Bucaspor 0-1 Beşiktaş

Beşiktaş bundan önceki 20 sezonun ilk hafta maçlarında on kez kazanmış, yedi kez berabere kalmış, üç kez de kaybetmişti. Deplasmanların sayıca fazla olduğu bu seride takımın gösterdiği performans, aynı dönemde sergilenen toplam performansla aşağı yukarı parelel. Mevcut iklim koşulları ve Bucaspor'un hakkında hiçbir şey bilinmeyen, yeni kurulmuş bir takım olması etkenleri dikkate alındığında epey zor sayılabilecek bu başlangıcı takımın üç puanla geçmiş olması, tek başına dahi ümitvar olma sebebi olabilir. Sonuçta üzerine konuşulacak pek çok ayrıntı olmasına rağmen sahada görünenin toplamı da skor da olumluydu.

Bülent Uygun Etkisi: Birinci Kur

Bucaspor'lu oyuncular bugün hocalarının ilk adımda istediğini yapmayı başardılar. Temel prensipleri, eldeki malzemenin farkında olarak öncelikle rakibi pasifize etmeyi gözettiler. Savunma hattını derinde kurup, dört hat üzerinden güçlü bir kademe anlayışıyla ileride Emre Aktaş'ı tek bırakarak sahaya yayıldılar. Sanırım bugün için bilinçli bir hücum planları yoktu. Beşiktaş ise maça, son iki buçuk resmi maçtır oynadığı düzende başladı. ''Bernd Schuster'in 4.3.3'ü'' diyoruz, ama genel oyun anlayışı geçen seneden farklı olsa dahi üretkenlik noktasında geçen sezonun mirası üzerine kurulmuş bir takım görülüyor. Bugün de henüz maçın başında oyun sıkıştı. Savunma hattını derinde kuran Bucaspor, savunmanın önüne kademeli şekilde yerleştirdiği beşliyle alanları iyi kapattı. Belirgin şekilde görüldüğü üzere Beşiktaş'ta ataklar derinde pozisyon alan Ernst'le başladı. Guti ya da Necip kendilerini göstererek top istediler. Bir sonraki adım beklerin ve kenar adamlarının sürekli hareket halinde olması ve feyk koşular ile alan boşaltılması üzerineydi. Fakat bu noktada takım sıkıntılı olduğundan, sıklıkla ikinci opsiyona geçildi. Ernst'ten pası alan Guti, Quaresma'yı bulmaya çalıştı ve eğer Guti'ye baskı gelirse, Zapo ya da Ferrari en ilerideki Bobo'ya uzun oynadılar. Nihat'ın sürekli içe kaçarak oynadığı oyunda Erhan'ın önü sürekli açık kalıyordu. Başlarda toplar hep sağa oynandı ama Erhan'ın yetersizliği sağ kenarı silah değil, yalnızca tehdit yapıyordu. Yine ortada bir çeşit ''eşiği aşamama'' durumu vardı. Fark yaratan adam Guti iki kez Quaresma'yı bularak Bucaspor'un planlarını değiştirdi. Kademeler ve bazı mevkiler değişti. Bülent Uygun'un istediği oldu, Quaresma nispeten etkisiz olduğu sağa geçti. İki tehlikeli ataktan gol çıkmayınca ilk yarı Beşiktaş için açmazlarla bitti, benim aklıma ise Marcio Nobre geldi.Hz. Guti - Amin

Bucaspor devre boyunca (maçın ilk dakikasında seken serseri topu saymazsak) Beşiktaş kalesini test etme fırsatı dahi bulmamıştı. Bu tabloda orta sahadaki markajlardan birini daha geriye atmak, bu sayede kenarları işler kılmak ve uzun topları oyuna kazandırmak adına çift santrafora dönüş faydalı olabilirdi. Fakat bu ve benzeri fikirlere gerek kalmadı. Bu sezonun Beşiktaş'ı, geçen sezonki yoldan gole ulaştı, önde kazanılan bir topta uyumlu parçalar birleşti. Topu Erhan kazandı, Guti imzasını attı ve Bobo, 46. dakikada yaptığı harika bir gol vuruşuyla tabelayı değiştirdi. Henüz devre başında hevesi kırılan Bucaspor bu dakikadan sonra hücumda hareketlenmeye çalışsa da Guti'nin hatası hariç Beşiktaş kalesini yoklama fırsatı bulamadı. Oyun disiplinini kaybettikçe sadece savunmada problem yaşamadılar, hücumda etkili olma şansları da azaldı. Eksik kalmalarına rağmen son bölümde çok iyi mücadele ederek puan umutlarını son dakikaya kadar diri tutmayı başardılar.

