DK 2010: 4. Gün

Her şeyden önce Hollanda eğer kupa kazanmak istiyorsa tek tip oyuncu yetiştime fikrini esnetmesi gerekiyor. Bugün sorun oluşturan Sneijder-van der Vaart ikilisinden biri yerine orta sahada takımın genel kalitesine uygun bir oyuncu olsa her şey bambaşka olabilirdi. Van Bommel'den önce Engelaar vardı ve Hollanda Euro 2008'de yine bugün görülen sorunların benzerini taşıyordu. Hiddink'in Rusya'yı turnuvada ilk kez 4.3.3 kurgulamasıyla Hollanda dağılmış, doğru kullanılmayan Kuyt'ın kanadı tek bir oyuncu tarafından otobana çevrilmişti. İleriki maçlarda başka Zhirkov'lar da çıkabilir ve kompakt bir 4.3.3 takımına karşı Hollanda'nın ayarı bozuk 4.2.3.1'i dağılabilir. Savunma tandemindeki kalitesizlik ayrı dert, ama Robben, Sneijder, van Persie ve Kuyt'tan oluşan hücum dörtlüsünün ne göstereceklerini tahmin etmek imkansız. Bugün sol kenarda van der Vaart yalnızca içe kaçarak oynamaya çalıştı, kendi oyun tarzı gereği buna mecburdu. Ters kenarda ise Kuyt anlamsızca çizgiye çakılmıştı. İki kenar adamı da yanlış rolde olunca oyun dar alana sıkıştı. A planı Robben üzerine kurulu olan Hollanda'nın B planı işlemedi, Danimarka geride pozisyon alan senkronize 4.1.4.1'i ile Hollanda'nın pas trafiğini bozdu. İlk yarı Bendtner üzerinden iki de pozisyon bularak kendi oyun planlarını başarıya ulaştırdılar, ama skor gelmedi.

Bir şans golüyle skor alındıktan sonra oyun Hollanda'nın kontrolüne geçti. Hamle yapması gereken taraf artık Danimarka'ydı. Bendtner'ın 90 dakikayı tamamlayacak durumda olmaması nedeniyle 60. dakikada oyundan çıkmasıyla maç Danimarka için sona erdi. Hollanda ise Elia'nın sol kenarı çalıştırmasıyla işi bitirdi. Robben yokken Elia ya da Babel tercih edilmeli. Van der Vaart ise Sneijder'i yedekleyebilir. Robben döndüğünde ileri üçlünün RVP ve Kuyt'la tamamlanması Hollanda için en uygun çözüm gibi görünüyor. İşlerin yolunda gitmesi için De Jong ve van Bommel de her maç kendilerini aşmak zorunda.

Hollanda 2-0 Danimarka

Kamerun takımı Dünya Kupası tarihine geçecek kadar niteliksiz futboluyla turnuvanın hayal kırıklığı olmuş durumda. Kadro tercihindeki gariplik saha içi düzen bozukluğuyla birleşince ortaya çok sıkıcı ve aciz bir takım çıktı. Le Guen takımını uzun süredir baklava orta sahayla kurguluyor, ama bu kez orta sahadaki eğreti yapıyla birlikte üç merkez santrafor gibi epey anlamsız bir görüntü oluştu. Savunma hattı ve bekler baklava orta saha arkasındaymış gibi oynarken rolü belli olmayan Eto'o kafasına göre oynuyor gibiydi. Sağ beke hapsedilen M'Bia'nın şutu maç boyu Kamerun adına en önemli pozisyon. Bu bile durumun vehametini anlatmaya yeter. Karşı tarafta ise bir başka ayarsız takım vardı. Devşirme sağ bek M'Bia'nın hatasıyla buldukları gol harici üretken olamadılar. Endo ve Hasebe takımın en güçlü ikilisi. Kenarlardaki yaratıcılık zayıf olunca Matsui'yi ters ayakla kullandılar, gol de bu sayede geldi. Daha önce Nakamura'nın ayağına baktıkları gibi şimdi de Honda'ya yaslanıyorlar. Danimarka iki takımdan da daha iyi olduğunu gösterdi, ama Japonya puan avantajıyla artık bir adım önde.

Japonya 1-0 Kamerun

Günün son maçında Danimarka benzeri futbol oynayan bir başka takım Paraguay son şampiyondan puan aldı. Pirlo'suz yaratıcılığı sınırlı olan İtalya'ya karşı merkez santrafor kullanmadan, hareketli forvetlerle 4.4.2 oynadılar. Hücum opsiyonları kısıtlıydı, golü duran toptan üreterek İtalya'yı zora soktular. İtalya oyunu Zambrotta-Pepe üzerinden oynayıp tamamı öne destek verebilen orta saha adamlarının dalışlarından faydalanmak istedi, ama Paraguay rakibin sağını bazen üç oyuncuyla kapattı. Maggio yerine Cristico tercihini bu şekilde değerlendiriyorum. Hazırlık maçlarının aksine Iaquinta sola geçmişti. Halbuki Maggio'ya oluşturdukları ikili zaman zaman orta sahadan gelen destekle gereken yaratıcılığı sağlayabilirdi. İtalya 4.2.3.1 üzerinden devam ediyor. 2006 DK'ya 4.4.2 başlayıp, De Rossi'nin kırmızı kartı sonrası şablonu değiştirmişlerdi. Bu kez B planı 4.4.2'ye dönüş olarak görünüyor. Paraguay ise kaleci hatası haricinde duran toplardan da kolay gol yemeyecek bir takım. İkisinin de ikinci tur bileti Slovakya'nın elinde.
İtalya 1-1 Paraguay

http://twitter.com/ns_blog


Noat Samisa

15.06.2010

1 yorum:

Spooky dedi ki...

Bence Kuyt'un çizgiye çakılı kalması, ki Benitez'in onu tamamen çizgi üzerinde kullandığı maçları da hatırlıyorum; veya van der Vaart'ın kötü ve anlamsız tercihleri değil Hollanda'nın sorunu. Kuyt çizgide kalsın, tamam; ama buna göre hazırlanmış bir hücum çalışılmış bir set yoktu. van Persie'nin Arsenal'de girdiği pozisyonları, koştuğu alanları ve verdiği pasları göremedik. Formsuzluk dışı bir belirsizlik vardı sahada. Sanki zaten yeteneklisiniz, 4 kişi ilerde gol atarsınız denmiş gibiydi.

Belki Hollanda klasik futbol stilinin dışına çıkıyor kupa kazanmak için ama Hollanda kimliğinden de uzaklaşıyor. Hücum edemeyen Hollanda mı olur? van Basten Euro 2008'de biraz daha savunma ve kontrolü enjekte etmişti takıma ama turnuvanın en zevkli maçlarını izletiyordu o takım bize. Bu turnuvada ise bu işin dozu kaçmış ve vasat bir takıma dönmüş gibiydi Hollanda. Umarım sorunları çözer, düzgün kararlar alır ve işleyen bir takım olurlar.

Kamerun'a gelince Eto'o ön libero mu oynadı, kanatlara mı geçti yoksa forvet arkası mıydı belli değildi? Le Guen hiç Barcelona veya İnter maçı seyretmemiş herhalde. Gerçi Afrika takımlarında var bu sorunlar. İyi oyunculardan kurulu takımlar milli takım çatısı altında organizasyonsuz garip bir hal alıyorlar.