Young Boys 2-2 Fenerbahçe

Young Boys takımının methini bahissever dostlardan ve İsviçre civarından duymuştuk, fakat gayet doğal olduğu üzere hiç 90 dakika izleme imkanı olmamıştı. Çok ilgi çekici bir oyun tarzından, marjinal görünümlü bir fikirden bahsediliyordu. Bunu bu akşam fazlasıyla gördük. Fakat bu etkileyiciliğin temelini oluşturduğu söylenen 3-4-3 bu akşam ortada yoktu. Ben mi farkına varamadım derken İsviçre basınında benle hemfikir olan bir maç raporuna rastladım. Bu maçta tribünde oturan Vladimir Petkovic, esas düzende sol kenarda oynattığı Spycher'i ortaya çekmiş, Doubai ile eşleştirip oranın esas adamı Costanzo'yu forvet arkasına göndermiş. Avrupa'da sezonun golcülerinden Seydou Doumbia'nın yokluğunu Bienvenu'yu ortaya çekerek kapatmaya çalışmışlar, fakat solda oynayan Lulic bu çok etkili hücum hattında fena sırıttı.

Bu oyun tarzını nereden hatırlıyoruz? İlki çok yakından. Savunmada alana değil sürekli adama ve topa odaklanmalarını ve sürekli dikine oynama çabalarını Marcelo Bielsa'nın Şili'sine benzetebiliriz. Fakat asıl büyük benzerlik, bundan iki yıl kadar önce Galatasaray'ın deplasmanda ancak 4-3 mağlup edebildiği Bellinzona takımıyla. Boşnak hoca Vladimir Petkovic, Galatasaray bu maç için İsviçre deplasmanına gitmeden kısa bir süre önce Bellinzona'dan ayrılarak Young Boys'un başına geçmişti. Sözkonusu maçta neredeyse aynı kamikaze futbolu evsahibi takımın çok daha zayıf olmasına rağmen görmüştük. İsteseler hatlar arasını kapatabilirler mi bilmiyorum ama bunu istemedikleri kesin. Herkes topla çıkabiliyor, geriden ezbere toplar atıyorlar. Belli ki altında uzun ve yoğun bir çalışma süreci var. Türkiye'de benzer hisleri geçen sezon Kasımpaşa yaşattı, kaybettiği maçta bile tribünü memnun etti. Tıpkı Young Boys gibi art arda pozisyonlar bulduğu bir dönemde garip bir gol yediler, 85. dakikadan sonra hep garip şeyler yaşadılar. Petkovic gibi topa sahip olmayı, herkesin oyuna katılımını önemsediler ve bunu Young Boys'un 3-4-3 fantezisi gibi ligimizde örneği olmayan baklava orta saha - çift santrafor kombinasyonuyla yapmışlardı. Kasımpaşa, Şili ve Young Boys bir şeyler kazanamasalar da sempatik futbollarıyla katıldıkları şampiyonalara farklı bir tat kattılar.Fenerbahçe'nin bu akşam birincil sorunu Alex'in hazır olmadığı, Kazım'ın akıllanmadığı bir günde Cristian'ın olması gerekenden daha önde oynatılmasıydı. Aşırı silik bir oyun oynadı, o sürekli önde kaldıkça Young Boys'ta topu alan ortadan deldi geçti. Mutlaka daha derinde pozisyon almalı. Kenarlarda da galiba 3-4-3 üzerine çalışmış olacaklar ki maç başında kenar adamları bekleri kovalamadılar. İngiltere vatandaşı Scott Sutter normalde sağı tek başına domine eden bir oyuncuyken orta sahanın daha sağlam olduğu bir günde sanki sağ önde oynuyormuşçasına oynadı. Kazım atılınca daha kolay geldi, Degen'in muhteşem futbolu onun her destek koşusunu ödüllendirdi. Gariptir, Aykut Kocaman kırmızı kart sonrası buraya bir önlem almadı. Bu ikilinin Andre Santos'un adeta üzerinden geçiyor olmasına rağmen Gökhan Ünal-Selçuk değişikliğinde Stoch ters kenara gönderildi. Emre sol öne çekildi ve maç biterken tükenmişti. Maç 11-11 iken birbirinden uzak olan hatlar 11-10 olunca normale döndü, hatta aşırıya kaçtı. Cristian savunma içine girdi, Selçuk'un da eklenmesiyle Young Boys sağının inanılmaz oyununa rağmen maçın ikinci yarısı, ilk yarıya oranla Fenerbahçe adına daha olumluydu. Üç topu direkten dönen Young Boys biraz şanssız, biraz beceriksiz, biraz da tecrübesizdi. Penaltıdan attıkları golle bu heyecanlı, iştahlı oyunlarına mağlubiyet yakıştırmadılar.

