Lütfen Schuster!

Üç yıl önce de aynı şeylerden bahsediyorduk, yine aynı konuya gelmiş bulunuyoruz. Bunu oyuncular üzerinden açıklamaya çalışınca kolay olmuyor, çünkü bu oyun sadece insanla alakalı değil. Sonra Quaresma'nın hızlı pasında Nihat ıslıklanıyor, iyice öznel yargılara tıkanıyoruz. Beşiktaş'ın yıllardır ve bugün neden benzer puan kayıpları yaşadığını anlayabilmek için şunu bilmek gerekir: Futbol oyunu, sadece insanla alakalı değildir. Futbol, diziliş, yerleşim ve boş alan yaratmaya ve alan kapatmaya dair amacı belli bir oyundur. Eğer bu oyunu konuşurken sadece insandan bahsederseniz, bugün Quaresma ve Guti'niz varken nasıl yenildiğinizi anlamlandıramazsınız. Robinho gelince yenilmeyeceğinizi sanırsınız, ama İBBSpor gibiler Beşiktaş'a her daim tokat atmaya devam ederler. Saha dışında bir şeyler yanlış gidiyor olsa bile, doğru yerleşim ve akıl ürünü konumlandırma bir takımı başarıya ulaştırabilir. Bunlar sistemden, felsefeden, ülkenin şartlarından, basından yayından daha önemlidir.

Daha önce Ertuğrul Sağlam'lı mağlubiyetlerde de takımın şampiyonluk yolunda yaşadığı kayıplarda da ortak noktanın ne olduğunu bu sayfada sayısız kez anlattım. Schuster'li Beşiktaş'ta da aynı şeyleri yaşadık ve bir süre hocanın bu fikrini rafa kaldırdığını gördük. Gerçi ben çöpe attığını sanıyordum, ama maalesef cepte duruyormuş. Bugün Schuster'in Delgado'yu Ernst'in yanında ikinci orta saha oyuncusu olarak konumlandırmasının tek gerekçesi, Delgado'nun o mevkiyi kotarabileceğine hala inanması olmalı. Bunun haricinde hiçbir sebep makul ya da modern, sistemsel, felsefi vs. değil. Bu şekilde pas yapacağına inanılan takım, bugün en az 25 tane uzun top attı. Beşiktaş bugün aynen şu şekilde idi: Kaleci topu kenarlara açılan stoperlerden birine verdi. Ferrari ise bu, sıklıkla topu Ersan'a verdi. Ersan topu sürdü, yerden derin toplar atmaya çalıştı. Bazen (açılması gerekirken geri gelmek zorunda kalan) Üzülmez'e verdi, ama sıklıkla 60 metre uzun top attı. Bu mu sistem? Bu mu modernizm? Kırmızı kart şüphesi olan pozisyon da serseri bir uzun toptu. Bu topları rakip karşıladığında ise Beşiktaş orta sahasında 30'a 40 metre genişliğinde devasa boş alanlar ortaya çıkıyordu. Tüm reboundları turuncu formalılar topladı. Sahada apaçık bir yerleşim sorunu varken, atıl alanlar doldurulamıyorken, üzerine üstlük rakibin 4.3.3 oynadığı bir günde orta sahada nicel olarak bir kişi az iken, neyin felsefesinden bahsedeceğiz yahu. Bunu isterseniz 10 yıl bekleyin, adına da isterseniz istikrar deyin, hala beklersiniz ki ''sistem'' otururacak. Neyse bu sistem artık, ben anlayamıyorum. Eğer bir futbol fikri var ise, bunun önceliği diziliştir. Eğer bir diziliş var ise, bunun öncülü futbolcuların kalitesiyle birlikte kendisine biçilen role uygunluğudur.

Takımın geçen seneden farkını, bunun iyiye gidiş olduğunu, artan kadro kalitesini vs. geçmiş maçlarda işledik ve hep bir çekinceden bahsettik: Sayılı futbol akıllarından birine sahip olan Bernd Schuster en kötü olasılıkla eğrisi doğrusuna denk gelir şekilde bu takımı kazanma yoluna sokardı, ama önemli olan elinde esnek bir kadro olması idi. Orta sahada Necip ve Ernst'ten başka biri bulunmazsa, olası bir sakatlıkta orada yine Delgado oynayacağından bu tip puan kayıpları gün gelir çok büyük etki bırakır idi. Hocaya baskı yapılmamalı idi. Hocaya yardımcı olunmalı idi. Kadroyu kendisinin şekillendirmesine izin verilmeli ve ''bak hoca bunu 8 milyona aldık, bunu gönderirsen yanlışımızı kabul etmiş sayılırız'' denmemeli idi. Tepeden inme transfer yapılmamalı idi. Bu ligin (sıklıkla haksızlık yapılan) bir karakteri olduğu bilinmeli idi. Kısa zamanda bunları geride bıraktığımızı düşünmüştüm, fakat bugün yine aynı durumla karşı karşıyayız.

Bernd Schuster ile ömür boyu sözleşme imzalansa keşke. Ben biliyorum ki eğer kadrosu sadece boyuna değil, enine de geniş olur ve hacmini doldurursa kazanma yolunu hem kendi futbol fikri, hem de yerel gerçekleri dikkate alarak çizecektir. Burada en büyük sorun(lar), Tabata'ların çoğalıp, Ersnt'lerin azalması ve hocanın hareket alanının daralması, isimlerin oyunun önüne geçmesi, geniş alanda Ferrari'nin defolarının ortaya çıkması, bu sebepten Sivok'un yokluğunun vehametinin surata çarpılması, sağ bekteki rezaletin (başka tanım hafif kaçar) en makul çözmünün Toraman olması ve bunun henüz farkedilmemiş olması nedeniyle Toraman'ın da stoper düşünülmesi... gibi bir takım birbirinin öncülü olan sorunlar var ve bunların hepsi birbirine bağlı. Baştaki sorun çözülürse, hepsi yerini bulur.

Bugün tribünlere hakim ses kaypak ve ikiyüzlü idi. Tabii bunda hocanın adeta bazı oyuncuları tribüne yem etmesini de yadsımamak gerek. Bu maçın ardından da ''Robinho'' diye bağırılabilir, ama biz yine aynı şeylerden bahsederiz. Tahtaya ilk olarak Ernst, Necip ve Bobo'yu yazarız, sonrası gelir. Hocanın istediği kadar ısınma turu atma hakkı var, ama işte şu son 10 gün yanlış yapılmasın. Lütfen. Beşiktaş bu akşam çok haklı, her haliyle beklediği mağlubiyeti aldı. Hatta 1-0'dan sonra yapılan değişiklikler, oyunu 1-1'e değil 2-0'a yaklaştırdı. Ama ben biliyorum ki bu takım, aslında bu akşamkinden çok daha fazlası.

Noat Samisa

22.08.2010

47 yorum:

ceyhun dedi ki...

sağ bek için neden ekrem değil de toroman? hatta neden toroman?

stoperken bile kötü top kullanmasının olumsuz etkisi fazlayken sağ bek olarak yapacağı etki beni sürekli rahatsız ediyor. göremediğim nedir bir de siz açıklarsanız servinirim?

SirEvo dedi ki...

"Her iki yarıda da çok fazla gol pozisyonu bulduk ama değerlendiremedik. Rakibin gol pozisyonu daha azdı ancak bunları değerlendirmeyi başardılar. Kaybetmemizin sebebi gol atamamamızdı. İkinci yarıda risk aldık sonra da kalemizde gol gördük. Ama bu yenilgiyi hak etmediğimizi söyleyebilirim." Schuster.

Şimdi ben bugün bir maç izledim. Bu izlediğim maç Plazen'le deplasmanda oynanan maçın ilk yarısının kopyasıydı. O maçtan sonra çıktı ve "Bu şablonla devam edeceğiz" dedi. Üzüldüm, korktum. Plazen gibi BJK'den 35 gömlek ufak bir takımla maç yapıp Man of the Match kalecin oluyorsa ve sen böyle bir açıklama yapıyorsan sıkıntı vardır diye düşündüm. Ardından gelen seride bu taktikten eser göremedik ve senin de dediğin gibi çöpe atıldığını düşündük.
Bugün İBBSpor maçından önce kadrolar açıklandığında "yenilirsek sürpriz olmaz" dedi herkes ben dahil, ama hani ikinci yarı Plazen'deki gibi bir değişiklikle kurtarırız bir şekilde diye düşündüm.
Ama hoca değişikliği de Tabata'yla Nobre'yla yapınca (e kim var zaten başka, Bobo yok, Zapo yok) iş çığrından çıktı.

Buraya kadar tamam, hoca yeni, yeni oyuncular var, ligi bilmiyor ama şu maçı gördükten, izledikten sonra mağlubiyeti haketmedik demesi çok ciddi düşünmeye sevk ediyor beni. 5-6 tane gol yiyeceğimiz maçta Cenk stoper gibi oynadı da paçayı kurtardık.
Talihsiz bir açıklama olarak görüp, Schuster'in bu dizilişle bir daha asla oynamayacağını, bu dizilişle Helsinki'ye 2 değil 22 tane de atsak bu dizilişi bir daha asla tercih etmeyeceğini umuyorum, diliyorum, istiyorum.
Ya Metin Şentürk bile gördü rezilliği, ayıp yani.

bahadır dedi ki...

birileri Türkiye'ye gelen yabancı antrenörlere Süper ligi hafife almamaları gerektiğini söylemeli.süper ligi hollanda,belçika ligi gibi zannediyorlar.ibb,gaziantep,eskişehir vb. takımlardan evinizde oynasanız bile; orta sahada eksik,gereğinden fazla rotasyon yapılmış bir kadro ile çıkarsanız sonuç çoğunlukla hezimet olur.

gebcıty dedi ki...

delgado el cezire takımına gitmiş. kaptanlık yaptığı taraftar tarafından son maçında ıslıklanıp, ardından da gitmesi sanırım kendisine koymuştur.

Noat Samisa dedi ki...

Ceyhun,

Bunu burada pek kısaca somutlamak kolay değil. Öncelikle geçen sezonki Gaziantep deplasmanında yenen ilk gole ve sonra Kasımpaşa deplasmanına bakalım. Ekrem'in neler yaptığını gözlemleyelim. Maalesef yetersiz bir oyuncu sağ bek için, ama Erhan'dan iyi olabilir.

Toraman ise kötü bir stoper, ideal bir stoper bek. Bu da yine toplu gözlemlerden çıkardığım bir sonuç, epey geçmişi var. İdeal mi, değil; ama bu sayede pek çok şey yola giriyor.


Sirevo,

Schuster fazla iyimser, yenilgiyi her halimizle hak ettik. Hoca pişmanım desin, yeniden kendisiyle olan ilişkilerimiz düzelir. :)


Bahadır,

Evet, bunun da üzerine tartışılmalı aslında. Hafife mi alıyorlar, bundan emin değilim ama hakkımızda çok bir şey bilmedikleri kesin. Zico mesela, iç sahada Gaziantepspor'u tamamen farklı 11'le yenmişti. Garip bir şeyler olduğu kesin.


Gebcity,

Futbolcudan önce insan olarak büyük ayıp edildi bugün kendisine. Bunun da sebebi takıntılar ve maalesef saplantılı, yanlış futbol fikridir.

SirEvo dedi ki...

Pişmanım demesin abi, bir şey demesin, çıksın Ernst-Necip-Guti 3lüsünü ortaya koysun ve arkasına yaslansın. Başka bir şey istediğim yok. Gözüm kapalı gitçem vallaha ya şu 3lüyü beraber görmezsem 90 dakika.

hayyam dedi ki...

Bugun ben sahada isliklamalrdan utandim. Onecelikle bunu belirtmek istiyorum. Bun sebebide insanlari bu sekilde gaza getiren bizleriz.
Helsinki macindan sonra abartilan oyun ve yukari cekilen beklentilerdi. O macin yorumunu burada okudugumda ilk defa bir yazinda bu kadar asirilik gordum. cunku benim o mac sonrasinda kafamda bir dolu soru isareti kalmisti ve bugunu hissetmistim diyebilirim. Hatta o gun kendi blogumuz seviyoruzbuoyunu.blogspot ta bile bir sey yazmak istemedim, cunku icimden gelmedi.

Bugun macin 15. dakikasinda bana gore hersey belliydi. Eger o an yapilacak 3 lu bir degisiklik olsaydi yani Delgado-Nihat-Erhan'in yerine Guti-Necip-Ekrem 3 lusu oyuna girseydi bugun burada biz galibiyeti ve hocanin hatasindan ani donusunu konusuyor olurduk.
Bugun 2. yarida da gorduk ki TSL icin Ernst-Guti ortasahasi bile bu defans dizilisiyle yeterli degildi. Sorun Delgado'da degildi benim dusuncem. Kendisinin bu takimdan gonderilmesini her ne kadar istesemde. Temel sorun oNecipsiz veya Fink'siz orta sahanin yeterli olmamasiydi. Eger Necip olsaydi sahada ne Delgado nede Nihat isliklanarak sahayi terk ederdi.
Ayrica arkasinda saglam bir sag bek oldugunda Hilbert her maci vasatin uzerinde cikartir diye dusunuyorum. Uzak sag forvet oyununu Nihat'tan ve Holosko'dan da daha iyi oynayabilecek oyun bilgisine sahip. Bugun 2 pozisyonda soldan Quaresma gelirken sag kanattan penalti noktasi ve kale arasinda kaln bolgeye kosusu benim ona olan inancimi bir ust seviyeye cekti diyebilirim.

jacques dedi ki...

özetle her şey orta sahadan kaynaklanıyor ki q7, tabata, delgado veya guti'yi orta saha oyuncusu sayan zihniyetin mağlubiyeti oldu. yaklaşık 10 gün önce bir şeyler karalamıştım bu konuyla ilgili;

http://salliyoruz.blogspot.com/2010/08/besiktas-2010-2011-umitler-ceplerde.html

extensor dedi ki...

Fakat Toraman'ı stoper değil sağbek kullanırsa o zaman stoperde iki yabancı kullanılacak gibi. Ve hücumda da sadece 4 yabancı!

Üstelik savunmayı ileride kurup, bloklar arası mesafeyi kapatmak derdindeyse Schuster, İbo gibi çabuk bir oyuncu onun hayli işine yarayacaktır. Misal İskender şu gün Ferrari'yi geniş alanda geçtiği gibi Toraman'ı geçemez.
Ekrem'le idare etmeli bence Beşiktaş ve Schuster de onu tüm yetersizliklerine rağmen kazanmalı.
Sağbeke alınabilecek yerli adam da yok zaten.

Noat Samisa dedi ki...

Hayyam,

Evet, kesinlikle katılıyorum. Mesele koşmak, basmak vs. değil. Sorun alan sorunudur. Sorun esneklik, pas alış-verişlerindeki akıcılık sorunudur. Bunu da Necip ve Fink'ten biri çözer. Gün gelir Beşiktaş 4.4.2'yle de maç kazanır, olmaz olmaz değil bu. Ama takımın genel tertibi bu olmamalı. Kadro buna göre yapılandırılmamalı.


Jacques,

Alan parselleyen çift merkez orta saha başka bir şey, bunu bilenlerin olması beni yandaş bulmuşçasına sevindiriyor. :)


Extensor,

Şu görüntüde Ferrari-Zapo yerine Zapo-Ersan daha makul gibi. Sorunun bu şekilde çözümü mümkün.

Diğer seçenek ise dediğin gibi Zapo-Ferrari ve Toraman. Bunun da çözümü Nihat'tı ya da Nihat'ı yedekleyecek başka bir kaliteli yerliydi. Bursa'nın şeytan üçlüsünden herhangi biri mesela, uğraşıldığı yazılıyor epeydir. Her şey bu halde çok farklı olabilirdi.

Evet aslında, Beşiktaş'ın durumu neresinden feragat edeceğine bağlı. Toraman'ı Tigana zamanı çok daha radikal olan çizgi savunmada uzun süre izledim, kendisiyle ilgili anılarımız pek hoş değil. :)

kartalist dedi ki...

Sorun oyuncu performanslarında değil,sorun Schuster'in ta kendisinde.Plzen maçı bir kabustu.Geçti gitti derken,yine aynı sistem.Erhan kötü bir sağbek,Ferrari çok hantal,Delgado,Holosko berbat,tamam hepsine tamam.Peki nerde senin ortasaha sahan.Yok.Fabian'ın yanında Necip ve Guti ile başlasaydı,saydığımız o vasat altı oyuncuların hiçbirine kusur bulamayacaktık.Ortasahada bu üçlü olduğu sürece takımda herhangi bir oyuncu ne kadar kötü de oynasa göze batmıyor.Çünkü oyunu burası yapıyor.Bunun üstüne Quaresma gibi marjinal bir adamın varsa zaten maçı alıyorsun.Anlayamıyorun Schuster'i.Neden böyle yapıyor sebep arıyorum onuda bulamıyorum.İnşallah bu son olur.

shelbyl dedi ki...

Bugun butun derdimiz donup dolasip takima koyacagimiz 5. yerlinin kim olacagina geliyor, ve biz hala daha yabanci forvet ruyalari goruyoruz.

Bu takim Ernst - Guti ortasahasi ile de oynayabilir, Guti'nin pozisyon bilgisi ona yetebilir; lakin boyle bir defans anlayisi ve boyle bir... Yahu daha ne diyeyim izledik gorduk iste.

Bugunku maglubiyet kadar az uzuldugum baska bir maglubiyet yoktu herhalde yakin tarihte.

BJK4EVER dedi ki...

Schuster'e olan guvencim inanilmaz sarsildi, daha kotusu Tayfur harbiden bir sey yapmiyor, dun aksam cok belli oldu. Ne takim hakkinda bilgilendiriyor, ne rakip hakkinda, ne lig hakkinda. Yoksa Schuster takimi ve oyunculari tanimak icin bu kadar cok deneme yapmaz ve Belediye gibi tek taktigi3 onlibero ile orta alani tutup uzun toplarla rakip savunma arkasina sarkan bir takima karsi tek onlibero Ernst ve bu kadar one cikmis defans cizgisi ile oynamazdi. Derbilere falan da boyle bir kadroyla cikip rezil olursak devre arasini zor gorur Schuster.

Ben bunu Schuster'in son deneme maci olarak goruyorum. 1 hafta sonra 2 yabanci birden gitmeli ve hepsini bir kez daha gormek istedi. Keske 5-6 gol yeseydik diyorum, cunku sanki adam daha hala hafife aliyor ligi, aciklamalari zaten o yonde.

Acikcasi Schuster bence ikinci bir Rijkaard olabilir. Plzen macinda bu tek onlibero sacmaligini yapti, ikinci yarida ve sonraki 3 macta dondu, dun yine yapti. Insallah yine hatasindan donup aklini basina toplar, ama Fink giderse, Schuster sacma sapan rotasyonlara devam edip tek onliberolu kadrolar cikartirsa herkese rezil oluruz, paramizla rezil oluruz, Robinho da birsey degistiremez.

Hayir, illa ki rotasyon diyorsan ve Necip/Guti oynamaz diyorsan Ugur'u oynat, en azindan o bolgenin nispeten hakkini verir, Delgado gibi oynamaz. Boyle sacma sapan bir sistem ve dusunceyle oynarsan Delgado, Nihat, Holosko, Ferrari, Ernst, hepsi kotu gozukur. Ve daha sadece orta alan ve defans cizgisinden bahsettik, sifir santrfor ile cikmasindan bahsetmedik bile.

unknown dedi ki...

valla beşiktaş böyle oynamaya devam ederse ki ben fazla değişeceğini düşünmüyorum, Galatasaray- Beşiktaş maçlarında bu sene 10 gol barajı aşılır.

geloraptor dedi ki...

Dün Ferrari'nin yerinde Zapo ya da Toraman olsa sonuç farklı olmazdı ki. O pozisyonda Ferrari'nin olduğu kadar Erhan'ın ve ortasahanın "yokluğu"nun etkisi var. Orada olmasa bir başka pozisyonda yerdik. Delgadonun yerinde fink veya necip oynasa erhan da bu kadar sırıtmazdı. uğur bile olsa sırıtmazdı!

Bursalılar konusunda da eğer gelen Sercan olacaksa İskender'i ona tercih ederim. dün goldeki vuruşunu sercan yapamazdı bence. tek kriter bitiricilik değil ama bitiricilk konusunda bobo hariç iyi diyebileceğimiz bir oyuncumuz yokken önemli bir kriter oluyor gözümde.

Hakan dedi ki...

Maçı izlerken ortamdaki biri "Aaa İbo hakemle aynı yaştaymış koçum benim be hala amma koşuyo!" dedi. Bende "Olay o değil ki ama illa oysa istatistiklere bak hakem ondan yarım km. daha fazla koşmuş" dedim.

http://hagininkosani.blogspot.com/2010/08/tamam-tamam-bi-daha-yapmicam.html

extensor dedi ki...

Oyun zekası çok üst düzey değil evet. Uzun yıllar ben de Zan ve ikisinin topa hipnoz oluşuna çokça tanık olmuştum.
Ben Zapo'nun yeterliliğinden şüpheliydim aslında.
Ve Ferrari Zapo bir birini yedekler, Toraman'ı da Ersan yedekler diye tahmin ediyordum.

Gel gelelim Mehmet Demirkol'un söylediği çıktı.
Neyse savunma 4'lüsünde bir yabancı kullanılınca ve Ernst Necip Guti göbeği kurulunca sorun çözülüyor gibi.

Sahi Necip neden yedek kaldı yahu, dinlendirilmişti zaten.

stalker dedi ki...

tandemde kimlerin oynayacağı tali bir mesele aslında. zira schuster'in öncelikli baktığı yer ön taraf. rakip yarı sahada presle top kapma ve orada oynama üzerine kuruyor stratejisini. dayının orta sahadaki oyuncu tercihleri oyun karakterini belirliyor; plzen'den sonra fark etmiştir diyerek sevindik ama orada canı yanmadığı için dün yine vagon gibi dizdi ernst-delgado-nihat'ı. orta sahada direnç yaratmanın yolu bir; necip mutlaka oraya yazılmalı. rotasyona girerek oynatılmalı dediğim necip'in son 5-6 ayda gösterdiği gelişime bakarak söyleyebilirim ki, bu çocuk 40 maçı kaldırır.

stoper mevzusuna dönersek... toraman için tiganalı dönem çok açıklayıcı. gerçi zan ve baki ile beraber oynarken de patlamaya hazır bomba, ferrari ya da sivok'la oynarken de. geçen yıl inönü'de 2-3 kaybettiğimiz bursa maçından sonra fikrim sabitleşti. toraman için öncelik sağ bek, sonra da defansif orta saha. stoperde başı kesik horoz şuursuzluğunda zira. yoklukta gideri var sadece :)

robinho transferinden sonra tandemde iki yabancı oynayamaz tabii. birkaç ay sağ bekteki rezalete katlanacağız artık. rıdvan'ı dört gözle bekliyorum. rıdvan>toraman>ekrem>erhan sağ bek alternatifleridir kanımca.