Zapo, Ernst ve Ferrari

Bucaspor'un geride kapandığı bu maç, takımın iç saha sorunlarıyla ilgili öngörü fırsatı oldu. Çıplak gözle izlenen bir maç sonrası daha detaylı değerlendirme yapılacak, ama şimdi bir şeyler söylemek gerekirse bu üçlünün top kullanmadaki yetersizlikleri can sıkıcı. Erhan'ın topla münasebet kaabiliyeti malum. Geri dörtlüden topu çıkarak en uygun adam Üzülmez, yani durum bu kadar kötü. Sivok'un sakatlığının bir de böyle bir yansıması oldu. Toraman dönünce bir noktaya kadar ilerleme sağlanacaktır. Ben yine Tabata'yla yolların ayrılarak Fink'e yer açılmasını ve bir de Holosko'yla vedalaşılarak Sivok benzeri bir stoper alınmasını gerekli görüyorum. Bir de Nihat'ın yerine yerli oyuncu ihtiyacı var, lakin bunun için Bursaspor'la ilişki kurma zorunluluğu var.

Necip Uysal

Aslında hakkında konuşmayı yasaklamak lazım. Maç sonu verdiği röportajda titrek sesiyle kurduğu kısa cümleler gibi konuşmak lazım onu. Otuz metre topla katedip bir kez Guti'ye, bir kez Nobre'ye araya nefis toplar attı, sonra yine içeri dalarak Ediz'i saha dışına gönderdi. Sezon başında durumu idare etmesini istediğimiz bu çocuk, dün maçın sonuna en diri halde ulaşan adamdı. Ben daha fazlasını istemiyorum, bu kadarlık oynasa Beşiktaş'a yeter.

*****


Bucasporlu oyuncuların pek çoğunu henüz hocaları dahi tanımıyor. Kağıt üzerinde planlanan bir kadroda sezon başı bu durum doğaldır, çıplak gözle görülür eksikler belli olmadan yeni bir şey yapmaya çalışmak her zaman çok zordur. Sahada Sivasspor'un bir yansımasının görülmesi için birkaç yıla ihtiyaç var, bunu Bülent Uygun da söylüyor. Yine de bu Bucaspor birkaç ay sonra ligin tüm karakteristik özelliklerini bünyesinde barındıran çok zor bir iç saha takımına dönüşebilir.Ligin ilk maçı, hocanın TSL'nin kendine has özelliklerini farketmesi için yeterince iyi bir sınavdı. Bucaspor benzeri oyun disipline hücum planları ekleyen pek çok takım var bu ligde ve bunlara karşı sahada ''modernizm'' propagandası yapmak yeterli değil. Kazanma yollarını bulmak, takım savunması üzerine biraz daha çalışmak gerek. Schuster'in kısa zamanda bizim yıllardır işe yaramadığından emin olduğumuz yanlışlardan dönerek kazanma yolunu takip etmesi ve kazanmaya devam etmesi sevindirici. Yukarıdaki grafik benim ruh halimi yansıtıyor. Takım kazanmaya devam ettikçe ve gelişim sürdükçe bu yükseliş trendi devam edecektir. Kötü zemine, aşırı sıcağa ve bazı oyuncuların henüz tam hazır olmamasına rağmen hoca kendisi için fazladan kredi yarattı, umarım bundan sonrası daha da güzel olacak.

Bucaspor 0-1 Beşiktaş
Noat Samisa

15.08.2010

16 yorum:

geloraptor dedi ki...

bursayla zoraki ilişki içine girmektense ibb'den iskender alın nihat'ın yerine daha iyi olmaz mı? ben yalnızca büyük maçlar da izledim. sen çıplak gözle de izlediysen yorumun nedir merak ettim. bir de korkarak sorayım colin kazım'a ne dersin? =)

alper dedi ki...

Bu güven ve umut endeksi 60 ta stabil kalsa sezon sonunda ki derecemiz ne olur acaba???

Ehan Güven yerine sakatlıktan sağlam dönen bir Rıdvan topla çıkış konusunda takıma faydalı olurmu??

Bu takımın golcü sıkıntısı varmıdır?

Holosko ile vedalaşıp Sivok benzeri stoper aramak yabancı kontanjanından dolayı yine sıkıntı oluşturmazmı?Ersan Adem denenmez mi?

Noat Samisa dedi ki...

Geloraptor,

İskender faydalı olur tabii, ama çapraz koşulardan çok derin koşular ile parlamış bir oyuncu. Diğer yönlerini henüz göremedik. Nihat'la rekabete girdiğinde formayı alabileceğindan şüpheliyim.

Robinho gibi Kazım da mikser gibi adam. Ernst ikinci idmanda döver bunları, ben de haketmiştir kesin derim. :)

Alper,

Sanırım şampiyonluk olur.

Rıdvan kesinlikle çok faydalı olur, ama ancak Ocak'ta mümkün. Dolayısıyla plan dışı.

Bence golcü diye bir mevki yoktur, dolayısıyla sıkıntısı da yok. Santraforda takıma yardımcı olan, gerektiğinde de gol atan biri var. Bence yeterli. Ama yedeklemesinde sorun var.

Nihat sorunu çözülürse yabancıdan yana sorun olmaz. Ersan'dan umutluyum, henüz fazlası değil.

gökhan dedi ki...

"Nihat'ın sürekli içe kaçarak oynadığı oyunda Erhan'ın önü sürekli açık kalıyordu. Başlarda toplar hep sağa oynandı ama Erhan'ın yetersizliği sağ kenarı silah değil, yalnızca tehdit yapıyordu."

işte nihat bu yüzden solda oynamalı bence. arkasında oynayacak ismail bu şartlarda parlar. deivid-gökhan gönül ilişkisine benzer bir durum ortaya çıkar hatta. toramanda sağ beke geçer. böylece ismail'in yaratacağı defansif zaafiyette dengelenir.

ilk 11'e bakıyorum, schuster'in şimdiye kadar yaptıklarına bakıyorum ve umutlanıyorum. ancak alternatif konusunda sıkıntılarımız var. bobo'ya yada ernst'e birşey olursa herşey çöpe gidebilir. fink'i tutarak ernst'in alternatifsizliği çözülebilir ama bobo'ya birşey olursa büyük sıkıntı yaşarız. hem nihat'a olan bağımlılıktan kurtulmak, hemde iyi kötü bobo'yu yedeklemek açısından sercan için şartlar zorlanmalı.

ercan dedi ki...

Vikingur maçı devre arasında ayak üstü konuşurken Schuster'in ortada o günkü gibi macera ararsa sıkıntıya gireceğimizi konuşmuştuk.

Sen 3-4 haftanın 2sinde puan kaybedersek hocanın belki akıllanacağını söylemiştin.

İlk Plizen maçında hoca tokadı yiyince o gün bugündür Ernst'in yanını boş bırakmıyor.

Senin güven tablona da yansımış bu :)

Bu oyun şablonu ile devam ettiğimizi varsayarsak -ki inşallah devam ederiz- sağ bekten başka aksayan bir tarafımız yok gibi.

Her zaman dediğimiz gibi; Ernst ve Necip'i yedekleyecek Fink de kadroda kalmalı.

Yönetim bir forvet transferi kovalıyor gibi. Golü koklayan birini alırsak Guti asist kralı, gelen eleman da gol kralı olur herhalde.

Ekrem -G.antep karşısındaki durumu aklıma gelse de- sağbekte, Erhan'dan daha faydalı olur.

şambalici dedi ki...

ileride özellikle quaresma'ya ayak uyduracak hareketli bir adam lazım, quaresma bir şekilde pozisyon alıp topu vermek/orta yapmak istediğinde oyuncu bulamıyor, herkes konum olarak olması gerekenden en az bir adım geride kalıyor. quaresma onları beklerken de pozisyon kayboluyor. robinho bu tip durumlarda quaresma'ya çok iyi uyar, tabi alınabileceğin değil de format olarak diyorum.

erhan açısından da noat samisa'nın uzun uzun bahsettiği oyun kuran bekler mevzusu aklıma geliyor. defans hattı için zaten bir dünya şey söylenebilir, sivok yokken transfer şart kesinlikle. en azından kiralık bir şeyler düşünseler bari.

