Maç Yazıları
Türkiye'de futbol yorum programlarının çoğunun lig maçından daha fazla izlendiği, maç yorumcularının teknik direktörlerden daha fazla itibar gördüğü, daha çok tanındığı ve daha fazla para kazandığı bir dönemde yaşıyoruz. Öyle ki; şöhretli eski futbolcular jübile yaptıktan sonra teknik direktör olmak yerine ulusal kanallarda birer koltuk, ulusal gazetelerde birer köşe kapıp maç yorumu yaparak kariyer edinmeyi tercih ediyorlar.
Bu mesleğin bir okulu ve yazılı standartları yok ama bir odağı var. MAÇ. Esas olan maçı yorumlamak, maçı yazmak. Türkiye'de ise gelenek maçı bir kenara bırakıp kulüp yönetimlerinin, teknik direktörlerin, futbolcuların, hakemlerin ve hatta taraftarların teknik sosyal, psikolojik ve ekonomik açıdan doktora yapmış bilirkişi edasıyla yorumlanması. Maç hakkında görsel ve yazılı basında karşılaşacağınız yorumların kapsadığı alan incir çekirdeğini dolduracak kadar ya var ya yok.
Maç ile yapılan kritiklerin ortak özelliği ise normatif olması. Yorumcu ve yazarlarımızın birçoğu futbol sezonu boyunca maçları kendi ideal futbol algı ve doğrularına göre izleyip ona göre yorumluyorlar. Eh, haliyle maçları izleyememiş insanların ertesi gün televizyon ve gazetelerde yorumculardan maç hakkında öğrendikleri ise aşağıdakiler oluyor:
* Teknik direktörlerin hangi diziliş ve taktikleri kullanması gerektiği, kimi değiştirip oyuna alması gerektiği,
* Futbolcuların hangi mevkide hangi görevle oynaması gerektiği,
* Hakemin hangi kararı vermesi gerektiği,
* Taraftarların hangi dakikada nasıl ve ne tür tezahürat yapması gerektiği,
* Yönetimlerin ne kararlar alması gerektiği,
Bunların hiçbiri değersiz görüşler değil ama odak olmaktan ziyade normatif ve öznel yorumlar.
Oysa maç yorumculuğunda esas, dayanağı olmayan, doğruluğu kanıtlanamayacak varsayımsal bir yöntemle maçta olması gerekenleri değil; maçta olanları, sıradan bir futbol izleyicisinin gözden kaçırdığı detayları, bilmediği teknik konuları somut veriler ve görsellerle anlatmaktır.
Maç Yazıları sitesinde bilgimizin el verdiği ölçüde bunu yapmaya çalışacağız.
* Teknik direktörlerin maçta hangi diziliş ve taktikleri kullandığını, oyuna nasıl müdahale ettiklerini,
* Futbolcuların hangi mevkide hangi görevle oynadığını,
* Hakemin ne kararlar verdiğini,
* Taraftarların maça nasıl katıldığını,
vb. maçla ilgili birçok detayı somut veriler, görseller ve hikayeler eşliğinde öğrenmek ve tartışmak isteyenleri bekliyoruz.
Noat Samisa
25.08.2010
Bu mesleğin bir okulu ve yazılı standartları yok ama bir odağı var. MAÇ. Esas olan maçı yorumlamak, maçı yazmak. Türkiye'de ise gelenek maçı bir kenara bırakıp kulüp yönetimlerinin, teknik direktörlerin, futbolcuların, hakemlerin ve hatta taraftarların teknik sosyal, psikolojik ve ekonomik açıdan doktora yapmış bilirkişi edasıyla yorumlanması. Maç hakkında görsel ve yazılı basında karşılaşacağınız yorumların kapsadığı alan incir çekirdeğini dolduracak kadar ya var ya yok.
Maç ile yapılan kritiklerin ortak özelliği ise normatif olması. Yorumcu ve yazarlarımızın birçoğu futbol sezonu boyunca maçları kendi ideal futbol algı ve doğrularına göre izleyip ona göre yorumluyorlar. Eh, haliyle maçları izleyememiş insanların ertesi gün televizyon ve gazetelerde yorumculardan maç hakkında öğrendikleri ise aşağıdakiler oluyor:
* Teknik direktörlerin hangi diziliş ve taktikleri kullanması gerektiği, kimi değiştirip oyuna alması gerektiği,
* Futbolcuların hangi mevkide hangi görevle oynaması gerektiği,
* Hakemin hangi kararı vermesi gerektiği,
* Taraftarların hangi dakikada nasıl ve ne tür tezahürat yapması gerektiği,
* Yönetimlerin ne kararlar alması gerektiği,
Bunların hiçbiri değersiz görüşler değil ama odak olmaktan ziyade normatif ve öznel yorumlar.