tari dedi ki...

noat'ın tamamiyle öznel ve bence ziyadesiyle mesnetsiz toraman nefretini bir kenara koyarsak -ki bu zamanında üzülmez' e de vardı. altın çocuk(!) ismail istenilen gibi çıkmayınca o lanet ne olduysa bir anda duruldu); toraman'ın bu takım ve bu sistemin bir numaralı stoperi olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır dün.

ne kağnı ferrari, ne bir stoperde bulunması gereken temel özelliklerin hiçbirine haiz olmayan sivok, ne de ibrahim öztürk'ün yedeği zapo.

bu takımın aksayan 3 bölgesi var ve o 3 bölgenin de çözümü toraman.

ve siz hala çıkıp 2004'teki, 2005'teki zan'la oynama talihsizliğini yaşayan, son 2 yıldır muazzzam futbol oynayan, taraftarın %95'inin sevdiği, %85'inin taptığı büyük kaptan'ı, toraman'ı eleştiriyorsunuz.

komiksiniz!

SirEvo dedi ki...

kartalist,
Neden böyle yaptığı belli. Yönetime gönderme yapıyor, transfer yapın ulan diyor. Bence başka bir açıklama yok.
Bobo'yu, Necip'i, Guti'yi, Zapo'yu şu takımda oynatmamasının başka bir sebebi olamaz.
Holosko-Nihat ikilisiyle, Ernst-Delgado ikilisiyle başlamasının başka bir açıklaması yok.
Hele kurtarıcı diye Nobre ve Tabata'nın girmesinin yeryüzünde açıklaması mevcut değil.

Kardeşim, benim kadromda bu adamlar var, görün diyor. Yedeği yok herifin. Guti'nin yedeği ne Delgado ne Tabata olamaz, bunu gösteriyor. Bobo'nun yedeği ne Nobre ne Holosko olamaz, bunu gösteriyor.

Benim çıkardığım sonuç bu. Başka bir mantıklı açıklama falan yok.

Noat Samisa dedi ki...

Kartalist,

Bu sorun soyut değil kesinlikle. Tv'den görüldü mü bilmiyorum, ama yeni açık üçüncü kattan benim sıtkım sıyrıldı. Beşiktaş'ın hocasının rakibinin oyununu dikkate almaması büyüklük göstergesi değil, iyi niyet sorunudur. Plzen deplasmanında Avrupa serüvenine havlu atmış olabilirdik mesela, bunun çok çeşitli hafifletici sebepler olsa bile esas sorun buysa affedilemez.


Shelbyl,

Guti'nin pozisyon bilgisi yetecektir, evet. Fakat Guti'den sıradan bir adam olarak yararlanmak istemiyorsak ona da Delgado rolü biçmememiz gerekiyor.

Ben maçtan önce kaybedeceğimize olan inancıma ve bunun geçen har dakika artışına üzüldüm.


BJK4EVER,

Schuster'i eleştirmek ukalalık olarak görünebilir, evet hadsizlik olur bir noktadan sonra. Fakat başarısızlığın istikrarı olmaz. Biz son üç senede ne gördüysek, aynılarının mikro örneklemesini şu son 1 ayda gördük. Takım ne yapınca kazandı ve sorunsuza yakın maçlar oynadı, ne yapınca kaybetti ve hatta aciz durumlara düştü, hesap ortada. Geçen senelerde de böyle olunca ben artık tahammülsüz durumdayım, aynı şeyleri görmekten sıkıldım. Hassasiyetin sebebi biraz da bu.


Unknown,

Beşiktaş böyle oynarsa Galatasaray'dan önce Fenerbahçe'ye kaybedebilir. Bu da şu havayı gördükten, yenik durumdayken staddaki havanın nasıl değiştiğini idrak ettikten sonra yıkım olabilir.


Geloraptor,

Mesele hangisinden taviz vereceğimiz, Ferrari'nin şöyle ya da böyle olması değil. Ferrari, Schuster'in oyun planında kendisini Ferrari yapan oyunda oynamıyor. Sıradanlaşıyor. Bunun bir başka örneği de Everton kariyeridir.

İskender'de ise gözlem gücüne güvenmek lazımmış. :)


Hakan,

İbo aynı İbo, yine sayısız ekstra çabası ve yine sayısız pozisyon hatası vardı.


Extensor,

M Demirkol ''Zan, Ferrari'den iyi'' dedi. Cümle aynen bu idi, buna katılmam mümkün değil. Yoksa bugün ilk golde örneklenen konudan geçen sezon içinde de sıkça bahsetmişimdir. Toraman Ersan Zapo Üzü şu an takımın ideal savunma dörtlüsü olarak görünüyor.

Necip'i maalesef hocaya sormak lazım.


Stalker,

Evet, bu oyunun arkasında bir fikir var ama oyun sadece fikirle oynanmıyor. O topu eninde sonunda kaybediyorsun ve şok pres için sıklıkla üçlü orta saha kullanan lig takımlarına karşı benzer bir nicel eşitlik sağlamak gerekiyor. Kimse Barcelona gibi değil ve olamaz. 10 sene de beklesek olmayacak. Daha çok hücum oyuncusuyla gole daha yakın olmuyoruz.

Toraman ve Necip'le ilgili fikirlere ise tamamen katılıyorum.


Tari,

Her mağlubiyet sonrası sorunları başka yerlerde arayıp oyuncu eleştirilerine takılmak artık blogun klişesi oldu. Toraman da Üzülmez de bu takımın önemli oyuncuları, ama sorun başka ve bu sorunların çözümü halinde tercihlerin bu ikiliye yansıması farklı olacak.

Toraman'dan neden nefret edeyim yahu?

Noat Samisa dedi ki...

SirEvo,

Hiçbirinin alternatifi de Robinho değil. :)

Ben Schuster'den yabancı stoper istemesini beklerdim.

SirEvo dedi ki...

Abi ben onların alternatifi Robinho'dur demiyorum, alternatifleri bunlardır diyorum. :)

stalker dedi ki...

yazdıklarımdan tersi bir anlam mı çıktı bilmiyorum ama seninle aynı fikirdeyim orta sahadaki nicelik konusunda. ernst-necip-guti üçlüsü zorunlu durumlar haricinde bozulmamalı.

Noat Samisa dedi ki...

Ben yanlış anlamış olabilirim, kusura bakma. :) Şimdi anlaştık.

matiasemilio dedi ki...

**'yere yatsana' saçmalığına iyi bir cevap verdi abdullah hoca..takımı resmen okumuş,ezberlemiş,çözmüş..tebrikler hocam..

julian-kerem dedi ki...

Herkes orta sahadaki kepazeligi yazmis ama nedense yine de stoper tartismasina donmus is yorumlarda. Bu macta stoperde kim oynasa ayni problemleri yasardik. Defansini one cikaran takimin orta sahasi rakibin top kullanan oyuncusuna baski yapmak zorundadir. Besiktas dun ofsayt taktigi filan uygulamadi, sadece oyunu kisa alanda oynamak icin savunmasini one cikardi. Bu taktige uygun orta saha oyunculari Ernst ve Necip (veya Fink) oyunda olsaydi, Belediye futbolculari ileriye dogru pasi vermek icin 3-5 saniye degil 1-2 saniye icinde kara vermek zorunda kalacakti. Bu da bir cok topun defans tarafindan kesilmesine ya da gelisiguzel ileriye vurulmasina sebep olacakti. O yuzden bu mactan sonra Zapo Ferrari'den iyidir filan yazmak cok yanlis. O zaman getirin Erman Guracar oynasin.
Besiktas'in kamburu maalesef Nihat oldu. Dun Delgado ilk yari gayet guzel futbol oynadi, ikinci yari dustu oyundan. Eger ikinci yari basinda Nihat Necip degisikligi yapilip Delgado ileri itilse bu mac cok degisik olurdu.
Besiktas bes yerli kullanmak zorunda. Su anki taktik ve futbolcularin form/fizik duzeyine gore en dogrusu Necip'i orta sahada kullanmak, kaleci disinda da sagbek, solbek ve stoperde bir Turk oyuncu secmek gibi gorunuyor. Erhan oynadigi tum maclarda yetersiz gorundu. Bu durumda o uc pozisyon icin Ekrem, Toraman ve Ersan arasinda tercihler yapilacaktir.
Tabii ki Robinho'ya verilmesi planlanan aci paralarla bu takima sinif atlatacak Turk futbolcu transferleri yapilabilirdi. Hatta daha kolay ve ucuza Bursa'dan futbolcu kopartilabilirdi. Ama o treni kacirdik galiba.

stalker dedi ki...

yok ya ne kusuru; 15 tane yoruma ayrı ayrı cevap verirken karıştırabilir insan, normaldir :)

gökhan dedi ki...

20 milyona robinhoyu alacağımıza gökhan gönülü alalım. şaka falanda yapmıyorum, çok daha faydalı olur, takım çağ atlar.

ahmet sercan dedi ki...

ben bir galatasaray taraftarı ve futbol aşığı olarak blogunu çok beğeniyorum.maçı izlemedim yorumları okudum ancak konu dışında bir şey soracağım.dün akşam ideal savunma dörtlüsünden 3 oyuncusu eksik,sahaya 2 yabancıyla çıkan(ki bir tanesi isveç milli takım ortasahası) ibb'nin geçen yıl da dahil olmak üzere 8 forvet ve 10'un üzerinde savunma oyuncusuna sahip,belki de Türkiye'de kalite bazında olmasa da kadro derinliği açısından en derin takıma sahip olması ve adamların çıkıp takır takır oynaması konusunda düşüncen ne?bjk bobo'yu nobre ile yedeklemeye çalışırken,biz koca sezonu forvetsiz oynayıp elimizdeki forvetleri gönderdikten sonra bu sezon yine kadro derinliğini inanılmaz azaltan işler yaparken senden bir abdullah avcı ve ibb yazısı bekliyorum.yazılarını zevkle okuyorum başarılar

Noat Samisa dedi ki...

Ahmet Sercan,

İBB'yi toplam olarak ele alınırsa durum karışık, ama Abdullah Avcı kesinlikle mükemmel iş çıkartıyor. Bir ara bilahare değiniriz.

emireri dedi ki...

delgadoyu gönderdiğimize göre sıra eldeki diğer çürük yumurtalarda.. tabata, holosko, nobre.. bu üçlüden de kurtulup kontenjan olayını(2 yabancı kontenjanı daha açılıyor) tamamıyla rafa kaldırmalıyız. orta sahaya necip gibi gelecek vaad eden bir yabancı alınabilir. robinhoya dökülecek paralar bize avrupada başarı getirmeyebilir ancak ernst'in yanına alınacak iyi bir partner ile avrupa liginde başarı hayal değil.. çok para harcamaya gerek yok emin olun, mehmet topal ayarında bir adamı 5 6 milyona kapatıp ligi domine edebiliriz.. böylece hem ernstin hem gutinin hemde necipin yükü hafifler.. bu arada alınacak adam finkten biraz daha kalifiye olmalı, en azından biraz daha insiyatif alabilmeli..

Ömer dedi ki...