Noat Samisa dedi ki...

Gökhan,

Bu noktada özellikle deplasmanda DK'da örneği görülen bir durum ortaya çıkıyor. Robben'in sağda oynaması, aynı zamanda takımın boyunun hep kısa kalmasını sağlıyor ve savunmaya yardımcı oluyordu. Bir başkası İspanya. Alanı genişletmemek için kanat adamı kullanmadı. Biz de Quaresma'yı sağda kullanırsak oyun alanı sürekli genişletmiş oluyoruz. Önerinin Toraman ve İsmail kısımları çok mantıklı, fakat hangisinin takım için daha değerli olduğu tartışılır. Bu fikir zaman zaman iki şekilde de denenecektir, fakat genel tertipte ben Quaresma'nın solda oynamasından yanayım.

Ercan Abi,

Amiyane tabirle bizim hoca akıllandı, takıntılı biri olmadığını da gördük. Sağ beki Toraman'la düzeltmek mümkün, biraz daha bekleyebiliriz.

Şambalici,

Uzak forvet koşularını Nihat'ın yapması lazım, ama hep alakasız yerlerde oluyor. Quaresma'nın son çizgiye indiği pozisyonda mesela Bobo savunmacıları içeriye sokmuştu, ama Nihat ortada yoktu.

Oyun kuran bekimiz İsmail olabilir, fakat Üzülmez maalesef Schuster için de lk seçenek ve galiba gerçekten iyi yine. :)

Massaro dedi ki...

"Yine bu dönemde şampiyon olunan yıllar baz alındığında tamamına galibiyetle başlandığı görülüyor."

100. yilda sampiyon oldugumuzda Bursayla berabere kalarak baslamistik.

Noat Samisa dedi ki...

Massaro,

Haklısınız, düzeltme için teşekkürler.

Levent Kömürkara dedi ki...

Belki de Bobo sevdamızdan göbek forvet yerine kanat forvetin(Nihat Kahveci yerine) bize daha fayda getireceğini düşünüyorum. Ivica Olic örneğini yorum da bulunduğum her yere yazıyorum. Geçen yıldan beri söylediğim üzere Erhan Güven'in hücum performansı çok yetersiz kalıyor. Misal, işe yarar bir tek ortası yok. Temposuna ise laf edemem. Necip'in rakibe aldırdığı 1 kırmızıdan başka 2 sarı aldırmasının da altını çizmek gerekiyor. Zaten Ediz'in atılmasına sebep olan pozisyondaki tehlikeyi göze alan adamı sırtımızda taşımaktan başka çare yok. Umarım tıraş bıçağı firmaları Necip'i değerlendirebilir :). Bu kadar temiz suratlı insan görmedim. Ernst de ilk sezonuna yaklaşacak gibi duruyor.

kartalist dedi ki...

Zaman verin biraz abisi.Takımdaki oyuncuların birçoğu hala Guti'yi Madrid'de,Quaresma'yı İnter'de oynuyor sanıyor.Guti'nin arapaslarında,Quaresma'nın ortalarında şaşkın ördek gibi kalmalarının nedeni bu.

Kaldı ki Quaresma gibi bir adamdan çizgiye kadar gidip,egoistlik yapmadan muz orta kesmesini kaç kişi tahmin edebilirdi.

İki hafta daha sabır diyorum ben.Bobo'da alışacak,Nihat'da alışacak.

BJK4EVER dedi ki...

Benim Nihat yerine uzak forvet konusunda 2 onerim var: Delgado (solda) ve Holosko. Nihat uzak forvet rolune uygun biri degil, tamamiyle cift forvette savunma arasina kosu yapip net vurus yapan second striker rolune uygun oyuncu. 4-3-3'teki 3. adami bulmak sikinti yaratiyor su anda. Takim icerisinde Delgado ve Holosko denenmeli, Hilbert de bu role uygun degil bence, o da 4-4-2'nin kanadi olur anca.