Oysa maç yorumculuğunda esas, dayanağı olmayan, doğruluğu kanıtlanamayacak varsayımsal bir yöntemle maçta olması gerekenleri değil; maçta olanları, sıradan bir futbol izleyicisinin gözden kaçırdığı detayları, bilmediği teknik konuları somut veriler ve görsellerle anlatmaktır.
Maç Yazıları sitesinde bilgimizin el verdiği ölçüde bunu yapmaya çalışacağız.
* Teknik direktörlerin maçta hangi diziliş ve taktikleri kullandığını, oyuna nasıl müdahale ettiklerini,
* Futbolcuların hangi mevkide hangi görevle oynadığını,
* Hakemin ne kararlar verdiğini,
* Taraftarların maça nasıl katıldığını,
vb. maçla ilgili birçok detayı somut veriler, görseller ve hikayeler eşliğinde öğrenmek ve tartışmak isteyenleri bekliyoruz.
Ekip
Noat Samisa
25.08.2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Arşiv
-
►
2011
(77)
-
►
Mayıs
(8)
- CL Finali'nden Geriye Kalan 5 Şey
- Fernandes Transferi Hakkında
- #1 - Skandalın Gölgesi Üzerinde
- Andre Villas ''Şüphesiz Special'' Boas ve Gölgenin...
- Belediye'nin Geçmişteki Büyük Rantı - Türkiye Kup...
- Premier League'de Sezon Finali: Manchester United ...
- El Clasico 4'lüsünden Öğrendiğim 4 Şey
- Büyük Dinozorlar Çağı: IFABaurus!
-
►
Mayıs
(8)
-
▼
2010
(299)
-
▼
Ağustos
(20)
- Karabükspor 1-4 Beşiktaş
- Maç Yazıları
- Lütfen Schuster!
- Teofilo: Sadece Golcü mü?
- Beşiktaş 2-0 HJK Helsinki
- Mandalina Sezonu
- Bellamy Kovuldu
- Bucaspor 0-1 Beşiktaş
- Premier League 10/11 #1
- McGeady de Moskova'ya Gitti
- Fantasy Premier League
- Gol Çizgisi Teknolojisi
- Ayman'lar ve Tecrübeleri
- Aksi İrlandalı
- Chelsea 1-3 Man Utd
- Bursaspor 0-3 Trabzonspor
- Community Shield 2010
- Fabregas'ın Kararı
- Beşiktaş 3-0 Viktoria Plzen
- Tomas Sivok'un Sol Dizi
-
▼
Ağustos
(20)
Blog
- Aceto Balsamico
- Ali Sami Yen
- Amerika Deplasmanı
- Anadolu'dan Futbol
- Artemio Franchi
- Banlieue
- Bizim Taraf
- Borges
- Cartalete
- Ceza Sahası
- Di Massimo Talento
- Ekşi Beşiktaş
- Flying Dutchman
- Gol Atan Kaleye
- Hakiki Tosun Blog
- Hayat Sensin
- Hayat Yuvarlaktır
- Klasik Futbol
- Lambuja
- No Pain No Gain
- Papa Bouba Diop
- Papazın Çayırı
- PCLion FC
- Pennearabiata
- Rakamla 10
- Salsa Basket
- Scugnizzi
- Stalker
- Tardini Büfe
- Total Futbol
- Ultras Movement
- Uludağ Beşiktaş
- Uzun Paslar
- Şairler Parkı
Yazarlar
Columnists
Columnists
- Alan Smith
- Andy Hunter
- Barry Glendenning
- Ben Lyttleton
- Daniel Taylor
- David Hills
- David Hytner
- David James
- David Pleat
- Dominic Fifield
- Fernando Duarte
- Henry Winter
- John Ashdown
- Leander Schaerlaeckens
- Marcela Mora y Araujo
- Matt Scott
- Paul Doyle
- Paul Fletcher
- Phil McNulty
- Robbo Robson
- Sean Ingle
- Shaka Hislop
- Steve Claridge
- Tim Vickery - BBC
- Tim Vickery - SI
Dizin
- Ada Futbolu (1046)
- Beşiktaş (340)
- Dünya'nın Futbolu (263)
- Türkiye'nin Futbolu (214)
- Ulusal Futbol (180)
- Asya Sineması (16)
- Futbolun Kutsalı (13)
- Anime (6)
- Ligue 1 (4)
- Teknik Futbol (4)
- Basketbol (2)
- Formula 1 (2)
- Harry Potter (2)
- Sinema (2)
- BİY United (1)
- FD (1)
10 Fikir, Tenkit, Yorum:
Ben her zaman blogları takip ediyorum . Ekipte de her zaman takip ettiğim blog yazarlarının olması bir futbolsever olarak beni mutlu etti..
