Beşiktaş 3-0 Viktoria Plzen

Bugün Beşiktaş'ta iki şey konuşuldu. Biri futbol, diğeri de her geçen gün aşırıyı aşan sıcaklar. Maç günü Köyiçi'nde sadece futbol konuşuluyorsa bu bile yakın zamana göz önüne alındığında çok büyük aşamadır. Beşiktaş dediğimde benim aklıma formadan, stadyumdan fazlası geliyor ve bu bütünün hiçbir parçası birbirinden ayrılamıyor. Sahada ne oluyor-bitiyor'dan çok sokaklarda ne oluyor, bunlar tribüne nasıl yansıyor bugün daha önemli. Zaman içerisinde takım kazandıkça tribünü, sokağı yanına çekecektir; ama bugünlerde tribün takımı yanına almaya çalışıyor. Quaresma ve Guti transferlerinin getirdiği hava gerçekten bambaşka. Bugün İnönü Stadı'nda bolca yabancı turist de vardı, sanıyorum ki bu akşam başka bir yerde daha fazla eğlenemezlerdi.

Beşiktaş'ın ilk iki maçta kazananı bozmayıp, üçüncü maçta görülen yeni kazanma yolunu takip eden çok iyi bir hocası var. Aksi bir adam, geçmişi sayısız ilginçliklerle dolu ama asla takıntılı değil. Bu akşam kadroyu öğrenene kadar tur için ''acaba'' diyordum, ama Necip'in sahada olacağını öğrenince epey rahatladım. İlk yarım saat takım beklentilerimin dışında sorunlar yaşasa da Schuster'in aklındaki ''kazanma'' düşüncesine şahit olmak bugün için yeterliydi. Skor da yeterli olunca sorun kalmadı, henüz yolun başında olan bu takım ilk sınavdan çaktıktan sonra bütünlemeden alnının akıyla çıktı ve umut verici birtakım değişim emareleriyle lige giriyor. Bugün de görülen sorunların çözülmesi ve tolere edilmesi için ise eğer kadro planlamasında son anda bir rezalet yaşanmazsa yalnızca zamana ihtiyaç var.Beşiktaş maça Viktoria Plzen maçının ikinci yarısındaki 4.3.3 ile başladı. Rakip ise ileride tek santrafor, arkasında Horvath ile ilk maçtaki oyununu oynamak istiyordu. Orta sahada rahat olamayınca maç başında kolayca geri itildiler, ama dakikalar ilerledikçe özellikle soldan epey iyi geldiler. İlk yarım saat Viktoria Plzen hücumda çok daha aktif göründü. Beşiktaş ise orta sahada pas trafiğini kuramadı, top rakip sahada kalamdıkça savunma ileri çıkamadı. Bunda en büyük pay ilk yarı sürekli topu ezen Quaresma'nın arkasında oluşan devasa boşluk ve Erhan'ın yetersiz oyunuydu. Quaresma sağ kenarda top aldığında Erhan'ın ataklara katılması intihar gibi, sıklıkla birebirde zar atan Quaresma'nın solda daha verimli oynamasının en önemli sebebi bu. Erhan-Zapo ikilisinin topla münasebet yetileri de epey zayıf kalınca bir de üzerine atak başlangıcında sağ bek bölgesinde kaptırılan toplar ve Zapo'nun telaşlı uzun toplarının duvara çarpıp geri dönmesi eklendi. Maç 31. dakikada değişti, takımın başka bir şey yapmaya ihtiyacı varken imdada bir ekstra çaba yetişti.

Bobo'nun geçen seneki takımda bu akşamki presi yapmasını beklemek anlamsızdı. Geçen sene bugün pasın kötü olduğunu sezerek gittiği yerden en az 30 metre geride pozisyon alması gerekiyordu, ama buna rağmen mesela Man Utd deplasmanında 10 km'yi aşmıştı. İmkanını bulduğunda baskıyı yaptı ve takıma bir fazla oyuncu kazandırdı. Sonrasında Beşiktaş oyuna hakim oldu, pas yapmaya başladı. Güzel paslaşmaların sonunda Delgado'nun pasıyla hareketlenen Quaresma boşluğu buldu, harika bitirdi. Ardından Delgado-Necip-Bobo üçgeni dar alanda muhteşem işler yaptılar, gol çıkmadı. Devre biterken konuk takım yine soldan geldi. Sol iç koridora girdiler, Necip'in pozisyon hatasından yararlanarak net bir gol şansı buldular ama top biraz da şansla ilk maçın kahramanı Hakan'da kaldı. İkinci yarının henüz başlarında rakip 9 kişi kalınca oyun koptu, sonrasını keyifle izledik.
(Takımın dizilişini daha somut şekilde ortaya koymak adına maçtan biri fotograf. Bu kare çekildiği sırada top kaleci Hakan'da. Sarılar ileri üçlü, beyazlar üçlü orta saha ve Üzülmez savunma dörtlüsünden kadraja giren tek isim. Ernst'ten bu rolde geçen yılki performansı beklemek doğru değil, Schuster çok daha basit oynamasını istiyor. Artık rakip kale önünde şut kovalamayacak, daha derinde pozisyon alarak bolca top kazanıp en uygun şekilde atakları yönlendirecek.)

Bugün sahada benim aylar önce yaptığım önerinin bir yansıması göründü. Fikir gayet basitti, üç yıldır eğrisi doğrusuna denk düşer şekilde takip edilen ''sorunlara çözümler, yeni sorunlar ve yeni çözümler'' yolundan sapılmaması gerektiğini düşünüyordum. Bugün geçen seneki takımın orta üçlüsünde Tello'nun yerine Delgado yazıldı, Holosko ters kanatta oynadı ve Quaresma eklentisi Beşiktaş'ın hücumdaki sorunlarına dair epey vaatkar bir çözüm önerisiydi. Net bir ölçü koyamıyoruz tabii, ama aslolan tüm kararların bu fikre yaslanmasıdır. Fakat takımın geçen sene güçlü olan savunmasına baktığımızda karşımıza bambaşka bir şey çıkıyor. Geçen sene yetersiz görülerek kiralanan Erhan, geçen sene Sivok'a tercih edilen Zapo, yerine (stoper) son iki sezonda üç yeni yabancı transfer edilen Toraman ve arkasında çok önemli bir genç rakibi olan emektar Üzülmez. Takım ön tarafta geçen yılın sorunlarını çözerken arkası kısa sürede dağılmış durumda. Zapo ve Erhan geriden hiç top çıkaramıyorlar, özellikle Erhan'ın bu konuda sıkıntılı olması büyük zaaf. Ferrari'ye dair hala fazlasıyla soru işareti varken ben ısrarla bir yabancı stoper transferi öneriyorum.
Necip Uysal'ın bu akşamki oyunu yine fazlasıyla etkileyiciydi. Açıkçası benim kendisinden yakın zamana kadar hiçbir beklentim yoktu. Oynadığı mevkide standart iş yapsa Beşiktaş'a iyi bir rotasyon oyuncusu kazandıranlara teşekkür ederdim. Ama Necip her maç bir fazlasını yapıyor. Ben bu akşamki oyununa şaşırdığımı ve fazlasıyla ümitlendiğimi itiraf etmeliyim. Bundan birkaç önce Necip'in düzenli forma bulması bir hayaldi, ama bu akşamki oyunuyla Fink'in bir adım önünde. Tabii orta sahadaki alternatiflerin azaltılmasına yönelik politikalara katı muhalefetim devam ediyor. Necip'in (yukarıdaki görselde dikkat çekilen de aynı pozisyon) şu videonun 80. saniyesinde görünen pozisyon ve benzerlerinde ayakta kalması ve bu sayede seken topta rakibe boş alan bırakmaması gerekiyor. Şu yaptığı doğru kademe değil, zamanla bu tür durumlarda doğru kararı verdikçe çok daha iyi bir oyuncu olacak.

Delgado'nun yanlışlarıyla-doğrularıyla Schuster'in gözüne girdiğini düşünüyorum. Onu Guti'nin alternatifi olarak düşünecektir, bu da Delgado'ya sezon boyunca 20 maçtan fazla forma şansı getirir. Tabata'yla yollar ayrılmalı, yolu açık olsun. Sivok ilk donan oldu, diğer giden de Tabata olursa takım 10'u buluyor. Bana göre stoper, yönetime göre bir başkasının transferi için biri daha gidecek. Holosko cephesinde attığı harika gol haricinde değişen fazla bir şey yok. Önemli bir taktik oyuncu olma vasfını sürdürüyor, takım 4.3.3 üzerinden devam ettikçe ara ara forma bulsa bile sezon toplamı 10 golü aşacaktır. Schuster için yine zor karar, eğer Holosko'nun son sezonunda geriye gittiğini bilse belki fikirleri değişebilir. Hocanın Bobo'dan ve Ernst'ten memnun olduğunu, öte yandan Guti'yle Quaresma'nın özgürlüğünün sınırları çizmeyi düşündüğünü sanıyorum. Sivok'un sakatlığı ve bugün Toraman'dan gelen kötü haber Ferrari ve Zapo'nun takımda kalmasını mutlak gerekli kılıyor. Garip ama forma şansı bulduğunda en zayıf görüntü veren yeni transfer Hilbert oldu. Şu sıkışık zamanda yanlış yapılmama ihtimali yok, ama bari en az hasarla atlatılsın. Fink kaldığı takdirde takımın stoperdeki alternatif eksikliği hariç büyük sorunu görünmüyor.

Bugün sahada etkileyici ya da en genel tabiriyle iyi bir Beşiktaş yoktu. Sezon başında umut veren, kazanma yolunu takip eden bir Beşiktaş vardı. Farklılıkları belirgin, gelişim sağlandıkça daha iyi olacağının sinyalini veren bir takım vardı. Günler ilerledikçe takım oyununda gelişim sağlanacak, pas alışverişlerinde akıcılık artacaktır. Tek ihtiyaç biraz zaman ve şu günlerde aceleyle karar vermemektir. Tüm bunlar da bu akşam için yeterince memnun olma sebebidir.

Beşiktaş 3-0 Viktoria Plzen
Noat Samisa

06.08.2010

18 yorum:

gökhan dedi ki...

yabancı stoper fikrine normalde katılırım ama beşiktaş'ın durumu baya bi anormal :). bu kadar yabancı varken, araya bir stoper daha sıkıştırmak işleri çok karıştırır. sonuçta sivok 6 ay sonra iyi-kötü dönecek.

ama zapo yetersiz, çok net bu. hoca ferrariyi istemiyorum diyorsa yapacak birşey yok. bu kadar değerli bir adamı yedek kulübesinde oturtmak da hoş olmaz. yani eğer bir yabancı stoper alınacaksa bu ikisi aynı anda yollanmalı. yoksa ben "kendi adıma" karşı çıkarım. ayrıca yerli bir stopere daha ihtiyaç var diye düşünmekteyim. hele toramanın sakatlığı sonrası kesinlikle birileri bulunmalı. sağ bek meselesine hiç girmiyorum. çok sıkıntı yaşayacağız orada.

yüce, güzel, kral insan(!) recai kocaman yine robinho gazını verdi. ciddi ciddi tırsmaya başladım gelecek diye...

Massaro dedi ki...

