İngiltere 1-1 ABD

Carson, Robinson, James, Seaman, Woods... son 20 yıldır hep imkansızı kurtarıp, hiç hesapta olmayan golleri yediler. Şurada bahsetmiştik, Green ve Hart da aynıydı. Aslında hepsi birbiriyle bağlantılı. Capello'nun neden Barry'i Gerrard ve Lampard'dan önce tahtaya yazdığı da kaleci sorunuyla bağlantılı. Bugün ''Ajax altyapısı'' diye bir kavram biliriz biz, uğruna yazılmış kaç kitap olduğunu ise ben bilmem; okuduğum kadarını bilirim. Bugün Hollanda ulusal takımına bakıldığında Sneijder ve van der Vaart görülür, ama arkasını ancak De Jong'a toplatırlar. Euro 2008'de Engelaar vardı, şimdi van Bommel. Hollanda'yla İngiltere bir noktada buluşurlar. Zamanında kazandıkları başarılar her iki ülkenin geleceğine de dinamit koydu. Her mevkiye özel üretim tek tip oyuncu yetiştirme fikrinin ortaya çıkardığı dengesizlikler kulüp takımlarında parayla halledilir ama artık Ajax altyapısı-Hollanda birlikteliğinde bir ezberin çoktan bozulmuş olması gerekiyor. Aynısı ve çok daha fazlası İngiltere için geçerli. Cech, van der Sar, Almunia, Gomes, Given, Reina, Howard... Premier League'in ilk 8'inin kalecileri. Hesap basit, James, Green, Hart üçlüsü, CL ve Europa League için yeterli görülmedikleri halde Dünya Kupası'na gittiler. Öte yandan Gerrard ve Lampard klasik orta sahanın British model elemanları olsun diye akademiden mezun edildiler. Önce Houllier, sonra da Benitez ki bu ikili Kıta Avrupalı, futbolculuk geçmişi zayıf hocalar kümesinde buluşurlar, Gerrard'ın seri üretim futbolculardan bir farkı olduğunu gördü. Gerrard bir hücum oyuncusu oldu, geçmişi en az 5 sene. Lampard bu sezon Ancelotti'yle bambaşka bir adam oldu. Artık o da başka bir sınıfta. Steve McClaren'ın Twente'yle kazandığı şampiyonlukta hikaye tersten yazılır, geniş planda fark yalnızca bu. Ama ulusal takımda Lampard-Gerrard orta sahası hala geçerli sayılıyor. Brezilya'da Kaka-Elano'nun orta saha ikilisini oluşturması ile Lampard-Gerrard orta saha ikilisinin oyuncuların takımları için önemi baz alındığında birbirinde pek farkı yok. Bu sezon 31 gol 17 asist yapmış bir adama ''sen savunma önünde dur'' denir mi? Bugün denildi.
Barry varken olanlar bugün olmadı, diyerek bir cümlelik özet mümkün. Hazırlık maçlarında ne görüldüyse aşağı-yukarı aynı şeyler görüldü. Elemeler ve hazırlık dönemine ilişkin pek çok yazı blog arşivinde durur, sıklıkla aynı şeylerin değişen koşullara yansımasından bahsedilmiştir. Bugün Barry'siz işlemeyen A planında muhtaç kalınan Heskey görevini çok iyi yaptı. Crouch'un boyu hemen pivot santrafor sanrısını beraberinde getiriyor, ama Heskey'nin yaptıklarını yapamaz. Cepheden gelen toplarda kalçasını kullanmada değil, yandan gelen toplarda pozisyon almada başarılıdır. Heskey stoperlerden birini üzerine çekip savunma hattının ortasında boşluk yarattı ve oraya giren Gerrard güzel asisti golle ödüllendirdi. Barry sahada olsaydı oraya Lampard girecek, Gerrard ise hani şu Lennon'ın son çizgiye indiği ama kale sahası uzak köşesindeki adamı arayıp bulamadığı yerde olacaktı. Bugün İngiltere adına Heskey üzerinden gelişen uzun top-santrafor oyunu ve bir noktaya kadar Lennon'ı kullanmaya yönelik setlerde etkinlik sağlandı. Ama sol kenar faciası her şeyi birbirine karıştırdı. Barry'siz kısa yorgan gibi bir takımlar ve daha iyi bir planları yok. Bu kez sol kenar açık kaldı, Donovan'ı kollayayım derken Cherundolo'yu hesaba katmayan James Milner berbat oynadı. En son Newcastle'da sol kenarda oynamış olmalı, ama aksadığı tarafın savunma olduğunu düşünülürse bu sezonun en özel adamlarından biri olan Milner'da da yolunda gitmeyen bir şeyler var. Capello yine umulmayanı yaptı. Aksayan Milner'ın yerine gayet kötü bir sezon geçiren SWP'yi koydu. SWP şaşırtmadı, o da gayet kötü oynarak ihaleyi Capello'nun üzerine bıraktı. Seçici olmak böyle bir şeydir. Sebebini sadece kendinizin bildiği bir seçim yapıyorsanız eğer, sizden sonuç isteyenler başarısızlık halinde tepenize çöker. Bu yaşanması gereken bir sonuçtur. Neden Walcott ya da Adam Johnson değil de SWP?

