Ankaragücü 3-0 Kasımpaşa

Ankaragücü başından sonuna daha iyi olduğu maçta ihtiyacı olan galibiyeti almayı başardı. Kasımpaşa ise kötü geçen transfer sezonu sonrasında sergilediği kötü performansı devam ettirerek ligin dibine demir attı.

Ev sahibi Ankaragücü takımı bu sezon ilk kez taraftarıyla buluştuğu bu maça, özel hazırlanan 100. Yıl nostalji formalarıyla çıktı. Geçen haftaya göre kadronun yaklaşık yarısı değişmiş, yeni transfer Gabric takıma girmişti. Dönüşü dört gözle beklenen DK 2010’un golcüsü Vittek ilk 11’deydi ve arkasına ulusal takımdan arkadaşı Sapara konulmuştu. Ümit Özat’ın, görevi Roger Lemerre’den aldığından bu yana kullandığı 4.2.3.1 şablonu bu maçta da uygulanıyordu. Merkezi Theo Weeks ve Adem birlikte kapattılar, geçen maçlarda önde oynatılan Güven ise bu kez sağ bekte tercih edilmişti. Aydın ve Zewlakow’nin yokluğunda yine bir devşirme stoper olan Rajnoch’un partnerliğini Muhammet üstlenmişti. Oyun planlarında öncelikle topu Vittek’le buluşturmak vardı. Onun santrafor oyunundaki başarısı Sapara ve forvet karakterli oyun tarzına sahip Metin’a alanlar açacaktı. Diğer hücum planı ise Gabric’in kenardan taşıyacağı toplar, yapacağı ortalardı. Fakat bu ikincil seçenek hiç çalışmayınca henüz 35. Dakikada Gabric oyundan çıktı, Özgür girdi.

Sahaya rengi pembeye kaçan albenili bir formayla çıkan Kasımpaşa’da ise geçen haftaya göre tek değişiklik, geçen sezon iyi bir çıkış yapan genç savunmacı Barış Başdaş’ın savunma tandemindeki yerini geri almasıydı. Yılmaz Vural ilk haftalarda ısrarla kullandığı Ersen, Erdi, Merthan ve Şahin’i adım adım kesmiş, kazanmanın yolunu bu şekilde aramıştı. Geçen sezon Yılmaz Vural’ın gelişiyle birlikte bambaşka bir kimliğe bürünen, direk paslarla sürekli dikine oynama gayretindeki kolay skor bulabilen takım, (bir dönem üst üste 11 lig maçında maç içerisinde öne geçmişlerdi, hatta bunlardan 5 tanesi 2-0 idi) bu sezon değişen iskeletle birlikte gol kabızı oldu. Son dört maçta yalnızca 2 gol atabildiler ve bu goller maçlar koptuktan sonraydı. Bugün de geçen sezonki gibi baklava orta sahalı 4-4-2 (ya da 4-3-1-2) dizilişiyle sahaya yayıldılar. Her zamanki gibi bir hedef oyuncu ya da kenar adam kullanmıyorlardı. Takımın komple hücum – savunma yaptığı, savunma hattını orta sahaya yaklaştırarak oynadıkları pas oyunu üzerinden alan boşaltarak gol kovalamaya çalışacaklardı. Fakat bu mümkün olmadı, çünkü yine gerekli pas trafiğini kurmaktan uzaktılar.

Maçın ilk 10 dakikası, Kasımpaşa’nın çizgiye yakın oynayan Dimitrov üzerinden geliştirdiği iki aksiyonla geçti. Bulgar oyuncunun ortasında arka direğe iyi bir koşu yapan Valera’nın kafa şutu, koşusu kadar iyi olmayınca tabela değişmedi. Akabinde Dimitrov kendi denedi, çerçeveyi bulamadı. Sonrasında adım adım Paşa’nın pas trafiği zayıfladı, Ankaragücü ön alanda kaptığı toplarla rakip kale önünde sık görünmeye başladı. Yarım saat biterken ilk kez gole yaklaştılar. Sapara’nın nefis pasında sol çaprazda topla buluşan Vittek’in şutunda kaleci Murat başarılıydı. Devrenin sonuna doğru kısa bir bölüm Kasımpaşa oyunu rakip kale önüne yıktı. Yine Dimitrov’un ortasında bu kez Keller arka direkte gol vuruşunu yaptı, ama kaleci Özden başarılıydı. Sonrasında Keller’in güzel ortasına Gökhan dokunamadı ve dönüşünde tabela değişti. Kasımpaşa’nın ön alanda kaptırdığı topta Sapara orta sahada tek kalan Tjikuzu’yu kolay geçti. Bekleri de önde kalan Paşa savunması yerleşemeden Vittek’le Luis Henrique teke tek kaldılar. Vittek nefis bir çalım attı, Murat dönen top Metin’in önüne düştü ve ağları buldu. Uzatma anlarında gelen bu golle devre bitti.

İlk yarıda iki takım da oynadıkları oyundan memnun değildi. Ümit Özat bu hissiyatını devre bitimini beklemeden değişiklik yaparak göstermişti. Yılmaz Vural ise skorda geri düşmenin verdiği dezavantajla skor hamlelerini biraz daha erken dakikalara çekti. İkinci devre Varela ve Dimitrov kenara geldiler, Korhan ve Ergün oyuna dahil oldu. Şablon değişti. Ergün sol beke geçince Sancak sol öne kaydı. Korhan artık Tjikuzu’nun partneri olmuştu. Forvet arkası oynayan Yekta’nın da Karabükspor maçında kısa bir bölüm çok etkili olduğu kanada geçişiyle klasik kanatlı 4-4-2’ye geçiş yapıldı. Ankaragücü’nün artık önde kazandığı toplarda Paşa’nın orta sahasını goldeki gibi çabuk geçme şansı yoktu. Fakat halen paslar istenilen akışkanlıkta değildi, pozisyon üretilemiyordu.

Bir duran top dönüşünde gole giden Kasımpaşa çok önde yakalandı. Sapara’nın boş koşusunda onu takip eden Kasımpaşa santraforu Bebbe, elini rakibinin omzuna atınca Slovak oyuncu kendini bıraktı ve pozisyona uzak olan hakem Tolga Özkalfa tereddütsüz faul ve kırmızı kart kararlarını verdi. Kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Sapara direk dibine güzel bir şut gönderdi ve skoru 2-0’a getirdi. Golden önce sağda aldığı topu çalımlarla ceza sahasına taşıyan Yekta’nın gol pasında Gökhan Güleç vuruşu yapmakta geç kalması maçın kırılma anıydı. Kenar hamleler oyuna pozitif etki etmesine rağmen nicel eksiklik ve artan skor dezavantajı maçı bitirdi.

Geri kalan bölümde iyice oyundan düşen Kasımpaşa’da kötü oynayan stoper Luis Henrique kendi kalesine attığı golle skoru tayin etti: 3-0. Bolca Ankaragücü atağıyla geçen son dakikalarda maç kolayca 5’e, 6’ya gidebilirdi. Takımdaki çaresizlik hali Sancak Kaplan’ın Marek Sapara’nın suratına attığı uçan tekme ile kendini somut olarak belli etti. Bu yaralayıcı kasti tekmeye direk kırmızı kart çıktı, muhtemele okkalı bir ceza da gelecektir.

Sonuç: Slovak’lar ve bozulan iskelet

Kasımpaşa ilk 5 maç haftası itibariyle ligin dibine demirledi. Takımın skor üretecek özel bir planı yok. Sorun fazlasıyla temelden geliyor. Yılmaz Vural’ın geçen sezon uyguladığı metodlarla ortaya, temel bir futbol fikri etrafında birlikte yürüyen, gole kolay ulaşan kolektif bir takım çıkmıştı. Bu sezon ise o iskelet bozuldu, takımın orta sahası tamamen yenilendi. Valera ve Dimitrov sürekli çizgiye kaçarak oynuyorlar, gereken iç oyuncusu oyun tarzına uzaklar. Özellikle Dimitrov sık sık çizgiye kaçmaya çalışıyor, çünkü biliyor ki oralarda etkili. Hoca ise bu ikiliden merkeze yakın olmalarını, kenarlara açılan forvetlerin boşalttığı bölgelere girmelerini bekliyor. Aksi halde beklerin kullanımında sıkıntı oluşuyor, merkezde bolca atıl alan bırakılıyor. Hücumda aktif olunamadıkça gerideki gedik büyüyor ve tek adamla burayı savunmak da imkansız olduğundan Kasımpaşa kaybetmeye mahkum maçlar oynuyor. Öte yandan rakip kale önünde Ersen Martin ilk maçlarda çok etkisizdi, şimdi de Gökhan ve Bebbe yeterli değil.

Yılmaz Vural ya şablonu esnetecek, transferde yapılan yanlışlar kabul edilecek; ya da yakında yollar ayrılacak. Murat Erdoğan ve Koray Avcı bu takımın önemli oyuncuları iken hizipçilik suçlamasıyla takımdan uzaklaştırıldılar. Belli ki bu iş hesapsızca bir iş yapılmış. Takımın geçen sezonki pas akışkanlığına, oyun temposuna ve yaratıcılık düzeyine dönmesi için oyuncuların rollerinde birtakım değişiklikler yapılmalı. Ya da oyun fikrinden vazgeçerek ligimizin trendi olan 4.2.3.1 üzerinden bir yeni kazanma yolu belirlenmeli. Yeniden yapılanma kredisini ilk 5 maçta tükettiler, artık tolerans olmayacaktır.