Bana kalırsa Delgado gidici. 4 yıldır takıma verdiği tartışılır adama bu kadar sabredilerken, "1 yıl futbol oynamamıştı" şeklinde savunulurken, Alman milli forması giymi Hilbert'i 60 dakikalık performansıyla değerlendirmek, uyum sorununu tamamen göz ardı etmek ancak bizim Türklere özgü bir durum.

suspicious1903 dedi ki...

fink tişörtünü giydin mi ? :))

erhan güven sanırım olmayacak bu takım için , tam rıdvan'lık bi sezon ama çocuğun durumu hala belli değil..

hayatımda belki de ilk defa beşiktaş golüne sevinmedim... holosko-tabata gitsin yabancı forvet gelsin :)

BJK4EVER dedi ki...

Bende kesinlikle 4-3-3'ten yanayim. Bu sistemdeki en buyuk sikinti Nihat'in veriminin dusmesi, ama ona da katlanmak zorundayiz. Schuster acaba Guti-Ernst'li 4-4-2'yi tekrar deneyecek mi merak ediyorum, ama bu saatten sonra Necip'i kesmesi (bu formuyla) bence cok cok zor. 4-3-3 oynarsak Hilbert ne olacak merak ediyorum. Sag onde oynayacak oyuncu degil, sag bekte kullanilabilir veya oynayabilirse sag icte??? Bence stopere gerek yok, Toraman 3 hafta yok ve donecek, Ferrari-Zapo zaten var, Ersan da bos yere alinmadi herhalde, biraz guvenmek gerekir. Bu saatten sonra transfer olmasin, Tabata-Delgado'dan biri gitsin tamamdir bu takim bence.

-------------Hakan------------

Erhan--Toraman--Ferro--Uzulmez

-------------Ernst---------------

--------Necip---Guti-------------

Nihat--------Bobo------Quaresma


------------Rustu-------------

Ekrem----Zapo---Ersan-----Ismail

------------Fink---------------

---------Ugur---Delgado--------

Hilbert------Nobre-----Holosko

Noat Samisa dedi ki...

Gökhan,

Şu yatırımı yapmışken gelişen sıradışı koşullarda risk almamak yanlıştır. İyi bir stoper alınır, devre arası Zapo ve Ferrari'nin durumuna tekrar bakılır.

Massaro,

Hoca herkese eşit mesafedeyse, herkesi şu kısa dönem performansıyla değerlendiriyorsa en zayıf halka Hilbert oldu. Holosko, Delgado, Bobo ve diğerlerinin geçmişini bilmediğinden hepsini deniyor, ama sonuçta Hilbert'i kendi getirdi, eksiğini fazlasını yeterince biliyor.

Suspicious1903,

Giymedim, zincir de kullanmadım ama hocanın maça Necip'le başlaması eylemin başarısına delalettir. :)

BJK4EVER,

Hilbert sağ içi kotarabilirse rotasyon sorunumuz da kalmaz. Holosko'nun takımda kalacağını düşünürsek kenarlar için alternatif bol.

Bir fazladan yorum görünüyordu ben onayladığımda, sanırım blogger birini eledi. Sahibi kusura bakmasın.

Asphalt Monkey dedi ki...

Gidecekler kalacaklar tartismasindan en cok Delgado ve Tabata'nin etkilendigini düsünüyorum. Sonucta, ikisiden birisi kesin gidecek kalan da büyük bir ihtimal Guti'nin yedegi olacak. O yüzden her ikisi de maclara asiri stresli cikiyor. Karar icin son gün ne zaman bilmiyorum ama, giden kalan belli olduktan sonra kalanin performansinin artacagini düsünüyorum.

Ayrica Schuster cok güzel bir rekabet ortami olusturdu. Benim yerim garanti diyebilecek 2-3 oyuncu ancak vardir kadroda. Herkes macta savasiyor ve hem Schuster'in hem de futbolcularin yüz ifadesinden ciddiyeti ve disiplini görebiliyorsun. Sanirim gelecege dair en cok ümit veren nokta da bu.

tanju dedi ki...

sivok'un sakatlığıyla tam ferrari-toraman tandemi izleyecektik ki, schuster ferrari'yi yedek bıraktı. içimizde bu ikiliyi görme adına (en azından ilerleyen maçlarda) az da olsa bir umut vardı, bu sefer de toraman gitti. şu ana kadar her şeyimizle geçen senenin galatasaray'ına benziyoruz. allah sonumuzu benzetmesin.