Delgado'yu herkes oyun kurucu olarak goruyor, ama ben onu Alex, Kaka tipi bir second striker olarak goruyorum. Iyi bir top kontrolu, cok net bir son vurus teknigi var ve kolay adam eksiltiyor. Ki dikkat edin ne zaman cizgiye yaklassa iyi aksiyonlar yapiyor, ama orta sahada zorlaniyor. Bence son vurus etkinligi ve adam gecme ozelligiyle sol acikta cok basarili olur (Yusuf gibi) ve Q7 ve Bobo ile iyi bir uclu olustururlar, ki zaten Delgado'nun futbol olarak en iyi anlastigi isimler Bobo ve Q7 bu takimda.

Holosko da yine dikine kosulari ve topla kat etme ozelligiyle iyi bir uzak forvet olabilir.

Hazir Helsinki maci varken de yabanci kontenjani yokken bu denenmeli bence. Nihat'i cok sevsem de bu is yurumeyecek galiba.

varol döken dedi ki...

tabloların nerede yapıldığını merak ettim ben... yağlıboya mı, natürmort mu, empresyonist mi? aydınlatabilirseniz çok sevinirim sayın noat...

Noat Samisa dedi ki...

Levent Kömürkaya,

Ben o kanat forvetlere uzak forvet demeyi tercih ediyorum, daha geniş bir anlam ifade ediyor. Bu işi Holosko iyi yapıyordu, kötü durumda olduğu geçen sezonun ikinci yarısı da goller atmaya devam etti. Bu sene kotaya takılıyor ve sadece gol atmak için sahada yer alması anlamsız görünüyor. Olic güzel bir örnek kesinlikle.


Kartalist,

Quaresma üç topun birini değil, ikisini orta yapsa çok daha efektif bir oyuncu olacak. Şu ana kadar topla haddinden fazla oynuyor, bazen sorun oluşturacak kadar top eziyor. Schuster zamanla bunu törpülyecektir, o konuda şüphem yok.


BJK4EVER,

Evet, Delgado ikinci forvet ya da Batı'nın ''False Ten'' dediği gibi sahte 10 numara bir adam. Hepsine katılıyorum, fakat bizim uzak forvetten daha önemli önceliklerimiz var. Nihat'a biraz daha sabredeceğiz belli ki, onu zorlayacak bir yerli olsa kadromuzda pek sorun kalmazdı.


Varol Başkan,

Merdiven altında yapıyorum. Emperyalistlerin tekelindeki Natürel Yağlardan kullanıyorum, yanımda da bi' kap tereyağ var. Sürüyorum ekmeğe, mis gibi.

BJK4EVER dedi ki...

Noat sence ne gibi oncelikler var peki? Su anda bence bizim takimdaki temel problem sagbekteki kalitesizlik (buna cozum yok), Ernst ve Necip'in alternatifsizligi (Fink kalirsa sorun yok) ve Q7 ve Bobo'nun iyi yedeginin olmamasi, ama buna da cozum yok. Acikcasi bu saatten sonra bir transfer olacagini zannetmiyorum, bir transferin (ucuz gurbetciler disinda) bize katki yapacagini da sanmiyorum. Piyasadaki yerliler ya elimizdekinden kotu ya da cok pahali, yabanci transferi de baska bir yabancinin gitmesiyle sonuclanacagi icin baska bir bolgede eksiklik dogacak. Su anda tek yapilmasi gereken Tabata'yi gonderip Fink'i takima katmak ve kritik oyuncularin sakatlanmamasi icin dua etmek. Cozumleri kadro icerisinde ve altyapidan takviyelerle aramamiz lazim bence.

Noat Samisa dedi ki...

BJK4EVER,

Quaresma ve Guti varken öncelikle bunlara uygun yapıyı oluşturacağız. Sonradan onları daha etkin kılmak adına rötuşlar yapılabilir. Bunda birinci öncelik takım savunması. (Necip ve Fink) Sonra Quaresma'nın ter kenar oyunu (beklerin zayıflığından dolayı) ve stoperler. Zamanla eğrisi doğrusuna denk gelir, ama şu halde eğer kadroyu şekillendirirken hata yapılırsa çok çekeriz. Benim için en büyük sorun şu an bu. Yoksa sezonun devamında kadronun kendi içerisinde bir denge oluşturacağını düşünüyorum.