Vikingur 0-4 Beşiktaş

İnsanın dizlerine kadar gelen suda boğulması epey zor, yüzme öğrenmesi imkansızdır. Schuster birtakım testler yapmaya çalışıyor ama futbolun izin verdiği ölçülerde bir kontrollü deney yapmak için uygun imkan oluşmadı. Sonuçta Beşiktaş kolay rakibi Vikingur'u toplam yedi golle geçerek yola devam ediyor. Hoca başlangıç aşamasında takımdan istediklerini sahada gördüğünü söylüyor, eğer başka hesaplar yoksa biz bundan mutlu olmalıyız. Fakat şu günden görünen en büyük problem, Schuster'in beklentilerinin büyük olasılıkla doğru olmadığıdır. Kendisi bu maçı ilk maçın devamı gibi görmüş, biz de kaldığımız yerden yeni fikirler üretmeye devam edelim.

Olan-bitene dair anlatacak bir şey olmayan maçta geçen haftadan üç değişiklik vardı. Bunların ikisi savunma dörtlüsünde olunca Ekrem'in Tabata'ya göre çizgiye daha yakın oynaması haricinde oyun planında fark yoktu. Yine klasik 4.4.2'yi Nihat'ın rolüyle 4.2.3.1'e yakınsayan, ama Delgado'nun oyun tarzı sebebiyle sahada 4.1.3.2 gibi görünen bir Beşiktaş vardı. Quaresma sürekli kanat değiştiriyor, topu ayağına aldığı her an farkını belli ediyordu. Ekrem'in çizgiye daha yakın oynaması oyun içinde bir fark daha getirdi, Delgado daha geride pozisyon aldı. Geçen maça oranla topla daha fazla buluştu ve iyice oyunun merkezine oturdu.Orta saha oyuncularının sahip olması gereken birinci nitelik, alan parselizasyon bilgisidir, tecrübesidir. Pas yetisi, şut becerisi vs. hepsi daha sonra gelir. Bir takım orta sahadaki pas yetersizliğini çok çeşitli yollarla aşabilir, bunu mutlak bir gereklilik olarak sunmak doğru değil. Mesela Delgado'nun da şu rolde en büyük artısı pas becerisinin takımdaki mevkidaşlarından çok daha yüksek olması. Keza savunma yapmadığı, koşmadığı savı da doğru değil; topu kaptırdığında pekala geri gelir. Sorun, top rakipteyken set oyununda Delgado'nun aktif olamaması ve bu sorun bugün dahi kısa bir bölümde olsa da göze çarptı. Aynısı Tabata için de geçerli. Sürekli ''iki yönlü orta saha oyuncusu kavramı koskoca bir yalandır'' derken bundan bahsediyorum. Alan bilgisi ve atletik yetileri güçlü bir oyuncu belli bir seviyenin üzerinde teknik beceriye ve oyun zekasına sahipse Ernst ve Fink'in Beşiktaş'ta sahip olduğu rolü üst düzey takımlarda oynar.

Kriter belli, ligin durumu, trendi belli. Galatasaray gibi başka bir oyun oynamak istiyorsanız Lorik Cana'nın yanına bir oyuncu daha gerekir. Öte yandan şayet TSL'de 4.2.3.1 üzerinden gidecekseniz, ilerideki dörtlüde uygun (sonuç alır) yapıyı kurduğunuz takdirde bir sezon İbrahim Dağaşan'la şampiyonluğa oynayabilir, diğer sezon Hüseyin Çimşir ile şampiyon olabilirsiniz. Beşiktaş ilk iki resmi maç itibariyle oyununu Rijkaard ve onun gibilerden olan Schuster'in futbol fikrine yaklaştırma çabasında görünüyor. Orta sahada bozucu olmaktan çok daha fazlası olunacak ve bunun için bir formül aranıyor. Fink bu iş için uygun görülmedi, kısa zamanda Schuster en uygununun Delgado olduğuna kanaat getirdi. Fakat yine aynı noktaya geliyoruz. Schuster bir yeni yol çizerken, neleri referans alıyor? Eldeki malzeme, parçalar ne kadar uygun? Eskiden bu kadar hızlı kopuş doğru mu?