Başarılar diliyorum , kolay gelsin ..
takip ettiğim dört blogun da içinde bulunduğu güzel,sağlam bir yazar grubu oluşturulmuş..şimdiden başarılar,yarın macyazilari.com'da görüşmek üzere..
Site yalnızca Türkiye ligini mi içeriyor? İleride buna dair bir düzenleme olacak mı?
maç yazıları bana çocukluğumun sorusunun cevabını verebilir mi? bu muammayı çözebilir mi?
manşet: Fenerbahçe maçı 3-0 gibi farklı bir skorla kazandı!
ben: 3-0 gibi ama kaç kaç? neden benzer bir skor veriyorlar da gerçek skoru yazmıyorlar? 4-1 mi, 5-2 mi, 8-5 mi?
bana bunu bul maç yazıları!
pek futbol blogu okuyan bi insan değilim uğrarsam arada buraya uğruyorum bi tek zamanında ark tavsiyesiyle gelmiştim.. yeni site falan diyince merak ettim neymiş diye de sonra altta ekibi görünce vazgeçtim. orda burda adını duymuş olsam da diğerlerinin yazılarını okumuşluğum yok. ama tardini büfe'yle aynı ortamda görünce seni bırak yeni yaptığınız siteye girmeyi, burdan bile soğudum.. bugün tamamen tesadüfen gördüğüm ali lukunku'yu öven bi entry güldürdü beni, altına baktım isim şaşırtmadı sağolsun..
dostane bi eleştiri/uyarı..
Ederlezi12 ve matiasemilio,
Teşekkürler.
Aea,
Şimdilik kadro yalnızca her hafta 9 lig maçını yazabilecek durumda. Biz bu işi götürebilirsek eğer, ileride takımlarımızın Avrupa Kupası maçları ve 1. ligi de kapsayabilir.
Varol Döken,
Verecek tabii, uzun uzun anlatacak o 3-0 gibi farklı skorları.
Tuncay,
Fikre dair, yazılana dair eleştirileri dikkate almaya çalışıyorum, sonuçta bir uyarı, bir tenkit yazmaya zaman ayıran insanların pek çoğu iyi niyetli oluyor. Şu yapılan iş bir köşede duvara yazı asmaktır. Meraklısının hasbelkader yolu düşer, gelir okur; beğenmezse bir daha gelmez. Benim açımdan durum bu. Bu siteye de meraklısı 10 dakikasını ayırır, sonra da sayfayı kapatır. İstediği maç, yazarı seçer. İlgisini çekmiyorsa, beğenmiyorsa da açıp okumaz; sonuçta sadece futbol bu.
2010/2011 Miami Heat gibi olmuş yeni site :)
Noat Samisa,
Tuncay'ın dostane eleştirisine/uyarısına ben de katılıyorum. Tardini Büfe'nin sahibinin nasıl bir Beşiktaş düşmanı olduğunu iyi biliyoruz. Kaç sene önce Ekşi Sözlük'te yazdığı yazılar bunu doğrular nitelikte.
Zamanında Ekşi Beşiktaş'taki yazarları bu şahıs hakkında bilgilendirmiştik. Sizi ve burayı takip eden bütün Beşiktaşlıları bilgilendirmek isterim.
Beşiktaş ile ilgili maç yazılarını da artık oradan mı takip edeceğiz, yoksa aynı yazıyı buraya da girecek misin hocam?
O siteyi çok ayrı düşünmemek lazım. Derli toplu konsept üzerine bir arşiv olsun ve birbirimize karşı sorumlu olalım istedik, o kadar. Normalde tam olarak bloglarla parelel gidecekti, fakat ilk zamanlar bazı aksaklıklar olabiliyor. Yine önce bu sayfaya düşer, meraklısı okur. :)
Yorum Gönder