Fenerbahçe bu akşamki savunma hattıyla TSL'de ancak ilk 5'i zorlayabilirdi, bu sebepten Fenerbahçe'yi enine-boyuna yorumlamaya değer bir maç olmadı. Oraya en az iki oyuncu gelecek, her ikisi de Türkiye'de mevkilerinin zirve oyuncuları. Alex fiziken mutlaka daha iyi duruma gelecek, Cristian'ın rolü de gözden geçirilirse geçen seneki sorunlar üzerinden yapılan transfer çalışmalarının olur-olmaz'ını bakılabilir. Fenerbahçe'ye Haziran ayı başında çok daha atak bir takım olması adına bir kenar adamı, bir uzak forvet yapısını önermiştim. Stoch ters ayakla oynuyor olsa da kenar adamı önerisine, yani driblingle alan açabilen oyuncu modeline uyuyor. Son çizgiyi düşünmediğinden takım ve Andre Santos için biraz daha az riskli bir rol bu. Issiar Dia da uzak forvet özellikleri olan bir kenar oyuncusu. Stoch'un içe katederek arka direğe yollayacağı ara toplarda Dia sürekli topun gittiği yerde olabilecek bir oyuncu. Topsuz koşuları iyi. Bunun yanı sıra dribling yetisi kuvvetli, klasik kanat adamının işini de yapabiliyor. Fakat hem Stoch'un optimum performans göstermesi, hem de Dia'nın uzak forveti oynaması ancak doğru santrafor sahada olursa mümkün. Bugün atılan iki harika golde de bir feyk koşu ve santrafor Gökhan Ünal'ın boşalttığı alan var. Fenerbahçe bu golleri Guiza ile atamadı, bu akşam da atamazdı. Beklenen santrafor transferi gerçekleşirse Fenerbahçe'nin oyunu son 4 yıldır olduğundan farklı bir forma girebilir. Tabii önce varolan bu yıkıcı havanın dağılması, Aykut Kocaman'ın biraz rahatlaması lazım. Bu da sakil ortamda ancak galibiyetlerle olur.

Young Boys 2-2 Fenerbahçe
Noat Samisa

29.07.2010

10 yorum:

lakerda dedi ki...

Oncelikle bir beşiktaşlı olarak maçlardan sonra yazını sabırsızlıkla beklediğim, fikrini en çok merak ettiğim insansın.

Ben de hem young boys'un beklenen iyi oyununu yakından görmek için hem de bir türk takımını desteklemek için stadta maçı izleme şansına sahip oldum.

Bu maç hakkında post yollaman da beni şaşırttı ve memnun etti ayrıca.

Young boys inanılmaz keyif verdi, en azından beraberliği sağlamalarını çok içten istedim oyunundan sonra. Senin de söylediğin gibi 3-4-3 oynamadılar ve bu belki de fener'in zor duruma düşmesinin en önemli sebeplerinden biriydi.

Çoğu insan bu maçta en çok stoch'u beğenmiş. Gerçekten "topla birlikte" kaliteli oyuncu. Fakat taktik gereği midir bilmiyorum hücumda çok fazla ortalara girip oyunu sıkıştırdı,savunmada da malum dos santos'u da çok yalnız bıraktı. emre gerçekten açıkları kapatmak için ekstra performans sergiledi, en çok isyan ettiği isim de stoch'tu. Sağ açık degen aslında çok yetenekli bir isim değil. Fakat young boys öyle bir takım ki gerçekten ezbere oynuyor. Türkiye ligine gelse 'bundan 50 tane var' denilecek Degen'i çok iyi yerlerde topla buluşturdular. Ölü denilen Dos Santos ilk yarıda takımı toparlayan isimdi en azından bire birde zor duruma düşmedi. Sağ bek Sutter'i çok beğendim, ilk yarıda daha fazla inisiyatif olsa neler oldu düşünemiyorum. Beşiktaşımızda şöyle bir sağ bek oyuncusunu özlemle arıyorum. Bienvenu de takımın sisteminde kilit oyunculardan biri, özellikle Kadıköy'de daha da çok lazım olacaktır. Tahminim yorulduğu için erken çıktı.