Noat Samisa dedi ki...

Asphalt Monkey,

Şu ana kadar Schuster'i ''Denizli'nin yüzü gülmeyen versiyonu'' olarak tanımlayabilirim. Ağırlığı, basınla iletişimde takındığı tavır, seçtiği cümleler benzer. Umalım ki takım üzerindeki ağırlığı yönetimce baltalanmasın.

Tanju,

Orta sahada nipeten daha güçlü olduğumuzu düşünüyorum, bu da sezon seyrine dair öngörülerde beni biraz olsun rahatlatıyor.

SirEvo dedi ki...

Şahane bir yazı olmuş yine demiyorum, artık maçlardan sonra senin analizlerini bekler oldum.
Neyse, onu az çok biliyorsundur da, bu Erhan ne olacak ben onu merak ediyorum. Çıkıp ben oynasam duvar falan olurum geçemezler en azından yahu bu ne? Ne defansı iyi, ne atağı. Hiçbir katkısı yok takıma. Rıdvan sakatlanmayaydı, yazık oldu çocuğu. En yakın zamanda toparlanıp şu takıma girmesi lazım. Erhan'ı kafadan keser. Yani direk keser. :D
Hilbert deniyor sağ bek için ama o da kağnı gibi, keşke bu maçta oynatsaydı Schuster...

Neyse. En azından geçen maç sonu dediği "bu şablon kalacak" lafı çöpe gitti. Çok korkmuştum. Ernst tek başına ne yapabilir ki, kimse bir şey yapamaz dediğin gibi. Necip de kendini aştı zaten. Böyle devam ederse Beşiktaş yıllar sonra Türk futboluna eli, yüzü, karakteri düzgün bir insan kazandırmış olacak.

BJK4EVER dedi ki...

Oyun tarzi ve ofansif orta sahadaki 'yildizlar' acisindan benzesiyoruz, ama aradaki ciddi fark GS'de onliberoda Topal/Sarp vardi, bizde ise Ernst/Fink/Necip var ve onlarda stoperler Servet/G.Zan/E.Gungor iken bizde Ferrari/Zapo/Toraman var. GS'nin kadrosu defansif olarak o tarz oyunu kaldiracak gucte degildi, ama bizimkisi o gucte bana gore.

geloraptor dedi ki...

ben yabancı stoper alınırsa gidecek ismin ferrari olduğundan alınmamasını istiyorum. zapo çok yeterli değil belki doğru ama idare edebilecek seviyede gibi. lakin erhan ile yanyana oynayınca çok daha fazla sırıtıyorlar gibi geldi bana. toraman-zapo-ferrari-ibo dörtlüsüyle izlemek isterim bir kere rahatça yorumlamak için. erhan yedek sağ bek için tamam ama as sağ bek gibi görünüyor şimdiye kadar.
necip beni de şaşırtarak ilerliyor. ah bir de rakibe çarpmadan durabilse ne güzel olacak. ilk yarıda bobo'ya topuğuyla pas verdiği o pozisyon ve öncesinde epey şaşırdım. geçen sene son maçta bursa'da uğur'un attığı golde de pozsiyonu hazırlayan adamdı. ha bir de bacaklara eklediği gibi üst bölgeye de abartmadan bir kas yüklemesi yaparsa daha iyi olur.
quaresma da tam maçta her aldığı öldürecekse işimiz var derkene attı golünü. umarım bazen yaptığı gibi çok abartmadan devam eder oyununa.
holosko'nun dün gol dışında olumlu hareketi yok gibiydi. defansif olarak rakip beki takip etmeyip geriye dönmemezlik yapmadı nerdeyse hiç ama hücumda da kötüydü. hilbert'i yeğlerim ben. hepitopu 60-70 dk oynadı ki ilk 45 dksı takımca rezaletti. orada tek başına yapacağı çok bir şey yoktu.
kapatırken not olarak ekleyeyim. koray avcı halen boşken stoper ve ön libero için "yedeğen yedeğe" olarak alınsın.

anilton dedi ki...

