kaleciyi sayın'' demek istemişti. Bu mesaj elbet Capello'nun da kulağına gitti ve Ben Foster'ın formdan düşmesiyle Green takıma girdi. Kalite-tecrübe-form durumu toplamları birbirine yakın olan üç kalecinin bulunduğu kadronun santraforunu 66'nın golcusü Geoff Hurst'e soran İngiliz'ler, kaleciyi de 66'nın bir başka kahramanına sordular. Bu kahraman, 1970 Meksika'da Pele'nin kafa şutunu mucizevi şekilde çıkaran, ''Dünya Kupası tarihinin gelmiş geçmiş en iyi kurtarışını yapan kaleci'' ünvanıyla anılan Gordon Banks...İngiltere'nin bugün yaşadığı kaleci sorunun temelinde Premier League yapılanması vardır. A+ sınıfı kaleci her ülkede üçtür, beştir ve büyük bütçeli İngiliz kulüpleri dışarıda hazırı varken doğal olarak beklemek istemezler. VDS, Cech, Reina, Almunia, Gomes, Given, Howard... bu liste uzar gider. Bugün ulusal takımla birlikte Güney Afrika'ya gidecek olan James, Green, Hart üçlüsünden önce, son Dünya Kupası'nda kale Paul Robinson'a emanetti. Bu sezon Blackburn'le altın sezonunu yaşamasına rağmen kadroya alınmayan Robinson, Hırvatistan deplasmanında ıskaladığı top sonrası bir daha forma göremedi, Euro 2008'in dışında kalmanın bedelini ödemeye devam ediyor. 2002 ve 1998'de ise kale David Seaman'a aitti. Çeyrek finalde Ronaldinho'dan yediği frikik golündeki hatası, adı anıldığında ilk akla gelen şeylerden biri oldu. İngiliz'lerin tarihteki en iyi ikinci Dünya Kupası derecesi olan yarı finale ulaştıkları İtalya 90'da kalede 40 yaşındaki Peter Shilton vardı. Almanlar'ın yine penaltılarla kazanıp kupaya yürüdükleri yarı finalde rivayete göre Shilton değil de penaltı kurtarmasıyla ünlü Dave Beasant kalede olsa işler değişirdi, ama o zamanki kurallar gereği yedek kaleci olarak yalnızca 94 Amerika elemelerinde kaleyi koruyacak ve sonra Paul Robinson'ın akıbetine uğrayacak olan Chris Woods maç kadrosundaydı. 86 ve 82'de de kaleyi koruyan Shilton, eğer İngiltere 74 ve 78 Dünya Kupaları'nı pas geçmemiş olsa 5 Dünya Kupası'nda forma giymiş olabilirdi. Onun bu noktaya gelişen kuşkusuz en büyük pay, 70 ve 66’da İngiltere ulusal takımını koruyan Gordon Banks’e ait.

Gordon Banks vs Jairzinho - Pele

1970 Meksika Dünya Kupası 3. Grup'ta ilk maçlarını kazanan İngiltere ve Brezilya, grupların en çok merak edilen maçında karşılaştılar. Guadalajara'da boğucu sıcakta oynanan maçın 10. dakikası geldiğinde Brezilya sağ beki Carlos Alberto sağ ayağının dışıyla ile Jairzinho'nun önüne nefis bir pas atar. İngiltere sol beki Terry Cooper'ı geçen top hedefini bulur. Jairzinho rakibini zekası ve çabukluğuyla geçerek son çizgiye ulaşır. Kafasını kaldırmadan sağ ayak içiyle yaptığı orta, altıpasın uzak köşesine koşu yapan Pele'nin kafasını bulur. Tommy Wright'tan yükseğe çıkan Pele, Gordon Banks'in kalesine net bir kafa şutu gönderir:


Bu kurtarışı bu kadar özel yapan ilk etken, kafayı vuranın Pele olmasıydı. Jairzinho son çizgiye indiğinde yakın direk dibinde olan Banks, iyi bir kalecinin yapması gerektiği üzere topun arka direğe gideceğini sezdiği anda kaleyi ortalayıp sol ayağını destek ayağı haline getirmişti. Pele'nin kafa şutu ise onun düşünmeden yapabildiği, ona kolay, bize muhteşem görünen bir gol vuruşuydu. Pele imzasını çaktı ve top, bir kaleci için kurtarılması en zor olacak şekilde kaleye yakın bir noktada yere vurup yükselerek tam köşeye yöneldi. Döneminin en özel futbolcusu olan Pele'ye karşı, top gol vuruşuna ulaşana kadar sezgilerini, alan hakimiyetini ortaya koyan Banks geriye doğru uçtu ve inanılmaz bir refleks yaparak sağ eliyle topun altına bir tokat atmayı başardı. Birkaç saniye sonra gol olduğunu sandığı topun saha dışında olduğunu gördü. Pele ise kafayı vurduktan sonra ''gol'' diye bağırmıştı, ama top ağlara ulaşamamış, şaşkınlıkla hayal kırıklığı birbirine karışmıştı.Maçın devamında Jairzinho'nun golü Brezilya'ya galibiyeti getirdi. İngiltere'nin yine Almanya'ya elendiği turnuva kartlar, oyuncu değişiklikleri, naklen tv yayını, sıcak, Pele, Jairzinho, Müller ve Gordon Banks'in unutulmaz kurtarışıyla hatırlanır. Fakat Banks'i esas efsaneleştiren, 1966 Dünya Kupası'nı kazanan İngiltere takımının 1 numarası olmasıydı. Yarı finaldeki Portekiz maçının 82. dakikasına kadar 442 dakika gol yemeyerek İngiltere'nin final yolunda en büyük güvencesi oldu. Almanya’yla oynadıkları finalde dakika 89, skor 2-1 İngiltere lehine iken Helmut Haller'in golüne engel olamadığında hissettiklerini ''Everest'in zirvesine bir adım kala aşağı itilmek gibiydi'' cümlesiyle anlatır. Devamında Geoff Hurst halen tartışılan golüyle İngiltere'yi öne geçirir, uzatmaların son dakikasında attığı golle de skoru tayin eder ve İngiltere tarihindeki ilk ve tek Dünya Kupası Şampiyonluğu'nu kazanır.
Kaleci ne kadar yetenekli olursa olsun sıklıkla şansa ihtiyacı vardır. As kaleci sakatlanacak, kırmızı kart görecek, art arda berbat goller yiyecek vs... rutin dışı bir şey olacak ki geride bekleyene fırsat gelsin. Antreman performansıyla forma alan yedek kaleci görülmemiştir, hele ki zirve futbolda bunu yapmak neredeyse imkansızdır. En yakın örnek Joe Hart. Eğer bu sezon Birmingham'a kiralık gitmeyip Man City'de kalsa turnuvayı evinden izlerdi. Gordon Banks de tribünde maç izlerken ihtiyaç üzerine sahaya inmiş, yeteneğini tesadüf sonucu farketmiş biri. Sonradan ona şans tanıyanlar kariyerini inşa ettiler ve Banks bir milli kahraman haline geldi. Ama sonra bir garip hadise yaşandı.Kariyerinin zirvesine çıktığı 66 yazından kısa zaman sonra kulübü Leicester City, Banks'i satışa çıkardı. Sebebi Banks'in yıllarca yakından ilgilendiği, Leicester altyapısının kayıtsız kalınamaz yeteneği Peter Shilton'dı. Genç kaleci yönetimden oynama garantisi istemiş, Banks takımdayken yeni sözleşmeye imza atmayacağını söylemiştir. Bir karar vermek gerekir: Yeteneği Banks onaylı Shilton mı, yoksa 30'una dayanan milli kahraman Banks mi? Tercih sıradışı şekilde Shilton'dan yana kullanılır ve Banks Stoke City'ye transfer olur. Yeni takımıyla League Cup'ı kazandığı 1972 yılında geçirdiği trafik kazasıyla Stoke City ve milli takım kariyeri sonlanır. Çünkü sağ gözü, görme yetisini büyük ölçüde kaybetmiştir. Ardında 35’inde gol yemediği 73 milli maç bırakarak zirve futbol sahnesinden çekilir. Azmederek futbola geri döner,tek gözüyle bir süre Amerika’da futbol oynar. Stoke City ise Banks'ten boşalan yeri Shilton'la doldurmuş, bu birliktelik Shilton'ı Nottingham Forest'ın altın yıllarında zirveye taşımış, 20 yıl boyunca ulusal takım kalesini tapulaması sonucunu doğurmuştur.Şimdilerde Geoff Hurst'le birlikte İngiltere'nin 2018 Dünya Kupası Adaylığı'yla ilgili çalışmalara ve yardım faaliyetlerine katılan Gordon Banks'in James, Green, Hart üçlüsünden seçimi tecrübeden yana. Son şampiyon takımın kalecisi, David James'in İngiltere'nin 1 numarası olduğunu düşünüyor. Banks ve Shilton sonrası İngiltere milli takımının kalesine geçenlerin ortak özelliği imkansız golleri kurtarıp, hiç hesapta olmayan goller yemeleri. Green ve Hart tam da bu tanıma uyuyor. Robinson ve Seaman zaten hükümlü. James formda zamanlarında sayılı kalecilerdendi, ama artık yaşının ilerlemesiyle birlikte refleksleri zayıflamış durumda. Kadroda yeni bir Gordon Banks yok. Elde sezon boyu sakatlıklarla boğuşan ama tecrübesiyle iyi bir ikili oluşturan David James, sezonu muhteşem geçiren genç yetenek Joe Hart ve West Ham’in kötü geçirdiği sezonda parlak maçlar çıkaramayan ama form durumu iyi görünen Robert Green var. İngiltere’nin final şansı, tıpkı 66'da olduğu gibi kaleci performansına bağlı.

Gordon Banks

Banks of England
What athletic dignity
Poured through each finger
And ripped through the sky
The Arc of Triumph
The athletic body pushed through
Impossible angles
And as the man wheeled away
Body flexed in celebration
Even Moses shouted “GOAL”
And echoed a million breathless hearts
And yet the ball fell harmlessly away
The script unheeded and hastily rewritten
Touched by the hand of God surely
As the hand of the grateful emperor ruffled hair
A moment of breathless relief
A lifetime of modesty…

Şiir: Parry Maguire

Kaynakça: Gordon Banks: A Hero Who Could Fly
Fotograflar, görseller: mirrorfootball.co.uk, merseyside.potter.btinternet.co.uk

4 yorum:

vuvuzela dedi ki...

bence afrikada green olmalı kalede, lakin james çok yaşlı. 40'ına kadar kalede birçok maç çıkaran kaleciler var ama james'in onlar kadar yetenekli olmadığı bir gerçek. konunun özünde belirttiğin gibi ingiltere kalede ki sorunu çözerse üzerindeki yükün yarısını atmış sayarım. bu gidişlede kupa performansınıda roneey ve kaleciler belirleyecek gibi...

guner dedi ki...

Bu Castrol nedir Salih abi?

Noat Samisa dedi ki...

Motor yağı :)

blogidmanyurdu.com'dan bilgi edinilebilir.

Liverbird dedi ki...

Bence ciddi ciddi Taffarel'in UEFA finalindeki kurtarışı daha iyi.