Fener Kadıköy'de büyük ihtimalle turu geçer fakat Young Boys'un performansını şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum.

yerli muhacir dedi ki...

ya tamam blogun ana rengi yeşil olsun[yeşilden kurtulamayacağız anlaşıldı] ama şu kenarlardaki çizgileri kaldırsanız ya da başka bir renk yapsanız. çok kötü bir yeşil yahu. içim kıyıldı.

Noat Samisa dedi ki...

Yerli Muhacir,

Yeşil renk dinginlik verir, güzeldir. :)

Lakerda,

Bu maçta ilk yanlış Cristian'ın poziyonuydu. Fakat kötü savunmacılardan oluşan savunma hattı da çok geride pozisyon alınca Stoch-Santos arası hep uzak kaldı. Lugano ve Gökhan dönünce savunma daha öne çıkacak, Cristian daha derin oynayacak. Stoch da sürekli içe katederek oynadığından arkası dünkü kadar boş kalmayacak. Fakat Stoch'tan sürekli beki kovalamasını beklemek anlamsız, defansif refleksleri olsa da fiziği buna müsade etmiyor.

Ortega dedi ki...

Açıkçası Lugano ve Gökhan Gönül'ün gelmesiyle birlikte Baroni'de bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Aykut Kocaman'ın Baroni ve Bilica ikilisine tahammül ediyor olması garip.

Noat Samisa dedi ki...

Ortega,

Toplu oyunda olmaz belki ama Fenerbahçe kesinlikle daha az pozisyon verecektir. Cristian bana göre Fenerbahçe için çok gerekli bir tansfer değildi, pek ala bunun için Selçuk Şahin'de daha iyi bir yerli oyuncu seçilebilirdi. Fakat genel olarak yeterli bir oyuncu olarak görüyorum.

varol döken dedi ki...

yapmak istediklerinizle malzemeleriniz uyumlu değilse o yemek eninde sonunda sizi zehirler...

Noat Samisa dedi ki...

Varol Başkan,

Kuş tüyü batır. :)

TA dedi ki...

young boys hakkındaki güzellemeler biraz abartı olmuş.karşısında çok kötü bir takım vardı.takım olamamış bir takım.
imdi köln bu feneri 5 ledi. genk bu feneri 65 dakika sahadan sildi.çok benzer maçlardı bunlar.köln attı genk atamadı youngboys ise az attı.

şimdi köln genk youngboysa baktığında güzel oynayan ekipler olarak görebilirmiyiz.eğer karşında fener gibi takım olamayan bir takım varsa birçok vasat takım güzel görünür gözümüze.young boys iyi takım fakat fener maçında oynadığı kadar iyi takım değil.

futbol takımlarını değerlendirilirken hangi takımla! oynadığınada bakmak lazımdır.
mesela şili grup maçlarında güzel oynadı değil mi? aynı şili brezilya karşısında sahadan silindi.uç örnek bu.güzellemeler yapılan young boys mesela bursaspor karşısında sahadan silinebilir.
özetle bu! fenerle oynayan takımlar hakkındaki yorumlarda biraz ihtiyatlı olmakta fayda.(köln-genk-youngboys).
young boysu birde orta seviye takım karşısında izlemek lazım.kaç pozisyona girecek!
bu fener çok alt seviye oynadı.şans yardım etti.

TA dedi ki...

birde fenerbahçe turu geçer diyenlerin rahatlığını anlayamıyorum açıkcası.avrupalı tarafsız bir futbolsever şu maçı izlese turun favorisinin young boys olduğunu söyler.ama bizim yorumcular turu cepte görüyorlar çok ilginç.bu futbolun süpriz olduğunu söylüyorlar.süpriz falan değil.köln -genk-young boys. aynı futbol vardı.şimdi bu futbol bir haftada mı değişecek?
young boysun son dakikalarda attığı penaltı golü bence turun ibresini young boys tarafına geçirmiştir.

Noat Samisa dedi ki...

TA,

Young Boys geçen sezon 78 gol atmış bir takım. Pek tabii dünkü pozisyon bolluğunda Fenerbahçe'nin de rolü var, fakat ortada ilgi çekici, heyecan verici bir takım olduğu da yadsınamaz.