Puyol'un Golü

Devre biterken Klose'nin boşalttığı alana giren Mesut'un topuğuna yapılan Ramos müdahalesi hakem tarafından görülmedi. Net darbe vardı. İspanya golünden önce, 68. dakikada arka direkte topla buluşan Toni Kroos topun üzerine ayağının tabanıyla vurmak yerine net bir vuruş çıkarabilseydi her şey farklı olabilirdi. Evet, maç ağır İspanya dominasyonuyla geçti ama skor gelmedikçe bunun sonuca dair bir anlamı olmayabiliyor. Almanya gole kadar iki önemli pozisyon üretti, İspanya'da ise Pedro'nun şutunu sayıp, diğer uzaktan şutları çıkarırsak bu sayı yalnızca dört ve bir tanesi de duran topta Puyol kafa şutuydu. Açıkça görüldü ki bu İspanya, Euro 2008 İspanya'sından farklı. Konfederasyon Kupası'ndaki ABD yenilgisi ve bu turnuvadaki İsviçre mağlubiyeti Del Bosque'yi kazanmaya yönelik bazı değişikliklere zorladı. İsviçre karşısında sahaya ilk 11'de çıkan David Silva, bir daha ilk 11'e giremedi. Barcelona temelli bu takım, tıpkı Eto'o - Ibrahimovic değişimi sonrası Barcelona'nın geçen yıla göre hücum opsiyonlarının nsipeten azalması ve varolan hücum planlarının zarar göremesi gibi, İspanya da kenar adamı kullanmadan oynadığı maçlarda oyunu sınırlı bir alanda oynuyor. Dün rakip yeterince tehdit oluşturamayınca her iki beki, zaman zaman da Pique'yi oyuna sokarak baş döndürücü pas trafiğine ve pres gücüne ulaştılar. Ama kenarları kullanma imkanı ancak beklerin çıkışlarıyla olunca orta sahadaki bariz üstünlüğe rağmen rakip kale önünde aynı oranda etkili olamadılar. Villa'nın santrafor oyunu ve Pedro bir nebze olsun fark yarattı, ama bu hamleler de Del Bosque'nin A planında yaptığı rötuşlardı. Oyuna kimse puan vermiyor, İspanya'ya bir gol gerekiyordu. Aksi halde Almanya maç boyu çok pasif kalsa da bir serseri kontra atakla işi bitirebilirdi. İspanya'nın ihtiyacı olan gol kornerden geldi. Peki nasıl geldi?

Almanya turnuva başından beri kornerleri ve ceza sahasına gönderilmesi muhtemel diğer duran topları alan savunmasıyla karşılıyordu. Daha önce blogda detaylıca ele alınan duran top alan savunması, futboldaki her öge gibi artılar ve eksiler içeriyor. Sözkonusu yazıda ''Alan savunmasının da elbet defoları var; bu düzen, bir korner paslaşılarak kullanıldığında ve ilk top iyi uzaklaştırılamadığında kabusa dönüşebiliyor'' şeklinde bir cümle var. Almanya hem dün, hem de İngiltere'den yediği golde bu sorunu yaşadı. Matthew Upson'ın golünde İngiltere sağ köşeden bir korner kazanmıştı. Kısa paslaştılar, ceza sahasının içerisindeki 9 Alman oyuncu alan savunması yerleşimini terk edip adam paylaşma telaşındayken geriden gelen Upson kafayı vurdu. Dün ise Almanya buna çalışmıştı, kornerleri sık sık paslaşarak kullanan İspanya'ya bu imkanı vermemeye çalışacaklardı.
Şurada görülen 8 numaralı oyuncu tavşan adamdır. Penaltı noktası civarını tek başına kontrol eder. Alan savunmasındaki 4 ana aksiyon üçgeninde amaç topa ilk vuran taraf olmaktır. Tavşan adamla oluşturulan diğer üçgenler ise ikincil plandadır ve önceliği arkadan gelen rakibin pozisyonunu bozmaktır. Tesadüf bu ya, Mesut Özil'in de forma numarası da 8 ve o da dün Almanya'nın tavşan oyuncusuydu. Doğru yerleşim alan Lahm'ın Xavi-Iniesta paslaşması olursa 2'ye 1 kalmaması adına Mesut'un dışarı çıkması Puyol golünün ana etkeni oldu. Ceza sahası dışında kontra atak ve dışarı çıkarılacak toplara şut atılmasını engellemek amacıyla bekleyen beyaz formalı da bu boşluğu doldurmayınca, yol üzerinde hiçbir engelle karşılaşmayan Puyol, son süratle çıktığı yüksek topa bir kafa şutu attı ve İspanya final biletini kaptı.

Duran top alan savunması boy avantajını daha efektif kullanmayı sağlıyor ve takım olgusunu duran toplarda da diri tutarak oyunun ruhuna uyuyor. Dört ana, üç yan aksiyon alanına düşen top, buraları parselleyen üçgenlerce tehlike alanının dışına gönderilmeye çalışıyor. 11 oyuncu da bu savunmaya katılıyor ve bir tuzak kuruluyor. Eğer rakip, rakibinin tamamen sahasına çekildiğini görüp 9-10 adamla bu korneri gol yapmaya giderse, kontra atağa çok hızlı çıkmaya imkan sağlayan bu taktik aynı zamanda bir gol silahına da dönüşebiliyor. Fakat defoları çabuk farkedilip, kısa süreli bir çalışmayla rakip takımlarca efektif kullanılabiliyor. Hatırlayalım, maçın ilk yarısında Iniesta'nın sert ortasına yine Puyol kafa vurmuştu. Bu pozisyon da paslaşılarak kullanılan bir kornerdi ve golde paslaşarak kullanmanın tehditi dahi etkili olmuştu. Turnuvanın bir başka duran top alan savunması uygulayan takımı Nijerya, Arjantin maçında Samuel'in duran top alan savunmasının tavşan adamını perdelemesi sonucu boşa çıkan Heinze'nin kafa şutuyla yenik duruma düşmüştü.

Bu turnuvada, -tüm maçlarında- duran topları alan savunmasıyla karşılayan 4 takım vardı: Nijerya, İsviçre, İngiltere ve Almanya. İkisi basit görünen korner golleri yediler. Ulusal takımlarda uygulanabilirliği zayıf bir taktik, birlikte hareket için çok daha uzun süreli çalışma ve defolarına bir aykırı futbol aklının çözüm üretmesi gerekiyor.

2010 DK Yarı final
İspanya 1-0 Almanya
Noat Samisa

08.07.2010

5 yorum:

Shareef dedi ki...

Bu alan savunmasını Rafa yapmıştı 2008-2009 sezonunda, en üst noktası o yıldı heralde ..

Noat Samisa dedi ki...

Shareef,

Benitez Tenerife'deyken dahi bunu kullandı, muhtemelen Inter'e de götürecektir.

bombe_ekran dedi ki...

ilgisiz ama bi lorik cana yazısı bekliyoruz sizden :)

Noat Samisa dedi ki...

Bombe Ekran,

Lorik Cana'ya dair Sunderland'e transfer olduğunda yazılmış bir yazı var:

http://noatsamisa.blogspot.com/2009/08/cattermole-cana.html

Bir de bunlar var, yeni yazı yok maalesef:

http://noatsamisa.blogspot.com/2010/05/topal-elano-topal.html

http://noatsamisa.blogspot.com/2009/11/irelanddan-elano-fikirleri.html

Galatasaray Cana'dan daha iyisini alamazdı.

Falagar dedi ki...

'Galatasaray Cana'dan daha iyisini alamazdı.'

Şu cümle seni bilen Galatasaray'lıları senin elinden çıkmış bir post kadar tatmin etmiş oldu =))),bilesin.