Maça bakıldığında İngiltere pek tabii kazanabilirdi. Robert Green'e rağmen rahat kazanabilirdi, ama net gollük pozisyonları değerlendiremediler. Burada dikkat çektiğim nokta bu seferki İngiltere sıradan değildi. Tarihinde iki kez ulaşabildiği yarı finali dahi başarı saymayacaktı. Ama bu hali sıradan. Eski arızalarını sırtında taşıyor. Sakatlıklar, skandallar, formsuzlar derken yeni sakatlar ve formsuzlar dalgası bu maçta kendini gösterdi. Ledley King'in bu kez dizi değil kasığında sorun varmış. Carragher en geç Slovenya maçında sarı kart göreceğinden Upson kendini hazır tutmalı. Milner bu akşamda sonra bir daha düşünülmeyebilir. Kulübede takım elbiseyle poz veren Beckham sahada olsa ne olurdu? Belki son yarım saatte iki iyi orta yapardı.
Amerika iki uzak forvet karekterli oyuncuyu (Dempsey ve Donovan) kenarlara koyup, rakip stoperlerin başına iki santraforu dikerek 4-2-4 oynadı. Kenarlardaki oyuncular çok özel adamlar olunca adını 4.4.2 koysak da farketmez. Son bölümde rakipten daha diri kaldılar. İngiltere'nin gol yapamadığı pozisyonlar sonrası yakaladıklar kontraları değerlendirebilseler 3 puanla başlayabilirlerdi bile. 1950'nin anısı bugünü kovaladı ve soccer'cılar football'dan istediği 1 puanı aldı. Gareth Barry'nin takıma girmesi İngiltere'de pek çok taşı yerine oturtur, bugün yarım kalanlar tamamlanır. İngiltere büyük turnuvalarda sonuç alamayan geleneksel oyun tarzı bu sayede trend futbola birleşir. Capello bu yüzden orada. Barry olmasa da halledebiliriz, Gerrard orta sahada iyidir, Milner önemlidir, Heskey yücedir... diyerek sadece güven ortamını sürdürmeye çalışıyor. Yoksa elbette o da tüm arızaların farkında. Bugün için 1-1'lik sonuç ''yine olmayacak herhalde?'' sorusunu yeniden gündeme getirdi.

https://twitter.com/ns_blog

Noat Samisa

13.06.2010

4 yorum:

geloraptor dedi ki...

