Daum'la ve Daum'dan Sonra #1

Bugün blogda Fenerbahçe günü. Birbiriyle bağlantılı üç yazı gün içerisinde art arda sıralanacak ve bir sonuca ulaşacak. Daha önce Bursaspor'un başarısını getiren etmenlerden defalarca bahsettim, daha da bahsedeceğim. Keza Galatasaray ve Beşiktaş'taki başarısızlığın saha içinde görülebilen sebepleri ayan beyan ortadaydı. Ama Fenerbahçe'nin dalgalı sezon seyri sürecinde maç-maç değişen performansları taktik açıdan değerlendirmek, doğruyu-yanlışı ayırt etmek kolay değildi. Ben bu süreçte hep teoriler ürettim, ama Fenerbahçe ve Daum her seferinde bunu yalanladı. Son galibiyet serisi sürecinde ligin en zor deplasmanlarından Kasımpaşa'da karşı oynanan ''şampiyonun futbolu'' benim için en büyük sürprizdi. Şifre Aziz Yıldırım denildi, ama futbol tribündeki takım elbiselilerin değil, futbolcuların ve kenardaki futbol aklının oyunuydu. Önce bunu bilmek gerekirdi. Futbol son hafta bir başka sürpriz yaptı, herkesi bir kez daha şaşırttı. Saha dışına dair yazılan tüm teoriler çöp oldu. Eğer Bursaspor'un şampiyonluğu gerçekten bir devrimse, artık bu ülkede herkes saha içinin kanunlarının geçerli olduğuna inanabilmeli. Futbol oyunu, Cruyff'a, Lineker'e basittir; sana-bana değil. Bu oyun takım elbise giyen herkesin, her işadamının kolayca hükmedebileceği bir oyun değil. Ne oluyorsa sıklıkla saha içinde oluyor ve sezon ağır bir travmayla bitmiş olsa da geçen sezondan kalanların en azından taraftarlarca gözardı edilmemesi gerekiyor.

Yukarıdaki tabloda Fenerbahçe'nin sezon boyunca attığı goller var. Alex ve Guiza'nın 11'er golle tamamladığı sezonda 6 gollü Semih ve 5 golü bulunan Andre Santos, Fenerbahçe'nin diğer golcü oyuncuları oldular. Cristian 3 kez ceza sahası civarından şutla gol bulurken, Lugano da 3 kez duran toptan gol üreterek bu dörtlüyü takip etti. Toplam 55 gol atan Fenerbahçe, bunların 13'ünü duran toplardan üretti. Yalnızca iki maçta gol atamadı, sezon boyunca 7 ayrı eşiği aşmaya çalıştı. (Kırmızı renkli sayıların işaret ettiği kırılma noktalarına bir sonraki postta değineceğim.)

Şampiyon Bursaspor'un duran top golü sayısında 20'yi aştığı sezonda geçmişte bu konuda çok başarılı olan Daum'un Fenerbahçe'si çok daha iyi olabilirdi. Son haftada kaçan sayısız gol pozisyonuyla başarı-başarısızlık çıtası değişen sezonda ilk göze çarpan eksiklik bu. İkincisi ise sezon başındaki galibiyet serisindeki takım tertibinde 7 maçta 3 gol atan Kazım'ın 13. maç haftasındaki Beşiktaş maçından sonra takımdan uzaklaştırılması ve sonrasında değişen gol dağılımı. Semih'le yaşanan sürtüşmenin etkisiyle takımın galibiyet yolu bir dönem yalnızca Alex ve duran toplar üzerine kaldı. Mart ayıyla takımın oyun planı kökten değişti, kazanan takım yolu belirledi. Mavi ile çerçevelendirilmiş dönemde Fenerbahçe 11 maçta 13 gol atabildi, ama sürekli gol yemeden kazandı. Tüm bunları sebebi ve sonucu olarak sezon içerisinde sol önde uzun süre oynayan Andre Santos'un attığı 5 golün 3'ünün duran top olması ve ikinci yarının tamamında sol ve sağ kenarlarda oynayan Özer'in 2, Mehmet'in ise yalnızca 1 golünün bulunması gelecek sezona yönelik değerlendirilmesi gereken en çarpıcı veridir.

Fenerbahçe sezon başında 4.2.3.1'i nasıl oynuyordu, sezonu nasıl bitirdi? Arkası bir sonraki postta...

Noat Samisa

10.06.2010

Hiç yorum yok: