İngiltere 1-0 Slovenya

Cezayir beraberliği sonrası İngiltere'de herkes bir çözüm yolu sundu. John Terry bile Capello'yu kendi çözüm yoluna inandırmaya çalıştı. Kimi saha dışı sorunlara dair fikir üretti, kimin sorunların saha içinde olduğunu iddia etti. İngiltere'nin bu turnuvaya final iddiasıyla gelmesi, parçaların oluşturduğu uyum ve ahengin sonucuydu, yoksa geleneksel İngiliz oyun tarzı final adayı olmaya yeterli değil, bunu geçen 40 yılda yeterince kaybederek ispatladılar. Heskey çok konuşuldu, ama bu takımın final iddiasının en önemli dayanaklarından biri onun elemelerde oynadığı futbol ve Rooney'le kurduğu harika birliktelikti. İlk iki maçta A planının çalışmaması Heskey'e değil, çokça ilk maçta Barry'nin yokluğuna, ikinci maçta da Cezayir'in üçlü savunmasının Lennon'ı bitirdiği ortamda temposuzluk nedeniyle ortaya çıkan yeni arızalarla ilişkiliydi.Defalarca İngiltere'nin ''neden bu kez daha güçlü?'' olduğundan bahsettim. Geçen maç yazılarında ve turnuva öncesi preview'lerde sürekli tekrar ettiğimden uzatmayacağım. Barry'nin önemi bugün Lampard ve Gerrard'ın oyunuyla ortaya çıktı, James Milner da sağ kenarı çalıştırınca gol geldi. Şablon üretimi, son 2 yılda sürekli attıkları gollerden birini buldular. Milner-Lennon farkında biri topu ayağına istiyor, öteki ise boş koşuları daha sık yapıyor. Lennon hızıyla eşleşme sorunları yaratırken, Milner çok daha isabetli ortalar yapabiliyor, paslar atabiliyor. Bu sezon oyun görüşünü de çok geliştirdi, bugün oynadığı oyunla formayı tapulamış olmalı. Rooney'nin formsuz olduğu şu ortamda oyun planında yapılacak küçük değişikler gerekiyordu, fakat hazırlık döneminde Barry'nin sakat oluşu tüm bu denemelere imkan tanımadı. Capello hazırlık maçlarında sürekli Barry'sizliğe çözüm yollarını denedi, ama Glen Johnson'ın kötü oyunu, Barry'nin tutukluğu ve Rooney'nin formsuzluğuna turnuva öncesindeki Barry'sizliğin yarattığı büyük sorunlar nedeniyle ancak üçüncü maçta çare bulabildi. Keza kaleci seçimi... Bir diğer deyişle kontrollü deney yapma imkanı bulamadı.Sezonu iyi geçiren Defoe ve Milner günün fark yaratan, arızları tolere eden adamları oldular. Sezon formu önemlidir, özgüveni de etkiler. Rooney belli ki huzursuz, bugün tam hazır olsa maç en az 3-0 biterdi. Glen Johnson dalgalı sezon seyrinin bir kopyasını maç içerisinde dahi sergiliyor, ne yapacağı hiç belli değil. Barry'nin pasları yeterince isabetli olmasa da Lampard ve Gerrard'ın onun varlığıyla doğru rolde oynamaları dahi yeterli. Slovenya ise umudunu son dakikaya kadar taşıyarak kendini başarılı kılıyordu ki Donovan hayalleri yıktı. Kirm ve Birsa iyi piyasa yaptılar.İngiltere bugün yaklaşık yarım saat çok iyi oynadı. Milner ve Barry'le topa daha çok sahip oldular, pas ve tempo yapma imkanı buldular. Özellikle 50-60 arası oyun mükemmeldi. Kısa periyotta oynadıkları oyun, turnuva öncesi konulan final hedefinin çıkış noktasıdır. Elemeler neredeyse her maçta belli periyotlarda böylesi tempolu ve akıcı oynadılar. Bu oyun formatı güçlü rakiplere karşı da etkili olacaktır, tabii yine hücumda krize girilmezse. Donovan golü artık ''hata'' kelimesini İngiltere takımının sözlüğünden çıkardı. Akşam Almanya kazanırsa son 16'da erken yarı final var, Almanya-İngiltere. Sonrasında turlayan ise Arjantin'in kucağına düşecek. Artık bu maçta 50-60 arası oynadıkları hücum oyununu çok daha efektif oynamak zorundalar. Daha dengel, daha tempolu ve daha iyi olmalılar. John Terry de artık sadece topuna baksın, bugün yaptığı hatalarla yine bir faciaya sebep oluyordu.

Noat Samisa

23.06.2010

8 yorum:

alper dedi ki...

İngilizleri kırmızı formayla gördüğümde çok şaşırdım.kırmızı şeytanlarmı acaba diye düşündüm.ne de olsa manu ingilizlerden daha güçlü kanımca.:)

geçmiş iki maça göre daha iyi gözükmesinin belli başlı sebebi olarak topa daha fazla sahip olup hükmetmeleri olduğunu düşünüyorum.gerçi maç sonu istatistiklere bakmak lazım yine de.topu rakibe verdiklerinde iyi bir takım değiller.çünkü terry bile olsa defans hatları hataya he ran hazır bir görünümde.neden bilemiyorum.oysa tek tek hepsi iyi oyuncular ama.
barry'i yine beğenemedim pek.vardır bir bildiğiniz diyeyim beklemeye devam edeyim.:)umaırm almanya grup lideri olur.ingilzileri amerikalılardan daha az tehlikeli rakip olarak görüyorum almanyaya çünkü.sizce???

Noat Samisa dedi ki...

Alper,

Evet, maç esnasında twitter'da bu durumdan bahsetmiştim. Bu maç gruptaki üç maçı içerisinde İngiltere'nin topa en çok sahip olduğu maçtı.

Amerika da çok tehlikeli takım ama İngiltere-Almanya maçlarının geçmişi ve epik hikayeleri yeter. :)

winston barian dedi ki...

ne büyük bir dramdır ki ingiltere milli takımının kaptanı kendi mevkisinde oynamıyor. acaba bu konuda ne düşünüyor? ümit özat'a danışmış mıdır? oyunun gole kadar olan kısmında rooney'e yakın oynaması ardı ardına pozisyon kazandırınca bir liverpoollu olarak torres-gerrard dizilişinin neden rooney-gerrard olarak uygulanmadığını düşündüm. fena olmaz mıydı? rooney-cole değişikliği yerine defoe çıksa gerrard öne kaysa takım daha az çorba olmaz mıydı?

şambalici dedi ki...

rooney kendini bulamazsa (ki bu haliyle bile bir topu direkten döndü) almanya karşısında işleri zor bence, birisinin ekstra bir iş yapması lazım, belki gene milner olur bilemem. bir çok kişinin aksine ilk maçtan beri almanya'yı çok beğenmiyorum ama ingiltere bu haliyle tabii ki almanya'nın gerisinde. ingilizler iyi oynadıkları kısa dönemde göz boyadılar ama o ayrı, dendiği üzere o hali genele yayarlarsa çok acayip olur. zira bu almanya öyle "maçlar 90 dakika kazanan almanlar hede hödö" almanyası değil. brezilya hariç beni öyle ikna eden bir takım da yok daha.

varol döken dedi ki...

soru 1- IT odasında izlediği maçtan ne anlar insan?

soru 2- sanki 90 dakika full izlesem anlayabilecek miyim?

soru 3- cumartesi akşam hangi maç var, etaplıyor muyuz?

Noat Samisa dedi ki...

Elcevap;

1- Kablolara, düğmelere baka baka futbolun dinamiklerini çözer.

2- Anlarsın, sadece az içmen lazım.

3- 5'te bizim çocuklar, Güney Kore var. Sonra ABD-Gana. Ama asıl maç pazar 5te, o maç da Etap'ı aşar: İngiltere-Almanya :)

Flying Dutchman dedi ki...

arada kasaba et almaya giden adamın maç izlemede işi olmasın

varol döken dedi ki...

adamı bakkala yollarım!