Yazısı ve yorumlarıyla harika bir maç analizi çıkmış ortaya. Taktik-teknik birşeyler yazmayacağım sadece herkese teşekkür etmek istedim :)

kartalist dedi ki...

sirevo,

Ben Schuster'in böyle bir düşüncesinin olduğunu sanmıyorum.O eğer gerçekten böyle düşünüyorsa,gidip direkt yönetime söylerdi sıkıntısını.Yönetim de gerekeni yapardı.Bir Robinho için 25 milyon euroyu gözden çıkarabilen yönetim adamın takviye lazım dediği yere pekala adam alabilirdi.

Bence Schuster'in ne yapmak istediği,burada yazılanların hiçbiri değil.Sanırım bunu bir tek Schuster'in kendisi biliyor.

Birde;Schuster'in saha zeminin durumunu mağlubiyet nedenlerinden biri olarak göstermesini hiç yakıştıramadım kendisine.Helsinki maçı da aynı zeminde oynanmıştı oysa."Ben böyle uygun gördüm ama olmadı" demesini beklerdim açıkçası.

extensor dedi ki...

Noat SamisA: Yok, Zan'ın Ferrari'den iyi olduğuna ben de katılmam :) Ersin Düzen twitter'de populistlik yapmak isterken Demirkol'la tartışmışlardı da. Geniş alanda Ferrari çok kötü demişti falan.

turkkant dedi ki...

Burada birçok arakadaşın da belirttiği gibi sorun savunma dörlüsüyle alakalı değil. İBB'Li oyuncu ortada topu sırtı dönük alıyor, dönüyor, sağından kaçana bakıyor, solundan kaçana bakıyor sonra pas atıyor... Sen orta sahada adama 5-6 saniye zaman verirsen, en sonunda araya etkili paslar atarlar. İBB maçı 'orta sahada Delgado oynamaz' sorunsaldıydı. Gerisi ayrıntı...

Ha şeytan ayrıntıda gizlidir. Ayrıntılar da önemli.

- Ferrari geçen sezona da böyle 'hımbıl' başlamıştı. Zamanla fizik-kondisyonu artınca toparlayacaktır. Belki geçen sezon kadar etkili olmaz, ama orta saha daha dirençli oldukça ve sezon ilerledikçe katkısı artar. Zapo şu an formda durabilir; ama aslında o da Ferrari'den aman aman hızlı bir stoper değil. Zamanla Zapo en geride kalacak bence.

- Toraman'ın yüz sene önce Zan'la beraber olan futbolunu hatırlatırsan, ben de sana Zapo'nun Kharkiv maçındaki Zan'la performansını anımsatırım. Toraman bence şu an ligin en özellikli 'stoperler'inden biri. Belki Lugano'dan sonraki en iyi stoper. Bek değil "stoper".

- Şu Hilbert methiyelerine de şaşıyorum hakkaten. Ya bu tarz düz takım oyuncularına yabancı hakkı harcanır mı Allah aşkına. Ekrem'den kaç gömlek üstün. Bence Cisse-Fink transferinde olduğu gibi, yine gelen gidenleri aratır. Hele Holosko-Hilbert karşılaştırması yapanlara gülüyorum. Holosko'yla Hilbert'in yeteneklerini karşılaştıranı Allah çarpar.

- Bu takımın en zayıf halkası tartışmasız sağ bek. Erhan fazla ofansta iş yapmaz, Ekrem defansta. Robinho mobinho uğraşacaklarına, basıp parayı bir sağ bek almalılardı.

- Keza Delgado-Tabata yerine Tello kalsaydı. Yine bu ikiliden üç kat fazla iş yapardı. Hatta Ernst'in yanında Delgado'nun beceremediği merkez orta saha pozisyonunda bile en azından idare ederdi.

AynıEvdeYaşayanİkiDevletMemurununMaceraları dedi ki...

Bu mağlubiyet hayırlı bir mağlubiyettir.Schuster in yanlışlarını görmesi açısından ve Delgadonun gitmesi açısından çok hayırlıdır.2-3 hafta daha iyi gidip sonra bu mağlubiyeti alsaydık hatalarımızı göremezdik

gürhannn dedi ki...

Biliyorum aslında konuyla alakası yok ama yazının başlarında bi yerde adını gördüm. Ertuğrul Sağlam adı bana direk Serdar Kurtuluş'u hatırlatıyor. Hani şu Tigana'nın yegane keşfi, orta sahadaki gelişimini hafta hafta izleyip sevindiğimiz, milli takıma kadar yükselen Serdar. Kimilerine göre Premer Leauge standardında bi orta saha oyuncumuz olacaktı. Olamadı Sağlam sağolsun.
Neyse Necip var Allah'tan.

gökhan dedi ki...

toraman 2 yıldır stoper oynamadığı için geçmişte yediği naneler hatırlanmıyor tabi. ertuğrul sağlam ve öncesindeki dönemde "bireysel hatalar ile yenilen gol" manyağı olmuştuk. kimse kusura bakmasın gökhan zandan bile çoktur kırdığı cevizler.

ulan benim mi hafızam güçlü, millet mi bu kadar unutkan çözemedim gitti? oysaki daha mayıs ayında neler yaptığını gördük. neyse bekleyip görelim...

Kalten dedi ki...

Yorumlarda genel olarak stoperlerin yetersizliği vurgulanmış ama bence bu maçta stoperden çok orta saha eksikliğimiz gözüktü. Bu konuda turkkant'a katılıyorum, ileriye çıkmış çizgi savunma tabii ki bir problem ama bundan da önce o çizgi savunma arkasına topu atabilen orta sahayı durdurmak gerekiyor. Adamlar yüz kere ofsayta düştü, düşmedikleri paslar da %100'lük pozisyon yarattı.