Necip ile ilgili gösterdiğiniz pozisyona değinmek istiyorum.O pozisyon Toraman'ın sakatlanıp dışarıya çıkması sonrası oluşan pozisyon.Toraman'ın tedavisi yapılırken Necip geriye gelmişti,o nedenle son adam olduğunu düşünerek -oyuna tekrar dahil olur olmaz müthiş bir koşuyla gelen Toraman'ıda göremediği için- öyle bir hamle yaptı.Yoksa hertürlü kalır,seken topu uzaklaştırırdı.Zira bu pozisyon ve oyun bilgisi Necip'te fazlasıyla mevcut.

Noat Samisa dedi ki...

Sirevo,

Erhan hücumda savunmadan daha iyi bana göre. Hücumda standart bindirmelerini ve 10 taneden 1 inin adamı bulduğu ortaları kovalasa kafi. Sorun savunmasında, maalesef yetersiz.

Geloraptor,

Toraman'ın sakatlık dönüşü sağ stoper oynaması daha iyi olabilir, ama bu iyileştirme ancak çok küçük bir fark yaratır.

Anilton,

Haklı olabilirsiniz, pozisyonun öncesini net olarak hatırlamıyorum. Pozisyonda Toraman'ı stabil kabul edersek bu yaşında bu ve benzeri eksikliklerinin olması gayet doğaldır. Bir orta saha oyuncusu için 19 yaş henüz öğrenme safhası, ama Necip maşallah bu safhanın yanına fazlasını koyuyor.

ASVALTTAICENLER dedi ki...

ersan ademin sadece rotasyon oyuncusu olarakmi yoksa forma savasina ortak olmasi amaciylami alindigini Villareal macinda gorecegiz, altyapimizdan Sezerinde sans bulmasini istiyorum, hakkinda cok sey duyduk fakat bit turlu A takimda goremedik, bence son hazirlik macinda en azindan bu 2 gence 45 dakika sans vermeliyiz...

Cartalete dedi ki...

Anilton haklı beyler...

O pozisyon öncesi Toraman kenara geldi, Necip alelacele stoper kademesi alacakken, atak hızlı geliştiğinden ancak yetişebildi.
Orada mecburiyetten kaydı, pozisyon hatası ondan...

Tekrarda da görüleceği üzere; orta yapılırken Necip hala koşar vaziyette.

Şezlong yazarı olmak bazen işe yarıyor :)

Noat Samisa dedi ki...

Asvalttaiçenler,

Evet, Ersan'ı mutlaka deneyecektir. Hem Schuster, hem de biz pazar günü umarım güzel şeyler görürüz.

Cartalete,

Bizde tek şans var, tribünde gördüğümüzü aklın bir köşesine yazmak var.

Kahrolsun şezlonglar :):):)

Bellamy. dedi ki...

Küçük takımlara karşı Ernst - Guti orta sahasıyla oynamamız gerektiği argümanının hala arkasındayım.

Rakip 10 kişi kalana kadar gol pozisyonumuz yok doğru düzgün.

Nihat küçük takımlara karşı Necip'in yerine kullanılır, nispeten dişli takımlara bireysel yeteneklerin ağzına bakarız.

Noat Samisa dedi ki...

Bellamy,

Yalnızca iç sahada, deplasmanlarda ise belki. Schuster de büyük olasılıkla senin gibi düşünüyor. :)