Bernd Schuster'in 4-3-3'ü

Futbol idealiyle Beşiktaş gerçekleri arasındaki dar alanda birbiriyle güreşen tüm bu düşünceler, Schuster'in Ekrem-Onur hamlesiyle yaptığı şablon değişikliğiyle biraz nefes aldı. Her iki Vikingur maçında da yeni rolünü en iyi uygulayan oyuncu Nihat'tı. Delgado da kaleden uzakta bulduğu bolca boş alanda kredi kazandı. (Ben şu an itibariyle Schuster'in Delgado'ya dair ''kalmalı, faydalanırım'' düşüncesinde olduğunu düşünüyorum. Ama henüz yukarıda bahsedilen acı gerçekle yüzleşilmedi.) Fakat Beşiktaş gerçekleri Nihat'ı çok sevdiği ikinci forvet yerine sağ kenara itebilir. Burada uzak forveti oynaması istenecek ve Beşiktaş bu sayede Quaresma ile birlikte trend 4.3.3'e yaklaşıyor. Fakat bu tespit, geçen seneki takım üzerinden gidilirse geçerli. İlk iki maç itibariyle maksimumunu gördüğümüz çizgi savunma, oyunun sürekli kenarlardan kurulması, üçüncü bölge civarında çok pas yapma gayreti gibi belirgin farklılıklar olursa eğer, benim olumlu bulduğum 4.3.3 üzerinden devam etme fikrini de revize etmek gerekir.

Bilmeceler ve Muammalar

Benim cevabını en çok merak ettiğim sorular orta sahayla ilgili olanlar. Delgado'yu bu rolde görmeye devam ettikçe endişelerim artacak ve korkarım sonucu kötü olacak. Schuster her ne kadar bunun bir deneme olduğunu söylese de Fink-Ernst orta sahası da değişen oyun planında başka eksiklikleri doğuracaktır. Nihat'ın ikinci forvet rolü sürdükçe orta saha ikilisinde Fink-Ernst'in ürettiği dirençten ve mekanik yaratıcılıktan fazlası gerekecektir. Yabancı sınırı kaynaklı -plansızlık sonucu- oluşmuş gariplikleri de eklersek (Fink'in takımdan ayrılması da buna dahil) takımın geleceğini orta sahada yapılacak tercihler belirleyebilir. Uğur İnceman hala cepten yiyor, şu ortamda gözler ister istemez Necip'e çevriliyor. Ancak bu şekilde Tottenham'vari bir 4.4.2 oynamak mümkün olabilir. Geçen hafta maça sağ kenarda başlayan Tabata'nın rolünü Modric'le, Quaresma'yı da Lennon'la eşleştirirsek orta sahada Palacios-Huddlestone ikilisi ancak Ernst-Necip'le kurulabilir. Delgado da sağ kenarda kullanılabilir. Peki ya Guti? Onun da varlığı orta sahaya bağlı. Orta sahada Ernst'le oluşturacağı yeni bir ikili de arka taraftan feragat etmeyi gerekli kılıyor. Bir de Hilbert'e mi yer bulunacak? Holosko ise artık tamamen planların dışında.
Maç sonu açıklamalarına göre Zapotocny kalıyor. Ferrari ise galiba yolcu ve galiba bu durumun oluşmaması için çok fazla çaba sarf etmedi. Bu halde Zapo-Sivok partnerliği mi, yoksa Sivok-Toraman mı olacak? Zaten orta sahada üçüncü yabancı ya da forvet arkasında yabancı kullanıldığı takdirde stoperde Toraman oynamak zorunda. Sağ bek ise Erhan'a teslim ya da Ekrem'e emanet. Ekrem'in sağ bekte yaptığı pozisyon hatalarının sayısı hiç az değil, ancak durumu kotarır. Elde yalnızca Erhan Güven var ve sağ bek ile sol ön arasında devasa bir kalite uçurumu var. Eğer Toraman stoper oynarsa benzer bir sorun savunma tandeminde de yaşanacak. Bir bölgeyi güçlü kılarken diğerinden mutlaka taviz gerekiyor. Kısa yorgan temsili şu Beşiktaş'a tam olarak oturuyor.

