Daum'la ve Daum'dan Sonra #2

Fenerbahçe'nin sezon başındaki oyun planını anlamak için Diyarbakır deplasmanında Kazım'ın attığı gole bakmak gerek. Oyun tarzı itibariyle içe çalım atabilen, sıklıkla sol iç koridoru kullanmaya çalışan Andre Santos, sol iç koridora giren Emre'yi görür. Emre de bu maçta üstlendiği Alex rolünün gereğini yaparak kendine pozisyon yaratır. Ters kenarın uzak forvet oyununu bilen Kazım da kendini çok güzel boşa çıkararak hücum setindeki görevini layıkıyla yerine getirir. Güzel bir gol vuruşuyla bu güzel set oyununu sonuçlandırır:

Antalya deplasmanında ise soldan başlayan bir atakta yine ters kenardan gol koşusunu yapan Kazım, Alex tarafından ödüllendirilir. (Video) Galatasaray maçında ilk Alex golünde yine atak soldan gelişmiş, Kazım'ın santrafor oyunuyla şekillenen atak Roberto Carlos'un sol iç koridordan yaptığı boş koşuyla Fenerbahçe'yi öne geçirmişti. (Video) Alex başlı başına sayısız hücum opsiyonu sahibi bir oyuncuydu, hem uzak forvet oyununu, hem de uzak demarke vaziyetteki adam bulmayı çok iyi biliyordu. Sezon başı Alex'in tahmin edilemez yaratıcılığının yanına sol kenar temelli, sağ kenardaki uzak forvet oyununu hedef alan setler dizayn edilmişti. İdeale yakın 4.2.3.1 şablonu kullanılıyordu. Ama sonra işler değişti:

İlk kırılma, Gaziantep deplasmanında yaşandı. Son 20 dakika Kazım'ın umursamaz oyunu nedeniyle çöken sağ kenar Gökhan Gönül'ü perişan etti. Yerine giren Bekir de sola üç oyuncuyla giren rakibe karşı tutunamadı ve mağlubiyet geldi. Ertesi hafta Galatasaray'a karşı daha sert bir takım sahaya çıkmış, sağ kenardaki delik Mehmet Topuz'la kapatılmıştı. Kazım ise eldeki golcülerden çok daha iyi durumda olduğu düşünülerek santrafora konuldu. İkinci kırılma noktası da budur. Artık Kazım'ın uzak forvet rolü bitti ve kazanan takımın sağında Topuz vardı. Alex'siz Kayseri deplasmanında eski düzene geri dönülür gibi oldu, ama yine sonuç alınamadı. Akabindeki Beşiktaş maçında Kazım yine santrafordu. 0-3'lük mağlubiyet bir başka telaş yarattı. Skandalların adamı Kazım, bu maçta gördüğü kırmızı kart sonrası takımdan uzaklaştırıldı. Üçüncü kırılma da burada yaşandı. Uzak forvet rolü Gaziantep deplasmanında son bulan Kazım'ın başarılı olduğu santrafor rolü de İnönü'de bitti.Dördüncü ve en sert kırılma, Kadıköy'de seyircisiz oynanan Kasımpaşa maçında yaşandı. Futbolcular istedi, Daum yaptı. Artık fazla seçeneği kalmamıştı. Kasımpaşa'ya karşı bu sezon ilk ve son kez takımı baklava orta sahayla kurguladı, çift santrafor kullandı. Sonuç: Yalnızca 5 günlük hazırlıkla sahaya konulan bu yeni şablon, bu düzenin ligimizdeki tek ve iyi bir temsilcisi olan Kasımpaşa'ya karşı adeta çakıldı. Kasımpaşa en iyi bildiği oyunu, kendisi gibi oynamaya çalışıp beceremeyen, dağınık Fenerbahçe'ye karşı harika oynadı. Sezonun geri kalanında kullanılma olasılığı bulunan bu şablon, bu maç sonrası günah keçisi ilan edilerek dipsiz kuyuya gönderildi. Daum bir daha çift santrafor kullanmadı. Kazım sonrası elde uzak forvet rolünü oynayacak bir başka oyuncu olmayınca, devre arası da takımın ihtiyacıyla alakasız Gökhan Ünal transferi yapılınca eldeki seçenekler sıfırlandı. Roberto Carlos'un gidişi Andre Santos'u sol beke çekti ve kendiliğinde oluşan şartlar yeni takımı oluşturdu. Artık tek gerçek kazanan takımdı.

16. maç haftasındaki Ankaragücü maçı, Özer-Emre-Cristian-Topuz dörtlüsünün ilk kez ilk 11'de başladıkları maç olması hasebiyle dikkate değer. Eskişehir deplasmanından mağlup dönen Fenerbahçe, bu dörtlünün birlikte sahada yer aldığı iki maçı art arda kazandı. İkinci yarıyla birlikte takıma giren Uğur Boral nitelikleri itibariyle takımın hücumlarına çeşitlik katabilecek bir oyuncuydu, ama Sivasspor maçı sonrası yaşadığı sakatlık bu seçeneği de yeniden ortadan kaldırdı. Yedinci ve son kırılma Lugano-Bilica ikilisinin geri dönüşüdür. Bu sayede savunma hattında denge kuruldu.

Fenerbahçe'nin sezonun son bölümündeki takım tertibi, Zico'nun CL çeyrek finaline ulaşan 4.2.3.1'ine de Bursaspor'un zirve yolunun temelini oluşturan 4.2.3.1'e de benzemiyordu. İBBSpor mağlubiyeti sonrası oluşan yeni takım, üçlü orta saha ya da baklavalı düzenden sağ-sol iç mevkilerine uygun oyun karakterine sahip iki kenar adamı barındırıyordu. Özer ters kenarda sürekli içe katediyor, Topuz da sağ ön için zayıf kalan yaratıcılığına ek olarak uzak forvet oyununu bilmeyince ve Guiza da oyun tarzı gereği yalnızca bir tek opsiyon sununca Fenerbahçe tamamen Alex'in üzerine kaldı. Fenerbahçe artık tamamen savunma karakterli bir takımdı, gol yemedikçe Alexya da duran toplar işi hallediyordu. Baklava orta sahanın setlerini oynamaya çalışıyorlar, ama ek olarak Selçuk savunmanın önünde pozisyon alıyordu. Oyunun ceza sahası önüne yığılması topsuz koşuları yapan tek adam Guiza oldukça üretkenliği azalttı. Takımın boyu uzadı, hızı düştü. Kupa finali bu düzenin iflası oldu.

Aşırı pragmatik takım tertibiyle kupada finale ulaşan ve sezonun son maç haftasına lider giren Fenerbahçe neleri gelecek sezona taşımalı, neleri unutmalı?

Devamı serinin son postunda...

Daum'la ve Daum'dan Sonra #1

Noat Samisa

10.06.2010

Hiç yorum yok: