Bırak Şu Odunu!

Benim inancıma göre ormanda, piknikte ya da jogging, tracking yaparken bir yerden bir odun parçası bulmak insanın genlerine kodlanmış, istem dışı bir davranıştır. Hadi Amazon ormanlarında belgesel çeken adamın can korkusu var, Belgrad ormanında ne işi var o odunun elinde be adam? Sanki aslan çıkacak. Laf aramızda ben de elimde odun olmadan ormanda dolaşamam, ama en azında güzelim Karadeniz ormanlarında domuz tehlikesi var. Sürüyle karşıma çıksalar bizim yeni yeni kloroplast barındırmamaya başlayan bitki parçası ne işime yarayacak bilmiyorum ama ormanda dolanırken elde tutulan dal parçaları insana oyuncak ayıya sarılıp uyumak gibi bir his veriyor olmalı. Necip de Alp'lerde bulmuş bir dal parçası, elinde gezdiriyor. Çekmiş şortu yukarı; pek tabii anladık, Necip epey sıkı çalışıyor. Vücut ağırlığını da vermiş sol bacağa, iyice çıkmış kaslar meydana. Yine de olmaz ama, istediğin cevabı veremeyeceğim güzel kardeşim. Senede 40 maç oynayamazsın , yazık olur sana. Biraz daha yavaş, adım adım. Ha, sen yine çalış, bakarsın olur. Fink dursun kadroda, 20 maç yapalım şunu. Seneye söz 30'u aşarız.

Cumali idmanda Quaresma'yı sakatlıyormuş ya, nasıl mutlu oldum anlatamam. Kimse sakatlanmasın tabii, hele Quaresma hiç sakatlanmasın ama ''yavaş ol adamım'' demişse Quaresma, bunu deneme sınavı sayarım. Daha Abdurrahman Dereli var, Rızvan Şahin var; bu testlerden geçmeden TSL'de barınmak zor. Az tekme iyi, öz tekme kötüdür; lakin aman ha kimse sakatlanmasın. Cumali de olursa 3-5 maç A takım, olmadı kiralık gider herhalde. Tigana zamanı bi' Mehmet Sedef etkisi vardı. Sayesinde çok maç aldık, Koray ve Serdar orta sahada bayılınca destek olarak oyuna girerdi. Cumali'de öyle bir hava seziyorum, default olarak fiziğine işlenmiş bir psikopatlık da var sanki. Ama önemli olan iç güzelliği, huyu güzel olsun çocukların! Erhan Güven pek mutlu, umarım hayatının geri kalanında da mutlu olmaya devam eder. Nihat burada abi'den çok küçük kardeşe benzemiş ama basın toplantısında ''yae şimdi ben Alman'dı-Türk'tü konularına girmek istemiyorum'' derken ki tavrı tanıdık geldi. İstanbul'a gelince Yenibosna'dan metrobüs-metro yapıp son durakta iniversin, kime sorsa gösterirler. Ali Kuçik de kasılacağına arkadaşını kollasaymış daha bi kolej havası olurmuş, tabii ''halkın takımının kolejde işi ne?'' diye soran yok! Uğur İnceman ilk fotoda bildiğimiz kamera karşısında olmayan Nejat İşler, tebessümü yeter.

Söz konusu dal parçasıyla anlamsız şakalar yapmada ve bilumum saçma işlerde normalde başrol Gökhan Zan olurdu. Bu sene bu misyonu Uğur İnceman üstlenmiş. Aslında Uğur sahada da bir misyon üstlense güzel olur. Geçen sene ''Bir Eskişehir Masalı''nda başrol oynadı, öncesi de sonrası da yok. Bu sezon kıpırdanmazsa Beşiktaş ile Uğur arasındaki ilişki Adnan-Bihter ilişkisine dönecek. (Necip şu halde Behlül falan olmuyor tabii, yapma o benimkilerden kötü espriyi.) Bizim için Necip, Necip'tir. Fotografı büyütünce Uğur sanki başka gezegenden gelmiş gibi. İlk bakışta kötü bir fotoşop denemesi sanılabilir, Uğur o kadar heybetli adam mı yahu? (...) Veee Uğur asasıyla Hakan'a dokunuyor, Hakan bir prensese dönüşüyor. Eyvah! Rüştü iki haftada bir sakatlanırsa kaleye kim geçecek? Artık Cenk var değil mi? Prensesin arabasını sürenler Zafer Hoca ve Süreyya Abi, ekibin geri kalanı da eşek olmuş. Böylece otel-saha arasındaki 45 dakikalık saçma mesefeyi Hakan yorulmadan geçiyor ve kale artık Hakan'ın. Kim anlaşmış otelle, kim bulmuş sahayı? Daha kötüsü yok muymuş? (Var, resmi sitede İsmail Er isimli nefret objesinin ayağına çorap giymeden krampon giydiğini belgeleyen fotograflar var.) Şöyle 2 saat olsaydı iyiydi, Bursa deplasman yolculuğu tadında... Tabata'yı da aralarına almaları güzel tabii, neredeyse bir sene olacak hala takıma yabancı adam. Manzara pek güzel, bir de mevcut kadro güzel. Quaresma yeter, olursa bir yerli orta saha ama mutlaka bir yerli stoper lazım. Her ikisi de rotasyon oyuncusu olsa kafi. Tabii ütopik de olsa Ozan'lara Sercan'lara lafımız yok. Schuster bize bir şeyler göstersin önce, sonrasına bakarız. Yarın ilk maç galiba, vuslata da kaldı 15 gün...

İstek üzerine yazdığımız foto-gündem'in sonuna geldik, görüşmek üzere...

Noat Samisa

30.06.2010

11 yorum:

Ömer dedi ki...

3 Temmuz'da değil miydi ilk maç? Azeri takımı ile.

Kalten dedi ki...

Soldan birinci güzellik muskası arkadaş Cumali mi?

Onu Necip ile yanyana koyarsak atom parçalayabiliriz, takım içi dengeleri bozarız falan

matiasemilio dedi ki...

cumalide ali ereni görür gibi oldum yazıyı okurken :)

varol döken dedi ki...

fink, was machst du da dumkompfs bakışı atmış, borges gelip doğrusunu yazsın:)

geloraptor dedi ki...

"olursa bir yerli orta saha ama mutlaka bir yerli stoper lazım."
ben bu yorumunda stoper ile orta sahanın yerini değiştirmek gerek diye düşünüyorum. Erhan Güven geçen sene antalya'da dönem dönem stoper oynadı. daha önceki senelerde de oynamış olsa gerek. rotasyon oyuncusu olarak birkaç maç ihtiyaç duyulabilir en fazla ki o zamanda idare edebilir bence. geçen sene o kadar defansif oynarken toraman'ı diğer mevkiilerde kullanmıyorken kaş'a kaç kez stoperde ihtiyaç duyduk. hatırladığım ilk e.şehir maçı, k.paşa maçında sivok çıktıktan sonra, bi de galiba man utd maçında toraman sakatlanıp çıktıktan sonra. asıl acil ihtiyaç yabancı sınırlamasına takılacağından fink'in yerine necip ile rotasyonlu oynayabilecek yerli orta saha. hele bir de 10 yabancının altına inmek için fink'in satılması düşünülüyor ki o zaman çok daha acil bir ihtiyaca döner.

geloraptor dedi ki...

@varol döken

Fink hangi resimde nerde? Zapo'yla karıştırdın galiba! Gerçi benim gözlere de güven olmaz ya...

Noat Samisa dedi ki...

Ömer,

Evet, öyleymiş.

Varol bro,

Fink değil Zapo o ya, bilse bilse Battlefield 1942 oynamışsa eğer das tiim aksis einefılagın geşıtolt'u bilir. :):):)

Geloraptor,

Uğur İnceman var. O varken öncelikle ondan performans beklemeliyiz.

varol döken dedi ki...

ikinci resimde uğur'un sopasının yüzünden teğet ile geçtiği fink değil mi?

çok şükür teğet geçti'nin almancası ne, nerdesin borgesss:)

Quaresma7 dedi ki...

Çok eğlenceliydi. Teşekkür ederiz. :)

joaquinsanchez dedi ki...

nihat nike giyiyordu sanırım ama kondüsyon idmanlarında takım sponsoru adidas veriyor koşu ayakkabılarını demek ki.. hmmm..

Eser Gökulu dedi ki...

Dostum Cumali demişsin,ama bu bildiğin Di Maria

http://i45.tinypic.com/1hxfno.jpg

http://i48.tinypic.com/63snyv.jpg