Hem yazı hem de maç için teşekkürle başlayayım. Söylenecek şeylerin çoğunu söyleyip bize bir şey bırakmamışsın da ben de araba devrildikten sonra yol gösterenler kervanına katılayım. milner-swp değişikliğinden pişman olmuştur kanımca Capello. O dönem otobana dönen kanadı oyuncu değişikliği yerine taşların yerini değiştirse daha verimli olurdu gibime geliyor. Barry dönünce olacağı yere en azından devre sonuna kadar Milner'ı koyup Gerrard'ı onun yerine çekseydi, hem Lampard'ın hem de Gerrard'ın verimi artardı sanki. Böylece ikinci yarıda bir değişiklik hakkı daha kalırdı elinde. Joe Cole'u sürebilirdi sahaya bu sayede. Son olarak da adam Johnson'ı sırf sunderland'e attığı golden almak gerekirdi kadroya ki daha başka sebepler de rahatlıkla sayılır.

sozcelykk dedi ki...

swp + lennon un bir walcott etmediğini görmüştür sanırım

kenarları hiç kullanamadılar bikaç kez gerrard ın kişisel becerisiyle kestiği toplar dışında onyewu yu rahatsız edecek yüksek postta top gelmedi gelenleri de bikaçı dışında sönümlemeyi başardı.

heskey çıkıp yerine trt spikerinin tabiriyle ''kıroç'' girdiğinde 'aha runi olmadı şimdi yunanistan taktiğine dönüyorlar' demeyen yoktur sanırım .

ingilterenin önünde toparlanmaları için ciddi bir vakit var zira kupanın en kolay grubunda lider bitirmemeleri mucize olur peki ya ondan sonra napar nederler diye düşündüğümde bu rotasyonla çeyrek finalden ilerisi imkansız gibi.

greene çok üzüldüm ayrıca , insan bi salla olum olur böle şeyler diye moral verir tüm defans hmnaski havasındaydı

şambalici dedi ki...

swp yerine walcott olsa da fark olmazdı, esas problem kanatlarda değil orta saha göbeğinde. resmen kara delik gibi takımın bütün oyun planını yutuyor. capello'ya taktik öğretecek kadar kendimi kaybetmedim ama ben olsam ne yapardım diye düşünmeden duramıyorum. noat yazmış zaten gerard-lampard'ın arkasında muhakkak birisi olması gerekiyordu. görüyorsun işlemediğini, al carrick'i bari az biraz işlesin takım. hatta ben olsam swp'i çıkarır crouch'u sokar bir çılgınlık yapar rooney'i çekerdim geriye (orta saha oynamışlığı var united'da), ileride crouch-heskey ile gol aradım ki maşallah öyle ters toplar kestiler ki rooney kafa topu almaya çalıştı alamadı heskey de boş alanda dripling yapmaya çalıştı yapamadı, tam tersini bir kere becerseler gol gelecekti. gene de barry dönerse takımın çatır çatır top yapacağı bariz. hazırlık maçlarında falan fark etmemiştim ama arjantin'in messi'ye ihtiyaç duyduğundan daha çok ingiltere barry'e ihtiyaç duyuyor, çok acayip.

Spooky dedi ki...

Heskey'i sahada görmeye devam edeceğimizi düşünerek. Gerard'ın sona kayıp Carrick'in veya Barry'nin orta sahanın ortasına geçeceği bir düzen İngiltere'nin orta sahayı daha iyi kontrol etmesini sağlar ama pas trafiği ve hücum setleri Gerard-Lampard ikilisinin sahanın ortasında olmasına dayalı, hücum çeşitliliği azalabilir bu durumda.
Heskey'i ileri uçta topları tutan dağıtan, kafa topu mücadelerine giren, kaleye sırtını döndürerek takıma zaman kazandıran bazen de kanatlara yaklaştırıp açıkları defans arkasına kaçırmaya dayalı bir sistem için kullanıyor Capello bundan vazgeçmeyebilir ama Heskey'siz bir kadroda 4-5-1 dizilişini düşünürsek Joe Cole ve Barry'e pozisyon açılmış olur. Turnuva içinde dener mi emin değilim ama daha etkili olabilir bu şekilde.