Gidenler, Gelenler; Gidecekler ve Gelecekler

Rodrigo Tello bu topraklara geldiğinde sol bekti. Ulusal takımda ise sol kenarı tek başına kontrol ediyordu. Türkiye'de iki sezona üst üste sol bekte başladı, ardından kısa sürede yeri değiştirildi. Beşiktaş kariyerini takımın en önemli hücum silahı olarak tamamladı. Yeni takımın ona ihtiyacı olmadığını anlayıp anlaşarak ayrıldığı için ayrıca bir teşekkürü hakediyor. Yalnızca Old Trafford'daki golü için bile yolunun bu topraklara düşmüş olmasından mutluyum. Yolu açık olsun.

Yeni transfer Ersan Adem Gülüm'ü yalnızca bir kez çıplak gözle izleme imkanım oldu, berbat ya da muhteşem bir stoper için bir maçlık seyir hiçbir anlam ifade etmez. Savunmadaki sorunun farkında olunması sevindirici, Ersan için de olumlu referanslar olunca güzel transfer etiketi üzerine yapışıveriyor. Ferrari ya da Zapo'dan en az birinin takımda kalacağını düşünürsek takımdaki dördüncü stoper alternatifi olacak. Sağ bek de oynayabilirse harika olur. Onur Bayramoğlu bugün süre aldı, Necip'in olmadığı zamanlarda orta sahada dördüncü adam rolünü üstlenebilirse ne mutlu; ama bana göre orta sahaya da bir rotasyon oyuncusu transferi gerekiyor. Ya da tüm bu bilmeceleri, muammaları bitirecek dış piyasada bir yerli orta saha oyuncusu transferi gerekli. Guti gelirse de Delgado ve Tabata'dan biri fazla.

*****

Lig başlayana kadar Schuster yabancı olduğu bu ülkenin futboluyla kendi aklındaki futbolu uyuşturmaya çalışacak. Biz de bunu Beşiktaş gerçekleriyle birleştirip hayal kuracağız. Tüm bu yukarıda yazılan karışıklığın sebebi benim kafa karışıklığımdır, toparlanması Beşiktaş'ın sabit 10 yabancıya sahip olmasına bağlıdır.

Vikingur 0-4 Beşiktaş
Noat Samisa

23.07.2010

17 yorum:

gökhan dedi ki...

ertuğrul sağlam'ın birşeyleri farkedip düzeni değiştirmesi 1 yılı bulmuştu. tabi sonradan arkasında duramayınca herşey çöp oldu ve gitti.

mustafa denizlide bu süreç 3 ay falan sürmüştü. az daha herşeyi kaybedecekken doğru yolu buldu ve şampiyonluk geldi.

şimdi aynı yolu schuster ile geçeceğiz gibi görünüyor. benim beklentim bu geçiş sürecenin 1 ay bilemedin 45 gün sürmesi. ekim ayına kadar beklemek lazım. o güne dek sert kayaya çarpmaz ve çok büyük kayıplar yaşamaz isek umutluyum ben. şu an olan bitenden çıkarım yapmak çok zor.

serdark dedi ki...

uzun suredir yazilarinizi takdirle okuyorum, cidden bravo!

suspicious1903 dedi ki...

tatilden döndün sanırım..hoşgeldin

yemin ediyorum kafam allak bullak, dedim bloga gireyim de sana sorayım ama senin bile kafan karışık görünüyo..

delgado 1 senede kendini fizik olarak biraz geliştirse bugün guti'nin adı bile geçmezdi bence ama adamın en önemli özelliği urdumduymazlığı.. bi halter kaldır, dambıl kaldır be adam 1 sene öncesinin aynısı, naptın ümraniye'de 1 sene , antremaları mı izledin

Melih_bjk_151 dedi ki...

Schuster'in; takımı nasıl oynatacağını, kimleri tutacağını belirlemeden bir şey söyleyemeyeceğiz. Beşiktaş'ın yıllardır sorunu bu ne yazıkki "Belirsizlik". Aslında oyuncu önermek de istemiyorum ama yine de yazayım dedim :)
Murat Ceylan gibi box to box diye adlandırılan pozisyon bilgisinden az çok anlayan fakat daha çok ikili mücadelede iyi olan oyuncular orta sahada iş yapacaktır.

alper dedi ki...

