DK 2010: 3. Gün

Günün ilk maçına 90 dakika tahammül etmek kolay değildi. Ama her maçtan epik hikayeler çıkmasını beklemek anlamsız olacağından bu şölenden alacağımızı alarak devam ediyoruz. Gündüz vakti oynanan iki maçta Orta Avrupa takımları klasik 4.4.2'nin bugün zirve futbolda demode olduğunu kanıtladılar. Yerli hocalarıyla artık eskiden kaldığını söyleyebileceğimiz şablonları kullandılar. Oyuncularına artık işlemeyen roller biçmişlerdi.

Slovenya çok katıydı ve yalnızca Novakovic'in ayağına bakıyorlardı. Şu yapıda çift merkez santraforun maç boyu sırtı dönük top alma çabasının golle sonuçlanmasını beklemek loto oynamak gibi. Kenar oyuncuları düz ayakla oynuyorlar, ama yeterince yaratıcı olmayınca oyunu genişletemiyorlardı. Bekler bu yüzden neredeyse hiç çıkamadı. Cezayir de maça benzer bir yapıyla başlayınca ilk yarı çok sıkıcı bir maç oldu. Devrenin son 10 dakikası Cezayir'in üçlüye geçişiyle Belhadj sol kenarda öne çıktı ve daha çok topla buluştu. İkinci yarı oyun biraz hareketlendi ama kırmızı kart olmasa gol için bir 90 dakika daha yetmeyebilirdi. WBA'in önüne koyduğu yeni sözleşmeyi imzalamayınca kontratının bitimine 1 yıl kala kapı önüne konan Robert Koren'in yaptığı sıradan vuruş, topun garipliği ve kaleci hatasıyla birleşti. ABD'yi yenmeleri büyük sürpriz olur ama eğer başarırlarsa son maçı sadece İngiltere için oynarlar. Şu ana kadarki en az sürpriz futbolu oynayan takım Slovenya.
İkinci maçta iki Sırp hocanın karşılaşmasında kazanan Milovan Rajevac oldu. Antic'in Krasic'in kötü performansını hesap etmesi çok kolay değil. Sorun fizikiyse eğer bunu idmanlarda anlamak mümkün olabilir, bu seviyedeki antrenörler grup yönetim becerisine mutlaka sahip olduklarından oyuncularının mental sorunlarının da farkına varabilirler. Sorun bu ikisinden biriyse Krasic'in bugün 90 dakika sahada kalması skandaldır. Ama bir de ''gününde olmak'' diye bir kavram var. Krasic sayısız top ezdi, Antic'in A planına uygun hiçbir etkinlik yaratamadı. Krasic işlemeyince uzak forvet oyununu bilen kenar adamı Jovanovic de etkili olamadı. Kenarlar çalışmayınca bekler de oyuna katılamadı. Takımı pasla Gana'yı bozamayınca Antic henüz 10. dakikada B planına geçerek klasik 4.4.2'den vazgeçti. Zigic'i orta sahaya yaklaştırarak onun indirdiği toplarla daha az adamla hücum bölgesinde bulunrarak da olsa kenarları çalıştırmaya çalıştı. Pantelic'in rolü değişmeyince bu da iyi sonuç vermedi. Maç boyu ürettikleri iki pozisyondan biri Pantelic'in insiyatif alarak oynadığı gezgin santrafor oyunu. Diğeri ise Lazovic'in ekstra çabası. Bunlar önemli.Taç çizgisini kullanan iki kenar adamı ve çift santrafor çoktan beri 4.2.3.1 ve trend 4.3.3 tarafından mağlup ediliyor. Bu maç onun bir başka kanıtı oldu. Bireysel yaratıcılıkta geçerli olan ''gününde olma'' kavramı mekanik yaratıcılıkta geçersizdir. Daha akıcı olmaları gerek. Pantelic'i ikinci santrafor olarak kullanmalı ya da Krasic'i ortaya çekip Lazovic üzerinden uzak forvet oyunu oynamalılar. Yoksa yetenekli oyuncuları Krasic ve Jovanovic gününde olmadığında ya da pasifize edildiklerinde takımca sıradanlaşıyorlar. Orta sahada Gana hep 1 fazlaydı. Topu kolay kazandılar, orta saha üstünlüğüyle sürekli aktif taraf oldular. Lakin rakip kale önündeki akıl yeterli olmayınca çok sayıda ham atağı olgunlaştıramadılar. Oyun üstünlüğünün karşılığını rakipten sayıca da üstün kalarak aldılar ve Kuzmanovic'in anlamsız penaltısıyla skoru da elde ettiler. Savunma temelli 4.1.4.1 ile eğlenceli futbol oynuyorlar. Avustralya'nın rezil oyunu sonrası D grubunda birkaç adım öne çıktılar.
Almanya'nın şu ana kadar izlediğimiz 16 takım içerisinde en etkileyici futbolu oynadığına şüphe yok. Lahm-Müller'den oluşan sağ kenara bazen Mesut, bazen Khedira, bazen Schweinsteiger girdi; bir ara 5 beyaz formalı öyle sağ kenarda öyle estetik işler yaptılar ki tüm Avustralya savunması bu güzel şovu seyre daldığından ofsayt kuralını unuttu! Pim Verbeek takımın boyunu kısaltma çabasında bir şeyleri yanlış yapıyor belli ki. Önde basarak presle rakibi bozmaya çalıştılar ama Lucas Neill kaç kez yarı saha ortasında sarkık kaldı ben sayamadım. Muhteşem kenar setleri oynayan ve kadrosunda Mesut Özil gibi bir üstün futbolcuyu bulunduran Almanya'ya karşı direnmek kolay değildi evet, ama bu şekilde imkansızdı. Cahill'in faydalı olamadığının farkında olduğu bir maçta oyundan atılması sürpriz değil. Joachim Löw futbolculuk geçmişi zayıf antrenörler grubunun bir üyesi olarak da farkını gösteriyor. Bugün izlediğimiz futbolun üzerine duran toplarda alan savunması uygulattığını görünce Almanya'yı daha bi' sempatik bulur oldum.

Avustralya bugün santraforsuz oynamaya çalıştı. Bunu doğru uygulayabilmek için çok özel oyunculara ihtiyacınız var. Santraforun feyk koşuları, sırtı dönük aldığı toplarla eşleşmeleri değiştirmesi olmadan santrafor varmışçasına alan boşaltabiliyorsanız, hızlanabiliyorsanız adını 4.6.0 koyabilirsiniz. Ama pratikte birkaç zirve takım ve zirve hoca hariç başarılı olması bugün mümkün değil. Sık sık uzak forvet oyunu ve ikinci forvet diyoruz, burda ihtiyaç takıma hareketlilik kazandıracak bir özel oyuncudur. Keza Slovenya ve Sırbistan'ın hücumdaki sorunu için iki statik santraforun ve santraforlarla etkileşim kuramayan etkisiz kenar adamlarının takımı katılaştırması dedik yukarıda. Şu ana kadar üçlü savunmanın yükselişi ve Meksika'daki bambaşkalıktan bahsediyoruz. Bunun yanı sıra 4.2.3.1 ve 4.3.3'ün hakimiyeti sürüyor. Kuzey Kore ve Brezilya ikinci 16'da bu açıdan en çok merak edilen takımlar. Bakalım turnuva devam ettikçe daha neler göreceğiz?

Slovenya 1-0 Cezayir
Gana 1-0 Sırbistan
Almanya 4-0 Avustralya

DN: Twitter'da pişiyor, bloga düşüyor: http://twitter.com/ns_blog

Noat Samisa

14.06.2010

Hiç yorum yok: