Beşiktaş 4-0 Ankaragücü

Ramazan Bayramı'nın son günü, tatil, anayasa referandumu öncesi; aynı dakikalarda Sinan Erdem Spor Salonu'nda yaşananlar... Bu eşsiz, çok özel günde oynanacak olan bu maç, pekala öğleden sonraya konulabilirdi. Yine de geç saate, maç saatinin milli basketbolcularımızın yarı final mücadelesiyle çakışmasına rağmen İnönü Stadı'nda standart bir lig maçından daha fazla insan vardı. Güç dengesinin kurulamadığı, tamamı Beşiktaş hakimiyetinde geçen maçın sonunda tabela önce 4-0'ı, sonra 83-82'yi yazdı.

Beşiktaş maça, bundan evvel geçen seneki İBBSpor maçında, daha önce de 06/07 sezonu başlangıcında denenen baklava orta sahalı 4-4-2 (diğer tabirleriyle 4.3.1.2 ya da 4.1.2.1.2) ile başladı. Sürekli rakip stoperlerle eşleşen iki santrafor Bobo ve Nobre'nin arkasında ''10 numara'' rolünde Nihat vardı. Arkalarındaki üçlüde ise sağda Guti, solda Necip ve derinde Ernst oynadı. Sahanın ortasının kalabalıklaştırıldığı bu tercih, iki dış bek ile desteklemişti. Ankaragücü ise 4.2.3.1 dizilişiyle çıktığı maçta oyuncular yerlerini sakatlıklar nedeniyle sürekli değiştirek oynadı. Slovak hücumcular Vittek ve Sestak'ın oyun başlangıcında sahada olmadıkları bir günde (üstelik Zewlakow da son anda sakatlandı) sezonun ilk haftasındaki Trabzonspor maçı benzeri bir görüntü verdiler. Hücum planları ön alanda kazanılan toplar ile Meye'nin santrafor oyunu üzerineydi.
Temposuz geçen ilk yarı

Beşiktaş kenar adamı kullanmayıp, oyunu ortaya sıkıştırınca, Ankaragücü'nün kenar adamları da yetersiz olunca oyun tıkandı. Beşiktaş uzun toplarda Nobre'yi bulmaya, final paslarını Nihat'la değerlendirme çalışıyordu. Ankaragücü ise önde kazandığı topları çabuk kullanarak Meye ve Mehmet Çakır'ı Beşiktaş'ın sık sık orta sahaya kadar taşıdığı savunma hattının arkasına kaçırmak istiyordu. Bu paslar için sahadaki tek nitelikli oyuncu Sapara'ydı ve o da bugün nispeten geride oynuyordu. Tıpkı Guti gibi Sapara'nın da ilk yarı kaleden uzak oynaması Ankaragücü'nü daha da edilgenleştirdi. İlk bölümde Nihat'ın ezdiği toplar Beşiktaş ataklarının olgunlaşmasını engelliyor, ancak Necip'in dikine taşıdığı toplar rakip savunmanın dengesini bozuyordu. Devrenin ortalarına doğru İsmail'in doğru koşularının sayısı arttı. Oyun adım adım (hem enine hem boyuna) üç ayrı hat üzerinde pozisyon alan Bobo-Necip-İsmail üçlüsü üzerinden ilerlemeye başladı. Hafta içi Belçika karşısında ulusal takımın sol bekinde sık sık kanat bindirmelerinde geç kalan İsmail, bugün de geç açıldı. İlk yarım saatin sonunda ilk kez ceza sahası ön çizgisi hudutlarını aştı, son çizgiye indi. Yaptığı güzel ortanın Bobo'nun kafasını bulmasıyla skor değişti: 1-0
Forvet arkası, 10 numara Guti

İlk bir saatlik bölümünde Beşiktaş'ın gol dışında iki pozisyonu vardı. Biri Guti'nin pasında Nihat'ın kaleci Özden tarafından önlenen gollük şutu, diğeri ise Bobo'nun üst direkte patlayan füzesi. Ankaragücü'nün ise kaydadeğer bir gol girişimi yoktu. Maçın 58. dakikasında Nihat kenara geldi, Tabata'nın oyuna girmesiyle Guti forvet arkasına geçti ve oyunun şekli birden bire değişti. İlk yarı sağ iç görevinde markajı Hürriyet'i epey yoran Guti, risk alan Ankaragücü karşısında boş alanlar buldu ve bu boş alanları harika paslarla doldurdu. Tabata'yla birlikte pas trafiğindeki isabet ve hız artışı Beşiktaş'ın rakip kale önüne gidişini hızlandırdı. Duran topun reboundunda Tabata - Toraman işbirliği Beşiktaş'ı rahatlatan golü getirdi. Sonrası Guti oynadı, final paslarını kullanabileceği mevkide harika bir yarım saat oynadı. Bobo'yla yaptıkları verkaç sonrası gelen üçüncü golün bu resitali tamamladı. Vittek'in oyuna girmesiyle biraz olsun kıpırdanan Ankaragücü ürettiği iki net gollük pozisyonda ağları bulamayınca Nobre'nin golü skoru belirledi. Baştan sona Beşiktaş üstünlüğünde, üstelik temposuz şekilde seyreden maç 4-0 bitti.

Sonuç

Geçen haftaki maç yazısında Beşiktaş'ın son 5 sezonda yalnızca 5 lig maçında rakip filelere 4 gol atabildiğinden bahsetmiştim. ''Bu sezonki 4 gollü galibiyet erken geldi ve bu tip skorların Beşiktaş adına devam edebileceğinin sinyalleri verildi.'' cümlesinin henüz dumanı tüterken milli maç arasında sonraki ilk maçta bir 4 gollü galibiyet daha geldi. Bu zengin skorun ulusal takım kampından sakat dönen Ricardo Quaresma'nın yokluğunda gerçekleşmiş olması Beşiktaş adına fazlasıyla olumlu. Öte yandan Bernd Schuster'in hem oyuncu rotasyonu, hem de maç sonrası söylediği ''Quaresma oynayamadığı için kanatlardan oynamak yerine orta sahayı güçlendirmek istedik.'' cümlesinden de anlaşılacağı üzere yaptığı şablon değişikliği bu kez daha olumlu sonuç verdi; Viktoria Plzen deplasmanı ve İBBSpor maçında yaşananlar tekrarlanmadı. Burada kilit nokta orta sahadaki yerleşimdir, pozisyon kayıplarının yaşanmamasıdır.

Takımın standart maç düzeninde Quaresma'nın yokluğu çift forvetle tolere edilmişti, ama rakibin bugünkü zayıf futbolu bu değişimin ileriki maçlarda da devam etmesi halinde sonuçlarının ne olacağı halinde net fikirler vermekten uzaktı. İsmail ve Ekrem bu şablonun gerekliliği olan sürekli bindirmeleri yapamadılar, Guti'nin esktra yaratıcılığı efektif şekilde oyuna etki etmiyorken Beşiktaş hücumda tıkandı. Bu bölümde Ankaragücü'nün önde kazandığı toplarda tehlike üretememesi maçın kalan bölümünde sorun çıkmamasını sağladı. Tek santrafor rolünde etkisiz olan Nobre'nin bugün Bobo'nun partnerliğinde son iki yılın en verimli oyununu oynaması sürpriz değil. Beşiktaş'ta güzel şeyler olmaya devam ediyor. Günün ''çok iyi''leri Nobre, Bobo, Necip ve Guti.

Ankaragücü'nde kaleye Senecky, savunmaya Zewlakov, hücum bölgesine Sestak, Gabric ve Vittek eklemeleri ortaya bugünkünden çok daha iyi bir takım çıkaracaktır, fakat hedefin doğru belirlenmesi, gerekirse revize edilmesi gerekiyor. Bugün üst sıraları değil, düşme hattının biraz üzerini zorlayabilecek bir takım vardı sahada ve oyun içi organizasyonu yok gibiydi. Üst üste gelen sakatlıklar takımı sezon başında hedefinden saptırdı, bundan sonrası oyun olarak daha iyi olacak olsa da skor baskısı işleri değiştirebilir.

Taktik yönü zayıf, güç dengesinin kurulamaması sebebiyle güçlü Beşiktaş'ın kolayca skor elde ettiği bir maç oldu. Kötü zeminin de etkisiyle futbol kalitesinin vasatı aşamadığı bu gecede sürprizi Beşiktaş yönetimi yaptı ve üçüncü dönem iktidarındaki en doğru işi yaparak Türkiye - Sırbistan basketbol karşılaşmasının son bölümünü skorboard'dan nakletti. Yaklaşık 25 bin kişinin beraberce tempo tutarak basketbol maçı izlemesi ve skorun değiştiği son anlar muhteşemdi.

Fotograf: Ntvspor.net


Macyazilari.com: Beşiktaş 4-0 Ankaragücü

Noat Samisa

12.09.2010

5 yorum:

extensor dedi ki...

Bu 4-1-2-1-2'e ve hücum bekler ile kanat akınlarının devam pozisyonlar ile sürdürülmesine ben de değinmiştim blogda ama... Quaresma'nın olmamasından ziyade, zeminin rezalet oluşu ve bu zeminde kanat varyasyonların yeteri kadar olumlu yapılamayacağını da vurgulamak lazım. Bu zeminde topu yerden oynamak belli bir dereceden sonra imkansız gibiydi ve illaki uzun, direk paslar yapmak zorunda kalınacaktı.

Bunun için de ilerde güçlü Nobre Bobo ikilisinin bulunması, onların karamboller yaratması, ilerde top tutması ve bir karambol golcüsü olan Nihat'ın onlardan yararlanması da yazıya eklenmeli bence.

Necip sol içte box to box gibi oynadı, savunma ve hücum arası bağı kurdu harikaydı, Guti'yi maystro olarak izlemek mükemmel bir kefiydi.

Bence Schuster bu tek maçlık dizlişi ile maçı tek başına aldı.

Kalten dedi ki...

Bugün ben de Nobre'nin çok iyi olduğunu düşündüm maçı izlerken ama dayak yememek için dile getirmek istemedim. Yalnız değilmişim meğersem :)

Noat Samisa dedi ki...

Extensor,

Daha önce Helsinki ve İBBSpor maçlarında daha kötü zeminde kanatlara ağırlık veren bir oyun oynanmıştı. Dün kum eklemesiyle birlikte zemin nispete iyiydi, hocanın oyuncu tercihlerini şekillendirecek kadar kötü görmedim ben. Karambol oyunu ise hocanın fikri olabilir tabii, lakin oyun o şekilde şekillenmedi. Nihat hem yüzü dönük topla buluştu, bir kez Guti pasında savunma arkasına koşu yaptı.

Bu şablon değişikliği bu maçta olumlu sonuç verse de ben en büyük payı Ankaragücü'nün aşırı zayıf haline veriyorum.


Kalten,

Tek santrafor Nobre konusunda bir anda gözüm dönüyor, biliyorsun. Faşizan tavırlarım olabiiliyor. :) Bu haliyse sürpriz değil, ama takım sürekli böyle oynayamaz.

gökhan dedi ki...

sanki quaresmasız en uygun diziliş bu gibi. tabi rakibin zayıflığı ve alınan farklı skor göz boyuyor olabilir ama quaresmasız 4-3-3te de tıkanabiliriz. tabi beklere fazla yük binecek, o ayrı mesele ama orta sahanın sağlamlığı birçok eksiği kapatabilir.

aurellio-ernst-necip
guti
fatih-bobo

uygun gibi..

erosabi dedi ki...

tabata'yı beğendiğini söylediğin gün dünyanın sonu gelecek diye korkuyorum. başka bir sebebi olamaz bunun.