Ankaragücü ise bu sezonki en iyi maçını oynadı. Daha önce burada ve şurada belirtildiği gibi Slovak’lar olmadan sıradanlaşıyorlar. Ellerindeki oyuncu grubu suni bir şekilde toplanmış olduğundan uyumsuz. Bu harmanı yetenek ve tecrübe farkıyla birbirine uyduracak oyuncular Sapara, Vittek ve Sestak. Geçen haftaya göre daha önde pozisyon alan Sapara asıl mevkisini bulunca harika bir maç çıkardı. Bugün forma giyemeyen Sestak’ın da dönüşüyle iyiden iyiye bol alternatifli gol planlarına sahip olacaklar. Geriye savunma dörtlüsündeki istikrarı sağlamak kalıyor. Özgüvenleri yüksek gittikçe revize edilmiş yeni ve rasyonel hedefleri olan 5-8 sıra bandına oturacaklardır. Özellikle iç sahada sürekli kazanan bir takıma dönüşebilirler. Önümüzdeki birkaç hafta Ümit Özat için hala deneme-yanılma ile geçebilir.

Fotograf: Ajansspor.com

Macyazilari.com: Ankaragücü 3-0 Kasımpaşa


Noat Samisa

19.09.2010

13 yorum:

celine dedi ki...

hocam sakatlanan polonyalımız zurawski değil , zewlakow.

bilhassa theo weeks'in bu maçta en az sapara kadar ankaragücü'ne faydalı olduğu kanaatindeyim. adem koçak stoperlere yakı oynadı genelde ve sapara ile kanat oyuncuları arasında bir tek theo bırakıldı maçın çoğu bölümünde. maç eksiği olmasına rağmen gayet de başarılı oldu o alanı kapatmakta. hürriyet'ten eksiği yok fazlası var bence. ki zaten 1990 doğumlu , üzerine gidilmesidne fayda var diye düşünüyorum.

defansif olarak hala büyük zaafiyetleri var ankaragücü'nün. aydın toscalı tam bir hayal kırklığı oldu. zewlakow 34 yaşında olmasından mıdır nedir karşı ataklarda çok ağır kalıyor pozisyon almak için. muhammet'in çok çıtkırıldım bir yapısı var , bir tek rajnoch ile olacak iş değil bu da. özden'in de bariz bir şekilde korner zaafiyeti var , senecky iyileşince eldivenleri oan vermek daha akılcı olur.

ve de en çok rahatsız edeni, bu sezon club brugge'dan alınan sol bek klulowski'yi çok yetersiz buluyorum. bilmem aynı fikirde misin...

Noat Samisa dedi ki...

Celine,

Zurawski nereden çıktı hakikaten, Zewlakow tabii ki. :) Düzeltme için teşekkürler.

Hürriyet'i ben beğenirim, Theo'nun geçen yıllardaki performansını yeterli görmüyordum. Sonuçta genç oyuncu, potansiyelli oluşuyla kadroya derinlik katıyor. Dünkü performansı da Adem'le birlikte yeterince iyiydi.

Öncelik Slovak'larda bana göre. Onlar takıma girmeden defans otursa da önemli değildi. Keza Senecky. Şimdi savunma dörtlüsünde yaklaşık 10 oyuncu var, bunlardan elbet dengeli bir dörtlü bulunabilir. Kulkowski'nin hücuma çıkışları yetersiz, fakat ters kanatta hücumcu bir bek kullanılırsa Klukowski takım dengesine katkıda bulunacaktır.

Tayfun dedi ki...

Başlık ters olmuş sanki

Noat Samisa dedi ki...

Tayfun,

Düzeltildi, teşekkürler.

Fotballmanager10 dedi ki...

Moritz der susarım Kasımpaşa daki pas trafiği olsun hücumda üretkenlik olsun çok önemliydi Moritz.Ne yapıp edip Moritz i kadroda tutmalılardı.

futbol-ex dedi ki...

yılmaz vural kısa vadede başarılı olabilsede, uzun vadedede genelde başarısız olmuştur. kariyerinde çalıştırdığı takımların fazlalığıda bunun göstergesi. bu kafayla 2-3 yıl bir takımda durması zor gibi...

Kalten dedi ki...

Bu formalar Amiga'daki futbol oyunlarını hatırlatıyor

babayaro dedi ki...

ankaragücü'nün forması çok şık olmuş nostaljik bi forma galiba. kasımpaşa'nınkineyse diyecek laf bulamıyorum.

matiasemilio dedi ki...

ben moritzden ziyade murat erdoğanın gönderilmesinin kasımpaşa adına büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorrum..

@noatsamisa murat mı moritz mi ?

don kişot dedi ki...

fener - beşiktaş maçı analizin için beklemedeyiz noat, arayı fazla uzatma lütfen:))

gürhannn dedi ki...

fenerbahçe beşiktaş maçını yorumlayacak mısınız? sizin yorumunuzu okumadan beşiktaş maçını tam seyretmiş hissedemiyorum kendimi :)

yigit dedi ki...

noat uyuma taraftara sahip çık.

emireri dedi ki...

hiç alakası yok bu konuyla ama gördüm ve çok güldüm.. ntvspor.nette gsli futbolcuların stad gezisi var ve bilin bakalım ilk karede hangi milli oyuncumuz yer alıyor :)