İlk pozisyonda İskender'in becerisi tabii ki önemli, ama Ferrari'yi "ağır kalıyor" diye eleştirmek kanımca doğru değil. Tüm suç Schuster'de. Bilgisayarda menajerlik oyunu oynarken bile savunmayı "push up" etmeden önce rakip forvetlerin hızına bakıyor insan, 15'ten yükseği varsa yapmıyor mesela!

Nihat'ın yerine orta sahada Necip oynamış olsa Delgado bile ileride kullanılıp daha verimli oynardı. Hatasını farketmesini dileyelim en azından..

tanju dedi ki...

toraman'a kötü diyen, 3 yıldır beşiktaş maçı izlememiştir.

yusuf dedi ki...

ibrahim toraman, bu ülkenin en iyi 3. sağ beki, 2. stoperidir. ön libero performansı da benim diyen çoğu ön liberodan daha iyidir.

b.k atanların ciddi şekilde futboldan anlamadıklarını düşünüyorum.

Noat Samisa dedi ki...

Arkadaşlar,

Kanun hükmündeki fikirleriniz burada boykot edilir.

gökhan dedi ki...

toramanı ölümüne savunanlar iddiada bulurken, toramanın "stoper vasıflarını" eleştiren veri sunuyor. aradaki fark burada. bol keseden atıp tutmuyoruz yani.

hayır madem müthiş stoper, yıllardır niye diatta, gordon, zapo, sivok, ferrari için milyon dolarlar harcıyoruz?

şunu ayıralım, toraman kötü futbolcudur demiyor kimse. kötü bir stoperdir diyor. 2 yıldır stoperde en fazla 10 maç oynadığı için geçmişi unutulmuştur. bende diyorum ki; bu geçmişi unutmayın, stoper toramana güvenmeyin. hoş daha 2 ay önce bir bursa faciası yaşandı... ama futbol cahiliyiz, tabi...

toramanın beşiktaştaki yeri sağ bek, mecbur kalınırsa defansif orta saha, çok çok mecbur kalınırsa stoperdir.

ceyhun dedi ki...

@noat samisa

kanun hükmünde kararname sunuyorum noat:)

sorunun orta sahada neciple oynanması ya da oynanmaması paralelinde tanımlanması bana çok enteresan geliyor. neciple (ya da herhangi bir ön liberoyla) oynayınca bütün sorunlar çözülecek ve neredeyse sorunsuz oyun oynanacak, aksi halde takım yenilmeye mahkum bir şekilde sahaya çıkacak görüşü futbolu çok basite indirgemek ve hocanın çalışmalarını küçümsemek anlamına geliyor bana kalırsa. olayın bu kadar kolay olması kafalarda soru işareti yaratmıyor mu gerçekten?

delgadoyu çıkar necipi al ve takım 3 puanı alsın oyunu götürsün... gerçeklik bu olsa da kaçırdığımız bir şeyler yok mu?

varol döken dedi ki...

sevgili noat,
sevgili beşiktaş'ınızın maçını tarafsız gözler ve ayık bir kafa ile izledim... aynı şekilde galatasaray'ı da... fenerbahçe zaten malum... bu güzide takımlarımızın hiçbiri bana ne yaptığını biliyormuş gibi gelmedi... takım içinde korkunç dengesizlikler gördüm... insanlar bana roberto carlos'u neden sevmediğimi sorar hep, kişilik tarafımı benim konum ama ben onu bize kattığı futbol değeriyle de sevmemiştim... bir maçta zıpkın gibi ileriye çıkan uğur boral'ın carlos'un bir bakışıyla topu ona bıraktığı gün anlamıştım takım içinde herkesin ağabeylik sandığı ama aslında takımı aşağı çeken karakterini... bunu beşiktaş'ta da gördüm bu maçta... quaresma ile beşiktaş modern futbolun gerektirdiği kanat organizasyonunu yapamaz gibime geliyor... ekrem dağ, erhan güven, bir de benim tanımadığım ersan gülüm ile zor... kesinlikle sağda ve solda hücum beklerine ihtiyacınız var bence... bir de schuster neden maç içinde ifade değiştirmiyor... türkiye özelinde iyi bir şey değildir bu... taraftar duygu yoğunluğundan hoşlanır... kim ne derse desin bu ülkede daha uzun süre sistemlerden çok duygular öne çıkacaktır... uzattım... her zaman böyle uzatmam bilirsiniz... bu arada cuma gecesi vdgrl ile adınızı andık sevgi ve saygıyla onu da bilesiniz...

Noat Samisa dedi ki...

Ceyhun,

Benim öyle bir iddiam yok. Necip'le ya da ikinci orta saha oyuncusuyla Beşiktaş kazanacak diye bir kaide yok. Fakat ben şunu biliyorum, siz de resmi sitedeki fikstür bölümünde son üç yılda kazanılan ve puan bırakılan maçlara bakabilirsiniz. Şunu göreceksiniz: Kaybedilen maçlardaki en belirgin ortaklık, takımın orta sahasındadır. Kazanılan maçlarda, özellikle de galibiyet serilerinde göreceksiniz ki Cisse-Ernst, Serdar-Cisse, Ernst-Fink ortaktır. Bunu defalarca yazdığım için her seferinde kronolojik olarak sıralamıyorum.

Necip üç puan garantisi değil. Orta sahada ikinci orta saha oyuncusuyla oynamak Beşiktaş'ın ve bu ligin asgari gerekliliği. Bu olmadıkça Beşiktaş sürekli galibiyetten uzaklaşır.

Sayın Döken,

Haksız sayılmazsınız. Dağınıklık ve bek ihtiyacı aşikar, gözlem gücünüz kuvvetli. Schuster böyle poker face takılıyor, değiştirmiyormuş. Duygular öne çıkacak biliyoruz, ama biraz daha oyunun mekaniğiyle ilgilenmeye çalışıyoruz.

Bunalımdan çıkayım, bir ara size saygılarımla birlikte geleceğiz. Sağolasınız efenim.