Benim kafam çok karışıktı sizin yazınızı okuyunca daha da karıştı.:)) Öyle yada böyle bu takımın bu sene orta saha kurgusundan dolayı güzel bir kaybeden olacağını düşünemketn alıkoyamıyorum kendimi nedense.Guti gelse bile ki geleceğini düşünüyorum orta sahada yeterli sertlik ve dirence bir türlü ulaşamayacağız gibime geliyor.ancak fikstürde ilk 4 hafta 12 puan almamız da kağıt üzerinde çok rahat imkan dahilinde görünüyor.ancak öyle olursa schuster için de zaman ve moral kazanmış oluruz diye düşünüyorum.hele şu gidecekler ve gelecekler bir netleşsinde.

meto dedi ki...

@noat

düşünmek istemedeğim tüm kötü tercihleri bu postta dile getirmişsin,

- Fink ve Ferrari'nin gönderilmesi
- Delgado'nun kalması
- Delgado'nun ernst'in hemen önünde oynaması
- Toraman'ın defans, Erhan'ın sağ bek oynaması

yukarıdaki tüm bileşenler bir araya gelirse q7ve Guti'ye rağman bu sezon hüsran gibi duruyor.

http://kapalikartallari.blogspot.com/

matiasemilio dedi ki...

ersan sol ayaklı ve bildiğim kadarıyla sağ bek oynayamıyor..biz en iyisi sağ bek oynama ihtimaliyle değil çok iyi bir stoper olma ihtimaliyle ümitlenelim :)
**tottenhamvari bir sistem düşünürsek keane-defoe /sonrasında da/ defoe-crouch ikilisinin ileri ucu olusturduğu dizilişte bobo yer bulur mu sizce ? ve olası santrfor transferi de gözönüne alınırsa bobonun görevi bu dizilişte ne olur ?

Noat Samisa dedi ki...

Gökhan,

Geçen sezon Galatasaray'ın hızlı başlangıcını; Netanya, Tobol ve benzeri zayıf takımlara karşı aldığı görkemli galibiyetleri ve sonrasını bugünün Beşiktaş'ı ile eşleştirebiliriz. Olur da lige hızlı bir başlangıç olur, devamında karşılık görülecektir. Schuster'in bugünkü fikrinin başarı ihtimalini ben çok çok düşük buluyorum.

Serdark,

Teşekkürler.

Suspicious1903,

Hoşbulduk. Delgado ''vurmayın, adam öldü'' durumunda şu anda. Fakat hala olduğundan farklı biri olarak tasvir ediliyor.

Melih_bjk_151,

Murat Ceylan'ın sezon direkt oynayabilecek bir orta saha oyuncusu olduğunu düşünmüyorum. Hatta Yekta Kurtuluş'u ben daha öne koyuyorum, fakat o da ancak orta sahanın üçüncü oyuncusu olabilir.

Alper,

Benim için güzel ya da çirkin ya da başka bir şey; kaybeden olduktan sonra çok da önemi yok. İnsani hasletler korundukça futbolun her formu güzeldir. :) Hepimiz bekliyoruz, aynen öyle.

Meto,

Bunları geçen sezonlarda gördüklerimiz, artık ciğerinin biliyor olduğumuz futbolcular ve son iki yılda ligde yaşananlar ışığında söylüyoruz. Evet, sayılan dört madde de takıma negatif yansıyacaktır. Robinho bile alınsa şu dört madde çözülmeden ben başarıyı mümkün görmüyorum.

Matiasemilio,

Yeni santrafor gelirse Bobo kulübeye oturur. Şu noktada Nihat'ın rolü Bobo'ya göre takım için daha önemli. Klasik 4-4-2'de Bobo'nun önemi azaldı, tek santraforlu 4-3-3 için Bobo çok daha değerli bir oyuncuydu.

gökhan dedi ki...

noat, aynı şeyi diyorum işte bende. ertuğrul sağlam yanlış oyuncu tercihleri ile 1 yılımızı, mustafa denizlide 3 ayımızı heba etti. benzer bir süreç yaşanacak, kurtuluş yok. senin benim ciğerini bildiğimiz futbolcuları schuster elbette tanımıyor. nerden bilsin adamcağız toramandan stoper, nobreden futbolcu olmayacağını.

demek istediğim bu sürecin fazla kayıp olmadan atlatılması. şu tercihler ile bir metalist faciası yeniden yaşanabilir. doğru yol elbet bulunacaktır, ekim ayına kadar süre verdim hocaya :)

o değilde benimde içinde bulunduğum birçok kişi, yabancı-yerli dengesini sağlaması açısından necipe çok güveniyordu, ama çok az şans buldu. fink gidici, uğurdan cacık olmayacak gibi görünüyor. neden bu kadar az oynatıldı anlamadım. umarım hoca kendisini düşünüyordur.

Zinedine Zidane dedi ki...

Taktik varyasyonlara, oyununun analiz yönüne kadar sizin kadar vakıf değilim. Bizim ki bir nevi romantik futbolseverlik. Ancak kendisini Karşıyaka formasıyla oynarken 1 seneden fazla tribünden canlı izlemiş, Reha Kapsal ın üzerine nasıl titrediğine gözleriyle şahitlik yapmış biri olarak şunu söyleyebilirim: Rıdvan iyileştiği ve oynamaya başladığı vakit,arka 4 lünün sağına ilaç olabilecek yetenektedir. Topla dikine gitmek konusunda çok iyidir. Seridir. Ayağına hakimdir. Ters kademlerde zaafları vardır. Fiziği de yetericne güçlü değildir.Ancak henuz 19 undadır. Ve Schuster den öğreneceği çok şey vardır. ayrıca cok mütevazi bir çocuktur. BJK kimliğine yakışır.

Noat Samisa dedi ki...

Zinedine Zidane,

Bizimki sevdiğini elde etmek için biraz daha fazla çaba sarfeden romantik modu oluyor diyelim, kuru kuruya romantizm olmuyor. :)

Rıdvan hakkında benzer düşünceler taşıyorum. Sezon boyu olmasa da Karşıyaka formasıyla birkaç maçını canlı izlemiş, kim bu çocuk demişimdir. İsmail ile aynı gün transfer edilmişlerdi ve ben Rıdvan'ın transferine daha çok sevinmiştim. Fakat maalesef Rıdvan çok ağır bir sakatlık yaşadı. Ancak yeni yılda sahalara dönebilecek, bu durum da onu bu sezonun planlarının dışında bırakıyor.

Bellamy. dedi ki...

Yorumlarına yüzde yüz katılıyorum, hoşgeldin diyorum tekrar :)

Delgado bu takımın şu anki en büyük problemi bence. Guti gelince gönderilirse üzerimizden büyük bir yük kalkacak ama Schuster kadroda düşünüyor olabilir yedek olarak bile olsa.

Takımın küçük maçlarda Ernst-Guti orta sahasını rahat rahat kaldırabileceğini düşünüyorum. Büyük maçlarda yanlarına bir adam daha atılıp önden bir adam kısılabilir. Quaresma, Nihat, Robinho gibi yetenekler büyük maçları almak için yeterli olacaktır.

BJK4EVER dedi ki...

Acikcasi Schuster'den su ana kadar bazi konular haric gayet memnunum. Benim hayalimdeki ve kafamdaki BJK Sevilla tarzi 4-4-2 oynayan, beklerini ileri cikartan, gercek kanat oyunculariyla oynayan, Nihat'in sag acik degil ikinci forvet rolunde oynadigi, kanatlarda Tello ve Holosko degil de gercek kanat oyunculari (Q7, Hilbert) olan bir Besiktas'ti.

Benim canimi sikan da su ana kadar Ferrari ve Fink gidecek muhabbeti. Ferrari belki Toraman kadar hizli, Sivok kadar teknik degil ama stoper ozellikleri en iyi olan oyuncumuz, ki UEFA'da ilerki turlarda ve ligde zor maclarda/deplasmanlarda ihtiyac duyacagimiz bir oyuncu. Zapo, Sivok, Toraman ile 4 veya 8 yiyip donersin, Ferrari ve Fink ile Almanya ve Ingiltere sampiyonuyla oynayip gol yemeden donebilirsin. Bence Zapo ile Ferrari kiyaslanmaz bile, biri gecen sene BJK'nin en iyi stoperiydi, digeri ise G.Zan ve I.Ozturk'u kesemeyen bir adam.

Keza Fink yine hem kadro icerisinde Ernst'in tek ciddi alternatifi olmasi, hem de zorlu maclarda orta sahayi ciftlemek anlaminda cok onemli, ki normal sartlarda Ernst'in yaninda Guti oynar, bu da dogru.

Eger bu saatten sonra Fink ve Ferrari giderse sampiyonluk sansimiz cok azalir, UEFA'da ciddi basari sansimiz sifira iner bence. Sayet bir mucize olur da Zapo ve Delgado/Tabata'dan biri giderse bence yillar sonra cok mantikli dusunen, futbolun dogrularini uygulayan muthis bir teknik direktorumuz vardir demektir ve bu sene hem ligde hem Avrupa'da cok buyuk basarilara ulasabiliriz.....

Alp Abi dedi ki...

slmlar harika yazı yine...bu seneki transfer tasarrufları (finkin gönderilmesi, olası guti transferi, hilbertin alınması) ve nihatın çok sevdiği forvet arkası rolunü oynamaya başlaması schuster'in kafasındaki oyun planının 4-4-2 olduğunu gösteriyor sanki. sizce bu sistem ortasaha direncinden ödün vermeden, yıllardır arzuladığı hücum zenginliğini beşiktaşa kazandırabilir mi?

Noat Samisa dedi ki...

Bellamy,

Sanırım sorun şu: Öndeki yetenek düzeyi arkadaki problemleri tolere edecek kadar iyi mi? ( Robinho nerden çıktı yahu, uzak olsun :) ) Ben uzun lig maratonunda esas önemli olanın denge olduğunu düşünüyorum. 6 artı 4 olarak bölünen bir takımın TSL'de şampiyon olması bana göre imkansız.

BJK4EVER,

Beşiktaş'a dair aynı can sıkıntısı bende de var. Ferrari ve Fink bu takımda mutlaka kalmalılar. Ama her ikisinin gönderilişini de mantıksal çerçevede detaylandırmak, altını doldurmak mümkün. Bu seçim sebepsiz olmayacak. Esas önemli olan doğru seçimden çok doğru beklenti diye düşünüyorum.

Alp Abi,

Teşekkürler. Şu görüntüde sağlar görünmüyor, tüm endişelerim zaten bunun üzerine. Dirençten ziyade denge diyelim, bir takımın orta sahası ileriyi tolere etmek için oynamaz. Defansif-ofansif orta saha ayrımı çok doğru değil. Orada takımı taşıyacak denge var, ihtiyacımız bu.

BJK4EVER dedi ki...

Ben acikcasi mantiksal bir cerceve goremiyorum. Belki tek mantiksal cerceve Ferrari ve Fink'in daha kolay satilabilir olmasi ve Ferrari'nin bir yedek oyuncuya gore dolgun maasi, ama ayni sekilde Zapo icin teklif yapanlar da var, kuvvetle muhtemel yedek oturacak Delgado'nun maasi da dolgun ve onun icin de teklifler var. Schuster'in felsefesine ve dusuncelerine saygi duyuyorum, fakat bu ligi ne kadar taniyor ve kucumsuyor mu onu dusunmeliyiz. Su anda en basitinden Anadolu kuluplerinde bile orta alanda Pele, Insua, Ergic, Geremi, Cernat var artik, kolay bir lig kesinlikle degil. Insallah Schuster bunun farkina gec varmaz, yoksa adim gibi eminim gelecek sene yine bir onlibero (ve stoper) arayip 4-5 milyon euro cope atilacak yine.

tari dedi ki...

ferrari>toraman>sivok>zapo

hal böyleyken ve bunu hemen hemen tüm taraftarlar kabul etmişken ferrari'nin elden çıkarılışı gerçekten akıl alır gibi değil.

geçen sene bursa'da çoğu maçta yedek kalan zapo, hamle yetisizi ve kart canavarı sivok kadroda dururken ferrari gitmesin. istemiyoruz!